Sabor De Minas

Dicas | Recomendações | Comentários

Arrest Ne Demek?

Arrest vakası nedir?

Kardiyak arrest kalbin pompalama fonksiyonunun durması ve kalp atımının tamamen sona ermesi halidir. Bu durum kalbin kasılma fonksiyonunu olumsuz etkileyebilen kalp hastalıklarıyla ilişkili olabileceği gibi kalp dışından kaynaklanan ve kasılmayı engelleyen sağlık problemleri nedeniyle de gerçekleşebilir.

Hasta neden arrest olur?

Kardiyak Arrest Nedir, Nasıl Anlaşılır? Bedenimizin canlılığını koruması ve devam ettirebilmesi bedenimizi meydana getiren hücrelerimizin yaşamsal etkilerini yerine getirmesine bağlı olarak ilerler. Bunun için devamlı şekilde enerji üretmek gerekir. Hücrelerimiz enerjiyi beslenme yolu ile alınan besinler ve solunumla alınan oksijen vasıtası ile üretir. Arrest Ne Demek Kardiyak arrest kalbin pompalama işlevinin kaybolması durumdur. Böylelikle bedenin diğer dokularının ihtiyacı olduğu kan dolaşımı desteği karşılanamayacağı için doku ve organlar dolaşım yetersizliği durumuna bağlı olarak işlevini süratli bir şekilde kaybeder.

Arrest olmak ne demek?

Kardiyak arrest nedir, nasıl anlaşılır? (Kardiyak arrest belirti ve tedavi yöntemleri nelerdir?) – Sağlık Haberleri Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, tedavi gördüğü hastanede kardiyak arrest sonucu hayatını kaybetti. KARDİYAK ARREST NEDİR? Büyük arterler üzerinden nabız alınamaması ya da kalbin pompa fonksiyonunu yerine getirmemesi, bilinç kaybı veya solunum gibi durumlar üzerinde meydana gelen probleme kardiyak arrest denir.

Aynı zamanda, kardiyak arrest yaşayan kişilerde organlar zaman içerisinde görevlerini yapamaz hale gelir. KARDİYAK ARREST BELİRTİLERİ Göğüs ağrısı çarpıntısıBaygınlıktan önce sersemlik hissi ya da baş dönmesiBilinç kaybıBulantı ve kusmaAşırı nefes alıp vermeSolunum durmasıTansiyonun sıfıra düşmesiNabız alamama KARDİYAK ARREST TEDAVİSİ Kardiyak arrest ile karşı karşıya kalındığı zaman hemen 112 acil aranmalıdır.

Böyle bir durum yaşandığı vakit kişi kısa süre içerisinde bilinç kaybı ve baygınlık yaşar. Uzman doktor kontrolü altında yapılacak olan tetkik ve teşhis sayesinde, hızlı bir tedavi yöntemi ele alınır. Özellikle anlık uygulama bu tür bir sorun karşısında büyük öneme sahiptir.

Solunum arrest ne demek?

Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir. Kalp durması: Bilinci kapalı kişide kalp atımının olmaması durumudur.

Ani kardiyak ölüm ne demek?

Daha önceye ait ölümcül bir hastalığı olmayan birinde, beklenmedik bir şekilde ve şikayetlerin başlamasıyla kısa süre içinde (genellikle 1-2 saat içinde) oluşan ölüme, ani kardiyak ölüm denilmektedir.

CPR nasıl yapılır?

CPR Uygulaması Nasıl Yapılır? – Yetişkinlerde, çocuklarda ve bebeklerde CPR uygulaması birbirinden biraz farklıdır. Yetişkin bir hastaya CPR uygulaması şu şekilde yapılır: Öncelikle hastaya basit sorular sorarak, cevap verip vermediği kontrol edilir. Eğer hastadan cevap alınamıyorsa ve kardiyak arrest belirtileri söz konusuysa vakit kaybetmeden 112 acil servis aranıp, CPR uygulamasına başlanır. Arrest Ne Demek Baş Geri Çene Yukarı (Head Tilt Chin Lift) Arrest Ne Demek Öncelikli olarak kendi güvenliğimiz, sonra çevre ve hasta güvenliğinin sağlandığından emin olduktan sonra hasta düz ve sert bir zemine mümkün olduğu kadar az hareket ettirilerek sırt üstü yatırılır. Hastanın yaşadığı olaydan dolayı boyun veya omurga travması söz konusu olabilir.

Bu nedenle çok dikkatli bir şekilde kişiye müdahale edilmesi gerekebilir. Hatta boyun bölümü olabildiğince sabitlenmelidir. Boyun travması şüphesi varsa alt çene itme (jaw thrust) işlemi uygulanarak solunum yolu açık hale getirilir. Travma şüphesi yoksa, bir elle kişinin alnı diğer elle de çenesi tutularak hastanın başı geriye doğru itilir.

Buna baş geri çene yukarı (head tilt chin lift) manevrası adı verilir. Bu yöntemler sayesinde solunum yolu açılacaktır, hastanın nefes alıp almadığı ve solunum yolunun bir nesne tarafından tıkanıp tıkanmadığı daha kolay bir şekilde kontrol edilebilecektir.

Eğer tıkalıysa, öncelikle orada bulunan maddeler temizlenmelidir. Solunum yolunun temizliği, CPR işlemlerine başlamadan önce hasta yan çevrilerek daha kolay yapılabilir. CPR’ı yapacak kişi solunum yolu temizlendikten sonra hastanın yan tarafına geçip uygulamaya başlaması gerekir. İkinci bir yardımcı varsa, hastanın baş kısmında, suni solunum için solunum yolu açıklığı manevrasını sağlayıp hazır beklemelidir.

Kişi nefes almıyorsa ve kalp atışı yoksa hastanın burnu kapatılır ve ağız yoluyla iki saniye boyunca kurtarıcı nefes üflenir. Hava geçirgenliği olan bir bez ağız üzerine koyularak hijyen sağlanabilir. Ağız yoluyla verilen nefes sayesinde hastanın göğüs kafesinin yukarı doğru hareket etmesi gerekir.

Göğüs kafesi hareket etmezse nefes vermeye devam edilmelidir. Güçlü şekilde nefes üflenmesine rağmen hastanın göğüs kafesi hareket etmiyorsa hava yolunda bir tıkanıklık söz konusu demektir. Öncelikle bu tıkanıklığın temizlenmesi gerekir. Hastanın akciğerlerine dakikada yaklaşık olarak 0.8 – 1.2 litre hava üflenmelidir.

Bu hacmi her iki yanağınızı balon üfler gibi şişirerek sağlayabilirsiniz. Dışarı üflediğimiz havanın tamamı karbondioksit gazı değildir. Bir kişiye verdiğimiz solukta, onun ihtiyacını karşılayacak kadar oksijen vardır. Arrest Ne Demek Hastaya 2 kere nefes verdikten ve göğüs kafesinin hareket ettiğini gördükten sonra kalp masajına başlanmalıdır. Sternum (iman tahtası veya göğüs kemiği) olarak bilinen bölümün alt ve üst noktaları belirlenir. Parmaklar yardımıyla hayali olarak alt ve üst olacak şekilde iki eşit parçaya ayrılır.

Tespit edilen alt bölüme kurtarıcı kişi avuç içinin bilekle birleştiği kısmını yerleştirir. Diğer elini hastanın göğüs kafesinin üzerine yerleştirdiği elinin üzerine koyar ve altta kalan elin parmaklarını göğüs kafesine değmeyecek şekilde yukarı kaldırır. Bunun sebebi, uygulanacak baskının kaburgalara zarar vermesini önlemek ve gücün direkt olarak sternuma iletilmesini sağlamaktır.

Uygun el pozisyonu bozulmadan ve kollar dirseklerden kırılmadan dik bir açıyla omuz ve belden destek alınarak kalp masajına başlanır. Bastırma süresi, serbest bırakma süresine eşit olmalıdır. Gevşetme fazında göğsün normal pozisyonuna dönmesine izin verilmelidir.

Gücü etkili şekilde iletmek için kollar dik bir açıyla konumlandırılmalıdır. Aksi halde CPR uygulayan kurtarıcı fazla efor sarf ederek hızlı şekilde yorulur. Omuz ve belden destek alarak, vücut ağırlığını da kullanarak hastanın göğüs kafesi yaklaşık 5 cm kadar aşağı indirilmek suretiyle bastırılır ve bırakılır.

Bu şekilde dakikada 100-120 baskı hızıyla, yaklaşık saniyede bir defadan daha hızlı olacak şekilde 30 kere baskı uygulanır.30 baskı yaklaşık 20 saniye kadar sürmelidir. Kalp masajını sayarken tek basamaklı sayılar arasında “ve” demek suretiyle ritm ayarlanabilir (örneğin: 1 ve 2 ve 3 ve 4 ve 5 ve 6 ve 7 ve ), çift basamaklı sayıların söylenişi daha uzun sürdüğü için bunların arasına “ve” kelimesini eklemeye gerek yoktur (örneğin: 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30).

  • Sonra hastaya tekrar 2 nefes verilir.
  • Hasta kendiliğinden nefes alıp verene veya sağlık ekipleri gelene kadar 2 nefes ve 30 kalp mesajı şeklinde CPR uygulamaya devam edilir.2 nefes ve 30 kalp mesajı turuna “1 siklus” adı verilir.
  • Her 5 siklus tamamlandığında hastadaki yaşamsal bulgular kontrol edilmelidir.

Kurtarıcı tek kişiyse kalp masajı esnasında hastanın göğüs kısmının, suni solunum esnasında da başının yan tarafına zaman kaybetmeden hızlı bir şekilde geçmelidir. CPR uygulaması sırasında hastanın yanında iki kişi varsa birisi kalp masajı yaparken diğeri akciğerlere hava üfleme (suni solunum) işlemine devam edebilir. Arrest Ne Demek Solunum ve kalp atışı geri geldiyse hasta yan tarafına döndürülerek iyileşme (recovery) pozisyonu verilmelidir ve yaşamsal fonksiyonlar düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Kalp Kaç dakika durursa ne olur?

Evinde maç izlerken 17 Mart’da kalp krizi geçiren ve solunumu duran eski Star Gazetesi yöneticilerinden Cem Şaşmaz’ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor. – 48 saat kaldığı International Hospital’dan önceki gün İstanbul Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Ünitesi’ne nakledilen 50 yaşındaki Şaşmaz, solunum makinesine bağlı tutuluyor ve uyutuluyor.

  • Yakınlarının anlatımına göre kalbi 11 dakika duran Cem Şaşmaz’a evinde yapılan ilkyardım ve masajla kalbi tekrar çalıştırıldı, ardından da International Hospital’ın Yoğun Bakım Ünitesi’ne yatırıldı.
  • Hastaneden alınan bilgiye göre, Şaşmaz’ın kalbi iyi durumda olmasına rağmen beyin fonksiyonlarında sorun var.

Şaşmaz’ın beyninin krizden etkilenme derecesini önümüzdeki günlerde çekilecek tomografi gösterecek. Florence Nigthingale Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Gülbaran, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: ‘‘Kalp durursa ilk 3-5 dakikadan sonra hastanın geri dönme ihtimali azalıyor.

Kalp durduktan sonra beyin ölümü ne zaman gerçekleşir?

2. Beynin Oksijensiz Kalması Belirtileri – Arrest Ne Demek Beynin oksijensiz kalması durumunda ortaya çıkan belirtiler olayın şiddeti ve süresine göre hafif veya çok ağır olabilir.

İlk aşamada geçici hafıza kaybı, Vücudu hareket ettirmede güçlük, Dikkat bozukluğu Karar verme ve düşünme süreçlerinde bozulmalardır.

5 dakikadan daha fazla oksijensiz kalan beyin hücreleri ölmeye başlar ve daha ağır belirtiler oluşur, Bu durum koma, nöbet ve ölüme kadar gidebilir.

Kalp durunca ne hissedilir?

Kalp krizinin 12 belirtisi – Kalp krizinde görülen en temel kalp krizi belirtisi kalp ağrısı olarak tabir edilen göğüs ağrısıdır. Göğüs duvarının ardında hissedilen bu ağrı, sanki göğüs kafesine biri oturmuş hissi veren ağırlık ve baskı yapıcı tarzda künt bir ağrıdır.

  1. Sol kola, boyuna, omuzlara, karın, çene ve sırta yayılabilir.
  2. Genel olarak 10-15 dakika kadar sürer.
  3. Dinlenmek ya da koroner damarları genişleten nitrat içerikli ilaçları kullanmak ağrının hafiflemesini sağlayabilir.
  4. Alp krizinin diğer belirtileri arasında sıkıntı hissi, baş dönmesi, mide bulantısı, nefes darlığı, kolay yorulma ve kalp ritim bozukluğu gibi durumlar da yer alabilir.

Kalp ağrısı, bazen daralan bölgelerde oluşan Kalp krizi belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu durum özellikle kadınlarda kalp krizi belirtileri için geçerlidir. Kalp krizi sırasında oluşabilecek belirtiler şu şekilde özetlenebilir:

  1. Göğüs Ağrısı, Baskı veya Rahatsızlık Hissi: Kalp krizi geçiren çoğu kişi göğüs bölgesinde ağrı veya rahatsızlık hissi meydana geldiğini tarifler ancak bu her kalp krizinde geçerli olan bir durum değildir. Bazı kişilerde sıkıştırıcı tarzda göğüs bölgesinde bir gerginlik meydana gelebilir.Oluşan rahatsızlık hissi genellikle kısa sürelidir ve birkaç dakika içerisinde kaybolur. Bazı kişilerde bu his birkaç saat içinde veya ertesi günde tekrar hissedilebilir. Bu belirtiler genel olarak kalp kasının yeterince oksijen alamadığını gösteren şikayetlerdir ve acil tıbbi müdahale gereksinimi olabileceği için dikkatli olunmalıdır.
  2. Yansıyan Ağrı: Göğüste oluşan sıkışıklık hissi ve ağrı, kalp krizi sırasında vücudun diğer çeşitli bölgelerine de yansıyabilir. Kalp krizi yaşayan çoğu kişide göğüs ağrısı sol kola yansıma eğilimindedir. Bu bölge dışında omuzlar, sırt, boyun ya da çene gibi bölgelere de ağrının yansıdığı kişiler mevcuttur. Kadınlarda kalp krizi sırasında ağrı alt karın bölgesi ve göğsün alt kısımlarına da yansıyabileceği için dikkatli olunmalıdır. Sırtın üst kısımlarında ağrı oluşması erkeklere göre kadınlarda daha sık görülen bir diğer belirtidir.
  3. Terleme: Aktivite ya da egzersiz sırasında olmayan normalden fazla terleme çeşitli kalp problemlerine işaret ediyor olabilen bir belirtidir. Bazı kişilerde aşırı düzeyde soğuk terleme de meydana gelebilir.
  4. Halsizlik: Kalp krizi sırasında oluşan aşırı stres kişinin yorgun ve halsiz hissetmesine neden olabilir. Halsizlik ve nefes darlığı kadınlarda daha sık ortaya çıkan belirtilerdir ve kriz öncesi dönemde birkaç ay önceden itibaren mevcut olabilir.
  5. Nefes Darlığı: Kalbin çalışması ve nefes alma birbiriyle yakından ilişkili olaylardır. Kişinin nefes alıp verdiğinin farkında olması olarak tanımlanan nefes darlığı, kriz sırasında kalbin yeterince kanı pompalayamamasına bağlı oluşan önemli bir belirtidir.
  6. Sersemlik: Baş dönmesi ve sersemlik genellikle kadın hastalarda ortaya çıkan kalp krizi belirtileri arasında yer alır. Bu durumlar yaşayan kişi tarafından normal olarak kabul edilmemeli ve ihmal edilmemelidir.
  7. Çarpıntı: Kalp krizine bağlı oluşan çarpıntı şikayetinde kişiler yoğun bir kaygı hali içerisindedir. Bazı kişiler bu çarpıntıyı sadece göğsünde değil boyun bölgesinde de tarifleyebilir.
  8. Sindirim Problemleri: Bazı kişiler kriz öncesi dönemde gizli kalp krizi belirtileri olan çeşitli sindirim şikayetleri yaşayabilir. Hazımsızlık ve göğüste yanma gibi sindirim problemleri bazı kalp krizi belirtileri ile benzerlik gösterebileceği için dikkatli olunmalıdır.
  9. Bacakların, ayak ve bileklerin şişmesi: Ayak ve bacak şişliği, vücutta sıvı birikmesi sonucu gelişir. Bu kalp yetersizliğinin kötüleştiğine ilişkin belirti olabilir.
  10. Hızlı ve düzensiz kalp atışları: Hızlı ya da düzensiz çarpıntı kalp atışlarındaki düzensizliğin ciddiye alınması gerektiği belirtilir Ayrıca çarpıntıya yorgunluk, zayıflık ve kısa nefes alışlar eklendiğinde geç kalınmaması gerekebilir.
  11. Öksürük: Sürekli ve devam eden öksürük kalp krizi belirtisi olabilir. Bunun sebebi ciğerlerdeki kan akışıdır. Bazı durumlarda öksürüğe kan da eşlik edebilir. Böylesi bir durumda vakit kaybetmemek önem kazanır.
  12. Vücut ağırlığında ani değişim-kilo alma veya verme: Ani kilo alıp vermek kalp krizi riskini artırır. Beslenme düzeninde yapılan ani değişiklikler, kolesterol profilinde de dalgalanmalar yaşanmasına neden olabilir. Kısa sürede yüzde 10 veya daha fazla kilo artışı olan orta yaşlı bireylerde ilerleyen yıllarda kalp krizi riskinin arttığı gözlemlenmiştir.

Kalbi duran kişiye ne yapılır?

Ani Kalp Durması Nedir? – Kardiyak arrest olarak da adlandırılan kalp durması, kalbinizin aniden atmayı durdurduğu anlamına gelir. Bu, beyine ve diğer organlara kan akışını keser. Acil bir durum ve hemen tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Ani kalp durması anında acilen 112 aranmalıdır.

Kalbi duran hastaya kaç dakika içinde müdahale edilmeli?

Kalp durması: Kalp durmasına 5 dakika içinde müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur ( beynin oksijensiz kalmaya en hassas organımız olduğu ve ilk hasar belirtilerinin buradan başlayacağı akıldan çıkarılmamalıdır ).

Kalp krizinde bilinç kaybı olur mu?

Kalp Krizi Anında Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar Nelerdir? – Kalp krizi gerçekleştirdiği takdirde kalp kasları, gerekli olan oksijeni alamayacağı için işlevini yerine getirme konusunda problemler yaşanacaktır. Kalp krizi görüldüğü anda müdahale edilmesi gerekmektedir.

Müdahale süresi ne kadar uzarsa oluşacak hasar o kadar fazla olacaktır. Kalp krizi sonucunda müdahale geciktiği takdirde kalbin yerine getirdiği işlevlerde sorunlar meydana gelecektir. Kalp krizi sonucunda hastanın yaşamını kaybetme riskine nedeni kalbin yeterli oksijen alamamasıdır. Kalbe oksijen gitmemesiyle birlikte kalpte ritim bozukluğu görülür, hasta ani ve yoğun bir şekilde yorgun hisseder.

Bu durum acilen çözümlenmediği takdirde hastada bilinç kaybı görülebilmektedir. Kalp krizi geçirildiği takdirde yapılması gerekenler sırasıyla şunlardır;

Kalp krizi geçirildiği takdirde acilen ambulans çağırılmalı ve en yakın zamanda tam donanımlı bir hastaneye ulaşılmalıdır. Bir bardak su ve aspirin tüketilmeli ve bunların dışında hiçbir şey tüketilmemelidir. Kan akışını geçici bir süre de olsa hızlandırma işlevi bulunduğu için mümkün olduğunda güçlü bir şekilde öksürmek gerekmektedir. Kalp ritminin düzelmesini sağlayacak olan bu durum kalp krizi anında oldukça önemlidir. Kalp krizinin yoğunluğuna göre kişi dengesini kaybedebilir ve bu nedenle ani düşme riski bulunur. Kalp krizi geçiren kişinin ani bir düşme sonucu yaralanması durumunda kalp krizi tedavisinin uygulanamaması durumu dahi görülebilmektedir. Kalp krizi geçiren kişinin özellikle baş bölgesinden herhangi bir darbe almaması gerekmektedir. Bu nedenle kalp krizi anında kesinlikle ayakta durulmamalı ve en yakın yere oturulmalı veya uzanılmalıdır. Soğuk suyun vücutla temas ettiğinde kalp damarlarını büzdüğü bilinmektedir. Bu nedenle bu esnada vücudun soğuk veya sıcak suyla temas etmemesine özen gösterilmelidir.

Arrest vakada ne yapılır?

Yetişkin Kardiyak Yaşam Desteği ile İlgili Akılda Kalması Gereken 10 MESAJ –

  1. Bir kardiyak arrest durumu ile karşılaşıldığında, sağlık personeli olmayan kişiler derhal ve eşzamanlı olarak acil yanıt sistemini (112) aktive etmeli ve kardiyopulmoner resüsitasyonu (KPR) başlatmalıdır.
  2. Yüksek kaliteli KPR’de performansı basıların derinlik ve hızı ve ayrıca basılar arasındaki duraklamaların en az olması belirler.
  3. Ani kardiyak arrest ventriküler fibrilasyon (VF) veya nabızsız ventriküler taşikardi (VT)’den kaynaklanmışsa hayatta kalım için, yüksek kaliteli KPR ile birlikte erken defibrilasyon kritik öneme sahiptir.
  4. Özellikle şoklanamaz ritimlerde, yüksek kaliteli KPR ile birlikte adrenalin uygulanması surveyi iyileştirir.
  5. Optimum hasta sonlanımı için her arrest durumunun aynı olmadığı ve çoğu durumda (elektrolit imbalansı, gebelik vs.) özel yönetim gerektiği bilinmelidir.
  6. Opioid salgını, opioid kullanımına bağlı hastane-dışı-kardiyak-arrestlerde artışa neden olmuştur ve müdahale bu durumda da aynı şekilde acil yanıt sisteminin aktivasyonu ve yüksek kaliteli KPR uygulamasıdır.
  7. Kardiyak arrest sonrası bakım, Hayatta Kalma Zincirinin kritik bir bileşenidir ve optimum hasta sonuçları için tutarlı uygulama gerektiren kapsamlı, yapılandırılmış, çok disiplinli bir sistem gerektirir.
  8. Optimal fonksiyonel ve nörolojik sonlanımı sağlamak için spontan dolaşımın dönüşünden sonra komutlara uymayan tüm hastalar için hedeflenmiş sıcaklık yönetiminin hızlı bir şekilde başlatılması gereklidir.
  9. Kardiyak arrest sonrası beyin hasarı gelişmiş hastalarda nörolojik prognozun doğru tahmini, iyileşme potansiyeline sahip hastaların bakımın kesilmesi nedeniyle kötü sonuçlara mahkûm edilmesini önlemek açısından, kritik önem taşır.
  10. Kardiyak arrest sonrası hayatta kalan hastaların taburculukları sırasında, hastane dışı tedavi, bakım ve rehabilitasyon olanakları sağlanmalıdır.
See also:  Arife Ne Zaman?

Amerika istatistiklerine göre OHCA (hastane dışı kardiyak arrest) vakalarının sadece %10.4 taburcu olabiliyor ve bunların da sadece %8.2’si iyi bir nörolojik sağ kalıma sahip. Başarılı resüsitasyonun temelinde kaliteli bir KPR ve erken AED (otomatik eksternal defibrilatör) kullanımı olmasına rağmen, yine de veriler arrest vakaların sadece %39.2’sinde arreste tanıkların KPR’ye başladığını ve OHCA’ların sadece %11.9’unda alanda AED kullanıldığını gösteriyor.

Pulmoner arrest ne demek?

Kardiyopulmoner arrest solunum ve dolaşımın ani ve beklenmeyen durmasıdır.

Ani kalp durması neden olur?

Ani Kalp Durması Neden Olur? – “Ani kalp durması neden olur?” diye merak ediyorsanız ani kardiyak ölümün kalbin beklenmedik ve hızlı bir şekilde durması sonucu gerçekleştiğini bilmelisiniz. Bu tür olaylar genellikle çeşitli sağlık sorunları nedeniyle ortaya çıkar ve maalesef sıklıkla ölümcül olabilir.

Ani kardiyak ölüm sebeplerini inceleyerek bu tür vakaların önlenmesine katkıda bulunmak mümkündür. Öncelikle ani kardiyak ölüme yol açabilecek en yaygın sebep koroner arter hastalığıdır (KAH). KAH, kalbin atardamarlarının daralması veya tıkanması sonucu meydana gelir ve bu durum kalbe yeterli kan akışını engeller.

Kalp krizi riskini arttırarak ani kardiyak ölüme neden olabilir. Bunun yanı sıra aritmiler de ani kardiyak ölümün başlıca sebeplerindendir. Aritmi kalbin anormal elektriksel aktivitesidir ve düzensiz kalp atışına yol açar. Ventriküler fibrilasyon olarak adlandırılan bir aritmi türü, kalbin uyumlu çalışmasını bozarak ani kardiyak ölüme neden olabilir.

  • Ayrıca yapısal kalp rahatsızlıkları ve doğumsal anomaliler de ani kardiyak ölüm sebepleri arasında yer alır.
  • Özellikle hipertrofik kardiyomiyopati kalp kaslarının anormal kalınlaşması sonucu ani kardiyak ölüme yol açabilir.
  • Ani kardiyak ölümün diğer sebepleri arasında doping maddeleri ve uyuşturucu kullanımı, elektrolit dengesizliği ve şiddetli enfeksiyonlar sayılabilir.

Son olarak bazı durumlarda ani kardiyak ölümün nedeni belirlenemeyebilir ve bu tür vakalar idiyopatik olarak adlandırılır.

Aritmi ölüme neden olur mu?

Aritmi Nedir? – Bazen kalp hastalığı olanlarda bazen de sağlıklı kişilerde ortaya çıkan aritmilerde kalp, farklı şekilde çalışıyor. Hızlı, yavaş ya da duraklayarak sürdürdüğü atışları çarpıntıdan bayılmaya bir dizi belirtiyle kendini belli ediyor. Kalbin farklı çalışma şekline göre geliştirilmiş farklı tedavi yöntemleri bulunuyor.

  • Aritmiler veya ritm bozuklukları kalp atımlarının düzensiz hale gelmesidir.
  • Ritm bozukluğu sırasında kalp çok hızlı atabilir (taşikardi), çok yavaş atabilir (bradikardi) veya düzensiz atabilir.
  • Çoğu aritmi zararsız olmakla birlikte bazıları hayatı tehdit edecek düzeyde ciddi olabilir.
  • Ritim bozukluğu sırasında kalp vücuda yeterli kanı gönderemediğinde kişide nefes darlığı, baygınlık, bayılma bazen de ani ölüm meydana gelebilir.

Yine de ritm bozuklukları sıklıkla çok iyi tedavi edilebilen hastalıklardır.

Kalp krizi her zaman öldürür mü?

Ani gelişen kalp krizine tıpta akut miyokard infarktüs denir. Kalp krizi sonucu, kalp kasları oksijensiz kalır ve kalp dokusu zarar görür. Kalp krizi sonucunda yaşamı tehdit eden ciddi sonuçlar doğabilir.

CPR kaç dakika sürer?

Ana Sayfa : HALK İÇİN : Kalp Damar Hastalıkları : Erişkinlerde Kardiyopulmoner Resüsitasyon (CPR) veya Temel Yaşam Desteği (TYD) Kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) veya daha doğru bir tanımlama ile kardiyopulmoner serebral resüsitasyon hayati fonksiyonları veya yaşam bulguları olmayan bir insanda, kurtarıcılar (halktan veya sağlık alanından kişiler) tarafından kalbin, akciğerin ve beynin yeniden canlandırılması işlemi olarak tanımlanabilir.

  • Günümüzde ani kalp ölümü çok önemli bir sağlık problemdir.
  • Gerek hastane dışında gerek hastane içinde hastaların azımsanmayacak bir bölümü ani ölüm ile kaybedilmektedir.
  • Bu konuda ülkemize ilişkin net sayıları vermek ne yazık ki mümkün görülmüyor.
  • Emal Sunal, Barış Manço ve Cenk Koray gibi pek çok değerli sanatçı ve müzisyen ani kalp ölümü nedeniyle ve zamanında doğru müdahale yapılamadığı için kaybedilmişlerdir.

Hastane dışında gelişen ve yaralanmalar (trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları, düşmeler vb.) dışındaki ölümlerin en sık nedeni kalpten kaynaklanmaktadır. Kalbimiz normal koşullarda dakikada 60-100 arasında ve düzenli olarak atar. Ani kalp ölümlerinde kalpte görülen en sık başlangıç ritmi “kalp fibrilasyonudur” (KF veya VF olarak kısaltacağız).

Sonuçta kalp birden bire fibrilasyona (kalp kaba bir tanımlama ile seğirmektedir ve kanı pompalayamaz) girdiğinde kişi bilincini kaybeder, solunumu ve dolaşımı durur (nabız alınamaz). Bu durumdaki hayati fonksiyonları olmayan birine eğitilmiş kurtarıcılar tarafından derhal yapılacak CPR ve VF’ye yönelik defibrilasyon işlemi (fibrilasyondaki kalbe özel olarak üretilmiş defibrilatör aletleri (otomatik eksternal defibrilatör =OED) ile direk olarak elektrik şoku vermek) ile hastanın hayatını kurtarmak mümkün olabilir.

Ancak günümüzde hastane dışındaki alanlarda vuku bulan ani kalp ölümlerinde sağ kalım oranları düşüktür. Ülkemizde bunun en önemli nedeni olarak CPR konusunda halka yönelik sistematik eğitimlerin yeterli düzeyde hatta hiç olmamasını gösterebiliriz. Kurtarıcıların eğitimi, ani kalp ölümünün hızlı tanınması, kurtarıcıların planlı ve hızlı cevabı, hemen yapılan CPR ile sağ kalım oranları arttırılabilir.

  1. Hatta günümüzde hastane dışında CPR işlemleri sırasında eğitimli kurtarıcılar tarafından özellikle ilk 5 dakika içinde VF’ye yönelik defibrilasyon işlemini de eklersek hastanın hayatta kalma şansı daha da artacaktır.
  2. Cevapsız, solunum ve dolaşım bulguları olmayan hastaya ilk dakikalar içinde müdahale etmek hayatını kurtarmak açısından çok önemlidir.

Temel yaşam desteği (TYD) bir grup müdahale ile yaşam kurtarma olarak tanımlanabilir. TYD yaşam zinciri halkalarında ilk 3 işlem (erken arama, erken CPR, erken defibrilasyon) ile tanımlanır. Defibrilasyon işlemi yapılamasa da özellikle 112’nin erken aranması ve erken CPR veya TYD kurbanın hayatını kurtarmak açısından çok önemlidir. Şekil I. Yaşam Zinciri Halkaları: erken arama, erken CPR, erken defibrilasyon ve hastanede erken ileri bakım Ani ölüm durumu tespit edildiğinde acil tıp sisteminin yani 112’nin erken aranması, acil tıp sistemi personelini (112 ekibini) hızla uyarır. Kurtarıcılar tarafından yapılan erken CPR, 112 ekibi ve defibrilatör aleti (defibrilatör aletleri 112 ambulanslarında mevcuttur veya çevrede varsa özel defibrilatör aletleri eğitimli kurtarıcılar tarafından kullanılabilir) ulaşana kadar en iyi tedavidir.

Erken CPR, kalp ve beyin gibi hayati organların fonksiyonlarını koruyabilir. Sonuç olarak 112 ambulans ekibi ulaşana kadar (defibrilasyon işlemini bir kenara bırakırsak) özellikle eğitimli halktan kurtarıcılar tarafından yapılan kaliteli bir CPR veya TYD, bilinçsiz (cevapsız), solunum ve dolaşım bulgusu olmayan kurbanın (hastanın) hayatta kalma şansını belirgin olarak arttıracaktır.

Anlaşılma kolaylığı açısından aşağıda halktan ve sağlık alanından kurtarıcılar için CPR (TYD) algoritmaları ayrı ayrı verilmiştir. Daha sonra konu ayrıntılı olarak işlenecektir. TEMEL YAŞAM DESTEĞİ (TYD) BASAMAKLARI 1. Alan (çevre) güvenliğinin sağlanması 2. Hastanın cevapsızlığının değerlendirilmesi 3.112’nin aranması 4. CPR’a başlanması (A, B, C) a. Airway (A); Hava yolu açıklığının sağlanması b. Breathing (B); Solunumun değerlendirilmesi c.

Circulation (C); Dolaşım bulgularının değerlendirilmesi (Sağlık personeli için) 5. Defibrilasyon (D) TYD ustalıkla uygulanan basamaklar dizisini içerir. TYD’nin değerlendirme fazı kritiktir. Hastaya uygun değerlendirme yapılana kadar CPR yapılmamalıdır. Şimdi sırasıyla bu basmakları gözden geçireceğiz.I.

Alan Güvenliğinin Sağlanması Ölü kahramanlar hayat kurtaramaz sözünden hareketle kurtarıcı her şeyden önce ortamın, kendisinin ve hastanın güvenliğini sağlamalıdır. Genel kural olarak hasta (kurban) ve kurtarıcının güvenli bir ortamda bulunmasıyla TYD yapılır.

  1. Endinizi ve hastayı tehlikeli yerden ve maddelerden (patlayıcı, yanıcı, zehirli vb.
  2. Maddeler) uzak tutun. II.
  3. Cevapsızlığın Değerlendirilmesi Alanın güvenli olduğunu saptadıktan sonra, hastanın yanına giden kurtarıcı hızla cevapsızlığı ve yaralanmayı değerlendirmelidir.
  4. Hastayı omzundan hafifçe sarsarak “iyi misiniz?” diye sormalıdır (Şekil-II).

Hasta yanıt verir fakat yaralı ise ve travmaya uğramamışsa derlenme (iyileşme) pozisyonuna getirilir, daha sonra yardım çağrılır. Derlenme pozisyonu, normal solunumu ve dolaşımı olan fakat bilinçsiz durumdaki hastalarda kullanılır. Böylece hava yolu açıklığı devam ettirilir, hava yolu tıkanıklığı ve aspirasyon (kusulan materyalin akciğerlere kaçması) riski azaltılır. Şekil-II. Cevapsızlığın (hastanın yanıtsız olduğunun) değerlendirilmesi (C. Ayrık ve İ. Parlak arşivi) III.112’nin Aranması (Acil Tıp Sistemi (ATS) Aktivasyonu) Hasta cevapsızsa Ülkemizde 112 acil cevap sistemi numarası aranarak ATS aktive edilir.112’yi arayan kişi şu bilgileri hazırlamış olmalıdır : 1) Olay yeri (yer adı, numarası, cadde ismi, vs.) 2) Arama yapılan telefon numarası 3) Ne olduğu; kalp krizi, araç kazası, vs.4) Yardıma ihtiyacı olan kişi sayısı 5) Hastaların durumu 6) Hastaya hangi yardımı uyguladınız (CPR veya Defibrilatör kullanma) 7) Gereken diğer bilgiler.

  • Urtarıcı 112’yi aradıktan sonra hastanın yanına gelip yaklaşık 2 dakika veya 5 siklus CPR uygulamalıdır.
  • Yalnız boğulma veya diğer solunum problemlerine bağlı ölümlerde, 8 yaş altı çocuklarda, öncelikle 5 siklus (yaklaşık 2 dakika) CPR uygulamalı daha sonra ATS aktive edilmelidir. IV.
  • CPR’a Başlanması Yukarıda sayılan ilk üç basamak tamamlandıktan sonra kardiyopulmoner resüsitasyona (CPR) başlanır.

CPR hastanın sırasıyla ABC’sini (hava yolu, solunum, dolaşım (eş zamanlı göğüs masajı)) içerir. Öncelikle hastanın hava yolu (A), ikinci sırada solunumu (B) ve üçüncü sırada dolaşımı (C) sağlanmalıdır. Şimdi bu basamakları biraz daha ayrıntılı öğrenelim.

A) Airway (A); Hava Yolu Açıklığının Sağlanması Hasta cevapsız ise, kurtarıcı öncelikle hastanın hava yolu açıklığını sağlamalıdır. Bilinçsiz hastalarda dil hava yolu tıkanıklığının en sık nedenidir ve hastanın başına uygun pozisyon verilmezse hasta yalnızca hava yolu dille tıkalı olduğu için ölebilir.

Hastanın hava yolunu açmak için halktan kurtarıcılar, “baş geri-çene kaldırma” manevrasını kullanacaklardır. Ağızdaki kusmuk veya görülebilen herhangi bir yabancı cisim temizlenir. Sıvı veya yarı sıvı materyaller eldivenli parmaklarla silinir. Katı ve sert materyal, bir el çene ve dili desteklerken diğer elin çengel şeklinde kıvrılmış işaret parmağı ile görerek çıkarılır.

  1. Sağlık personeli olanlar hava yolunu açmak için yaralanmış hastalarda öncelikle “çene itme” manevrasını deneyecekler eğer başarısız olurlarsa travma hastası olsa da “baş geri-çene kaldırma” manevrasını kullanacaklardır.
  2. Baş Geri – Çene Kaldırma Manevrası (Halktan Kurtarıcılar) Bu manevra için bir el hastanın alnına yerleştirilir ve sıkıca tutulur, avuç içiyle arkaya doğru bastırılır, baş arkaya doğru çekilir.

Diğer elin parmakları alt çenenin kemiğine yerleştirilir. Çene öne ve yukarı çekilir (Şekil-III). Bu şekilde hastanın hava yolu açıklığı sağlanır. Çene altındaki yumuşak dokuya derin basınç uygulanmaz, çünkü hava yolu tıkanabilir. Şekil-III. Halktan kurtarıcılar için ” baş geri-çene kaldırma” manevrası (C. Ayrık ve İ. Parlak arşivi) Çene İtme Manevrası (Sağlık Personeli) Travma hastalarında sağlık personeli olan kurtarıcılar hava yolunu açmak için öncelikle bu manevrayı kullanacaklardır.

Bu manevra için eller hastanın başının iki yanına yerleştirilir. Hastanın alt çene köşelerinden tutulur ve parmaklarla çekilir. Dudaklar kapalıysa, başparmaklarla alt dudak açılarak gergin tutulur (Şekil-IV). Bu manevra devam ettirilirken ağız-ağıza solunum ihtiyacı varsa, hastanın burun deliklerine sıkıca bastırılır ve hastanın burun delikleri kapatılır.

Bu teknik hava yolunun açılması için oldukça etkindir, ancak yorucu ve kurtarıcı için zordur. Şekil-IV. Sağlık personeli olan kurtarıcılar için travma hastasında öncelikle kullanılacak olan ” çene itme ” manevrası (C. Ayrık ve İ. Parlak arşivi). Eğer bu manevra ile hava yolu açılamazsa baş geri-çene kaldırma manevrası uygulanır. b) Breathing (B); Solunumun Değerlendirilmesi Havayolu açıklığı sağlanırken, bak-dinle-hisset yöntemi ile solunum 10 saniye içerisinde değerlendirilir.

  1. Hava yolu açıklığı devam ettirilirken, kulağınızı hastanın ağız ve burnuna yaklaştırın (Şekil-V).
  2. Hastanın göğsünü gözlerken; 1) Göğsün inip kalkmasını izleyin, 2) Hava çıkışını dinleyin 3) Yanağınızla hava akımını hissetmeye çalışın.
  3. Urbanın göğüs hareketi gözlenmiyorsa ve hava çıkışı yoksa hasta nefes almıyor demektir.

Bu değerlendirme süreci 10 saniyeyi geçmemelidir. Yeterli solunumdan emin olunamazsa, hemen “kurtarıcı soluk” uygulanır. Eğer halktan kurtarıcılar kurtarıcı soluk vermeye isteksiz iseler, göğüs masajlarına başlamalıdırlar. Sağlık personeli olan kurtarıcılar solunumu olmayan hastaya 2 kurtarıcı soluk verdikten sonra, nabız kontrolü yapmalıdırlar (boyun atar damarından). Şekil-V. Solunumun değerlendirilmesi; bak, dinle ve hisset yöntemi (C. Ayrık ve İ. Parlak arşivi) Derlenme (İyileşme Pozisyonu) Derlenme pozisyonu, solunum ve dolaşım bulguları olan cevapsız (bilinçsiz) hastada kullanılır. Cevapsız ancak kendi solunumu olan hasta sırt üstü pozisyondayken, dil veya kusmuk ile hava yolu tıkanabilir. Şekil-VI. Derlenme (iyileşme) pozisyonu (C. Ayrık ve İ. Parlak arşivi) Kurtarıcı Soluk Ağızdan-Ağıza Kurtarıcı Soluk Hastanın havayolu açıklığı sağlanır, soluk alıp vermediği bak-dinle-hisset yöntemiyle 10 saniye süresince değerlendirilir. Hasta solumuyorsa 2 kurtarıcı soluk verilir.

  • Urtarıcı soluk vermek için bir elinizi (sol elini kullananlar için sağ el) hastanın alnına yerleştirin ve hava yolunu açık tutun ve aynı elin baş ve işaret parmağınızla hastanın burnunu sıkın.
  • Normal derinlikte bir nefes alın ve hava kaçağına izin vermeyecek şekilde hastanın ağız çevresine dudaklarınızı yerleştirin (Şekil-VII).

Kurtarıcı soluğu bir saniyede verin ve her solukla hastanın göğüs hareketlerinden emin olun. Her biri bir saniyede olacak şekilde 2 kurtarıcı soluk verin. Kurtarıcı soluk uygulandığında, her soluk ile hastanın göğsü yeterli şişmelidir. Solunumu olmayan hastada 2 kurtarıcı soluk verildikten sonra halktan kurtarıcılar göğüs masajlarına başlamalıdır. Şekil-VII: Kurtarıcı soluk verme İlk veya devam eden solutma teşebbüsleri başarılı değilse, hastanın başına tekrar pozisyon verilir ve kurtarıcı soluk tekrar denenir. Unutmayınız ki uygunsuz çene ve baş pozisyonu, solutma zorluğunun en sık sebebidir. Başın yeni pozisyonuna rağmen hasta solutulamıyorsa, halktan kurtarıcılar göğüs kompresyonlarına başlarken, sağlık personeli olanlar hava yolundan yabancı cisim çıkarma manevraları uygulamalıdır.

c) Circulation (C); Dolaşım Bulgularının Değerlendirilmesi Sağlık personeli olan kurtarıcılar solunumu olmayan hastaya 2 kurtarıcı soluk verdikten sonra 10 saniye süre ile nabız ve dolaşım bulgularını değerlendirmelidir.10 saniye sonunda nabız yoksa veya şüphe durumunda göğüs masajına başlanmalıdır.

Halktan kurtarıcılar solunumu olmayan hastaya 2 kurtarıcı soluk verip ve sonrasında nabız kontrolü yapmaksızın göğüs masajına başlamalıdırlar. Halktan kurtarıcılar CPR sırasında nabız kontrolü yapmamalıdırlar. Göğüs Masajı Sternum (göğsün ortasındaki kemik) alt yarısına seri, ritmik basınç uygulanmasıdır.

Uygun yapılan kurtarıcı soluk ve göğüs masajı beyin ve diğer hayati organlara yeterli oksijeni sağlayacaktır. Göğüs Masajı Tekniği Göğsün ortasındaki kemiğin alt yarısına bir elinizin topuğunu yerleştirin ve diğer elinizi ilk elinizin üstüne yerleştirin, eller birbirine paralel olmalıdır (Şekil-VIII).

Elinizin topuğunun uzun ekseninin göğüs kemiği uzun eksenine yerleştiğinden emin olun. Bu pozisyon kaburga kırığı riskini azaltır. Şekil-VIII. Tek kişi ile göğüs masajı tekniği (C. Ayrık ve İ. Parlak arşivi) Şekil-IX: Birden fazla sağlık personeli varsa hasta özel aletler (ambu) kullanılarak ve aynı anda krikoid bası yapılarak solutulabilir. (C. Ayrık ve İ. Parlak arşivi) Etkin Masaj: 1. Kollar ve dirsekler düz tutulur. Her masajla basıncın göğüs kemiği üzerine gelmesi için omuz pozisyonu hastanın üstüne doğrudur.2.

  1. Normal erişkinlerde göğüs kafesi yaklaşık 4–5 cm çöktürülmelidir.
  2. Göğüs ve kalbe kan akımının gitmesi için göğüsün normal pozisyona gelmesine izin verin ve basıncı tamamen kaldırın.
  3. Etkin beyin ve kalp kan akımı için göğüs basısının %50’si çöktürme, %50’si gevşetme fazına ait olmalıdır.
  4. Otuz masaj boyunca doğru el pozisyonunuzu devam ettirin, pozisyonunuzu değiştirmeyin ve ellerinizi hastanın göğüs duvarından çekmeyin.

Ancak göğsün normal pozisyonuna gelmesine izin verin. Bu şekilde yaklaşık 2 dakika veya 5 siklus boyunca 30 göğüs masajı 2 solunum yaptırın (bir siklus= 30 göğüs masajı 2 solunumdur). Amaç dakikada 100 kesintisiz ve uygun göğüs masajıdır. Halktan kurtarıcılar kurban (hasta) hareket edene kadar, defibrilatör (şok aleti) aleti gelene kadar veya sağlık çalışanları olay yerine gelene kadar kesintisiz olarak göğüs masajlarına devam etmeli ve nabız kontrolü yapmamalıdırlar.

Eğer 2 kurtarıcı varsa kurtarıcılardan biri göğüs masajı yaparken diğer kurtarıcı hastayı solutma işini üstlenir ve her 2 dakikada bir göğüs masajının kalitesi açısından masaj yapan ile solunum işini yapan kişi yer değiştirmelidir. Sağlık personeli tarafından ileri hava yolu aleti takılmışsa bu kez masaj ve solutmanın senkron (düzenli bir aralıkta) olmasına gerek kalmaz dakikada 100 masaj yapılırken hasta dakikada 8–10 kez ambu ile solutulur.

CPR sırasında hastanın dolaşım bulguları gelirse (hissedilen nabzı var) fakat solunumunun desteklenmesi gerekiyorsa, dakikada 10–12 (5–6 saniyede bir) kurtarıcı soluk verilmelidir. CPR sırasında 2 dakikada bir (5 siklus sonrası) veya hasta bazı iyileşme belirtileri gösteriyorsa) nabız kontrolü veya dolaşım bulguları değerlendirilmelidir.

  • Nabız kontrolü sırasında da 10 saniyeden daha fazla zaman harcanmamalıdır.
  • Yalnızca Göğüs Masajlı CPR Hem halktan kurtarıcılar hem de sağlık personeli ağızdan ağza solunum yapma konusunda isteksiz olabilir.
  • Halktan kurtarıcılar, kurtarıcı soluk verme konusunda isteksiz iseler, sadece göğüs masajlı CPR uygulamaya teşvik edilmelidirler.
See also:  Qual O Signo De Fevereiro?

YABANCI CİSİMLE OLUŞAN HAVA YOLU TIKANIKLIĞI (BOĞULMA) Yabancı cisim hava yolu tıkanıklığına bağlı ölüm sık görülmemekle birlikte önlenebilir olması açısından önemlidir. Erişkinlerde sıklıkla hasta yemek yerken katı besinin hava yoluna kaçması nedeniyle hava yolu tıkanıklığı oluşur.

  • Yabancı cisimler hafif ya da şiddetli hava yolu tıkanıklığına neden olabilirler.
  • Urtarıcı, hastada ancak şiddetli hava yolu tıkanıklığının bulguları varsa müdahale etmelidir.
  • Şiddetli hava yolu tıkanıklığının bulguları; morarma, konuşamama, nefes alamama, öksürememe gibi solunum zorluğu ve bozulmuş hava değişiminin işaretlerinden oluşur.

Hasta ellerini boynuna sarar ve ‘Boğuluyor musunuz?’ diye sorduğunuzda, konuşmadan başını sallayarak ‘evet’ der. Bu evrensel bir işarettir, şiddetli hava yolu tıkanıklığını gösterir. Hemen müdahale edilmeli ve “abdominal (karın veya batın) itme” manevrası uygulanmalıdır.

Eğer hastada hafif tıkanıklık belirtileri varsa, öksürebiliyorsa, kendi öksürmesine ve solunumuna müdahale edilmemeli, hasta solunum işini devam ettirmesi için cesaretlendirilmeli ve 112 aranarak ATS aktive edilmelidir. Bir yaşın üzerindeki bilinçli çocuklarda ve erişkinlerde şiddetli hava yolu tıkanıklığında eğer hastada bilinç kaybı gelişmemişse, tıkanıklık ortadan kalkıncaya kadar “abdominal (karından) itme” uygulanması tavsiye edilir.

Abdominal itmenin yaralanmalara neden olması nedeniyle bir yaşın altında uygulanması önerilmez. Şekil-X. Abdominal itme manevrası; Bir el yumruk yapılır ve göbek ile kisofid proçesin (bilgi alınız) ortasına yerleştirilir diğer el bu eli üsten destekler ve yukarı-içe doğru güçlü manevralar yapılır. Defibrilasyon ve Önemi Sağ kalım oranlarını arttırdığı için defibrilasyon konusuna daha çok sağlık personeli olan kurtarıcılar için kısaca değinildi ve halktan kurtarıcıların defibrilasyon konusunda öncelikle fikir sahibi olmaları hedeflenmiştir.

  1. Aliteli halktan kurtarıcıların yetişmesi için CPR ve defibrilasyon konusunda yeterli teorik ve pratik eğitim almalarının sağlanması yerinde olacaktır.
  2. İlk elektrokardiyografi (EKG) çekildiğinde, ani travmatik olmayan kalp durması olan erişkin olguların çoğu ventriküler fibrilasyonda (VF) bulunur.
  3. Bu olgularda kalbin durması ile defibrilasyon yapılması arasındaki süre hayatta kalma şansının tek ve en önemli belirleyicisidir.

VF arresti sonrası sağkalım oranları defibrilasyon uygulanmasında gecikilen her dakika için yaklaşık %7–10 azalmaktadır. Eğer ilk dakika içinde defibrilasyon uygulanabilirse sağkalım oranları %90’lara ulaşabilmektedir. Erken defibrilasyon, ATS’i arandıktan sonraki 5 dakika içinde şok verilmesidir.

  1. Urbanın kollaps olmasından sonra nabızlı bir ritim oluşturmak için acil personelinin yalnızca birkaç dakikası vardır.
  2. Bu ölümcül ritimlerin büyük bölümünün hastane dışında ortaya çıkması nedeniyle, olguları ilk gören ve hekim olamayan kişilerinde defibrilasyon işlemini uygulayabilmelerini kolaylaştırmak gerekmektedir.

Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri’nde “Halka Yönelik Defibrilasyon Programları” geliştirilmiştir. “Halka Yönelik Defibrilasyon Programları”, kardiyak arrestin erken tanınmasını, acil tıp sisteminin erken aktive edilmesini, erken CPR ve otomatik eksternal defibrilatör (OED) kullanımı ile kurbanların bir kaç dakika içinde defibrile edilmesine olanak sağladı.

Yapılan gözlemler bu aygıtların kullanılması ile olgularının canlı olarak hastaneye ulaştırılma oranlarının arttığı gözlenmiştir. Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) Aleti OED aleti esas olarak ritmi analize eden bir sistem ve şok tavsiye eden bir sistemin birleşmesinden oluşur. Son birkaç yıl içinde OED kullanımında belirgin artış oldu.

OED aletinin kullanımı kurbanın kollaps olması ile defibrilasyon yapılması arasında geçen süreyi kısalttı. Erken defibrilasyon programları hayatta sağ kalım oranlarını belirgin olarak arttırdı. Günümüzde primer olarak hastane dışında kullanılmak üzere geliştirilmiş “Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED)” aletleri mevcuttur.

OED, kardiyak ritimleri tanımak için gerekli olan eğitimi almamış kişilerin erken ve başarılı defibrilasyon yapmasına olanak sağlamaktadır. OED’lerin kullanılması günümüzde “Temel Yaşam Desteğinin” alanı içinde düşünülmektedir. OED, hastaya iki adeziv pedle uygulanmakta ve ara kablolar vasıtasıyla defibrilatör, ritim analizini yapmakta ve elektrik şokunu verebilmektedir.

Aletin talimatları, sesli, görsel veya her ikisi birlikte olacak şekilde verilebilmektedir. Küçük, kullanımı basit ve güvenilir yeni jenerasyon OED’ler enerji kaynağı ve görüntü açısından yeni teknolojiye sahiptirler. Bazı yeni cihazlar EKG’yi gösterme olanağına sahiptirler.

  • Bu yeni gelişmeler; ambulanslar, işyerleri, insanların kalabalık olarak bulundukları genel mekanlar (oteller, alışveriş merkezleri, eğlence-kumar yerleri, gazinolar, stadyumlar, hava alanları vb.), uçaklar ve yolcu gemilerinde OED bulundurulmasını teşvik etmektedirler.
  • Bu aletler tıbbi teknisyenler, itfayeciler, polisler, hava alanı personeli, güvenlik, paramedikler, ambulans personeli, hostesler ve TYD uygulayıcıları tarafından kullanılabilmektedir.

Kaynaklar: 1.2005 American Heart Association Guidelines for Cardiopulmonary Resuscitation and Emergency Cardiovascular Care 2. Adult Basic Life Support :Circulation 2005 112 : IV-19 – IV-34 3,Ergene,U., Ayrık,C, “Otomatik Eksternal Defibrilatörler Ve Defibrilasyon,” Türk Kardiyoloji Seminerleri, 5,141 –46 (2005).4.

Ayrık,C.,Ergene, Ü, “Ani Ölümle Savaş:Kardiyopulmoner Resüsitasyon(Bölüm3.6) (3.6.1 Dünya ve biz Neredeyiz ?, 3.6.2 Yetişkinlerde Temel Yaşam Desteğinin Önemi, 3.6.3 Defibrilasyon ve Otomatik Eksternal Defibrilatörün Önemi),” Ulusal Kalp sağlığı Politikası Ana İlkeleri.5. Ayrık, C., Ergene O, Bölüm 8.

Konu 32: “Kardiyopulmoner Resusitasyon ve Acil Kardiyovasküler Bakım” Editör: Prof.Dr. Çetin Erol. Klinik Kardiyoloji Kitabı. MN Medikal /Nobel, Ankara.2004;561–580. ISBN: 975-567-030-0.

Kalp masajı kaç bası kaç nefes?

Yöntem – 1:47 CC Videolu gösterim

Öncelikle “Nasılsınız?” diye sorularak kişinin bilincinin açık olup olmadığı kontrol edilir. Kişi iyi değilse yardım için 112 aranır. Daha sonra karotid arterinden (şah damarı) veya kasıktan (femoral arterden) nabız aranır ve en fazla 10 saniye kontrol edilir. Eğer kalbin durduğuna kanaat getirilirse, 30 kere sternum alt yarısının ortasına kalp masajı yapılır ve 2 kere de ağızdan nefes üfleme uygulanır. Kompresyon dakikada 100-120 defa olacak şekilde yapılmalıdır ve her kompresyonda göğüs minimum 5 cm inmeli, 6 cm’i geçmemelidir. Bu şekilde hasta kendine gelinceye kadar veya ambulans gelene kadar devam edilir.

İki kişi tarafından CPR yapılıyorsa masaj-solunum oranı yine 30/2’dir. Ayrıca kişiler ağızdan ağza solunum desteği verme konusunda zorunlu değildirler. Entübe kişilerde kompresyon 100-120/dk arasında ve ventilasyon 8-10/dk şeklinde, 2 dk’lık değişimlerle aralıksız sürdürülür.

CPR sırasında göğüs kafesinin kırılması olağan bir durumdur. Pratik CPR eğitimi almış kişilerin bu yöntemi uygulaması avantajdır. Birçok üniversite hastanesinde halka CPR kursu verilmektedir. CPR sırasında kaburga kemikleri kırılabilir, göğüs kafesi zarar görebilir. CPR uygulaması terminal dönemdeki kanser, diyabet ; kalp, akciğer, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlara ve ölümü üzerinden 30 dakikadan fazla zaman geçmiş kişilere yapılmamalıdır.

Her şeyden önce hastanın hava yolunun açılması gerekir. Bunun için baş, geriye yatırılıp çene yukarı kaldırılır (baş-çene pozisyonu). Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile hastanın nefes alıp almadığı kontrol edilir. İlk yardımı yapan kişi yanağını hastanın ağzına ve burnuna yaklaştırarak nefesini hissetmeye çalışır, aynı zamanda da hastanın göğsü inip kalkıyor mu diye gözleriyle kontrol eder.

Hasta nefes almıyorsa, ağız içi kontrol edilerek hava yolunun tıkanmasının sebebi araştırılır. Sorunun ağız içi ve boğazda olduğuna kanaat getirilirse (yabancı cisim veya dil) gözle görülünceye kadar bakılır ve alınabilecek durumdaysa çıkartılır, kesinlikle kör dalış yapılmaz (kör dalış sonucu hastanın durumu kötüleşebilir), tıkanma sebebi dil ise parmak yanağın iç duvarına temas edecek şekilde ağız içine sokulur kanca şeklinde bükülerek dil çekilir.

İşlemler yapılırken zaman çok önemlidir. Temel yaşam desteğine geçiş süresi 2 dakikayı geçmemelidir.

VF ye giren hastaya ne yapılır?

« Teorik Yazılar Yard Doç Dr Ayfer KELEŞ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Temel Yaşam Desteği ani kardiyak arrest, kalp krizi, inme ve yabancı cisim obstrüksiyonu belirtilerini tanımak; kardiyopulmoner resüsitasyon yapmak ve otomatik eksternal defibrilatör ile defibrilasyon yapmayı içerir.

Ani kardiyak arrest olan hastalarda ilk ritm kollaps anında ventriküler fibrilasyon veya hızlı ventriküler taşikardidir. Çevredekilerin hızlı müdahalesiyle bu hastalar kurtarılabilirken müdahale gecikirse ritm asistoliye değişir. Temel Yaşam Desteğinde 4 halkanın birleşmesiyle yaşam zinciri oluşmaktadır.1.

Acil durumun erken tanınarak hastane öncesi acil sisteminin aktive edilmesi 2. Erken kardiopulmoner resüsitasyon uygulamak 3. Defibrilatörle erken şok uygulamak 4. Erken ileri yaşam desteği uygulamak

Yanıtsızlığı değerlendirme: Çevre güvenliğini sağladıktan sonra hastanın omuzlarından tutularak ‘iyi misiniz?’ diye sorulur. EMS sisteminin aktive edilmesi: Erişkin hastadan yanıt alınamazsa EMS sistemi harekete geçirilir. (112 aranır). Otomatik eksternal defibrilatör bulunmaya çalışılır. Hava yolu açılması: Hasta supin pozisyonunda yatırılır. Sağlık personeli olmayanlar baş geri-çene ileri (Head tilt-chin lift) pozisyonuyla hava yolunu açar. Sağlık personeli travma olmayan hastada baş geri-çene ileri (Head tilt-chin lift) manevrası ile travma olan hastada çene geri (Jaw thrust) manevrasıyla hava yolunu açar. Solunum: Bak-dinle-hisset ile solunumun olmadığı tespit edilince iki kurtarıcı soluk verilir. Dolaşım: Sağlıkçı olmayanlar solunumu olmayan, hareket etmeyen ve öksürmeyen hastada dolaşımı yok kabul ederek masaja başlar. Sağlık personeli 10 sn nabız değerlendirmesi sonrası nabız alınamazsa masaj yapar.30 masaj 2 soluk olacak şekilde 5 tur kardiyopulmoner resüsitasyon yapılır. Otomatik eksternal defibrilatör bulunursa ritm değerlendirilerek şok verilecek ritm varsa 1 şok verilir.

KARDİYAK ARREST RİTMLERİ Ventriküler fibrilasyon (VF), hızlı ventriküler taşikardi (VT), nabızsız elektriksel aktivite (NEA) ve asistoli nabızsız kardiyak arrest ritmleridir. Ventriküler Fibrilasyon/Nabızsız Ventriküler Taşikardi VF ve nabızsız VT ilk dakikalarında en önemli girişim çevredekilerin erken kardiyopulmoner resüsitasyon ve erken defibrilasyon yapmasıdır.

1. Basamak:

Temel yaşam desteği uygulayın, Varsa oksijen desteği yapın Hastayı monitörize edin.

2. Basamak:  Ritim kontrolü yapın 3. Basamak: VF/VT varsa 1 şok verin

Bifazik defibrilatörle 120-200 joule Monofazik defibrilatörle 360 joule Şok sonrası hemen KPR uygulayın

4. Basamak:  5 tur KPR sonrası ritmi kontrol edin 5. Basamak:  Şok verilebilir ritm varsa 1 şok verin. Bifazik defibrilatörle aynı veya bir üst enerji Monofazik defibrilatörle 360 joule  Şoktan sonra hemen KPR uygulayın  Vazopressör ilaç uygulayın Epinefrin 1 mg IV/IO (3-5 dak tekrar) Vazopressin 40 U IV/IO tek doz 6. Basamak:  5 tur KPR sonrası ritim kontrolü yapın 7. Basamak:  Şok verilebilir ritim varsa 1 şok verin  Şoktan sonra hemen KPR uygulayın  Antiaritmikleri uygulayın Amiodarone (300 mg IV/IO bir kez, 150 mg IV/IO ek doz bir kez) Veya Lidokain (1-1.5 mg/kg IV ilk doz, 0.50-0.75 mg/kg ek, max 3 mg/kg) Magnezyum (Torsades de pointes varlığında 1-2 gr IV/IO)  5 tur KPR sonrası 4. basamağa dönün

Nabızsız Elektriksel Aktivite ve Asistoli Nabızsız elektriksel aktivite heterojen bir grup olarak karşımıza çıkar. Palpe edilen nabız yok ve noninvaziv monitörizasyonla tansiyon alınamaz ancak USG ile miyokard kontraksiyonu görülebilir. Bunlar – Pseudo-elektromekanik disosiasyon – İdioventriküler ritmler – Ventriküler kaçış ritimleri – Defibrilasyon sonrası idioventriküler ritmler – Bradiasistolik ritmler NEA genellikle geri döndürülebilir sebepleri vardır ve tedaviye başlarken bu sebepler araştırılmalıdır.

Bunlar 6 H ve 6 T olarak gruplandırılmıştır.6 H • Hipovolemi • Hipoksi • Hidrojen iyonu (Asidoz) • Hipo/Hiperkalemi • Hipoglisemi • Hipotermi 6 T • Toksinler • Tamponad, kardiyak • Tansiyon pnömotoraks • Tromboz koroner • Tromboz pulmoner • Travma NEA ‘de monitördeki kalp hızı 60/dak altında ise tedavide Atropin verilir.

Monitörde görülen nabız 60/dak üzerindeyse Atropin uygulanmaz. Asistoli ile gelen bir hastada sağ kalım sonuçları kötüdür. Resüsitasyon sırasında monitörde bazı atımlar görülse bile spontan dolaşım nadiren geri döner. NEA’da olduğu gibi altta yatan sebeplerin tedavi edilmesi önemlidir.

Asistoli ve NEA’de defibrilasyon faydalı değildir. Tedavi prensibi iki durumda benzerdir. • 1. Basamak:  Hemen KPR uygulamaya başlayın  Epinefrin 1 mg IV/IO (3-5 dak tekrar)  Veya Vazopressin 40 U IV/IO  Atropin 1 mg IV/IO (Asistoli ve yavaş NEA için ) 3-5 dak tekrar max 3 doz • 2. Basamak:  5 Tur KPR sonrası ritmi kontrol edin  Şok verilebilir ritim varsa VF/VT algoritmini uygulayın  Şok verilebilir ritim yoksa asistoli, NEA algoritmine devam edin  NEA nedenlerini gözden geçirin  Nabız varsa resüsitasyon sonrası bakıma devam edin Dikkat edilmesi gereken yenilikler: Asistolik kardiyak arrestte pacemaker önerilmemektedir.

VF/VT’de prekordiyal thump BLS uygulayıcılarına önerilmiyor, ACLS uygulayıcıları için indeterminate sınıftadır. Magnezyum torsades de pointes dışındaki arrest ritimleri için faydalı değildir. Hipovolemi olmayan hastalarda sıvı infüzyonu indeterminate sınıftadır.

  1. Bradikardi Bradikardi nabzın 60/dak altında olması ve klinik olarak bulgu ve belirtiye neden olmasıdır.
  2. Bazı hastalarda nabız fizyolojik olarak 60 /dak altında iken bazılarında daha yüksek atımlarda şikayet yaratabilmektedir.
  3. Hastalarda dikkat edilecek olan klinik olarak semptom yaratma ve hastanın stabilizasyonunu bozmadır.

Sağlık personeli bradikardiye bağlı kötü perfüzyon bulgularını saptamalıdır. Semptomatik olmayan bradikardide tedavi yerine gözlem önerilmektedir. Kötü perfüzyon bulguları şunlardır: • Akut mental durum değişikliği • Ciddi iskemik göğüs ağrısı • Konjestif kalp yetmezliği • Hipotansiyon • Şok belirtileri • 1.

  1. Basamak:  Güvenli hava yolu ve solunum desteği sağlayın ve oksijen verin  EKG monitörizasyonu, kan basıncı ve pulse oksimetre ölçümü yapın  Damar yolu açın • 2.
  2. Basamak:  Bradikardi nedeniyle oluşan kötü perfüzyona bağlı bulgu ve belirtiler var mı? • 3.
  3. Basamak:  Kötü perfüzyon varsa 2. ve 3.
  4. Derece bloklar için gecikmeden transcutan pacemaker hazırlayın.

 Pacemaker hazırlanıncaya kadar 0.5 mg IV Atropin uygulayın. (Class IIa) Max 3 mg sonunda etkili değilse pacemaker kullanın  Pacemaker etkili değilse Epinefrin (2-10 µg/dak) Dopamin (2-10 µg/kg/dak) • 4. basamak:  Transvenöz pacing için hazırlık yapın  Altta yatan sorunları çözmeye çalışın Bradikardi tedavisi sırasında dikkat edilecek durumlar vardır.

  • Atropin 0.5 mg altında verilirse paradoks olarak kalp hızını yavaşlatmaktadır ve Akut Koroner Sendromda ve AMI’da iskemi ve infarkt alanını genişletebilir.
  • Ardiyak transplantasyon sonrası Atropin etkisizdir.2.- 3.
  • Derece bloklarda pacemaker kullanımı Class I olarak değerlendirilir.
  • Beta bloker ve Ca Kanal blokeri intoksikasyonunda Atropin etkili değilse 3 mg Glukagon IV, 3 mg/saat infüzyon uygulanır.

Taşikardiler Taşikardilerle ilgili bir çok sınıflama yapılmıştır. Acil müdahale eden hekim supraventriküler ve ventriküler ritmleri ayıramadığı durumlarda geniş QRS’li ritmleri Ventriküler taşikardi olarak değerlendirmelidir. Taşikardileri dar ve geniş QRS kompleksi esas alınarak gruplandırırsak: • Dar QRS taşikardiler-supraventriküler (SVT) • Sinüs taşikardisi • Atriyal fibrilasyon • Atriyal flutter • AV nodal reentry • Aksesuar yolla oluşan taşikardi • Atrital taşikardi (ektopik ve reentran) • Multifokal atriyal taşikardi (MAT) • Junctional taşikardi • Geniş QRS taşikardiler • Ventriküler taşikardi (VT) • Aberan iletili SVT • Preeksitasyon taşikardileri Sağlık personeli öncelikle hastanın hava yolu, solunum ve dolaşımını değerlendirmeli ve sonrasında mevcut ritmin hastada semptom yaratıp yaratmadığına bakılmalıdır.

1. Basamak:

ABC değerlendirmesi yapın Oksijen verin EKG monitörizasyonu, kan basıncı, oksimetre değerlendirin Geri döndürülebilir sebepleri belirleyin ve tedavi edin

2. Basamak:

Hasta stabil mi? Stabil değil mi?

1. Basamak:

ABC değerlendirmesi yapın Oksijen verin EKG monitörizasyonu, kan basıncı, oksimetre değerlendirin Geri döndürülebilir sebepleri belirleyin ve tedavi edin

2. Basamak:

Hasta stabil mi? Stabil değil mi?

See also:  Qual O Nome Do?

5.Basamak: QRS dar ve düzenli ise

Vagal manevraları uygulayın Adenozin 6 mg IV puşe, dönmezse 12 mg IV tekrarlayın Ritm dönerse reentran SVT olarak düşünün ve takibe alın, Tekrarlarsa Adenozin, Diltiazem veya Beta bloker ile tedavi edin Ritm dönmezse Hızı diltiazem veya beta bloker ile kontrol edin, Altta yatan sebepleri aydınlatın

6. Basamak: Dar QRS düzensiz ritm

Atriyal fibrilasyon, atriyal flutter veya MAT olabilir. Hızı Diltiazem veya beta bloker ile kontrol edin

7. basamak: Geniş QRS düzenli ritim

Eğer ventriküler taşikardi veya bilinmeyen ritim ise; Amiodaron 150 mg IV 10 dakikada, max 2.2 g/24 saat Elektif senkronize kardiyoversiyon için hazırlanın Aberan iletili SVT ise Adenozin verin

8. basamak: Geniş QRS düzensiz ritim

Aberan iletili atriyal fibrilasyon ise dar QRS – AF protokolünü uygulayın Eğer preeksite AF ise (AF+WPW); Uzman konsültasyonu isteyin DİKKAT: AV nodu baskılayan Adenozin, digoksin,diltiazem ve verapamil UYGULAMAYIN Amiodaron 150 mg 10 dakikada IV uygulayın Rekürren polimorfik VT ise uzman konsültasyonu isteyin Torsades de pointes ise 1-2 gr magnezyum 5-60 dakikada infüzyon yapın

Referanslar 1.Highlights of the 2005 American Heart Association Guidelines for Cardiopulmonary Resuscitation and Emergency Cardiovascular Care. Circulation 2005; 112:IV.2. ACLS: Principles and Practice, Reference textbook. American Heart Association, 2003.

Kardiyak Arreste neden olan ilaçlar?

« Teorik Yazılar Uzm. Dr. Müge GÜNALP AÜTF İbni Sina Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Acil servislere yaygın başvuru nedenlerinden biri olan zehirlenmeler (acil başvuruların %1’i),özellikle 40 yaş altındaki bireylerde kardiyak arreste yol açması nedeniyle önemlidir.

Ardiyak arrest dışında kardiyovasküler toksisite; hipotansiyon veya hipertansiyon, kardiyak ileti bozukluğu sonucu disritmilere yola açarak da kendini gösterir. Kardiyovasküler toksisiteye yol açan ilaçlar asidemi, alkalemi, hipoksi veya elektrolit değişikliklerine yol açan metabolik etkileri ile veya miyokard hücrelerindeki iyon kanalları ile etkileşime geçerek doğrudan etki ile hemodinamik bozukluklara neden olabilir.

American Association of Poison Control Centers (AAPCC) verilerine göre 2004 yılında yaklaşık 2.5 milyon zehirlenme başvurusu yapılmış, mortalite 20-49 yaş grubunda % 56 olarak saptanmıştır. Tüm yaş gruplarındaki ölümlerde sırasıyla; Analjezikler (Asetaminofen), Antidepresanlar (TSA-Bupropion), Stimülanlar (Kokain), Sedatif hipnotikler/Antipsikotikler ve Kardiyovasküler ilaçlar rol oynamaktadır.

Zehirlenme olgularında yeterli araştırmanın olmaması veya çoğunun öncelikle küçük vaka gruplarından (Level of evidence/LOE 5), olgu raporlarından ve hayvan çalışmalarından (LOE 6) ibaret olması, önerilerin çoğunun uzmanların görüş birliğine dayanması ve bunları geçerli hale getirmek için ileri araştırma gerekmesi tanı ve tedavide zorluklara yol açmaktadır.AHA-ACLS komitesi toksikoloji çalışma grubunca hazırlanan temel rehberler zehirlenme vakalarını tedavide acil servis hekimlerine yol göstermektedir.

GENEL YAKLAŞIM Hikaye, klinik bulgu ve belirtiler, laboratuvar sonuçları ve zehir danışma merkezlerinin önerileri ışığında zehirlenme tanısı alan hastalarda tedavi planına geçilir. Ancak ölüm nedeninin bilinç bulanıklığı sonucu gelişen hava yolu obstrüksiyonu ve solunum arresti olduğu göz önüne alındığında, ilk yaklaşım hastanın havayolu açıklığını sağlayıp güvence altına almak ve solunum desteği vermek olmalıdır.

Solunum desteği sağlanırken ağız ağıza resusitasyon yapılmamalıdır (organofosfat, koroziv madde, siyanid alımları sözkonusu olabilir). Ayrıca hastanın bilinç durumunun her an kötüleşebileceği unutulmamalı; gerekiyorsa erken entübasyon yapılmalıdır. Özellikle opiyat zehirlenmeleri (eroin, fentanil, metadon) solunum depresyonuna ve bunun sonucunda solunum arrestine yol açmaktadırlar.

Bu nedenle ilk yaklaşım öncelikle ventilasyonun desteklenmesi ve yüksek akımda O2 verilmesidir. Opiyatların solunum etkileri opiat antagonisti nalokson ile düzeldiğinden cevapsızlık durumunda entübasyondan önce Nalokson 0.4-2 mg iv veya 0.4-0.8 mg im/sc uygulanması önerilmektedir.

  • Naloksonun etki süresi 45-70 dakika iken opiyatlara bağlı solunum depresyonu 4-5 saat sürdüğünden nalokson dozlarının tekrarlanması gündeme gelebilir.
  • Tekrarlanan dozlar sonucunda hastada opiyat geri çekilme reaksiyonu gelişebilir; ajitasyon, pulmoner ödem ve ventriküler aritmilere yol açabilir.
  • Bu yüzden özellikle kardiyovasküler hastalığı olan opiyat madde bağımlılığı olan hastalara Nalokson uygularken dikkatli olmalıdır.

Hastada havayolu reflekslerinin düzelmesi ve spontan solunumun gelmesi verilen nalokson tedavisinin yeterli olduğunu gösterir. Havayolu açıklığı ve solunum sağlandıktan sonra hastanın dolaşımının kontrolü; kardiyak ritim ve kan basıncı monitörizasyonunun yapılması,damar yolu açılması gerekmektedir.

  • HİKAYE Hikaye alınırken “Kim, ne zaman, niçin, nerede, ne almış?” sorularına cevap aranmalı; evde veya çevrede boş ilaç kutuları olup olmadığı araştırılmalı; verilen bilgilerin tünme güvenilmemeli ve her zaman için en kötüsüne hazırlıklı olmalıdır.
  • FİZİK MUAYENE Bir madde maruziyeti sonrası gözlenen semptom ve bulgular topluluğuna toksik sendrom adı verilmiş olup bu sendromların varlığında hastalarda ayırıcı tanı yapılması mümkün olabilmektedir (Tablo 1).

Hastanın vital bulguları bazı toksik sendromlar açısından yol gösterici olabilir. Ayrıca koku, iğne giriş izleri, tablet artıkları, ağızda yanık izleri veya uzun koma ile birlikte büller tanıda ipuçları sağlayabilir.

TOKSIK SENDROM ÖRNEK MADDELER GÖZLENEN BULGULAR EK BULGULAR
Sempatomimetik sendrom Kokain Amfetamin Ajitasyon,terleme,takikardi, hipertansiyon,hipertermi Miyokard infarktüsü, nöbet,rabdomiyoliz, ölüm→kardiyak arrest/nöbet/ hipertermi
Kolinerjik sendrom (SLUDGE) Organofosfatlar Karbamatlar Mantar Salivasyon,lakrimasyon, ürinasyon,defekasyon, bulantı,kusma, terleme güçsüzlük,bronkiyal sekresyon Bradikardi,miyozis, midriazis,nöbet, solunum yetmezliği, paralizi, ölüm→paralizi/ bronkore nöbet
Antikolinerjik sendrom Atropin Skopolamin Mental durumda bozulma (deliryum),midriazis,kırmızı kuru cilt, kuru müköz membranlar,idrar retansiyonu,barsak seslerinde↓, hipertermi Nöbet,disritmiler, rabdomiyoliz,koma, duysal/görsel hallüsinasyonlar, ölüm→ hipertermi/disritmi
Opioid Eroin Morfin Solunumun ve reflekslerin depresyonu Santral Sinir Sistemi depresyonu,miyozis, Hipotermi,bradikardihipotansiyon,SSS eksitasyonu,nöbet, disritmi,midriazis

Tablo 1. Toksik sendromlar LABORATUAR BULGULARI ■ AKG ■ Glukoz ■ BUN/Cre ■ KCFT ■ Elektrolitler ■ Anyon gap ■ Serum osmolalitesi ■ Serum β hCG ■ 12 derivasyon EKG ■ PAAG, ADBG ■ Toksikolojik tarama Toksikolojik tarama ile ilgili olarak yapılan çalışmalara göre Düzey 1 olarak sınıflandırılan değerlerin kan düzeyinin ölçülmesi önerilmektedir.

DÜZEY 1 DÜZEY 2 DÜZEY 3
Asetaminofen COHb Pahalı,özel tetkikler
Karbamazepin MedHb
Digoksin Lityum
Etanol Lidokain
Fenobarbital Kinidin
Fenitoin Prokainamid
Salisilat
Valproat
Teofilin
TAD

Tablo 2:Toksikolojik tarama TEDAVİ PLANI 1. Gastrointestinal (Gİ) Dekontaminasyon Gastrik lavaj Aktif kömür Katartikler Tüm barsak irrigasyonu 3755 hasta ile yapılan 4 geniş prospektif çalışmada Gİ dekontaminasyon yapılan ve yapılmayan hasta gruplarının sağkalımı araştırılmış.( Kulig.

Ann Emerg Med 1985;14:562-7., Merigian. Am J Emerg Med 1990;8:479-83., Pond. Med J Aust 1995;163:345-9., Merigian. Am J Thera 2002;9:301-8.) Gİ Dekontaminasyon yapılan grup ile yapılmayan arasında klinik gidişte fark olmadığı hatta Gİ Dekontaminasyon yapılan grupta aspirasyon ve yoğun bakıma yatış ihtiyacının arttığı saptanmış.

Standard tedavide önerilen önemli toksisite riski olan ve antidotu bulunmayan ilaçlar ile zehirlenmelerde ve ilaç alımından sonra ilk 1 saat içinde başvuran hastalara Gİ Dekontaminasyon uygulanmasıdır.2. Atılımın kolaylaştırılması Zorlu diürez İdrar alkalinizasyonu Periton Diyalizi Hemoperfüzyon Hemodiyaliz Plazmaferez 3.

• Asetaminofen → N-asetilsistein
• Atropin → Fizostigmin
• Benzodiazepin → Flumazenil (Anexate)
• Opiat → Nalokson
• Organofosfat → Atropin
• Metil alkol → Etil alkol+dializ
• Karbon monoksit → Oksijen
• Demir → Desferoksamin

4. İlaca bağlı kardiyak acillerin tedavileri – Hayatı tehdit eden disritmiler Bradikardi Taşikardi (VT,VF, Torsades de Pointes) – Hipertansif aciller – Akut koroner sendromlar – İlaca bağlı şok a) İlaca bağlı bradikardi Bradikardiye yol açan ilaç alımları, standard İleri Kardiyak Yaşam Desteği (İKYD) protokollerine dirençli olabilir.

Bu durumlarda özel antidot tedavi gerekebilir.Örneğin organofosfat/karbamat zehirlenmelerinde Atropin hayat kurtarıcı olabilir. (2-4 mg 3-5 dakikada bir) Beta Blokerler ; β1→İnotrop, kronotrop, otomatisite, β2→Bronkodilatasyon,glukoneogenez ve hücre içine potasyum girişiden sorumludur. Β adrenerjik reseptör blokajı yapan ilaçlar β reseptörlerin kompetetif olarak bloke olmasına ve cAMP düzeyinin düşmesine yol açar.Hastalarda ciddi hipotansiyon ve semptomatik bradikardi gözlenebilir.

İlk 6 saatteki başvurular ve semptomatik olanlar hospitalize edilmelidir. (geç salınımlı olanlar 8 saat) Tedavide c AMP düzeyini arttıran bir ajan antidot olarak kullanılabilir:Glukagon (pankreatik polipeptid hormon), Fosfodiesteraz inhibitörleri Hafif toksisite; sistolik kan basıncının (SKB) 100 mmHg altında olması, kalp hızının dakikada 60’ın altında olması durumudur.

Tedavide; Gİ dekontaminasyon, atropin 1 mg iv, sıvı infüzyonu uygulanır. Orta toksisite; SKB’nın 80 mmHg altında olması, kalp hızının dakikada 40’ın altında olması durumudur.Tedavide; elektif entübasyon, Glukagon 3-5 mg iv, atropin 3 mg iv ve1-3 g Ca Klorid yada 3-9 g Ca Glukonat verilmesi önerilmektedir.Ciddi toksisite; Kardiyojenik şok ve koma halidir.

Arteriyel ve pulmoner arter kateterizasyonu yapılmalıdır. Tedavide; Katekolamin infüzyonu, glukagon, fosfodiesteraz inhibitörleri (Milrinon 50μg/kg bolus 0.25-1μg/kg/dak infüzyon veya Amrinon 0.75μg/kg bolus 2-20μg/kg/dak infüzyon yapılabilir.),transkütan pil veya geçici pil uygulanması önerilmektedir.

İntra aortik balon pompa – kardiyopulmoner bypass (ekstrakorporeal membran oksijenizasyonu) gibi tedavi yöntemleri standard tedavilere yanıtsız durumlarda gündeme gelebilir. Ca Kanal Blokerleri ; Ca kanal blokerleri ile olan toksisitelerde kardiyak kontraksiyonun ve otomatisitenin baskılanması sonucunda ciddi bradikardi; ek olarak intrakardiyak ileti gecikmesi, hipotansiyon, insülin direnci ve hiperglisemiye eğilimin artması, glükoz metabolizmasının yavaşlamasının sonucunda anaerobik metabolizma artışı ile gelişen laktik asidoz gözlenir.

Tedavide (Tablo 4) ; -Gi dekontaminasyon -Atropin,iv sıvı,adrenerjik ajanlar -Ca tuzları (Ca Klorid) -Glukagon -Hiperinsülin/normoglisemi önerilmektedir. Tablo 4. Ca Kanal Blokerleri ile toksisitede tedavi algoritması b) İlaca bağlı taşikardi Sempatomimetik ajanlara bağlı taşikardilerde diazepam veya lorazepam güvenli olarak kullanılabilir. Pür antikolinerjik zehirlenmelerde fizostigmin antidot olarak uygulanabilir, ancak kolinerjik kriz belirtilerine dikkat edilmelidir.

Taşikardiye yol açan ilaç alımlarında sınırda hipotansiyonu olan hastalara diltiazem ve verapamil kullanımı, hipotansiyonu kötüleştirebileceğinden kontrendikedir Ayrıca toksin varlığında adenozin ve senkronize kardiyoversiyon da yarar sağlamamaktadır Taşikardiye yol açan ilaç alımları, miyokardiyal Na kanal blokajı ile kardiyak iletinin yavaşlamasına yol açarak da etki edebilirler.

Yavaşlayan kardiyak ileti QRS süresini uzatarak geniş kompleks taşikardi veya ventriküler disritmilere neden olur. Tanıda, çekilen 12 derivasyonlu EKG’de QRS genişlemesi, aVR derivasyonunda R dalgasının 3 mm olarak bulunması, sağ aks ve sağ dal bloğunun saptanması yol gösterici olabilir.

Nabızsız VT-VF gelişmesi durumunda ise standart İKYD protokollerine uyulur, antiaritmik olarak lidokain 1.5mg/kg bolus uygulanabilir, cevap alınırsa tekrarlayan dozlar (0.5mg/kg) verilebilir. Torsades de Pointes İzoelektrik çizgi çevresinde dönüyormuş izlenimi veren ve uzamış QT aralığı zemininde yerleşen değişken amplitüdlü QRS kompleksleri ile karakterize olan bir polimorfik ventriküler taşikardidir.

Depolarizasyonu uzatan Kinidin, Prokainamid, Disopramid gibi antiaritmikler,trisiklik antidepresanlar, fenotiazinler, organofosfatlı insektisidler; hipokalemi, hipomagnezemi ve hipokalsemi gibi elektrolit bozuklukları bu disritmiye yol açabilir. Tedavide MgSO4 2-4 gr iv verilmesi Sınıf IIa olarak önerilmiş olup diğer tedavi seçeneklerinin etkinliği ve güvenilirliği yüksek düzeyli çalışmalarla kanıtlanmamıştır.(Sınıf belirsiz) Trisiklik Antidepresan (TSA); His-Purkinje ileti sistemi ve miyokardda hızlı Na kanalı blokajı ile QRS ve QT uzamasına yol açarak VT’ye zemin hazırlar.Hücresel kontraktiliteyi azaltarak ve a adrenerjik blokaj ile hipotansiyona yol açar.

Mortaliteden hipotansiyon, ventriküler disritmi ve kalp blokları sorumludur. EKG’ de QRS ‘in 100 ms’den fazla olması, ileti gecikmesi, sağ dal bloğu, avr derivasyonunda R dalgasının 3 mm olarak saptanması ve disritmi, bradikardi, hipotansiyon, konvülziyon, asidoz, bilinç durumunda kötüleşme söz konusu olduğunda sodyum bikarbonat (NaHCO3) uygulanması Sınıf IIa olarak önerilmiştir (alkalinizasyon ve Na yükleme) 1-2 mEq/kg NaHCO3 bolusları ile pH düzeyinin 7.45-7.55 tutulması hedeflenmelidir Hipotansiyon varlığında norepinefrin veya dopamin infüzyonu yapılmalıdır.

Class Ia ve Ic antiaritmikler, Class III antiaritmikler, β bloker ve Ca kanal blokerlerinin kullanımı kontrendikedir. c) İlaca bağlı hipertansif aciller İlaca bağlı hipertansiyonda; endojen katekolamin salınımının etkilerini azalttığı için benzodiazepin ilk seçenek olmalıdır.

Ayrıca ilaca bağlı hipertansiyonun agresif kontrolü önerilmemektedir. İkinci seçenek yarılanma ömrünün ve etki süresinin kısa olması nedeniyle sodyum nitroprussid dir. (1mikrogram/kg/dak infüzyon) β reseptör blokajı sonucunda α-reseptör stimülasyonununa yol açarak mevcut hipertansiyonu kötüleştirebileceğinden β blokerlerin kullanımı kontrendikedir.

d) İlaca bağlı akut koroner sendromlar Kokain norepinefrin, epinefrin, dopamin ve serotonin salınımını arttırır, geri alımını bloke ederek;kalp üzerine direk ve indirek etki ile β adrenerjik reseptörlere etki ile kalp hızını arttırır, α adrenerjik reseptörlere etki ile koroner vazospazma yol açar.

  1. Okain intoksikasyonunda nitrogliserin kokaine bağlı vazokonstriksiyonu önler, β blokerlerin kullanımı ise durumu kötüleştirir.
  2. İlaca bağlı akut koroner sendromlarda ciddi hipertansiyon eşlik etse bile fibrinolitiklerin yararının riskinden fazla olduğu saptanmıştır.
  3. E) İlaca bağlı şok İntravasküler volüm azalmasına yol açarak hipovolemik şoka neden olan ilaç alımlarının tedavisinde salin ve Dopamin infüzyonu (Dopamin 3 mikrogram/kg/dak) yapılmalıdır.

Sistemik damar direncini azaltan ilaç alımlarının tedavisinde ise noradrenalin ve fenilefrin infüzyonu önerilmektedir. Miyokard kontraktilitesini azaltarak kardiyojenik şoka yol açan toksisitelerde sistemik damar direnci artmış olduğu için tedavide Dobutamin 3 mikrogram/kg/dak infüzyonu önerilmektedir.

  • F) İlaca bağlı kardiyak arrest,
  • Tüm hastalar için standart İKYD protokolleri uygulanmalıdır Zehirlenme vakalarında daha uzun resüsitasyon yapılması gerektiği unutulmamalı, standard protokollere cevap vermeyen hastalara resüsitasyonda ekstrakorporeal membran oksijenizasyonunun uygulanması düşünülmelidir.

Standart protokoldekinden daha yüksek dozda ilaç kullanımının gerekebileceği unutulmamalıdır. Standart İKYD ilaçları dışında NaHCO3, Ca++, glukagon, insulin gibi ilaçların ve spesifik antidot kullanımının yararlı olabileceği hatırda tutulmalıdır. Resüsitasyon başarısız olduğu zaman hastalar organ bağışı açısından değerlendirilmelidirler Kaynaklar: 1.Watson WA,Litovitz TL ve ark.2004 Annual Report of the American Association of Poison Control Centers Toxic Exposure Surveillance System.

  1. Am.J. Emerg.
  2. Med.2005: 499-666 2.Goldfrank LR, Flomenbaum NE, Lewin NA.
  3. Principles of Managing the Poisoned or Overdosed Patient: An Overview.
  4. Goldfrank’s Toxicologic Emergencies” McGraw-Hill.2002;37-39 3.The 2005 AHA Guidelines for CPR and ECC:Toxicology in ECC.Circulation 2005;112:IV 126-IV 132 4.Goldfrank LR, Flomenbaum NE, Lewin NA.

Vital signs and toxic syndromes. “Goldfrank’s Toxicologic Emergencies” McGraw-Hill.2002;255-260 5.Smilkstein MJ. Techniques used to prevent gastrointestinal absorption of toxic compounds. “Goldfrank’s Toxicologic Emergencies” McGraw-Hill.2002;44-57 6.Hack JP, Hoffman RS.

  • General management of poisoned patients.
  • Emergency Medicine”(Ed.J.
  • Tintinalli) McGraw-Hill.2003;1057-1063 7.Mokhlesi B, Leiken JB, Murray P.
  • Adult Toxicology in Critical Care.Part 1:General Approach to the İntoxicated Patient.
  • Chest.2003;123(2):577-592 8.Brett AS, Rothschild N, Gray R, et al.
  • Predicting the clinical course in intentional drug overdose: implications for the use of the intensive care unit.

Arch Intern Med 1987; 147:133-137 9.Hamad AE, Al-Ghadban A, Carvounis CP, et al. Predicting the need for medical intensive care monitoring in drug-overdosed patients. J Intensive Care Med 2000; 15:321-328 10.Kulling P, Persson H. The role of the intensive care unit in the management of the poisoned patient.

Med Toxicol 1986; 1:375-386 11.Callaham M. Admission criteria for tricyclic antidepressant ingestion. West J Med 1982; 137:425-429 12.Kellermann AL,Fihn SD,Logerfro JP et al.Impact of drug screening in suspected over dose.Ann Emerg.Med.1987;16:1206-1216 13.Sporer KA, Ernst AA.The effect of toxicologic screening on management of minimally symptomatic overdoses.

Am J Emerg Med 1992;10:173-175 14.Zimmermann JL. Poisonings and overdoses in the intensive care unit:general and specific management issues. Crit Care Med.2003;31(12):2794-2801 15.Carlin TM. β blocker toxicity. “Emergency Medicine”(Ed.J. Tintinalli) McGraw-Hill.2003;1105-1108 16.Kline KHJA.Calcium channel blockers.

“Emergency Medicine”(Ed.J. Tintinalli) McGraw-Hill.2003;1108-1112 17.Kurt C. Kleinschmidt, MD, FACEP Associate Professor of Surgery, Division of Emergency Medicine; Director, ToxicologyFellowship Program, University of Texas Southwestern Medical Center; Associate Medical Director, Emergency Department,Parkland Memorial Hospital, Dallas, Texas 18.Mc Cabe ve ark.

Experimental Tricyclic Antidepressant Toxicity:A Randomized, Controlled Comparison of Hypertonic Saline Solution, Sodium Bicarbonate and Hyperventilation Ann Emerg.Med.1998;32(3):329-333

Asistole ne demek?

Asistol – Vikipedi

Bir çift normal sinüs ve atriyal atım sonrasında asistol gösteren ritim çizgisi. Asistol göstermekte olan bir, Asistol veya halk arasında bilinen adıyla düz çizgi ; akışı olmaması, kasılmaması ve kardiyak etkinliğin olmaması durumudur. Ölüm kriterleri karşılanmıyorsa Kardiyopulmoner resüstasyona başlanır.

ABC neden CAB oldu?

TYD basamakları sıralamasında yetişkinler ve pediyatrik hastalar için ‘A-B -C’ uygulaması ‘ C-A-B’ (Dolaşım, Havayolu, Solunum) olarak değiştirilmiştir. ‘C-A-B’ sıralamasıyla, kalp masajı daha kısa sürede başlamış olacak ve ventilasyon çok az gecikmiş olacaktır.

Post CPR hasta ne demek?

TANIM; KPR sonrası bakım, resüsitasyon sırasında spontan sirkülasyona dönüş (SSD)’den sonra hastanın yaşam beklentisini ve yaşam kalitesini arttırabilmek için uygulanan bakım sistemidir.