Sabor De Minas

Dicas | Recomendações | Comentários

Art Deprem Ne Demek?

Artçı depremlerin olması iyi mi?

Artçı depremler büyük bir depremin yaklaştığını gösterdiği var sayılmaktadır yani pekte iyi bir şey sayilmaz 2. Sorunun cevabı için artçı depremler veya küçük depremler büyük bir depremin enerjisini almaz.

Artçı depremler büyük depremin habercisi mi?

Büyük bir deprem meydana geldikten sonra ortaya çıkan yoğun enerji artçılara sebep olur ancak bu enerji dalgalarının uzak mesafedeki başka bir depremi tetikleyeceğine dair kesin bir bilgi bulunmuyor. Kandilli Rasathanesi, bunun düşük bir ihtimal olduğunu belirtiyor. – Habertürk Giriş: 22.02.2023 – 09:28 Güncelleme: 22.02.2023 – 09:28 ABONE OL 1 Büyük depremler meydana geldikten sonra akla ilk gelen endişe, diğer depremleri tetikleyip tetiklemeyeceğidir. Böyle bir olasılık var mı? Kandilli Rasathanesi bu soruyu cevaplıyor.2 Büyük bir deprem, yakın çevresindeki küçük depremleri tetikler ve bu depremlere artçı depremler denir. Artçılar; büyük bir kırılma sonrası levhaların tam olarak yerleşmesi için hareket etmesiyle meydana gelir.3 Ancak büyük bir depremin çok uzaktaki bir fay hattını tetikleyip tetiklemeyeceği konusu ise bilim dünyası tarafından halen tartışılıyor. Geçmişe dönüp bakıldığında bu şekilde meydana geldiği ileri sürülen depremlerin sayısı oldukça az hatta bu örneklerin birçoğu uzmanlar tarafından kabul edilmedi.

Artçı depremler en fazla kaç şiddetinde olur?

1 adet de 6.6 büyüklüğünde bir sarsıntı var. Bu büyüklükteki depremler sonrasında artçı sarsıntılar daha uzun bir süre devam edecek. Bir bölümünde büyüklüğü 5 ve üzerine çıkabilir.

Artçı deprem nedir kısa?

Bu madde hiçbir kaynak içermemektedir, Lütfen güvenilir kaynaklar ekleyerek madde içeriğinin geliştirilmesine yardımcı olun. Kaynaksız içerik itiraz konusu olabilir ve kaldırılabilir, Kaynak ara: “Artçı deprem” – haber · gazete · kitap · akademik · JSTOR ( Eylül 2023 ) ( Bu şablonun nasıl ve ne zaman kaldırılması gerektiğini öğrenin )

table>

Makale serilerinden Deprem Türleri Nedenler Özellikler Ölçüm Tahmin Diğer

Kategori İlgili konular

g t d

Artçı deprem, ana depremden sonra meydana gelen deprem, Artçı sarsıntılar, ana depremin hissedildiği merkezde gerçekleşir; ancak büyüklüğü daha düşüktür. Buna rağmen ana depremin zayıflattığı yapıların yıkılmasına neden olarak, daha fazla yıkıma neden olabilir.

Bu artçı depremler ne kadar sürer?

Boğaziçi Üniversitesi – Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

GENEL BİLGİLER Deprem esnasında nasıl davranmalıyız?

Dünyada kaydedilen en büyük deprem hangisidir? 1900 den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960’ta Şilide olmuştur (Magnitud= 9.5 Mw). Yeryüzünde en az sallanan kıta hangisidir? Depremi en az olan kıta Antartikadır. Magnitüd ve Şiddet arasındaki fark nedir? Magnitüd depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü; şiddet ise depremin yapılar ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

  1. Depremin Magnitüdü Nedir? Depremin Magnitüdü, belli bir zaman diliminde kaydedilen sismogram üzerindeki deprem dalgalarının genliğinin logaritması olarak tanımlanır.
  2. Depremin Şiddeti Nedir? Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır.
  3. Şiddetin ölçüsü, insanların deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüe alınarak yapılır.

Şiddeti tanımlamak için birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı (Modified Mercalli (MM) Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır.

  • Richter Ölçeği nerede satılır? Satılmaz.
  • Richter Ölçeği bir alet değildir; depremin magnitüdünü tanımlayan matematiksel bir formüldür.
  • Artçı Deprem (Aftershock) nedir? Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.
  • Artçı Depremler (Aftershocklar) ne kadar süre ile devam eder? Belli bir süresi yoktur, 1 ay da olabilir 2 yıl da.

Depremin süresi ne kadardır? Bir ile doksan saniye arasında değişir. Depremler önceden belirlenebilir mi? Var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır. Fay nedir? Yerkabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli olarak yerdeğiştirmesidir.

( ) Kuzey Anadolu Fay Hattı nedir? Doğuda Karlıova ile batıda Mudurnu vadisi arasında doğu-batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en aktif ve en önemli kırık hatları arasında yer alan Kuzey Anadolu fay zonunun uzunluğu yaklaşık 1200 km dir; genişliği ise 100 m ile 10 km arasında değişir. Deprem olan her yerde fay varmıdır? Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur.

P ve S dalgası nedir? ( )

P dalgası: Kayıtçılara ilk ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı kabuğun yapısına göre 1.5 ile 8 km/sn arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusundadır (boyuna dalga). Yıkım etkisi düşüktür. S dalgası: Kayıtçılara ikincil olarak ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı P dalgası hızının %60’ı ile %70’i arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusuna dik ya da çaprazdır (enine dalga). Yıkım etkisi yüksektir. ( )

Sıvı Etkisi (Liquefaction) nedir? Kum-kil gibi gevşek malzemeden oluşan katmanların deprem sırasında sıvıların çalkalanmasına benzer bir özellik göstermesidir. Magnitüdlerine göre 1 yılda tüm dünyada kaç tane deprem olmaktadır? (USGS ten)

Tanım Büyüklük Yıllık Ortalama
Çok Çok Şidetli (Great) 8 >= 1
Çok Şiddetli (Major) 7 – 7.9 18
Şiddetli (Strong) 6 – 6.9 120
Orta Şiddette (Moderate) 5 – 5.9 800
Hafif (Light) 4 – 4.9 6,200 (tahmini)
Çok Hafif (Minor) 3 – 3.9 49,000 (tahmini)
Çok Çok Hafif (Very Minor) < 3.0 Magnitüd 2 – 3: günde yaklaşık 1,000 Magnitüd 1 – 2: günde yaklaşık 8,000

Aletle deprem ölçümü ilk kez ne zaman yapılmıştır? İlk sismoskop M.S.132 yılında Çinli filozof Chang Heng tarafından icat edilmiştir. Bu aygıt ayaklı bir vazo üzerine eşit aralıklarla yerleştirilmiş 8 tane ejderha başı ile vazonun ayağı üzerine yerleştirilmiş 8 tane kurbağadan oluşur,

Kurbağların açık olan ağızları ejderhalara doğru dönüktür. Deprem sırasında ejderlerden bazıları ağızlarındaki bilyeyi kurbagaların ağzına düşürür. Hangi ejderin bilyesi düşmüşse sarsıntının doğrultusu o yödedir. Aletin kendi bulunduğu yerde hissedilemeyen yaklaşık 750 km uzaklıklardaki depremleri algılayabildiği söylenmektedir.

Aletin gövdesini oluşturan vazonun içerisinde ne tür bir düzenek olduğu bilinmemektedir. Bu konudaki en yaygın görüş, vazo içerisine çok duyarlı bir sarkaç’ın yer aldığı görüşüdür. Deprem nerelerde oluşur? Deprem herhangibir yerde ve herhangibir zamanda oluşabilir. Genel olarak depremlerin kaboğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlenmiştir ve bu kesiler hep levha sınırlarıdır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler yeryüzünde üç ana kuşak oluşturur.

1. Kuşak (Pasifik Deprem Kuşağı) : Şiliden kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD nin batı kıyıları ve Alaskanın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelandayı içine alan en büyük deprem kuşağıdır. Yeryüzündeki büyük depremleri %81’i bu kuşak üzeride gerçekleşir. 2. Kuşak (Alpine) : Endonezyadan (Java-Sumatra) başlayıp Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlantik okyanusuna ulaşan kuşaktır. Yeryüzündeki büyük depremlerin %17’si bu kuşakta oluşur. 3. Kuşak (Atlantik) : Bu kuşak Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.

Türkiyede kaydedilen en büyük deprem hangisidir? Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem 26 Aralık 1939 Erzincan’ da olmuştur. Gece yarısı olan depremde yaklaşık 33 000 kişi ölmüştür. Deprem tehlikesi en yüksek ve en düşük olan bölgemiz hangileridir ? : Boğaziçi Üniversitesi – Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

Küçük depremler iyi bir şey mi?

Hayır, küçük depremler büyük depremin şiddetini azaltmaz. Küçük depremler genellikle büyük depremlerden önce veya sonra meydana gelebilir ve bu depremler, yerkabuğundaki gerilimleri hafifletebilir.

Sürekli deprem olması normal mi?

Zaman içerisinde deprem sıklığının artması veya azalması normaldir. Depremler, “rastgeleye benzer” (İng: “quasi-random”) olgulardır; yani istatistiki olarak öngörülebilir bir yaşanma sıklığı modelini takip etmekle birlikte, kendi içerisinde belirli bir rastgeleliğe veya “veri gürültüsüne” de sahiptir. Art Deprem Ne Demek Deprem sıklığı ile büyüklüğü arasındaki ilişkiyi gösteren sismolojik modellerimiz (kırmızı çizgi), gözlenen veriyle (mavi çizgi) oldukça tutarlıdır. Bir depremin büyüklüğü ne kadar büyükse, herhangi bir yıl içerisinde yaşanma ihtimali o kadar düşük olmaktadır.

BGS Deprem faaliyeti, Dünya’nın kabuğunu oluşturan tektonik plakaların faaliyetiyle belirlenir. Bu plakaların yüzeyi ve kenarları kusursuz değildir, son derece karmaşık bir şekilde, girinti-çıkıntılara sahiptir. Bu plakaların hareketine sebep olan şey, Dünya’nın çekirdeğindeki radyoaktif elementlerin bozunması sonucu açığa çıkan ısının kayaçları eriterek magmaya dönüştürmesi ve bu magmanın farklı katmanlarındaki sıcaklık farkından ötürü, tıpkı ısınan havanın yükselmesi ve soğuyan havanın çökmesi gibi, magma tabakasının döngüsel bir şekilde hareket etmesidir.

Dolayısıyla bu süreçte termodinamik birçok faaliyet gerçekleşmektedir ve bunlar da her zaman deterministik değildir, bol miktarda kaos bulunur. Tüm bunlar bir araya gelerek levhaları hareket ettirir, bu levhalar birbirlerine sürtünür, birbirinden uzaklaşır veya çarpışırlar, buna bağlı olarak deprem ve volkanik faaliyet dediğimiz olaylar gerçekleşir.

Gece neden deprem oluyor?

DEPREMLER NERDEN GECE OLUR? – Bilimsel olmasa da uzmanlar bu sorunun yanıtını belli bir çerçevede veriyor. Güneş’in çekim gücünün etkisiyle Dünya’nın gece bölümü büyük bir baskı altındayken, gündüz kısmı gevşek konumdadır. Bu sebeple depremlerin genelde gece olduğu ve aşırı basınca dayanamayıp kırıldığı tahmin ediliyor.

Sıcak havalar deprem habercisi mi?

Hava olaylarıyla bir ilgisi yok.’

Artçı deprem yıkar mı?

Maraş merkezli iki depremin ardından uzmanlar, hasarlı binalar için artçı uyarısı yaptı: Sarsıntılar üç yıla kadar sürebilir. Hasarlı binaların yıkılma riski var. Artı Gerçek – Ankara Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent Kaypak, deprem bölgesinde artçı sarsıntıların üç yıla kadar devam edebileceğini söyledi.

  • Aypak, “Bu artçıların bina yıkma ihtimali kesinlikle var” uyarısı yaparak, “En küçük artçı bile bir zarar görmüş binayı yıkabilir” dedi.
  • ‘6’NIN ÜZERİNDE ARTÇI OLABİLİR’ Prof.
  • Aypak, Maraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin dehşet verici boyutlarda olduğunu söyleyerek, “Dolayısıyla enerjileri büyük olduğu için bunların devam eden artçıları da üç aydan başlar bir yıl, iki yıl belki üç yıla kadar devam edebilir.

Büyüklükleri de zaman içerisinde küçük depremlere doğru gidecektir; ama yer yer 5’in üzerinde, 6’ya yakın ve belki de 6’nın üzerinde artçılar olabilir” dedi. “Dolayısıyla bu konuda halkın bilinçli olmasında fayda var. Çünkü bunun ne zaman biteceğini biz kestiremeyiz” diyen Kaypak, “Ama böyle büyük enerjinin açığa çıkmasından sonra artçıların uzun süre devam ettiğini söyleyebiliriz.

Bunu Van depreminde gördük, Kocaeli depreminde gördük. Kısa sürede pat, diye bitmiyor bunlar. Dolayısıyla uzun süreli bir seyri var ki, burada olay daha farklı” ifadelerini kullandı. ‘RİNGDEKİ BOKSÖR GİBİ YUMRUK YEDİLER’ Prof. Dr. Kaypak, bölgede art arda iki deprem meydana gelmesinin artçı sayısını da yükselttiğine dikkat çekerek, “İlk olan depremin etkisi belki uzun süre sürecekken ikinci deprem olması bu süreyi daha da uzatmış olacak.

Bu artçıların bina yıkma ihtimali kesinlikle var. Özellikle 7.7 ve 7.6 gibi 2 büyük depremde o bölgedeki binaların çoğu şu anda aynı ringdeki boksör gibi çok sayıda yumruk yedi. Hala da yemeye devam ediyor. Dolayısıyla en küçük artçı bile bir zarar görmüş binayı yıkabilir.

O yüzden insanların bu hasarlı binalara ki hasarlı binalar yanında sağlam binalara bile şu an girmemesi elzem bir şey” dedi. ‘TEKRAR 7 ÜZERİNDE DEPREM BEKLEMİYORUZ’ Prof. Dr. Kaypak, bölgede yeni 7 büyüklüğünde deprem beklenmediğini vurgulayarak, “O iki kırılmış hat üzerinde yeni 7’ye yakın deprem olması çok zor; çünkü artık birikmiş enerjinin tamamı atıldı.

Dolayısıyla aynı hat üzerinde, aynı sistem üzerinde tekrar o büyüklükte bir deprem olması çok zor. Bunu geçmiş veriler, geçmiş depremler gösteriyor bize. Ama burada çok önemli olan bir şey var ki 7.6’lık 2’nci depremi orada beklemiyorduk. Kesinlikle böyle bir deprem beklemiyorduk.

Ana şoktan sonra meydana gelecek artçıların seyrini izleyecektik; ama bu 2’nci kol çok sürpriz oldu. Dolayısıyla bir fay sistemi üzerinde ana kollar üzerinde tali kollar varsa bunlara da artık bundan sonra dikkat çekilmesi gerekiyor. Çünkü ana kolda meydana gelen bir büyük deprem bir tali koldaki 2’nci bir kırığa yol açtı.

Dolayısıyla bu tetiklendi, diyebiliriz. O yüzden dikkatli olmakta fayda var” diye konuştu. (DHA)

Artçı depremler de azalma var mı?

Artçı sarsıntı nedir? – Artçı depremler, bir deprem dizisinin takip eden günlerde, haftalar ve aylar içinde meydana gelen ikincil depremlerdir. Bazı durumlarda ana olay gibi görülen depremler aslında bir ön sarsıntı olabilir ve bu daha büyük bir depremin habercisidir.

Her deprem artçı şoklara yol açar, bunların gücü ilk sarsıntının büyüklüğü ile orantılıdır. Türkiye’de art arda meydana gelen depremlere bakıldığında, artçı şokların birçoğu ek hasar ve can kaybına neden olacak kadar büyük oldu. Western Washington Üniversitesi ‘nden bir sismolog olan Jackie Caplan-Auerbach, The Post’a yazdığı bir mesajda, “Artçı şok olasılığı, büyük ve potansiyel olarak zarar verici sarsıntılar gibi zamanla azalır.

Bununla birlikte, bunlar aylarca hatta yıllarca devam edebilir” ifadelerini kullandı. Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu, artçı sarsıntılarla ilgili olarak en olası senaryonun yüzde 90 meydana gelme ihtimali olduğunu belirtti. Kuruma göre büyüklüğü 7’nin altında olan artçı sarsıntıların sıklığı gelecek ay içinde azalmaya devam edecek.

  • Urum, ” Orta ila büyük artçı şoklar (5 ve 6 büyüklüğünde) muhtemel ve özellikle zayıf yapılar da yerel hasara neden olabilir.
  • Daha küçük büyüklükteki depremler (3 ve 4 büyüklüğünde) merkez üslerine yakın insanlar tarafından hissedilecek” diye ekledi.
  • Ayrıca kurum, bu nedenle bölge sakinlerinin hasarlı yapılara girmemesi konusunda da uyarıda bulundu.6 Şubat’taki ilk kayma veya fay kırılması ndan bu yana, büyüklüğü 6 veya daha büyük olan üç deprem ve büyüklüğü 5 veya daha büyük olan 32 deprem meydana geldi.

Bu büyüklük, yapısal hasarın büyük bir sorun haline geldiği zamanlar için kabaca bir eşiktir. USGS ‘ye göre bunların tam olarak 23 tanesi ilk 48 saat içinde meydana geldi. Ana şokun kendisi, Suriye sınırına yakın güney-orta Türkiye’de Gaziantep ‘in 20 mil batı-kuzeybatısını vuran 7.8 büyüklüğünde bir depremdi.

Yıkıcı deprem kaç şiddetinde olur?

Ölçümü ve yerlerinin belirlenmesi – Ana madde: Bir depremin büyüklüğünü tanımlamak için kullanılan araçsal ölçekler, 1930’larda ile başladı. Deprem genliğinin nispeten kolay bir ölçümüdür ve 21. yüzyılda en az düzeyde kullanılır., geçer ve büyük mesafelerde tarafından kaydedilebilir.

  • Yüzey dalgası büyüklüğü, 1950’lerde uzak depremleri ölçmek ve daha büyük olayların doğruluğunu artırmak için bir araç olarak geliştirildi.
  • Yalnızca şokun genliğini ölçmekle kalmaz aynı zamanda sismik momenti de hesaba katar (toplam kırılma alanı, fayın ortalama kayması ve kayanın katılığı).
  • Japonya Meteoroloji Ajansı sismik şiddet ölçeği, Medvedev–Sponheuer–Karnik ölçeği ve, gözlemlenen etkilere dayalıdır ve sarsıntının şiddetiyle ilişkilidir.

Depremler sismograflarla uzun mesafelerde ölçülür çünkü sismik dalgalar dünyanın iç kısmı boyunca hareket eder. Depremin kesin büyüklüğü numaralandırması (ya da eskiden kullanımda olan Richter ölçeği) ile tespit edilir. Buna göre 7 ve üstü depremler yıkıcı türlerdendir.

Artçı depremler binalara zarar verir mi?

AFAD DEPREM SONRASINDA YAPILMASI GEREKENLER KAPALI ALANDAYSANIZ; Önce kendi emniyetinizden emin olun. Sonra çevrenizde yardım edebileceğiniz kimse olup olmadığını kontrol edin. Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, gaz vanasını kapatın.

  • Camları ve kapıları açın.
  • Hemen binayı terk edin.
  • Dökülen tehlikeli maddeleri temizleyin.
  • Yerinden oynayan telefon ahizelerini telefonun üstüne koyun.
  • Acil durum çantanızı yanınıza alın, mahalle buluşma noktanıza doğru harekete geçin.
  • Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla size yapılacak uyarıları dinleyin.

Cadde ve sokaklarıacil yardım araçları için boş bırakın. Her büyük depremden sonra mutlaka artçı depremler olur. Artçı depremler zaman içerisinde seyrekleşir ve büyüklükleri azalır. Artçı depremler hasarlı binalarda zarara yol açabilir. Bu nedenle sarsıntılar tamamen bitene kadar hasarlı binalara girilmemelidir.

99 depreminde kaç tane artçı deprem oldu?

17 Ağustos 1999 Marmara depremi saat kaçta, kaç şiddetinde, kaç saniye sürdü? Gölcük depreminde kaç kişi öldü? Art Deprem Ne Demek 17 Ağustos 1999 ‘nin detayları gündemde yer alıyor. Her yıl 17 Ağustos tarihinde unutulmazken hayatını kaybeden vatandaşlarımız rahmetle anılıyor.1999 Gölcük Depremi, İzmit Depremi, Marmara Depremi ya da 17 Ağustos 1999 depremi, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Düzce ve Yalova’da büyük yıkımlara neden olmuştu.

  • Türkiye tarihinin en büyük acılarından birini yaşarken, 365 bin konut depremde ya yıkıldı ya da hasar gördü.
  • Marmara Depremi’nde İstanbul’da depremden en çok zarar gören yer Avcılar olmuştur.17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİ KAÇ BÜYÜKLÜĞÜNDEYDİ? Depremin büyüklüğü çeşitli kuruluşlar tarafından değişik değerlerde bildirilmişse de moment şiddeti büyüklüğü Mw = 7,4 ve yüzey dalgası büyüklüğü Ms = 7,7 değerleri civarında değişmektedir.

Depremin odak derinliğinin 17 km olduğu ve sağ atımlı 120 km civarında bir fay hareketi ortaya çıktığı yapılan incelemelerle belirlenmiştir. Ana deprem dalgasının ardından büyüklüğü 4,0-5,0 değerlerinde olan çok sayıda artçı depremler meydana gelmiştir.17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ (GÖLCÜK) KAÇ DAKİKA, SANİYE SÜRDÜ? Deprem 17 Ağustos 1999 da saat 03.02 de 40.70 kuzey enlemi ile 29.91 doğu boylamının tarif ettiği bölgede, İzmit’in 11 km.

Güney doğusunda meydana gelmiştir. Depremin büyüklüğü çeşitli kuruluşlar tarafından değişik değerlerde bildirilmiş ise de, moment büyüklüğü 7.4 ve yüzey dalgası büyüklüğü 7.8 değerleri civarında değişmektedir. Depremin odak derinliğinin 10-15 km. olduğu ve sağ atımlı 120 km. civarında bir fay hareketi ortaya çıktığı yapılan incelemelerle belirlenmiştir.

See also:  3d Secure Ne Demek?

Ana deprem dalgasının ardından büyüklüğü 4.0-5.0 değerlerinde olan çok sayıda artçı depremler meydana gelmiştir.45 saniye süren Gölcük depremi sadece Kocaeli’nde değil, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir bölgede ve Marmara’da hissedildi. Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova’ da büyük can ve mal kaybı ile yıkıma neden olan depremde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken on binlerce kişi yaralandı.

  • Art Deprem Ne Demek GÖLCÜK DEPREMİ İLLERE GÖRE ÖLÜ SAYISI:
  • Bolu: 270
  • Bursa*: 268
  • Eskişehir*: 86
  • İstanbul*: 981
  • Kocaeli: 9.477
  • Sakarya: 3.891
  • Yalova: 2.504
  • Zonguldak: 3

Bursa ilinde ölen kişilerin 258’i, İstanbul ilinde ölen kişilerin 527’si, Eskişehir ilinde ölenlerin 53’ü yaralı olarak diğer bölgelerden gelmiş ve tedavi olurken bu illerde ölmüştür. Yani aslında deprem nedeniyle Bursa ilinde 10 kişi, İstanbul ilinde 454 kişi, Eskişehir ilinde 33 kişi ölmüştür.

  1. Art Deprem Ne Demek Aynı araştırmaya göre;
  2. Yaralı sayısı: 48.901
  3. Sakat kalan: 505

Yıkılan ve ağır hasarlı bina: 96.796 konut ve 15.939 işyeri

  • Orta hasarlı konut: 107.315
  • Orta hasarlı işyeri: 16.316
  • Az hasarlı konut: 113.382
  • Az hasarlı işyeri: 14.657
  • Prefabrik talep sayısı: 43.264
  • Dağıtılan prefabrik sayısı: 40.786

Art Deprem Ne Demek Gölcük depreminden sonra Türkiye’ye toplamda 52 ülke yardım etmiştir: Japonya, Belçika, İsrail, Azerbaycan, Bangladeş, KKTC, Kıbrıs Rum Kesimi, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fas, Cezayir, Almanya, İtalya, Pakistan, Ürdün, Fransa, Rusya, İngiltere, Mısır, Yunanistan, Gürcistan, İsveç, Macaristan, Malezya, Finlandiya, Amerika Birleşik Devletleri bu ülkelerden bazılarıdır. Art Deprem Ne Demek SON 100 YILDA ÜLKEMİZDE YAŞANAN BÜYÜK DEPREMLER 127 Aralık 1939 Erzincan Depremi 7.9 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi 7.7 ve 7,6 24 Kasım 1976 Çaldıran Depremi 7,517 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi 7.423 Ekim 2011 Van Depremi 7.212 Kasım 1999 Düzce Depremi 7.224 Ocak 2020 Elazığ Depremi 6.630 Ekim 2020 İzmir Seferihisar Depremi 6,6

  1. 1 Mayıs 2003 Bingöl Depremi 6,4
  2. 6 ŞUBAT 2023 KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİ

2023 Kahramanmaraş depremleri, 6 Şubat 2023’te dokuz saat arayla meydana gelen, merkez üsleri sırasıyla Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan, 7,7 Mw  ve 7,6 Mw  büyüklüklerindeki iki deprem. Depremler sonucunda Türkiye’de resmî rakamlara göre en az 50 bin 783, Suriye’de ise en az 8 bin 476 kişi hayatını kaybetti ve toplam 122 binden fazla kişi ise yaralandı.

Artçı deprem daha ne kadar sürecek?

Artçı depremlerin uzun bir süre daha devam edeceğini ama belli bir zamandan sonra azalarak artık sona ereceğini söylemenin mümkün olduğunu fakat bu artçı sarsıntıların en az 2 yıl kadar sürmesini beklediklerini söyledi.

Kaç Şiddetinde deprem evleri yıkar?

Binaların Yıkılma Şiddeti – Uzmanlar, Türkiye’nin deprem bölgesi ve aktif fay hatları üzerinde olması nedeni ile depreme alışık olması gereken bir ülke olması gerektiğini söylüyor. Manisa ve Ankara’da yaşanan depremlerin öncesindeki aylarda aylarda İstanbul’da yaşanan 5.8’lik deprem nedeni ile medyada İstanbul’da bina dayanıklılığını gündeme getirmişti.

  1. Onuya dair açıklamalarda bulunan uzmanlar, Türkiye’de bina yıkılmalarına ilişkin 7.6 şiddeti üzerinde duruyorlar.
  2. Uzmanların yapmış oldukları deprem dayanıklılığı açıklamalarında; 7.6 sınırının belirlenmesinde bu şiddetin üzerinde daha yüksek şiddette bir deprem olmadığını belirtiyor.
  3. Uzmanlar, öngörülen şiddetin artırılması durumunda ise bir yapının inşa edilme maliyetlerinin artacağı vurguluyor.

Öngörülen şiddet sınırı arttırılırsa, mesela 7.8-7.9`a çıkartılırsa, bina maliyeti yükselir. Binaların Yıkılma Şiddeti

7 büyüklüğündeki deprem 5 büyüklüğündeki depremin kaç katıdır?

SAÜ. Sakarya Meslek Yüksekokulu – Sismoloji (Deprem Araştırma ve Yer Hareketleri) DEPREM BÜYÜKLÜĞÜ’NÜN BELİRLENMESİ RICHTER ÖLÇEĞİ, SİSMİK MOMENT, SİSMİK ENERJİ Dr.Charles Richter ‘in bilim dünyasına en büyük katkısı hiç şüphesiz, depremler tarafından yayılan dalgaların depremin büyüklüğünün ölçülmesi için iyi bir kaynak oluşturabileceğini farketmesiydi.

  • Sayısız deprem dalgası kayıdını inceleyerek daha sonra kendi adıyla anılacak olan kalibrasyon ölçeğini geliştirdi.
  • Richter, depremin içsel enerjisi ne kadar büyükse, yer haretketinin amplitüdünün de o kadar büyük olacağını gösterdi.
  • Büyüklük (magnitud) ölçeğini, periyodu 1 saniye olan shear dalgalarına hassas sismometreler kullanarak kalibre etti.

Ancak, Richter kayıtlarının tamamını Wood-Anderson Sismografı adındaki belli bir cihazdan elde ediyordu ve ölçümleri sadece Kaliforniya depremeleri ile sınırlıydı. Daha sonra sismolojistler bu ölçeği hertür sismorgraf ve dünyanın her yeri için geçerli hale getiren çalışmlar yaptılar.

  • Aşağıdaki diagram’da Richter’in güney Kaliforniya’daki bir depremi ölçmek için kullandığı orjinal sismogram kaydı yer almaktadır:
  • Diagram’daki ölçekler belli bir matematiksel hesabı göz ile yapmayı sağlayacak bir nomogram meydana getirmektedirler.
  • Depremin büyüklüğünün nomogram yardımıyla belirlenmesi için sırasıyla aşağıdaki işlemler uygulanır:
  1. P dalgalarının başladığı andan S dalgalarının başladığı ana kadar geçen süre hesaplanır. (Bu örnekte 24sn)
  2. 24sn. nomogramda işaretlenir ve ona karşılık gelen 215km değeri okunur. Bu istasyonun merkez üssüne uzaklığıdır.
  3. En güçlü S dalgasının amplitüdü ölçülür (bu örnekte 23mm) ve nomogramda işaretlenir.
  4. İlk iki işaret doğrusal olarak birleştirilir. Depremin büyüklüğü (magnitud) bu iki işareti birleştiren doğrunun magnitud ölçeği ile kesiştiği noktadır. (Bu örnekte depremin büyüklüğü 5’tir)
  1. Richter Büyüklüğü’nün denklem olarak ifadesi ise aşğıdaki gibidir:
  2. M L = log 10 A(mm) + (Uzaklık düzeltme faktörü)
  3. Bu denklemde A Wood Anerson sismografından elde edilen amplitüdü (mm olarak) gösterirken uzaklık faktörü Richter’in 1958’de yayınladığı Elementary Seismology isimli kitabından elde edilmektedir.
  4. Richter’in güney Kaliforniya’da kullandığı nomogramın denklemi ise aşağıdadır:
  5. Denklemde geçen P dalgaları başladığı andan S dalgalarının başaldığı ana kadar geçen süreyi (S-P) temsil etmektedir.

Sismoljistler, depremin büyüklüğünün tespiti için genellikle farklı sismograf istasyonlarından elde ettikleri verilerin ortalamasını kullanırlar. Bu istasyonların verileri arasındaki sapmanın genellikle 02.-0.3 birim olması beklenir. Sismik Moment Sismolojister son zamanlarda Moment Büyüklüğü (Moment Magnitude) adıyla sismik moment’den elde edilen ve aletlerden bağımsız yeni bir büyüklük ölçeği geliştirmişlerdir.

Sismik moment üzerine fikir sahibi olmak için fizikteki tork kavramına bir bakmamız lazım. Tork bir sistemin açısal momentumunu değiştiren güç olarak tanımlanır ve kuvvet x sistemin dönüş merkezine uzaklık olarak ifade edilir. Depremler de fayların karşılıklıklı taraflarındaki dünyanın farklı katmanlarının birbirleriyle etkileşimlerinden ortaya çıkarlar.

Bir kısım kompleks hesaptan sonra bir depremin sismik momenti aşağıdaki gibi ifade edilebilir:

  • (moment) = (kayaç sertliği) x (fay alanı) x (kayma mesafesi)
  • Bu formül sayesinde belli büyüklükteki (alan) bir fayın ne büyüklükte bir deprem yaratma potansiyeli olduğu önceden belirlenebilri.
  • Sismik moment “büyüklük”e aşağıdaki formülle çevrilir:
  • Sismik Enerji

Hem depremin büyüklüğü hem de sismik moment, deprem sırasında ortaya çıkan enerji ile direk bağlantılıdır. Richter, önceleri berber çalıştığı Dr.Beno Gutenberg ile aşağıdaki enerji-büyüklük bağlantısını kurmuştu: log E S = 11.8 + 1.5 M (ES erg cinsinden sismik enerji, M Richter ölçeği ile büyüklük)

  1. (Burada ES’nin depremin içsel enerjisi olmadığını ama sismik dalgalarla yayılan enerjisi olduğunu not etmekte fayda var!)
  2. Daha yakınlarda, sismik moment ile sismik dalga enerjisi için aşağıdaki bağlantıyı geliştirdi:
  3. Energy = ( Moment )/20,000 (enerji erg, moment dyne-cm cinsinden)

Şimdiye kadar bahsedilen büyüklükleri daha iyi açıklamak için aşağıdaki tabloya kısaca gözatmamız gerekecek. Bu tabloda depremde yayılan enerji TNT patlayıcısıyla kıyaslanmıştır. (1 ons (~28.3gr) TNT’nin yeraltında patlamasının 640milyon erg enerji açığa çıkardığı varsayılmıştır).

  • Richter TNT olarak Sismik Fiziksel Ifadesi
  • Buyuklugu Enerji Yayimi (yaklasik)
  • (-)1.5 6 ons Masada bir kaya parcasi kirmak
  • 1.0 30 pound Santiyede buyuk bir patlama
  • 1.5 320 pound
  • 2.0 1 ton Maden ocagi patlamasi

2.5 4.6 ton

  1. 3.0 29 ton
  2. 3.5 73 ton
  3. 4.0 1,000 ton Kucuk nukleer bomba
  4. 4.5 5,100 ton Ortalama bir hortum
  5. 5.0 32,000 ton

5.5 80,000 ton Little Skull Mtn., NV depremi, 1992

  • 6.0 1 milyon ton Double Spring Flat, NV depremi, 1994
  • 6.5 5 milyon ton Northridge, Kaliforniya Quake, 1994
  • 7.0 32 milyon ton Hyogo-Ken Nanbu, Japonya depremi, 1995
  • 7.5 160 milyon ton Dogu Marmara Depremi, 1999
  • 8.0 1 milyar ton San Francisco, Kaliforniya, 1906
  • 8.5 5 milyar ton Anchorage, depremi, 1964
  • 9.0 32 milyar ton Sili depremi, 1960
  • 10.0 1 trilyon ton (San-Andreas tipi bir fay)
  • 12.0 160 trilyon ton Dunyanin ortdan ikiye bolunmesi (dunyanin bir gunde absorbe ettigi gunes enerjisi)
  • Yine yukarıdaki tablodan elde edebileceğimiz daha basit bir tablo ile iki deprem arasındaki enerji yayılması farklarını kat olarak gösterbiliriz (değerler yaklaşıktır):
Richter Büyüklüğü Bir öncekine göre enerji yayımı (kat olarak)
2,0
2,5 4,6
3,0 6,3
3,5 2,5
4,0 13,7
4,5 5,1
5,0 6,3
5,5 2,5
6,0 12,5
6,5 5,0
7,0 6,4
7,5 5,0
8,0 6,3
8,5 5,0
9,0 6,4
10,0 31,3
12,0 160,0

Yukarıdaki tablodan anlaşılacağı üzere 7.5 büyüklüğündeki bir deprem 7.0 büyüklüğündeki bir depreme göre yaklaşık 5 kat daha fazla enerji yamaktadır. Aynı depremler için daha kesin değerleri aşağıdaki formüle göre hesaplarsak; log E S = 11.8 + 1.5 M ES (M=7) = 10^22,3 ve ES (M=7.5) = 10^23,05 => ES (7.5) = 5.62 x ES (7.0) yani 5.62 katıdır. Kaynakça: J. Louie, 9 Oct.1996 (USGS) UPSeis DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ VE ŞİDDETİ Sık sık karıştırılan büyüklük ve şiddet kavramlarının çok net şekilde tanımlanması gerekmektedir. Depremin büyüklüğü (aletsel büyüklüğü) deprem sırasında ortaya çıkan enerji miktarının bir göstergesi iken, depremin şiddeti depremin verdiği hasarın sadece görsel kanaate dayalı bir göstergesidir. Bu nedenle, aynı aletsel büyüklüğe sahip olan depremlerde ortaya çıkan enerji dünyanın her yerinde aynı iken, yapı stoğunun ortalama kalitesi, zemin büyütme faktörü, jeolojik ve jeofizik nedenler gibi çeşitli etmenlerden ötürü aynı büyüklük değerine sahip depremler bölgelere göre çok farklı şiddet değerleri gösterebilir.

  1. Bugün dünyada en yaygın olarak kullanılan aletsel büyüklük ölçeği, Richter ölçegi, öte yandan en yaygın şiddet ölçeği ise Mercalli skalasıdır.
  2. Richter Ölçeği
  3. Richter Büyüklük Ölçeği’ne göre deprem sınıflandırmaları aşağıdaki gibidir:
Richter Büyüklüğü Tanımı
3.5’den küçük Hissedilmez ama kaydedilebilir
3.5 – 5.4 Küçük depremler -Hissedilmekle beraber nadiren hasar görülür
5.4 – 6.0 İyi tasarlanıp imal edilmiş binalarda hasar görülmez iken kalitesiz binalarda yıkıcı olabilir
6.1 – 6.9 Merkez üssünden 100km mesafeye kadar bölgelerde yıkıcı olabilir
7.0 – 7.9 Büyük deprem, büyük alanlarda ciddi hasara neden olur
8 ve üstü Çok büyük deprem, yüzlerce kilometre çapında bölgede felakete neden olur
Kaynak: USGS

Her deprem için açığa çıkacak enerji miktarı sabit olmakla beraber, farklı gözlemevleri farklı sonuçlara ulaşabilirler. Büyüklük, davranış ve yerine bağlı olarak, depremin büyüklüğü farklı metodlarla tespit edilebilir. Her ölçüm için artı eksi 0.3 birim kadar bir hata payı kabul edilmelidir.

  1. Bir ölçümün kesinliği farklı gözlemevi girdilerine bağlı olarak arttırılabilir.
  2. Modifiye Mercalli Şiddet Skalası Depremin etkilerinin ölçümüne depremin şiddeti denir.
  3. Modifiye Mercalli Skalası depremin yolaçtığı hasarın sınıflandırılması açısından ayırdedici bir veri kaynağıdır.
  4. I (en küçük) XII (en büyük) olmak üzere Romen rakamları ile ifade edilir.

Deprem hasarları aşağıda gösterildiği şekilde subjektif göreceli gözlemlere göre sınıflandırılabilir:

Mercalli Şiddeti Tanımı
I Hissedilmez
II Ancak yüksek binaların üst katındaki kişilerce hissedilebilir
III Binaların içindeki insanlar tarafından hissedilir. Asılı cisimler hareket eder. Dışardakiler tarafından hissedilmez
IV İçerideki çoğu kişi hisseder, pencereler, kapılar tirer. Büyük bir kamyonun binaya çarpma etkisine benzer bir etki hissedilir. Dışarıd az kişi hisseder, park etmiş arabalar birbirine vurabilir.
V Herkes hareketi hisseder. Uyuyanlar uyanır. Kapı ve pencereler çarpar. Tabaklar kırılabilir. Duvara asılı resimler hareket eder. Küçük cisimler devrilir. Ağaçlar sarsılır. Açık kaplardaki sıvılar dökülebilir.
VI Herkes tarafından hissedilir. Yürümek güçtür. Raflardaki cisimler yere düşer. Duvardaki resi mler aşağı iner. Mobilyalar harket eder. Sıva duvarlar çatlayabilir. Ağaç ve çalılar sarsılır. Kötü,nşa edilmiş binalarda az hasar meydana gelse de taşıyıcı sistemde hasar meydana gelmez.
VII Ayakta durulması güçtür. Arabalar sarsılır. Bazı mobilyalar kırılabilir. Gevşek yapı elemanları binalardan düşebilir. İyi inşa edilmiş binalarda az hasar oluşurken, düşük kaliteli yapılarda kaydadeğer hasar meydana gelebilir.
VIII Sürücüler direksiyon hakimiyetini kaybedebilir. Zemine iyi sabitlenmemiş yapıların temelleri yer değiştirebilir. Kaliteli yapılarda az hasar olurken, kalitesiz yapılarda ciddi hasar meydana gelir. Ağaçların dalları kırılabilir. Yamaçlarda çatlaklar meydana gelebilir. Kuyulardaki su seviyesi değişebilir.
IX İyi inşa edilmiş binalarda kayda değer hasar görülebilir. Zemine sabitlenmemiş yapılar temellerinde ayrılabilir. Zeminde çatlaklar meydana gelir. Rezervuarlarda ciddi hasar oluşur
X Binaların çoğu hasar görür. Bazı köprüler yıkılabilir. Barjlar ciddi hasar görür. Büyük heyelanlar meydana gelebilir. Kanal, nehir ve göllerdeki sular dışarı sıçrar. Arazide geniş alanlarda çatlaklar meydan gelir. Demiryolu rayları bir miktar bükülebilir.
XI Bianalrın çoğu yıkılır. Bazı köprüler yıkılır. Zeminde geniş çatlaklar meydana gelir. Yeraltı boru hatları hasar görür. Demiryolu rayları kötü şekilde bükülür.
XII Hemen herşey yıkılmıştır. Zemin dalga veya kabarcıklar şeklinde hareket eder. Kaya zeminler yerinden oynar.
Kaynak: FEMA

Yukarıdaki verilerden anlaşılacağı üzere, 17 Ağustos 1999 Doğu Marmara depreminin aletsel büyüklüğü Richter ölçeği ile 7.4 olarak belirlenmişken, şiddet değeri X olarak ifade edilebilir. Mercalli skalası değerleri tarihi depremlerin büyüklüklerinin belirlenmesinde önemli rol oynar. Bu şekide istatistik veriler güçlendirilerek, depremlerin tekrarlanma periyodları daha hassas saptanabilir. Şekil: 17 Ekim 1989 Loma Prieta depreminin Mercalli Skalasına göre şiddet dağılımı Yukarıdaki şekilde Loma Prieta depremine ait isosismik bir harita yeralmaktadır. İsosismik haritalar eş hasarların oluştuğu bölgelerin birleştirilmesi ile oluşturulurlar ve depremin merkez üssü ile direk alakalıdırlar. Art Deprem Ne Demek DEPREM DALGALARI Bir kırık boyunca biriken enerjinin boşalması sırasında çevreye sismik dalgalar yayılmaktadır. Deprem dalgaları olarak nitelenen bu sismik dalgalar, önce hafif bir sarsıntı ile yer içerisinden gelen top seslerini andıran gürültüler şeklinde hissedilmektedir.

Daha sonra sarsıntılar birdenbire şiddetlenmeye başlar ve bir süre sonra en yüksek mertebeye ulaşır. En şiddetli sarsıntıyı oluşturduktan sonra deprem yeniden yavaşlar ve gün-yıl mertebesi içerisinde aynı kırık üzerinde hafif sarsıntılar şeklinde (artçı depremler) devam ederler. iki tür deprem dalgası vardır.

Bunlar cisim dalgaları ve yüzey dalgalarıdır.

  • * Cisim Dalgaları
  • * Yüzey Dalgaları
  • CİSİM DALGALARI
  • Cisim dalgaları P dalgaları ve S dalgaları olmak üzere iki şekilde görülür.

P Dalgaları.- P ingilizcedeki birincil anlamına gelen “Primary” sözcüğünün baş harfinden alınmıştır. P dalgaları yayılma sırasında kayaları ileri-geri itip-çekerek, dalgaların ilerleyiş yönüne paralel hareketlilik yaratırlar. Tıpkı bir ucu sabit olan bir spiral yayı gerip de bıraktığımızdaki salınımı gibi hareket ederler. S Dalgaları.-S ingilizcedeki ikincil anlamına gelen “Secondary” kelimesinin baş harfinden alınmıştır. Deprem istasyonuna ikinci sırada ulaşan dalgalar olup, hızları saniyede 4.5 km.kadardır. Bunlar yalnızca katı kütlelerde ilerleyebilmekte ve cisimleri aşağıya-yukarıya ve sağa-sola doğru hareket ettirmektedirler. Art Deprem Ne Demek Love dalgası. – Yüzey dalgalarının en hızlısı olup, yeri yatay düzlemde hareket ettirir. Ray/eigh da/gası.- Bir göl veya okyanusun üzerinde yuvarlanan dalga salınımı gibi yer üzerinde hareket eder. Deprem sırasında hissedilen sallantıların çoğu, diğer dalgalardan çok daha büyük genlikli olan Rayleigh dalgalarından kaynaklanmaktadır.

Büyük bir deprem bekleniyor mu?

Büyük deprem olduktan sonra tekrar büyük deprem olur mu? | Özgün Haberler Art Deprem Ne Demek Büyük deprem olduktan sonra tekrar büyük deprem olur mu? Merkez üssü Kahramanmaraş olan yaşadığımız iki büyük depremin ardından birçok deprem bilimcisinin açıklamaları ve araştırmaları devam ediyor. Vatandaşlar bir büyük depremin daha olup olmayacağı konusunda araştırmalarda bulunuyor.

  1. İşte detaylar.
  2. Bununla birlikte, bir büyük depremin ardından aynı bölgede tekrar bir büyük deprem meydana gelebilir.
  3. Bunun nedeni, ana depremin gerilimleri azaltması ve bölgedeki kırılma hatlarının yeniden düzenlenmesi sonucu, yeni bir deprem için gerekli gerilim birikebilir.
  4. Bu nedenle, bir büyük depremin ardından, bölgedeki deprem riskinin artması muhtemeldir.

Ancak, bir büyük depremin ardından ne zaman ve nerede yeni bir depremin meydana geleceği kesin olarak tahmin edilemez. Bilim insanları, deprem riskinin arttığı bölgeleri belirleyebilir ve tahmini deprem büyüklüğü ve yoğunluğu hakkında bilgi verebilirler.

# deprem # Kahramanmaraş # Elbistan # Pazarcık # bilim

: Büyük deprem olduktan sonra tekrar büyük deprem olur mu? | Özgün Haberler

Bir depremin öncü olduğu nasıl anlaşılır?

Sıkça Sorulan Sorular – Deprem ve Jeoteknik Araştırma Merkezi – Süleyman Demirel Üniversitesi Sismoloji Terimleri Yunanca’da “şok” anlamına gelen “sismos” kökünden türeyen sismoloji, deprem bilim anlamına gelmektedir. Sismolojinin incelediği başlıca konular arasında; depremin oluşumu, deprem dalgalarının yer içindeki yayılımı ve bunların ölçüm cihazları yardımıyla ölçülmesi vardır.Anlamları tam olarak bilinmese de bir çok kişi tarafından çok sık ve hatalı olarak kullanılmakta olan sismolojiye ait terimler kafa karıştırmaktan öteye gitmemektedir.

  • Sismolojinin tarifi ile depremleri anlayabilmemiz için bu terimlerin açıklanmasına ihtiyaç vardır.Fay: Kaya katmanlarındaki hareket sonucu meydana gelen çatlak ya da kırıktır.
  • Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir.
  • Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yeryüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.

Odak Noktası (Hiposantr): Odak noktası yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çıktığı noktadır. Bu noktaya odak noktası veya iç merkez de denir. Gerçekte, enerjinin ortaya çıktığı bir nokta olmayıp bir alandır, fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir.

  1. Dış Merkez (Episantr veya Merkez Üssü): Odak noktasına en yakın olan yer üzerindeki noktadır.
  2. Burası aynı zamanda depremin en çok hasar yaptığı veya en kuvvetli olarak hissedildiği noktadır.
  3. Aslında bu, bir noktadan çok bir alandır.
  4. Depremin dış merkez alanı depremin şiddetine bağlı olarak çeşitli büyüklüklerde olabilir.
See also:  Qual O NúMero?

Bazen büyük bir depremin odak noktasının boyutları yüzlerce kilometreyle de belirlenebilir. Bu nedenle “Episantr Bölgesi” ya da “Episantr Alanı” olarak tanımlama yapılması gerçeğe daha yakın bir tanımlama olacaktır. Odak Derinliği: Depremde enerjinin açığa çıktığı noktanın yeryüzünden en kısa uzaklığı, depremin odak derinliği olarak adlandırılır.

  1. Depremler odak derinliklerine göre sınıflandırılabilir.
  2. Bu sınıflandırma tektonik depremler için geçerlidir.
  3. Yerin 0-60 km.
  4. Derinliğinde olan depremler sığ deprem olarak nitelenir.
  5. Yerin 60-300 km.
  6. Derinliklerinde olan depremler orta derinlikte olan depremlerdir.
  7. Derin depremler ise yerin 300 km.den fazla derinliğinde olan depremlerdir.

Türkiye’de olan depremler genellikle sığ depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km. arasındadır. Orta ve derin depremler daha çok bir levhanın bir diğer levhanın altına girdiği bölgelerde olur. Derin depremler çok geniş alanlarda hissedilir, buna karşılık yaptıkları hasar azdır.

  1. Sığ depremler ise dar bir alanda hissedilirken bu alan içinde çok büyük hasar yapabilirler.
  2. Öncü ve Artçı Depremler: Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük sarsıntılar olur.
  3. Bu küçük sarsıntılara “öncü depremler” denilmektedir.
  4. Büyük bir depremin oluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük deprem olmaya devam etmektedir.

Bu küçük depremler “artçı depremler” olarak isimlendirilir ve büyük depremin oluş anına göre bunların şiddetinde ve sayısında azalım görülür. Sismik Boşluk: Dünya’ yı kaplayan levhaların sürekli hareketi nedeniyle levha sınırlarındaki kaya katmanlarında gerilme olur.

Gerilme boşaldığı zaman levha sınırının tümü aynı anda kaymaz. Tersine sınırın çeşitli bölümleri farklı zamanlarda kayar ve her seferinde bir miktar gerilme boşalması olur. Bilim adamları, fay gözlemleri sonucunda, deprem olasılığının en yüksek olduğu yerin bir fayın en uzun süre hareketsiz kalan bölümü olduğunu keşfettiler.

Bu tür bölgelere sismik boşluk adı verilir. Şiddet Magnitüd Şiddet ve büyüklük kavramları maalesef karıştırılmakta ve yanlış kullanılmaktadır. Şiddet :Herhangi bir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanmaktadır.

Diğer bir deyişle depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklüğü, odak derinliği, uzaklığı, yapıların depreme karşı gösterdiği dayanıklılık dahi değişik olabilmektedir. Şiddet depremin kaynağındaki büyüklüğü hakkında doğru bilgi vermemekle beraber, deprem dolayısıyla oluşan hasarı yukarıda belirtilen etkenlere bağlı olarak yansıtır.

Depremin şiddeti, depremlerin gözlenen etkilerine göre hazırlanmış olan “Şiddet Cetvelleri”ne göre değerlendirilmektedir. Diğer bir deyişle “Deprem Şiddet Cetvelleri” depremin etkisinde kalan canlı ve cansız her şeyin depreme gösterdiği tepkiyi değerlendirmektedir.

  1. Önceden hazırlanmış olan bu cetveller, her şiddet derecesindeki depremlerin insanlar, yapılar ve arazi üzerinde meydana getireceği etkileri belirlemektedir.
  2. Bir deprem oluştuğunda, bu depremin herhangi bir noktadaki şiddetini belirlemek için, o bölgede meydana gelen etkiler gözlenir.
  3. Bu izlenimler Şiddet Cetveli’nde hangi şiddet derecesi tanımına uygunsa, depremin şiddeti, o şiddet derecesi olarak değerlendirilir.

Örneğin; depremin neden olduğu etkiler, şiddet cetvelinde VIII şiddet olarak tanımlanan bulguları içeriyorsa, o deprem VIII şiddetinde bir deprem olarak tarif edilir. Deprem Şiddet Cetvellerinde, şiddetler romen rakamıyla gösterilmektedir. Bugün kullanılan başlıca şiddet cetvelleri değiştirilmiş “Mercalli Cetveli (MM)” ve “Medvedev-Sponheur-Karnik (MSK)” şiddet cetvelidir.

Her iki cetvelde de XII şiddet derecesini kapsamaktadır. Bu cetvellere göre, şiddeti V ve daha küçük olan depremler genellikle yapılarda hasar meydana getirmezler ve insanların depremi hissetme şekillerine göre değerlendirilirler. VI-XII arasındaki şiddetler ise, depremlerin yapılarda meydana getirdiği hasar ve arazide oluşturduğu kırılma, yarılma, heyelan gibi bulgulara dayanılarak değerlendirilmektedir.

Zamanımızda artık kullanılmayan, ancak tarihsel bir değer taşıyan bu şiddet dereceleri aşağıda kısaca özetlenmiştir: I. Derece: Yalnız sismograflarca kaydedilen mikrosismik sarsıntılardır. Çok elverişli şartlar altında bulunan birkaç kişiden başka hiçbir kimse tarafından hissedilemezler (en fazla ivme: 10mm/s2′ den daha küçük).

II. Derece: Çok hafif depremler. Ancak dinlenmekte olan, bir binanın üst katında bulunan kimseler tarafından hissedilir. Bazı asılı eşyası sallanır (ivme: 10mm/s 2 ‘den daha büyüktür). III. Derece: Hafif depremler. Ev içinde ve özellikle üst katlarda herkes duyar; fakat birçok kimseler bu sarsıntıları deprem sanmazlar.

Duran otomobiller hafifçe sallanabilir. Kamyon geçmesi ile meydana gelmiş bir sarsıntı sanılır ( ivme: 25mm/s 2 ‘den daha büyüktür). IV. Derece: Orta şiddetli depremler. Bina içinde bulunan kimselerden birçokları ve dışarıda olanlardan bazıları tarafından duyulan sarsıntılardır.

  1. Bazı kimseleri gece uykudan uyandırır, mutfak eşyası, pencereler ve kapılar sarsılır,duvarlardan çatlama sesleri çıkar, duran otomobiller iyice sallanır (ivme: 50mm/s 2 ‘den daha büyük).V.
  2. Derece: Oldukça şiddetli depremler.
  3. Hemen herkes tarafından duyulur, birçok kimseler uykudan uyanır, bazı tabaklar ve pencere camları kırılır, sıvalar çatlar, ağaçların ve direklerin sallandıkları görülür, sarkaçlı saatler durabilir (ivme: 100mm/s 2 ‘den daha büyük).

VI. Derece: Şiddetli depremler. Herkes tarafından duyulur, bir çok kimseler korkarak dışarı kaçarlar. Ağır ev eşyaları yerlerinden oynar, birçok hallerde sıvalar düşer, bacalar hasara uğrar, genellikle hasar miktarı azdır (ivme: 250mm/s 2 ‘den büyük). VII.

Derece: Çok şiddetli depremler. Herkes dışarı fırlar, otomobil kullananlar tarafından fark edilir, bazı bacalar kırılır. İyi yapılmış binalarda hasar önemsiz, orta derecede iyi ve normal yapılarda hasar en az ve planı kötü olan binalardaki hasar ise oldukça fazladır(ivme:500mm/s2’den büyük). VIII. Derece: Yıkıcı depremler.

Bacalar, sütunlar, anıtlar ve duvarlar yıkılır. Ağır ev eşyası ters döner, otomobil kullananlar rahatsız olurlar; özel olarak iyi yapılmış binalarda hasar az, orta dereceli binalarda hasar oldukça fazla, kötü yapılmış inşaatta ise hasar büyüktür. Ahşap veya yığma duvarlar( kerpiç duvar) bina iskeletinden dışarı fırlar.

Uyu sularında değişmeler görülür, az miktarda kum ve çamur akıntıları meydana gelir (ivme: 100cm/s2’den daha büyük) IX. Derece: Tahrip edici depremler. Binalar temellerinden oynar, özel olarak yapılmış binalarda hasar oldukça fazladır, normal binalarda büyük hasar ve yıkıntılar görülür. Yeryüzünde çatlaklar oluşur, yeraltındaki borular kopar (ivme:250cm/s 2 ‘den daha büyük).X.

Derece: Felaket depremler. Çoğu binalar yıkılır. İyi yapılmış ahşap binaların bazıları harap olur. Birçok ahşap ve taş binalar temelleri ile birlikte yıkılır. Zeminde çatlaklar olur, demiryolu rayları bükülür, ırmak kenarlarında ve dik yamaçlarda heyelanlar, çamur ve kum akıntıları görülür (ivme: 500cm/s 2 ‘den daha büyük).

  • XI. Derece: Afet depremler.
  • Ancak birkaç bina ayakta kalır, köprüler yıkılır, yerde geniş çatlaklar meydana gelir.
  • Raylar pek fazla bükülür, kaymalar ve faylar, büyük heyelanlar oluşur (ivme:750cm/s 2 ‘den daha büyük). XII.
  • Derece: Büyük afet deprem.
  • İnsan eli ile yapılmış hiçbir eser ayakta kalmaz.
  • Her şey harap olur.

Eşyalar havaya fırlar, deprem dalgalarının yeryüzünde görüldüğü söylenir, zeminde büyük değişiklikler olur (ivme: 980 cm/s 2 ‘den yerin gravitasyon ivmesinden daha büyük). Depremlerin şiddet ve magnitüdleri arasında aşağıdaki gibi bir dönüşüm söz konusudur.Şiddet IV V VI VII VIII IX X XI XII Richter Magnitüdü 4 4.5 5.1 5.6 6.2 6.6 7.3 7.8 8.4 : Sıkça Sorulan Sorular – Deprem ve Jeoteknik Araştırma Merkezi – Süleyman Demirel Üniversitesi

Büyük deprem olmadan önce ne olur?

Deprem Nedir?

  • Dünyanın oluşumundan beri, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak oluştuğu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve barınakların yok olduğu bilinmektedir.

Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayacağımız bir gerçektir. Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, yurdumuzun %92’sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95’inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98’i ve barajlarımızın %93’ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.

  1. Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir.
  2. Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.
  3. Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına “SİSMOLOJİ” denir.
  4. Yer Kabuğu Hareketinin Şematik Anlatımı

Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km.kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır.Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir.

Manto’nun altındaki çekirdegin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının yerin çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Manto genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe içinde yerel sıvı ortamları bulundurmaktadır.

Taşküre’nin altında Astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır.Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok “Levha”lara bölünmektedir. Üst Manto’da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ile oluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır.

Onveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe taşyuvarda gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.

Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magmada okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto’ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır.

Onveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay tatkürenin altında devam edip gitmektedir. İşte yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dünyada olan depremlerin hemen büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında dar kuşaklar üzerinde olusmaktadır. Yukarıda, yerkabuğunu oluşturan “Levha”ların, Astenosferdeki konveksiyon akımları nedeniyle hareket halinde olduklarını ve bu nedenle birbirlerini ittiklerini veya birbirlerinden açıldıklarını ve bu olayların meydana geldiği zonların da deprem bölgelerini oluşturduğunu söylemistik.

Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir. İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur.

Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar.Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır.

Bu sırada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve FAY adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yerüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.

Depremlerinin olusumunun bu sekilde ve “Elastik Geri Sekme Kuramı” adı altında anlatımı 1911 yılında Amerikalı Reid tarafından yapılmıştır ve laboratuvarlarda da denenerek ispatlanmıştır. Bu kurama göre, herhangibir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göreli hareketlerini oluşturmaktadır.

  1. Bu olay ani yer değiştirme hareketidir.
  2. Bu ani yer değiştirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin açığa çıkması, boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuç olarak yer katmanlarının kırılma ve yırtılma hareketi ile olmaktadır.
  3. Aslında kayaların, önceden bir birim yerdeğiştirme birikimine uğramadan kırılmaları olanaksızdır.

Bu birim yer değiştirme hareketlerini, hareketsiz görülen yerkabuğunda, üst mantoda oluşan konveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonrada kırılmaktadır. İşte bu kırılmalar sonucu depremler oluşmaktadır.

Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan gerilmelerin ve enerjinin bir kısmı ya da tamamı giderilmiş olmaktadır. Çoğunlukla bu deprem olayı esnasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayın her iki tarafında ve ters yönde oluşmaktadırlar. FAYLAR genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler.

Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara “Doğrultu Atımlı Fay”denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilinir ki bunlar sağ veya sol yönlü doğrultulu atımlı faya bir örnektir.

Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da “Egim Atımlı Fay”denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düsey hareket bulunabilir. Depremler oluş nedenlerine göre degişik türlerde olabilir. Dünyada olan depremlerin büyük bir bölümü yukarıda anlatılan biçimde oluşmakla birlikte az miktarda da olsa baska doğal nedenlerle de olan deprem türleri bulunmaktadır.

Yukarıda anlatılan levhaların hareketi sonucu olan depremler genellikle “TEKTONİK” depremler olarak nitelenir ve bu depremler çoğunlukla levhalar sınırlarında olusurlar.Yeryüzünde olan depremlerin %90’ı bu gruba girer. Türkiye’de olan depremler de büyük çoğunlukla tektonik depremlerdir.

  1. İkinci tip depremler “VOLKANİK” depremlerdir.
  2. Bunlar volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar.Yerin derinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin maydana geldiği bilinmektedir.
  3. Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar.

Japonya ve İtalya’da olusan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir. Türkiye’de aktif yanardağ olmadığı için bu tip depremler olmamaktadır. Bir başka tip depremler de “ÇÖKÜNTÜ” depremlerdir. Bunlar yer altındaki boşlukların (mağara), kömür ocaklarında galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu oluşan boşlukları tavan blokunun çökmesi ile oluşurlar.

  • Hissedilme alanları yerel olup enerjileri azdır fazla zarar getirmezler.
  • Büyük heyelanlar ve gökten düşen meteorların da küçük sarsıntılara neden olduğu bilinmektedir.
  • Odağı deniz dibinde olan Derin Deniz Depremlerinden sonra, denizlerde kıyılara kadar oluşan ve bazen kıyılarda büyük hasarlara neden olan dalgalar oluşur ki bunlara (Tsunami) denir.

Deniz depremlerinin çok görüldüğü Japonya’da Tsunami’den 1896 yılında 30.000 kisi ölmüstür. Herhangibir deprem oluştuğunda, bu depremim tariflenmesi ve anlaşılabilmesi için “DEPREM PARAMETRELERİ” olarak tanımlanan bazı kavramlardan söz edilmektedir. Aşağıda kısaca bu parametrelerin açıklaması yapılacaktır. Odak noktası, dış merkez ve sismik deprem dalgalarının yayılışı Odak noktasına en yakın olan yer üzerindeki noktadır.Burası aynı zamanda depremin en çok hasar yaptığı veya en kuvvetli larak hissedildiği noktadır.Aslında bu, bir noktadan çok bir alandır.Depremin dış merkez alanı depremin şiddetine bağlı olarak çeşitli büyüklüklerde olabilir.

  1. Bazen büyük bir depremin odak noktasının boyutları yüzlerce kilometreyle de belirlenebilir.Bu nedenle “Episantr Bölgesi” ya da “Episantr Alanı” olarak tanımlama yapılması gerçeğe daha yakın bir tanımlama olacaktır.
  2. Depremde enerjinin açığa çıktığı noktanınyeryüzünden en kısa uzaklığı, depremin odak derinliği olarak adlandırılır.

Depremler odak derinliklerine göre sınıflandırılabilir.Bu sınıflandırma tektonik depremler için geçerlidir.Yerin 0-60 km.derinliğinde olan depremler sığ deprem olarak nitelenir.Yerin 70-300 km.derinliklerinde olan depremler orta derinlikte olan depremlerdir.Derin depremler ise yerin 300 km.den fazla derinliğinde olan depremlerdir.Türkiye’de olan depremler genellikle sığ depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km.arasındadır.Orta ve derin depremler daha çok bir levhanın bir diğer levhanın altına girdiği bölgelerde olur.Derin depremler çok genis alanlarda hissedilir, buna karşılık yaptıkları hasar azdır.Sığ depremler ise dar bir alanda hissedilirken bu alan içinde çok büyük hasar yapabilirler.

EŞŞİDDET (İZOSEİT) EĞRİLERİ :

Aynı şiddetle sarsılan noktaları birbirine bağlayan noktalara denir. Bunun tamamlanmasıyla eşşıddet haritası ortaya çıkar. Genelde kabul edilmiş duruma göre, eğrilerin oluşturduğu yani iki eğri arasında kalan alan, depremlerden etkilenme yönüyle, şiddet bakımından sınırlandırılmış olur.

Bu nedenle depremin şiddeti eşşiddet eğrileri üzerine değil, alan içerisine yazılır. Herhangibir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişle depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

Bu etki, depremin büyüklüğü, odak derinliği, uzaklığı yapıların depreme karşı gösterdiği dayanıklılık dahi değişik olabilmektedir. Şiddet depremin kaynağındaki büyüklüğü hakkında doğru bilgi vermemekle beraber, deprem dolayısıyla oluşan hasarı yukarıda belirtilen etkenlere bağlı olarak yansıtır.

  1. Depremin şiddeti, depremlerin gözlenen etkileri sonucunda ve uzun yılların vermiş olduğu deneyimlere dayanılarak hazırlanmış olan “Şiddet Cetvelleri”ne göre değerlendirilmektedir.
  2. Diğer bir deyişle “Deprem Şiddet Cetvelleri” depremin etkisinde kalan canlı ve cansız herşeyin depreme gösterdiği tepkiyi değerlendirmektedir.

Önceden hazırlanmış olan bu cetveller, her şiddet derecesindeki depremlerin insanlar, yapılar ve arazi üzerinde meydana getireceği etkileri belirlemektedir. Bir deprem oluştuğunda, bu depremin herhangibir noktadaki şiddetini belirlemek için, o bölgede meydana gelen etkiler gözlenir.

  1. Bu izlenimler Şiddet Cetveli’nde hangi şiddet derecesi tanımına uygunsa, depremin şiddeti, o şiddet derecesi olarak değerlendirilir.
  2. Örneğin; depremin neden olduğu etkiler, şiddet cetvelinde VIII şiddet olarak tanımlanan bulguları içeriyorsa, o deprem VIII şiddetinde bir deprem olarak tariflenir.
  3. Deprem Şiddet Cetvellerinde, şiddetler romen rakamıyla gösterilmektedir.
See also:  Tansiyon DMesine Ne Iyi Gelir?

Bugün kullanılan batlıca şiddet cetvelleri değiştirilmiş “Mercalli Cetveli (MM)” ve “Medvedev-Sponheur-Karnik (MSK)” şiddet cetvelidir. Her iki cetvelde de XII şiddet derecesini kapsamaktadır. Bu cetvellere göre,şiddeti V ve daha küçük olan depremler genellikle yapılarda hasar meydana getirmezler ve insanların depremi hissetme şekillerine göre değerlendirilirler.

VI-XII arasındaki şiddetler ise, depremlerin yapılarda meydana getirdiği hasar ve arazide oluşturduğu kırılma, yarılma, heyelan gibi bulgulara dayanılarak değerlendirilmektedir. Deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Enerjinin doğrudan doğruya ölçülmesi olanağı olmadığından, Amerika Birleşik Devletleri’nden Prof.C.Richter tarafından 1930 yıllarında bulunan bir yöntemle depremlerin aletsel bir ölçüsü olan “Magnitüd” tanımlanmıştır.

Prof,Richter, episantrdan 100 km. uzaklıkta ve sert zemine yerlestirilmis özel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve %80 sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografı ile) kaydedilmiş zemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen maksimum genliğinin 10 tabanına göre logaritmasını bir depremin “magnitüdü” olarak tanımlamıştır.

Bugüne dek olan depremler istatistik olarak incelendiğinde kaydedilen en büyük magnitüd değerinin 8.9 olduğu görülmektedir(31 Ocak 1906 Colombiya-Ekvator ve 2Mart 1933 Sanriku-Japonya depremleri). Magnitüd, aletsel ve gözlemsel magnitüd değerleri olmak üzere iki gruba ayrılabilmektedir. Aletsel magnitüd, yukarıda da belitildiği üzere, standart bir sismografla kaydedilen deprem hareketinin maksimum genlik ve periyod değeri ve alet kalibrasyon fonksiyonlarının kullanılması ile yapılan hesaplamalar sonucunda elde edilmektedir.

Aletsel magnitüd değeri, gerek hacim dalgaları ve gerekse yüzey dalgalarından hesaplanılmaktadır. Genel olarak, hacim dalgalarından hesaplanan magnitüdler (m), ile yüzey dalgalarından hesaplanan mağnitüdler de (M) ile gösterilmektedir. Her iki magnitüd değerini birbirine dönüştürecek bazı bağıntılar mevcuttur.

Gözlemsel magnitüd değeri ise, gözlemsel inceleme sonucu elde edilen episantr şiddetinden hesaplanmaktadır. Ancak, bu tür hesaplamalarda, magnitüd-şiddet bağıntısının incelenilen bölgeden bölgeye değiştiği de gözönünde tutulmalıdır. Gözlemevleri tarafından bildirilen bu depremin magnitüdü depremin enerjisi hakkında fikir vermez.

Çünkü deprem sığ veya derin odaklı olabilir. Magnitüdü aynı olan iki depremden sığ olanı daha çok hasar yaparken, derin olanı daha az hasar yapacağından arada bir fark olacaktır. Yine de Richter ölçeği (magnitüd) depremlerin özelliklerini saptamada çok önemli bir unsur olmaktadır.

Siddet IV V VI VII VIII IX X XI XII
Richter Magnitüdü 4 4.5 5.1 5.6 6.2 6.6 7.3 7.8 8.4

DEPREMİN DİĞER ÖZELLİKLERİ : Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük sarsıntılar olur. Bu küçük sarsıntılara “ÖNCÜ DEPREMLER” denilmektedir. Büyük bir depremin oluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük deprem olmaya devam etmektedir. Bu küçük depremler “ARTÇI DEPREMLER” olarak isimlendirilir ve büyük depremin oluş anına göre bunların şiddetinde ve sayısında azalım görülür.

  • Şiddet cetvellerinin açıklamasına geçmeden önce, burada kullanılacak terimlerin belirtilmesine çalışılacaktır. Özel bir şekilde depreme dayanıklı olarak projelendirilmemiş yapılar üç tipe ayrılmaktadır:
  • A Tipi : Kırsal konutlar, kerpiç yapılar, kireç ya da çamur harçlı moloz taş yapılar.
  • B Tipi : Tuğla yapılar, yarım kagir yapılar, kesme taş yapılar, beton biriket ve hafif prefabrike yapılar.
  • C Tipi : Betonarme yapılar, iyi yapılmış ahşap yapılar.
  • Siddet derecelerinin açıklanmasında kullanılan az, çok ve pekçok deyimleri ortalama bir değer olarak sırasıyla, %5, %50 ve %75 oranlarını belirlemektedir.
  • Yapılardaki hasar ise beş gruba ayrılmıştır :
  • Hafif Hasar : İnce sıva çatlaklarının meydana gelmesi ve küçük sıva parçalarının dökülmesiyle tanımlanır.
  • Orta Hasar : Duvarlarda küçük çatlakların meydana gelmesi, oldukça büyük sıva parçalarının dökülmesi, kiremitlerin kayması, bacalarda çatlakların oluşması ve bazı baca parçalarının aşağıya düşmesiyle tanımlanır.
  • Ağır Hasar : Duvarlarda büyük çatlakların meydana gelmesi ve bacaların yıkılmasıyla tanımlanır.
  • Yıkıntı : Duvarların yarılması, binaların bazı kısımlarının yıkılması ve derzlerle ayrılmış kısımlarının bağlantısını kaybetmesiyle tanımlanır.
  • Fazla Yıkıntı : Yapıların tüm olarak yıkılmasıyla tanımlanır.
  • Şiddet çizelgelerinin açıklanmasında her şiddet derecesi üç bölüme ayrılmıştır.
  • Bunlardan;
  • a) Bölümünde depremin kişi ve çevre,
  • b) Bölümünde depremin her tipteki yapılar,
  • c) Bölümünde de depremin arazi üzerindeki etkileri belirtilmistir.
  • MSK Siddet Cetveli :
  • I- Duyulmayan (a) : Titreşimler insanlar tarafından hissedilmeyip, yalnız sismograflarca kaydedilirler. II- Çok Hafif (a) : Sarsıntılar yapıların en üst katlarında,dinlenme bulunan az kişi tarafından hissedilir. III- Hafif (a) : Deprem ev içerisinde az kişi, dışarıda ise sadece uygun şartlar altındaki kişiler tarafından hissedilir. Sarsıntı, yoldan geçen hafif bir kamyonetin meydana getirdiği sallantı gibidir. Dikkatli kişiler, üst katlarda daha belirli olan asılmış eşyalardaki hafif sallantıyı izleyebilirler. IV- Orta Şiddetli (a) : Deprem ev içerisinde çok, dışarıda ise az kişi tarafından hissedilir. Sarsıntı, yoldan geçen ağır yüklü bir kamyonun oluşturduğu sallantı gibidir. Kapı, pencere ve mutfak eşyaları v.s. titrer, asılı eşyalar biraz sallanır. Ağzı açık kaplarda olan sıvılar biraz dökülür. Araç içerisindeki kişiler sallantıyı hissetmezler. V- Şiddetli (a) : Deprem, yapı içerisinde herkes, dışarıda ise çok kişi tarafından hissedilir. Uyumakta olan çok kişi uyanır, az sayıda dışarı kaçan olur. Hayvanlar huysuzlanmaya başlar. Yapılar baştan aşağıya titrerler, asılmış eşyalar ve duvarlara asılmış resimler önemli derecede sarsılır. Sarkaçlı saatler durur. Az miktarda sabit olmayan eşyalar yerlerini değistirebilirler ya da devrilebilirler. Açık kapı ve pencereler şiddetle itilip kapanırlar, iyi kilitlenmemiş kapalı kapılar açılabilir. İyice dolu, ağzı açık kaplardaki sıvılar dökülür. Sarsıntı yapı içerisine ağır bir eşyanın düşmesi gibi hissedilir. (b) : A tipi yapılarda hafif hasar olabilir. (c) : Bazen kaynak sularının debisi değişebilir. VI- Çok Şiddetli (a) : Deprem ev içerisinde ve dışarıda hemen hemen herkes ratafından hissedilir. Ev içerisindeki birçok kişi korkar ve dışarı kaçarlar, bazı kişiler dengelerini kaybederler. Evcil hayvanlar ağıllarından dışarı kaçarlar. Bazı hallerde tabak, bardak v.s.gibi cam eşyalar kırılabilir, kitaplar raflardan aşağıya düşerler. Ağır mobilyalar yerlerini değiştirirler. (b) : A tipi çok ve B tipi az yapılarda hafif hasar ve A tipi az yapıda orta hasar görülür. (c) : Bazı durumlarda nemli zeminlerde 1 cm.genişliğinde çatlaklar olabilir. Dağlarda rastgele yer kaymaları, pınar sularında ve yeraltı su düzeylerinde değişiklikler görülebilir. VII- Hasar Yapıcı (a) : Herkes korkar ve dışarı kaçar, pek çok kişi oturdukları yerden kalkmakta güçlük çekerler. Sarsıntı, araç kullanan kişiler tarafından önemli olarak hissedilir. (b) : C tipi çok binada hafif hasar, B tipi çok binada orta hasar, A tipi çok binada ağır hasar, A tipi az binada yıkıntı görülür. (c) : Sular çalkalanır ve bulanır. Kaynak suyu debisi ve yeraltı su düzeyi değişebilir. Bazı durumlarda kaynak suları kesilir ya da kuru kaynaklar yeniden akmaya başlar. Bir kısım kum çakıl birikintilerinde kaymalar olur. Yollarda heyelan ve çatlama olabilir. Yeraltı boruları ek yerlerinden hasara uğrayabilir. Taş duvarlarda çatlak ve yarıklar oluşur. VIII- Yıkıcı (a) : Korku ve panik meydana gelir. Araç kullanan kişiler rahatsız olur. Ağaç dalları kırılıp, düşer. En ağır mobilyalar bile hareket eder ya da yer değiştirerek devrilir. Asılı lambalar zarar görür. (b) : C tipi çok yapıda orta hasar, C tipi az yapıda ağır hasar, B tipi çok yapıda ağır hasar, A tipi çok yapıda yıkıntı görülür. Boruların ek yerleri kırılır. Abide ve heykeller hareket eder ya da burkulur. Mezar taşları devrilir. Taş duvarlar yıkılır. (c) : Dik şevli yol kenarlarında ve vadi içlerinde küçük yer kaymaları olabilir. Zeminde farklı genişliklerde cm.ölçüsünde çatlaklar oluşabilir. Göl suları bulanır, yeni kaynaklar meydana çıkabilir. Kuru kaynak sularının akıntıları ve yeraltı su düzeyleri değişir. IX- Çok Yıkıcı (a) : Genel panik. Mobilyalarda önemli hasar olur. Hayvanlar rastgele öte beriye kaçışır ve bağrışırlar. (b) : C tipi çok yapıda ağır hasar, C tipi az yapıda yıkıntı, B tipi çok yapıda yıkıntı, B tipi az yapıda fazla yıkıntı ve A tipi çok yapıda fazla yıkıntı görülür. Heykel ve sütunlar düşer. Bentlerde önemli hasarlar olur. Toprak altındaki borular kırılır. Demiryolu rayları eğrilip, bükülür yollar bozulur. (c) : Düzlük yerlerde çokça su, kum ve çamur tasmaları görülür. Zeminde 10 cm. genişliğine dek çatlaklar oluşur. Eğimli yerlerde ve nehir teraslarında bu çatlaklar 10 cm.den daha büyüktür. Bunların dışında, çok sayıda hafif çatlaklar görülür. Kaya düşmeleri, birçok yer kaymaları ve dağ kaymaları, sularda büyük dalgalanmalar meydana gelebilir. Kuru kayalar yeniden sulanır, sulu olanlar kurur. X- Ağır Yıkıcı (b) : C tipi çok yapıda yıkıntı, C tipi az yapıda yıkıntı, B tipi çok yapıda fazla yıkıntı, A tipi pek çok yapıda fazla yıkıntı görülür. Baraj, bent ve köprülerde önemli hasarlar olur. Tren yolu rayları eğrilir. Yeraltındaki borular kırılır ya da eğrilir. Asfalt ve parke yollarda kasisler olusur. (c) : Zeminde birkaç desimetre ölçüsünde çatlaklar oluşabilir. Bazen 1 m. genişliğinde çatlaklar da olabilir. Nehir teraslarında ve dik meyilli yerlerde büyük heyelanlar olur. Büyük kaya düşmeleri meydana gelir. Yeraltı su seviyesi değişir. Kanal, göl ve nehir suları karalar üzerine taşar. Yeni göller olusabilir. XI – Çok Ağır Yıkıcı (b) : İyi yapılmış yapılarda, köprülerde, su bentleri, barajlar ve tren yolu raylarında tehlikeli hasarlar olur. Yol ve caddeler kullanılmaz hale gelir. Yeraltındaki borular kırılır. (c) : Yer, yatay ve düşey doğrultudaki hareketler nedeniyle geniş yarık ve çatlaklar tarafından önemli biçimde bozulur. Çok sayıda yer kayması ve kaya düşmesi meydana gelir. Kum ve çamur fışkırmaları görülür. XII- Yok Edici (Manzara Değişir) (b) : Pratik olarak toprağın altında ve üstündeki tüm yapılar baştanbaşa yıkıntıya uğrar. (c) : Yer yüzeyi büsbütün değişir. Geniş ölçüde çatlak ve yarıklarda, yatay ve düşey hareketlerin yön miktarları izlenebilir. Kaya düşmeleri ve nehir versanlarındaki göçmeler çok geniş bir bölgeyi kaplarlar. Yeni göller ve çağlayanlar oluşur. Ş

    Şiddet Zemin İvmesi (gal) (0.1-0.5 sn periyod aralığı için) Yer Titresiminin (0.5-2 sn periyod hızı cm/sn aralığı için) YAPI TİPLERİ
    Ax Bx Cx
    V 12-15 1.0-2.0 %5 Hafif hasar
    VI 25-50 2.1-4.0 % 5 Orta Hasar % 50 Hafif Hasar %5 Hafif hasar
    VII 50-100 4.1-8.0 % 5 Yıkıntı % 50 Agır Hasar %5 Orta hasar % 5 Hafif hasar
    VIII 100-200 8.1-16.0 % 5 Fazla Yıkıntı % 50 Yıkıntı %5 Yıkıntı % 50 Agır Hasar % 5 Agır hasar % 50 Orta Hasar
    IX 200-400 16.1-32.0 % 50 Fazla Yıkıntı % 5 Fazla Yıkıntı %50 Yıkıntı % 5 Yıkıntı % 50 Agır Hasar
    X 400-800 32.1-64.0 % 75 Fazla Yıkıntı %50 Fazla Yıkıntı % 5 Fazla Yıkıntı % 50 Yıkıntı

    Bilgiler www.deprem.gov.tr den alınmıstır. : Deprem Nedir?

    Depremin faydası var mı?

    Depremin faydaları – Vedat ASLAN – Yeni Dönem Gazetesi

    Depremden ürkmeli miyiz?Korkmalı mıyız?Deprem kelimesini duyduğumuzda kaçacak yer mi aramalıyız?Bir an derin nefes alırsanız, uzmanların görüşlerinin ışığında depremin şaşırtıcı faydalarını öğrenebilirsiniz.

    ” Türkiye’de toprak neden bereketlidir? Çünkü Anadolu topraklarının dörtte üçü deprem kuşağında olduğundan her gün yaşanan küçük, büyük her deprem sayesinde bizim topraklarımız dünyadaki en doğal ve en güçlü alüvyonların oluşturduğu en zengin minerallerle beslenirler.

    1. Deprem sanıldığı gibi bir felaket değil, tıpkı yağmur, rüzgâr ve kar gibi dünyaya katkı sunmak için her daim yaşanacak olan son derece doğal bir olaydır.” Böyle diyor bilim adamları. Prof.
    2. Ahmet Ercan ‘Allah sevdiği ülkeye deprem verir” diyecek kadar sevgiyle ve rahat yaklaşıyor deprem olayına.
    3. Ünlü Jeolog Prof.

    Dr. İlyas Yılmazer de yıllardır evlerin yüksek tepelere kurulmasını önermiştir. Neden mi yüksek tepeler ve kayalıklar denilmektedir? Çünkü yüksek tepelerdeki sağlam olmayan taşlar, topraklar rüzgâr, yağmur ve karlarla doğal tesviye edilerek alçak ve düz alanlara akarlar.

    Geride ise yüksek şiddette depremlere bile dayanıklı kayalar ve topraklar kalır. Düz alanlara akan bu toprakların oluşturduğu arazilerde de doğanın en yeni ve en diri mineralleri toplanır. İşte o minarelerin beslediği topraklarda yetişen hububat ve diğer bitkiler dünyanın hiçbir yerinde bizim memleketimizdeki kadar nitelikte olamazlar.

    Yani bir ülkede deprem ne kadar sık olursa o ülke arazilerinde de o kadar çok yeni alüvyon ve minerallerle beslenir o topraklar. İnanılmaz değil mi? Korkutucu depremlerin aslında bereketli toprakları oluşturduğunu kimse söyledi mi daha önce size? Bunu ön plana çıkartıp ahaliyi rahatlatmak gerekli belki de.

    1. Malatya İnönü Üniversitesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr.
    2. Mehmet Önal da depremin yararlarını şöyle anlatıyor: ” Depremin başlıca üç yararı vardır.
    3. Birincisi, ülkemizdeki organik olmayan madenlerin nerede ise tamamı fay hatları nedeniyle oluşmaktadır.
    4. Ülkemizin dünyada bor madeni zenginliği açısından birinci olmasını deprem fay hatlarına borçluyuz.

    Endüstriyel ham madde açısından ülkemiz çok zengindir. Madenlerimizi uygun bir şekilde kullanabilirsek, bunun geliri ülkenin her türlü ihtiyacını karşılayabilir. Depremin ikinci bir yararı, doğal maden sularının deprem fay hatları nedeniyle oluşmasıdır.

    • Maden suları, içinde bulundurduğu çeşitli mineraller ve iz elementleriyle vücudumuz için yararlıdır.
    • Depremin üçüncü bir faydası ise ülkemizin içilecek kaynak suları ve ılıcalar açısından zengin olmasının nedeni de benzer şekilde deprem fay hatlarıdır.” Deprem konusunda hepimizin ufkunun açılmasına çok ihtiyacımız var.

    Depreme yol açan fay hatlarının bu kadar önemli yararları olduğuna göre depremden korkmanın hiçbir mantığı yok. Her şeyin iyi ve kötü tarafının bulunduğu fikrini insanımıza anlatmak gerek! Depremin ilahi bir cezalandırma yöntemi olduğu fikrinden de mutlaka uzaklaşmak şart!.

    Sık sık deprem olması iyi mi?

    Zaman içerisinde deprem sıklığının artması veya azalması normaldir. Depremler, “rastgeleye benzer” (İng: “quasi-random”) olgulardır; yani istatistiki olarak öngörülebilir bir yaşanma sıklığı modelini takip etmekle birlikte, kendi içerisinde belirli bir rastgeleliğe veya “veri gürültüsüne” de sahiptir. Art Deprem Ne Demek Deprem sıklığı ile büyüklüğü arasındaki ilişkiyi gösteren sismolojik modellerimiz (kırmızı çizgi), gözlenen veriyle (mavi çizgi) oldukça tutarlıdır. Bir depremin büyüklüğü ne kadar büyükse, herhangi bir yıl içerisinde yaşanma ihtimali o kadar düşük olmaktadır.

    1. BGS Deprem faaliyeti, Dünya’nın kabuğunu oluşturan tektonik plakaların faaliyetiyle belirlenir.
    2. Bu plakaların yüzeyi ve kenarları kusursuz değildir, son derece karmaşık bir şekilde, girinti-çıkıntılara sahiptir.
    3. Bu plakaların hareketine sebep olan şey, Dünya’nın çekirdeğindeki radyoaktif elementlerin bozunması sonucu açığa çıkan ısının kayaçları eriterek magmaya dönüştürmesi ve bu magmanın farklı katmanlarındaki sıcaklık farkından ötürü, tıpkı ısınan havanın yükselmesi ve soğuyan havanın çökmesi gibi, magma tabakasının döngüsel bir şekilde hareket etmesidir.

    Dolayısıyla bu süreçte termodinamik birçok faaliyet gerçekleşmektedir ve bunlar da her zaman deterministik değildir, bol miktarda kaos bulunur. Tüm bunlar bir araya gelerek levhaları hareket ettirir, bu levhalar birbirlerine sürtünür, birbirinden uzaklaşır veya çarpışırlar, buna bağlı olarak deprem ve volkanik faaliyet dediğimiz olaylar gerçekleşir.

    Artçı deprem azalır mı?

    Kandilli: Artçı depremler bir yıl içerisinde bitecek – Diken Kandilli Rasathanesi, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından devam eden artçı depremlerin bir yıl içerisinde büyüklükleri ve sıklıkları azalarak biteceğini açıkladı. Art Deprem Ne Demek Fotoğraf: AA Afet ve Acil Durum Yönetimi’nin (AFAD) dünkü açıklamasından 6 Şubat’tan bu yana 11 bin 20 artçı sarsıntı kaydedildiği belirtilmişti. konuk olan Kandilli Rasathanesi Bölgesel Deprem Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof. Doğan Kalafat, bu sarsıntılara dair “Artçı depremler bir yıl içerisinde büyüklükleri ve sıklıkları azalarak bitecektir.

    1. Bu süreç içerisinde vatandaşlarımızın hasarlı binalardan uzak durmaları çok önemlidir ” dedi.
    2. Beklenen Marmara depremine ilişkin 2001 yılında hazırladığı çalışmayı hatırlatarak öngörülerde bulunan Prof.
    3. Doğan Kalafat, şunları söyledi: “Marmara’da Kuzey Anadolu fayının Kuzey Kolu üzerinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem olacağını söyleyebiliriz.

    Elbette bu depremin ne zaman olacağını bilmemiz mümkün değil ama bölgedeki büyük depremlerin tekrarlanma periyotlarına bakarak istatistiksel tahminlerde bulunabiliriz. Bu istatistiksel veriler bize Marmara’da, 2030 yılına kadar yüzde 64, 2050 yılına kadar yüzde 75 ve 2090 yılına kadar yüzde 95 oranında büyük bir deprem yaşanacağını gösteriyor.” : Kandilli: Artçı depremler bir yıl içerisinde bitecek – Diken

    Bir daha büyük bir deprem bekleniyor mu?

    Büyük deprem olduktan sonra tekrar büyük deprem olur mu? | Özgün Haberler Art Deprem Ne Demek Büyük deprem olduktan sonra tekrar büyük deprem olur mu? Merkez üssü Kahramanmaraş olan yaşadığımız iki büyük depremin ardından birçok deprem bilimcisinin açıklamaları ve araştırmaları devam ediyor. Vatandaşlar bir büyük depremin daha olup olmayacağı konusunda araştırmalarda bulunuyor.

    1. İşte detaylar.
    2. Bununla birlikte, bir büyük depremin ardından aynı bölgede tekrar bir büyük deprem meydana gelebilir.
    3. Bunun nedeni, ana depremin gerilimleri azaltması ve bölgedeki kırılma hatlarının yeniden düzenlenmesi sonucu, yeni bir deprem için gerekli gerilim birikebilir.
    4. Bu nedenle, bir büyük depremin ardından, bölgedeki deprem riskinin artması muhtemeldir.

    Ancak, bir büyük depremin ardından ne zaman ve nerede yeni bir depremin meydana geleceği kesin olarak tahmin edilemez. Bilim insanları, deprem riskinin arttığı bölgeleri belirleyebilir ve tahmini deprem büyüklüğü ve yoğunluğu hakkında bilgi verebilirler.

    # deprem # Kahramanmaraş # Elbistan # Pazarcık # bilim

    : Büyük deprem olduktan sonra tekrar büyük deprem olur mu? | Özgün Haberler

    Depremin ne faydası var?

    Ülkemizin dünyada bor madeni zenginliği açısından birincisi olmasını deprem fay hatlarına borçluyuz. Endüstriyel hammadde açısından ülkemiz çok zengindir. Madenlerimizi uygun bir şekilde kullanabilirsek, bunun geliri ülkenin her türlü ihtiyacını karşılayabilir.