Sabor De Minas

Dicas | Recomendações | Comentários

Bel FTığıNa Ne Iyi Gelir?

Çok şiddetli bel fıtığı ağrısına ne iyi gelir?

Egzersiz – Bel ağrısı çekince ayağa kalkmak ve hareket etmek zor olabilir. Bununla birlikte, kısa bir yürüyüş, yoga, yüzme veya hafif derecede başka bir sportif aktivite sıklıkla bel ağrısını hafifletmeye yardımcı olabilir. Egzersiz, gergin kasları gevşetir ve beynin doğal ağrı kesicileri olan endorfin salınımını uyarır.

Bel fıtıkları nasıl iyileşir?

Bel fıtıkların büyük bir bölümü fizik tedavi ile veya zaman içinde kendiliğinden küçülebilir veya yok olabilir. İyi bir fizik tedavi uygulaması iyileşme oranlarını belirgin artırmaktadır. Bel fıtıklarının %1 ila 3’ünde cerrahi tedavi gerekebilir.

Bel fıtığının çareleri nelerdir?

Bel Fıtığında Tedavisi ve Yöntemleri Nelerdir? – Bel fıtığı tedavisi kişiye özgü olarak uygulanır. İlerleyici güç kaybı, idrar ve dışkı tutamama gibi ciddi nörolojik belirtiler haricinde acil cerrahi tedavi gerektiren bir durum değildir. Genellikle hastaların çok büyük bir oranı cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi edilebilir.

Bel fıtığı tedavisinde ilk basamak istirahattir. Fakat son yıllarda uzun süreli istirahatin bel fıtığı tedavisinde olumsuz etkileri olabileceği anlaşıldığından, istirahat ve hareket kısıtlamasının mümkün olduğunca kısa tutulması tedavinin başarısı açısından önemlidir. Çok ciddi ağrılı durumlarda kısa süreli yatak istirahati verilebilirse de, istirahat daha çok omurgaya yük bindiren hareketleri kısıtlamak şeklinde olur.

Hastanın işe gidip gitmeme durumu yaptığı işe bağlı olarak doktoru tarafından değerlendirilir. Bu dönemde genellikle ağrı kesici ve kas gevşetici ilaç tedavileri uygulanır. Bazı durumlarda kontrollü bir şekilde steroid tedavisi yapılabilir. Korseleme gerekli olduğu durumlarda kısa süreli olarak kullanılabilir. Bazı durumlarda ağrıyı rahatlatmak için bel bölgesine epidural enjeksiyonlar ve sinir blokları yapılabilir. Egzersiz uygulamalarına fıtık tedavisinde erken dönemde başlanması gerekir ve tedavinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Başlarda günlük yaşam aktivitelerini düzenleme konusunda hastaya eğitim verilir ve ağrıyı arttırmayacak şekilde esneme, germe ve postür egzersizlerini içeren bir program başlatılır.

Sürecin ilerleyen dönemlerinde ağrının da azalmasıyla birlikte, dayanıklılık ve kuvvet arttırıcı egzersizlere geçilir. Egzersizlerin yoğunluğu hastanın klinik durumuna göre ayarlanır ve günlük yaşam ve çalışma aktivitelerine en kısa sürede geri dönme hedeflenir. Spinal dekompresyon tedavisi bel fıtığı tedavisinde başarılı ile uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Problemli disk üzerinde negatif basınç oluşturacak şekilde kontrollü traksiyon uygulayan bir teknolojidir. Diğer traksiyon yöntemlerine göre daha güvenli ve etkili bir çekme sağlar ve ilerlemiş fıtık olgularında da kullanılabilir. Bel fıtığı için cerrahi, ciddi ve ilerleyici nörolojik kayıpları olan ve yapılan bütün tedavilere rağmen sonuç alınamayan durumlarda başvurulan son tedavi seçeneğidir.

Sıcak su torbası fıtığa iyi gelir mi?

Boyun fıtığına sıcak uygulama iyi gelir mi? Boyun fıtığı belirtilerinin hafifletilmesine yardımcı olmak için sıcak uygulama kullanılabilir. Sıcak uygulama, kas spazmlarını azaltabilir ve kan dolaşımını artırarak ağrıyı hafifletebilir. Bununla birlikte, sıcak uygulama, fıtığın neden olduğu inflamasyonu azaltmaya veya fıtığın kendisini tedavi etmeye yardımcı olmaz.

Bel fıtığı olan bir insan nasıl yatmalı?

Uyku Pozisyonu – Çoğu bilim adamı yüzüstü yatmanın omurga için en kötü pozisyon olduğunda hemfikirdir. Bel FTığıNa Ne Iyi Gelir Her ne kadar sırtı üstü yatmak önerilen pozisyon olsa da bel problemi olan hastalarda omurganın öne eğilmesi stresi azaltıp ağrının azalmasında yardımcı olacaktır. Sırt üstü yatılacak ise gövdeyi biraz kaldırmak için ayarlanabilir yatak yada yastık desteği kullanılabilir. Bel FTığıNa Ne Iyi Gelir Yan yatarak omurganın öne eğilmesi sağlanırsa omurgaya binen yükler azalır ve bel fıtığına bağlı ağrı da azaltılabilir. Yan yatarken bacakların arasına yastık almayı ihmal etmemekte yarar vardır. Bel FTığıNa Ne Iyi Gelir Bel fıtığı tanısı almışsanız veya bel fıtığından şüpheleniyorsanız bize MR görüntülerini gönderin ve sayafamızı ziyaret edebilirsiniz. : Bel Fıtığında Yatak Seçimi, Uyku Pozisyonları ve daha fazlası

Bel fıtığı için yürüyüş iyi gelir mi?

Düzenli yürüyüşle bel kaslarınızı güçlendirin Bu sayede kireçlenme ve bel fıtığı gibi hastalıkların gelişmesi önlenmiş olur.

Fıtığa masaj iyi gelir mi?

Yorumları Nelerdir? – Bu yöntemin etkililiği ve yan etkileri hakkında yapılan çalışmalar ve yapılan yorumlar incelendiğinde şunlar söylenebilir: Manuel terapi, bel fıtığı olan kişilerin ağrılarını hafifletmekte etkilidir. Yapılan birçok çalışma, bu yöntemin ağrıları azalttığını göstermektedir.1.

  1. Manuel terapi, bel fıtığı tedavisinde kullanılan diğer yöntemlerle birlikte kullanılabilecek bir yöntemdir.
  2. Bu nedenle, hastaların tedavilerine ek olarak kullanılabilecek bir yöntem olarak önerilebilir.2.
  3. Manuel terapi uygulamasının yan etkileri olabilir.
  4. Özellikle, uygulamanın yapıldığı bölgede ağrı, şişlik ve hassasiyet gibi yan etkiler görülebilir.3.

Manuel terapi uygulaması, bel fıtığı olan hastaların tedavi sürecini kısaltabilir. Yapılan çalışmalar, bu yöntemin hastaların iyileşme sürecini hızlandırdığını göstermektedir.4. Manuel terapi uygulaması, bel fıtığı olan hastaların yaşam kalitesini artırabilir. Bel FTığıNa Ne Iyi Gelir Sonuç olarak, bel fıtığı tedavisinde kullanılan yöntemler arasında yer alan manuel terapi, etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Ancak, uygulamanın yan etkilerinin olduğu da unutulmamalıdır. Manuel terapinin, diğer tedavi yöntemleri ile birlikte kullanılması ve bir uzman tarafından uygulanması önerilmektedir. : Bel Fıtığında Manuel Terapi

Bel fıtığı kendini onarır mı?

Bel Fıtığı Nasıl Tedavi Edilir? | bel fıtığı, bel fıtığı tedavisi – Bel fıtığının çoğunlukla kendisi iyileşir yani kendi kendine iyileşir. Vücudun bunu kendiliğinden yok edecek (rezorbe) ve orada ki ödemi çözecek hücreleri, enzim ve hormonları vardır.

Ocaman patlamış fıtığa sahip ağrısı bile olmayan kişiler olabileceği gibi (bu kişilere dikkat ettiyseniz hasta demedim, bunlar araştırmalar sırasında tesadüfen tespit ettiğimiz kişiler) ufacık bir tümsek yaratacak patlamamış bir fıtığın hastada kıyametler kopartarak sinirin ezilmesini sağladığını çok görmüşüzdür.

Hatta az sayıda şu dahi olabilir; patlamış bel fıtığı vardır bunun üzerinde ki segmentde küçücük bir başka bel fıtığı vardır hastada problemi çıkaran küçük olandır. Dikkat edilmez ise kolaylıkla patlamış bel fıtığı ameliyat edilir ve hastanın iyileşmediği görülür.

  • Buradan şu sonuç çıkar.
  • Muayene, film (MR) kadar önemlidir.
  • Asla ihmal edilmemelidir.
  • Zaten çoğu zaman (her zaman değil) sinir ezilme bulgusu yok ise ameliyat yapılmaz.
  • Patlamamış bel fıtıkları yani diskin (omurlar arasında ki yastık) kılıfının tam yırtılmamış olduğu anlatılmak için kullanılır.
  • Patlamamış bel fıtıklarında ki cerrahi oran %2 dir.

Patlamış bel fıtıklarında bu oran % 25 lere çıkar. Bu tür fıtıklar sadece ağrı yaratmışlar ise sadece ağrı kesiciler verilmesi durumunda çoğu iyileşir. Bundan dolayıdır ki sıkışan sinirle inatlaşmanın bedeli çok ağır olabilir. Tıp da ameliyat “en son çaredir” ifadesi 30 yıl önceye aittir.

Şimdi gelişen tıp ve teknolojiyle doktorunuzun “en doğru zamanı” bulması kolaylaşmıştır. Böylece en önemli olan insanın bu hastalığı kazasız, dertsiz atlatması sağlanmış olur. Hedef asla “ameliyatsız” değil “insanın mutluluğudur”. Doktorlar her insanı kardeşi veya annesi-babası gibi değerlendirdiklerinde (ki tüm doktorların sezdirmeden yaptığı budur) insanın mutluluğu temel hedeftir.

Diğer yöntemler fıtığı almaya yönelik değildir, ağrıyı azaltmaya yöneliktir. Ağrıyı azalttığınızda veya geçirdiğinizde fıtığın vücut tarafından yok edilmesi için zaman ve konfor sağlanmış olur. Kısaca sinir ezilmesi yoksa ve MR da tehlike oluşturacak görüntü yoksa diğer yöntemler uygulanılmalıdır.

Filmde yani MR da fıtık görüntüsü var, peki hastada ki şikayetler ve bulgular bu görüntüyü destekliyor mu? Yani hastanın teşhisi gerçekten bel fıtığı mı? Teşhis doğru mu? MR da siniri tuzaklayacak fıtık veya başka patolojik görüntü var mı? Hastanın siniri “eziliyor mu ?”

Bu dikkatli bir muayene ile anlaşılır. Eziliyorsa, bunun safhaları vardır, bu taktirde orada ki ezen fıtık parçasının hemen ezilen sinir üzerinden kaldırılması gerekmektedir bu durumda tek yol cerrahidir. Kaldırmaz iseniz o sinir ya tamamen ya kısmen kaybedilir.

  • Bunun bedelini ise bir tek hasta öder.
  • Sonradan doğruyu yapma şansınız yoktur.
  • Yani pardon denilemez.
  • Ne yazık ki beynin uzantısı olan bu yüksek teknoloji harikası sinir demetlerinde milyarlarca sinir huzmeleri vardır.
  • Bunları yapamadığımızdan kaybetme lüksümüz yoktur.
  • Eskiden detayları görme şansımız olmadığından (MR yok iken), biyomekanik bilmediğimizden (insanın yaşamda ki hareket biyolojisi), mikroskobumuzu kullanamıyorken, anestezimiz bu kadar gelişmemişken, içten uygulanılan omurga destek enstrümanları yok iken, bel fıtığı ameliyatının tekrarlaması fazla iken, sterilizasyon teknolojisi kötüyken ameliyat en son çare denilirdi.

Hatta tam felç olduğunuzda ameliyat tavsiye edilirdi. Halbuki o zaman bile bilinirdi ki, felç olan hastaların ameliyat ile geri dönmesi ilk 24 saat içerisinde ameliyat edilir ise 1/3 idi, yani üç kişiden bir kişisi iyileşme şansı vardı. Yani diğerleri felçli kalıyor.

Eskiden bu durum kabul edilirdi çünkü yukarıda ki anlattığım nedenlerden dolayı cerrahi sonuçlar iyi değildi. Fakat bugün çok şey değişti. Bu demek değildir ki ameliyata daha kolay başvurmalıyız. Ama artık tehlikeyi çabuk fark edecek görüntü ve bilgilere sahibiz, bunları kullanarak cerrahiye felç yapılmadan gidilmelidir.

Hastaları gecikerek felçli bırakmak kabul edilemez. Bu kadar teknolojik ilerlemeyi hastamıza sunmayacak isek yani biz yine felci bekleyecek isek tıp da bu ilerleme neden kimler için oldu diye derin derin düşünmek lazım? Amacımız hastaları mutlu etmek değil mi?

Bacağa vuran bel fıtığı ağrısına ne iyi gelir?

BACAĞA VURAN FITIK AĞRISI NEDİR? İnsanların yaşı ilerledikçe vücutlarında da bazı fonksiyonlarda gerilemeler meydana gelmektedir. Bel bölgesinde de bu nedenden kaynaklanan sorunlar oluşabilmektedir. Özellikle belde meydana gelen yıpranmalar fıtık sorunun başlıca nedenlerinden biri olarak gözlemlenmektedir.

  1. Su içeriğinin kaybedilmesi ile birlikte esneklikte kaybedilmektedir.
  2. Ayrıca bazı hareketlere bağlı olarak da yırtılma gibi durumlar ortaya çıkmaktadır.
  3. Böyle bir durumda da bel fıtığı oluşumu meydana gelmektedir.
  4. Genelde bacağa vuran ağrıların temelinde yırtılmalar ve dejenerasyon bulunmaktadır.
  5. BACAĞA VURAN FITIK AĞRISI NASIL GEÇER? Hem kadın hem de erkeklerde fıtık ağrısı şikayeti sıklıkla görülür.

Bel fıtığı olarak başlayan bu rahatsızlık bacaklara vurduğu takdirde kişilerin hareket kabiliyetini fazlasıyla kısıtlar. Bacağa vuran fıtık ağrısına en iyi çözüm fizik tedavidir. Fizik tedavinin yanı sıra ağrı kesici takviyesi ve egzersizler de uygulanmalıdır.

Ancak doktor kontrolü olmadan hem ilaç kullanımı hem de egzersiz uygulamasından kaçınılmalıdır. Yanlış yapılan her hareket var olan durumu daha da kötüye götürebilir. Bu yüzden doktorun önerdiği set ve sürelerde egzersizler yapılmalıdır. BACAĞA VURAN FITIK AĞRISINA NE İYİ GELİR? Doktora kontrolü altında düzenli yürüyüşlerin yapılması önerilmektedir.

Bunun yanında kişinin zorlanmasına neden olmayacak bazı egzersizlerin yapılması da gerekmektedir. Özellikle yüzmek ve hafif tempoda koşmak oldukça iyi seçenekler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte bisiklet sürmenin de iyi geldiği söylenenler arasındadır.

  • Ayrıca bel kaslarının ve karın kaslarının da güçlendirilmesi gerektiği öneriler arasında bulunmaktadır.
  • Bazı hastalar ise kaplıca tedavisi gibi yöntemlere başvurmaktadır.
  • Eğer doktor tarafından gerekli görülürse hastalardan bazılarına cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir.
  • BACAĞA VURAN BEL FITIĞI AĞRISINA İYİ GELEN EGZERSİZLER Yürüyüş yapmak, yüzmek, hafif tempolu koşu, bisiklet sürmek gibi aktiviteler bu soruna iyi gelen egzersizler arasında yer almaktadır.

Ancak ters hareketlerin yapılmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Hareketler kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

Etiketler : Haberler – Bacak Tedavi Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Egzersiz N-Life Sağlıklı Yaşam Fıtık ilaç Hastalık N-Life Bel Fıtığı

Bel fıtığı olan hastalar nelere dikkat etmeli?

Bel fıtığı olan kişiler; ani hareketlerden kaçınılmalı, yukarı doğru uzanmamalı, ağır kaldırılmamalı, hafif sporlar yapılmalı, beli zorlamaktan kaçınmalı, uzun süreli olarak aynı pozisyonda kalınmamalı, eğilirken dizleri kırarak eğilmeye dikkat edilmeli, omurgayı zorlayacak ve zedeleyecek hareketler yapılmamalı, kilo

Bel fıtığı ağrısı ne kadar sürer?

Ana Sayfa Hastalar İçin Bel Fıtığı ve Tedavisi Belin Anatomisi Belimiz vücudumuzun ağırlığını taşıyan, yükü kalçadan bacaklara aktaran ve aynı zamanda günlük aktivitemiz içerisinde gövdemizin hareketli olmasını sağlayan bir yapıdır. Belimizde 5 adet omur ve bu omurları birbirine bağlayan kıkırdak yastıkçıklar (disk), eklem yapıları ve bunlara destek olan yumuşak dokular bulunur.

  • Bel omurları, harekete katkısı ve yük taşıma özelliğinin yanında omurganın diğer kısımları gibi omurilik ve sinir köklerine koruyuculuk görevi yapar.
  • Bel omurlarının içerisinden bacakların kas kontrolunu sağlayan, bacakların duyusunu taşıyan ve idrar, gaita ve seksüel fonksiyonların kontrolunu sağlayan sinirler geçer.

Bel Ağrısının Nedenleri Belde yer alan omur, disk ve yumuşak dokularda gelişen herhangi bir olay bel ağrısına neden olabilir. Bel ağrısı, günümüzde bireyin günlük aktivitesini kısıtlayan en önemli nedenlerden birisidir. Tüm dünyada nüfusun yaklaşık %80’inin yaşamlarının herhangi bir döneminde en az bir kez bel ağrısı atağı geçirdikleri bilinmektedir.

  1. Bel ağrısı gelişmiş toplumlarda görülen kronik hastalıklar arasında kalp hastalıklarından sonra ikinci sırayı almakta ve cerrahi tedavi yapılan hastalıklar arasında beşinci sırada bulunmaktadır.
  2. Bel ağrısı en sık 20-40’lı yaşlarda görülmektedir.
  3. Bel ağrılarını akut ve kronik olmak üzere 2 gruba ayırabiliriz.

Akut bel ağrılarında genellikle ağrı birkaç gün içerisinde azalır ve birkaç hafta sonra tamamen geçer. Ağrı 3 aydan daha fazla sürerse bu ağrıya kronik (müzmin) bel ağrısı denir. Bel ağrılı hastaların %90’ının yakınması ilk 4 hafta içinde kendiliğinden geçerken ancak %5’i kronikleşir.

  1. Çoğu bel ağrısında ağrının nedeni öykü ve klinik muayene ile konur, yardımcı incelemeler ve radyolojik tetkiklerde birşey bulunamaz.
  2. Bu tip ağrılara genel olarak ” Mekanik bel ağrısı ” diyoruz.
  3. Bel ağrılarının nedenlerini 2 büyük grupta toplayabiliriz.1-Kas-iskelet sistemi hastalıkları 2-Omurga hastalıkları 1-Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları Bel ağrılarının büyük çoğunluğu bu gruba girer.

Çoğunlukla kaslarda, bağ dokusunda veya eklemlerdeki ufak hasarlanmalar ile oluşur. “Miyofasial ağrı sendromu” terimi kas ve yumuşak dokuların aşırı gerilmesi ve yaralanmasıyla oluşan klinik tablo için kullanılmaktadır. Diğer bel ağrısına yol açan kas-iskelet sistemi sorunları arasında kötü ve hatalı vücut duruş şekli, bir bacağın kısalığı, beldeki omur ve kıkırdakların az oksijenlenmesine neden olduğu için sigara kullanımı, stres gibi psikososyal faktörler sayılabilir.2-Omurga Hastalıkları Bu gruptaki hastalıklar kas iskelet sistemi hastalıklarından oransal anlamda daha az görülmektedir. Bu grupta bel ağrılarına en sık yol açan rahatsızlıklar: bel fıtıkları (lomber disk hernileri), disk dokusunun yıpranması (dejeneratif disk hastalığı), bel kayması (lomber spondilolisthezis), bel omurga kanalının daralmasıdır (lomber dar kanal).

  • Bunların dışında çok daha az görülen, ama omurganın ciddi rahatsızlıkları olan tümör, enfeksiyon, travma, kemik erimesine (osteoporoz) bağlı çökmeler sayılabilir.
  • A)Bel Fıtığı (Lomber disk hernisi): Disk materyali iki omur cismi arasında dışarıda görece olarak daha sert bir kılıf, içeride ise jel kıvamında yumuşak doku kısımlarından oluşur.
See also:  Qual Canal Vai Passar?

Bir yastıkçık gibi davranır ve gövdenin yüklerini dağıtmak görevini üstlenir. Ancak bel omurlarına fazla yük binerse (aşırı kilo alma ve ağır kaldırma), bele destek lan diğer yapılar, özellikle bel ve karın kasları zayıflarsa (egzersiz yokluğu), veya yapısal ve genetik nedenlerle bu disklerde bozulma bel ağrısına ve bel fıtığına neden olabilir.

  1. Diskin dış kılıfının zayıflaması veya yırtılması ile iç kısım dışarıya doğru kayar ve sinirlere baskı yapmaya başlarsa buna “bel fıtığı” denir.
  2. Dış tabakadaki zayıflama veya yırtılma daha çok bel ağrısına yol açarken, iç tabakanın dışarıya doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanabilecek bel fıtığı sinir kökü üzerine baskı yaptığı için özelikle bacağa vuran ağrıya yol açar.

Bel fıtığında bel ağrısından daha ön planda olan bacak ağrısıdır. Sinirlere olan basının düzeyine göre uyluk ve bacakta ağrı, güçsüzlük ve uyuşukluk hissi oluşabilir. b)Bel kayması (Lomber spondilolistezis): Bir omur cisminin diğer omur cisminin üzerinde öne veya arkaya doğru kaymasına denir.

Bu rahatsızlığa bağlı sinir köklerine bası varsa bel ağrısına ilaveten uyluk ve bacakta ağrı, güçsüzlük ve uyuşukluk oluşabilir. c)Bel omurga kanalında daralma (Lomber dar kanal): Omurilik ve omurilikten çıkan sinirlerin omur kemikleri içinde seyrettiği kanala spinal kanal denir. Travma, vücudu kötü kullanma, genetik faktörler gibi birçok etken sonucunda spinal kanalı oluşturan yumuşak doku ve kemik yapıların kalınlaşması ve kabalaşması ile bu kanalda daralma meydana gelebilir.

Bunun sonucunda da sinir köklerinde sıkışma oluşur. Bu hastalar özellikle ayakta fazla kaldıklarında ve yürümekle ortaya çıkan baldırda ağrıdan ve uyuşukluktan yakınırlar. Oturduklarında ve öne doğru eğildiklerinde ağrı yakınmaları hafifler veya geçer.

  • Ayakta durmak veya yürümekle çıkan bu klinik tabloya “nörojenik kladikasyon” denir.
  • D)Disk dokusunun yıpranması (Dejeneratif disk hastalığı): Disk iç tabakasını oluşturan kısmın su oranı çocukluk ve genç yaş grubunda fazladır.
  • Yaşlanma ile beraber su oranı azalır, disk yüksekliği azalmaya başlar, dış tabakada küçük yırtılmalar gelişir.

Diskin yük taşıma ve hareket yeteneği azalır. Diskin dış kısmında bulunan sinir liflerinin uyarılması ile bel ağrısı açığa çıkar. Bu hastalarda bel ağrısı, bacak ağrısından daha fazladır. Bel Ağrılı Hastaların Değerlendirilmesi ve Tanı Bel ağrılarının çoğunun nedeni yukarda belirtildiği gibi kas ve yumuşak dokuların aşırı gerilmesi veya ufak zedelenmelere uğramasıdır.

Tekrarlayan bel ağrısı atakları Kronik bel ağrısı Ağrı şiddetinin giderek artması Bel ağrısına eşlik eden uyluk ve bacakta ağrı, uyuşukluk, güçsüzlük, istemli idrar ve gaita yapamama, seksüel fonksiyon bozukluğu gibi belirtilerin olması İstirahat ile geçmeyen bel ağrısı Bel ağrısı ile birlikte aşırı kilo kaybı, ateş, üşüme ve titreme olması

Hastanın bel ağrısı nedenleri araştırılırken, öyküsü alınıp, gerekli muayenesi yapıldıktan sonra belirlenen ön tanı doğrultusunda tetkiklerinin yapılması gerekir.

Akut bel ağrısının nedeni olarak bel fıtığı, kas ve yumuşak dokulardaki aşırı gerilme düşünülüyorsa, bu hastalara yatak istirahati (5 günü geçmeyen) ve ilaç tedavisi önerilir. Kronik bel ağrısı olan, akut bel ağrısı nedeniyle istirahat ve tıbbi tedavi verilmiş fakat ağrısı geçmeyen, omurga tümörü veya omurga enfeksiyonu düşünülen olgularda incelememize direkt grafi ile başlamak ve takibinde lezyon seviyesini saptayıp Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ile hastalığın tanısını koymak gerekir. Bu tetkiklere ilaveten hastada enfeksiyon veya tümör düşünülüyorsa buna yönelik kan tetkikleri ve kemik sintigrafisi yapılmalıdır.

Bel Ağrısında Tedavi Bel ağrılarında yapılacak tedavi ağrının nedenine ve hastalığın yerleşimine göre belirlenmelidir.1-Akut bel ağrısında tedavi

Kas ve yumuşak dokuların aşırı gerilmesine veya ufak yaralanmalara bağlı olan bel ağrısında (Mekanik bel ağrısı) ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve kısa süreli yatak istirahati tek başına çoğu olguda yeterlidir. Travma ve enfeksiyona bağlı bel ağrısı: sinirlere basıya bağlı bacaklarda güçsüzlük ve/veya istemli idrar ve gaita yapamama, omurgada instabilite (anormal hareketlilik) varsa cerrahi girişim yapılmalı, neden enfeksiyon ise ilave antibiyotik tedavisi verilmelidir. Tümöre bağlı bel ağrısı: i-Sinirlere basıya bağlı bacaklarda güçsüzlük ve/veya istemli idrar ve gaita yapamama yakınmaları varsa veya omurgada instabiliteye (anormal hareketlilik) yol açmışsa cerrahi girişim yapılabilir ve doku tanısına göre radyoterapi-kemoterapi önerilir. ii-Sinirlere bası bulgusu yoksa, öncelikle biyopsi ile tümörün tipi belirlendikten sonra duruma göre, cerrahi girişim ve/veya ışın tedavisi, kemoterapi yapılmalıdır. Bel fıtığı, bel kayması, spinal dar kanala bağlı bel ağrısı: i-Sinirlere basıya bağlı bacaklarda güçsüzlük ve/veya istemli idrar ve gaita yapamama yakınmaları varsa, omurgada instabilite (anormal hareketlilik) varsa cerrahi girişim mutlaka gereklidir. Kuvvet kaybı gibi nörolojik bulgular olmamasına rağmen, uzun süren ağrı nedeniyle hastaların yaşam kaliteleri etkileniyorsa ağrı tek başına cerrahi girişim nedeni olabilir. Cerrahi girişim yöntemi seçilirken her hasta ayrı ayrı değerlendirilmeli ve o hastaya uygun teknik seçilmelidir. ii-Sinirlere bası bulgusu yoksa ağrı kesici, kas gevşetici ve yatak istirahati (5 günü geçmeyen) önerilir.

2-Kronik bel ağrısında, neden bel fıtığı, bel kayması, omurga kanalının daralması, disk dokusunun yıpranması olan olgularda eğer ilerleyici nörolojik bulgular (kas güçsüzlüğü, istemli gaita ve idrar yapamama) varsa cerrahi girişim, yoksa öncelikle ağrı kesici, kas gevşetici ve kısa süreli yatak istirahatini takiben fizik tedavi, kas egzersileri önerilir.

Bel fıtığı olan ağır kaldırabilir mi?

Ağır yük kaldırmayın, kontrolsüz hareket etmeyin Disk, belde maruz kalınan yükleri karşılayarak vücudun üst kısmını dik tutar, belin her yöne hareket etmesini sağlamaktadır. Diskin içi daha sulu dışı ise daha sert bir yapıdan oluşmaktadır.

Bel fıtığı ağrısı nerelere vurur?

Bel fıtığı belirtileri nelerdir? – Bel, kalça, bacak ağrısının bir arada görülebileceği gibi sadece biri veya birkaçı da görülebilir. Bacakta ve ayakta uyuşma, kramp-kasılma olabilir. Bel fıtığının orta ve ileri aşamalarında ağrı, istirahat ederek ve ağrı kesici alarak azalmaz. Ayakta durmak ve yürümek ağrının artmasına neden olabilir.

Bel fıtığı olan biri hangi hareketleri yapamaz?

Hangi sporlar daha fazla önlem gerektiriyor, bel fıtığı ile hangi sporlar için daha fazla önlem almam gerekir diye soracak olursanız, ilk başta sıralamamız gerekenler futbol, basketbol, tenis, kayak, snowboard, halter gibi şiddetli ve ani hareketler ve ağırlık kaldırmayı gerektiren sporlardır.

Beli sıcak tutmak fıtığa iyi gelir mi?

Bel fıtığı ağrısına ne iyi gelir? Bel fıtığının neden olduğu ağrı durumunda sıcak veya soğuk kompres uygulaması ağrıyı dindirmeye yardım edebilir. Ayrıca, kas zayıflamasına neden olabileceği için çok uzun tutmamak kaydı ile istirahat ve ağırdan alarak hareket edip, kasları çalıştırmak işe yarayabilir.

Fıtık sıcağı mı sever soğuğu mu?

Soğuk Hava Bel Fıtığını Böyle Tetikler Ancak eklemlerde sorun varsa, bel fıtığına zemin hazırlayabilir. Soğuk hava, özellikle bel sağlığına dikkat etmeyen kişilerin omurgasında yer alan eklemlerdeki kas ile bağların gerilmesine yol açıp, bel fıtığını tetikleyebilir.

Bel fıtığı olan nasıl oturur?

Dik pozisyonda oturmaya çalışın Sandalye veya koltukta otururken dik bir pozisyonda oturmaya gayret edin. Otururken zaman zaman pozisyon değiştirmeniz de iyi olur. Mümkünse saatte bir mola verin ve 5 dakika dolaşın. Yavaş yavaş, kontrollü olarak oturma pozisyonuna geçin.

Yerde uyumak bel fıtığına iyi gelir mi?

BEL FITIĞI HAKKINDA DOĞRULAR VE YANLIŞLAR. Yanlış:Yerde battaniye üzerinde yatmak bel ağrısını giderir. Doğru: Düz ve sert bir yerde yatmak, bel ağrısını daha da arttırır. Bu nedenle, ortopedik yatakta yatılmalıdır.

Bacağa vuran fıtık ağrısı evde nasıl geçer?

BACAĞA VURAN FITIK AĞRISI NEDİR? İnsanların yaşı ilerledikçe vücutlarında da bazı fonksiyonlarda gerilemeler meydana gelmektedir. Bel bölgesinde de bu nedenden kaynaklanan sorunlar oluşabilmektedir. Özellikle belde meydana gelen yıpranmalar fıtık sorunun başlıca nedenlerinden biri olarak gözlemlenmektedir.

  1. Su içeriğinin kaybedilmesi ile birlikte esneklikte kaybedilmektedir.
  2. Ayrıca bazı hareketlere bağlı olarak da yırtılma gibi durumlar ortaya çıkmaktadır.
  3. Böyle bir durumda da bel fıtığı oluşumu meydana gelmektedir.
  4. Genelde bacağa vuran ağrıların temelinde yırtılmalar ve dejenerasyon bulunmaktadır.
  5. BACAĞA VURAN FITIK AĞRISI NASIL GEÇER? Hem kadın hem de erkeklerde fıtık ağrısı şikayeti sıklıkla görülür.

Bel fıtığı olarak başlayan bu rahatsızlık bacaklara vurduğu takdirde kişilerin hareket kabiliyetini fazlasıyla kısıtlar. Bacağa vuran fıtık ağrısına en iyi çözüm fizik tedavidir. Fizik tedavinin yanı sıra ağrı kesici takviyesi ve egzersizler de uygulanmalıdır.

Ancak doktor kontrolü olmadan hem ilaç kullanımı hem de egzersiz uygulamasından kaçınılmalıdır. Yanlış yapılan her hareket var olan durumu daha da kötüye götürebilir. Bu yüzden doktorun önerdiği set ve sürelerde egzersizler yapılmalıdır. BACAĞA VURAN FITIK AĞRISINA NE İYİ GELİR? Doktora kontrolü altında düzenli yürüyüşlerin yapılması önerilmektedir.

Bunun yanında kişinin zorlanmasına neden olmayacak bazı egzersizlerin yapılması da gerekmektedir. Özellikle yüzmek ve hafif tempoda koşmak oldukça iyi seçenekler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte bisiklet sürmenin de iyi geldiği söylenenler arasındadır.

Ayrıca bel kaslarının ve karın kaslarının da güçlendirilmesi gerektiği öneriler arasında bulunmaktadır. Bazı hastalar ise kaplıca tedavisi gibi yöntemlere başvurmaktadır. Eğer doktor tarafından gerekli görülürse hastalardan bazılarına cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. BACAĞA VURAN BEL FITIĞI AĞRISINA İYİ GELEN EGZERSİZLER Yürüyüş yapmak, yüzmek, hafif tempolu koşu, bisiklet sürmek gibi aktiviteler bu soruna iyi gelen egzersizler arasında yer almaktadır.

Ancak ters hareketlerin yapılmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Hareketler kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

Etiketler : Haberler – Bacak Tedavi Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Egzersiz N-Life Sağlıklı Yaşam Fıtık ilaç Hastalık N-Life Bel Fıtığı

Bel fıtığı ağrısını hangi ilaç keser?

Disk Hernisinde Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri Nelerdir? – Ameliyatsız tedavide amaç bel ağrısının ortadan kaldırılması ve inflamasyon denilen sinir basısının neden olduğu tahrişi azaltmak, hastanın genel durumunu düzelterek omurgayı korumak ve genel işlevselliği artırmaktır. Tedavi seçenekleri aşağıda sıralanmıştır. Bu tedaviler tek başlarına veya çeşitli kombinasyonlar şeklinde uygulanabilir.

İstirahat : Doktorunuz size kısa bir istirahat önerecektir. Ne kadar süreyle yatak istirahati yapmanız gerektiğini mutlaka sorun. Gerektiğinden uzun süren yatak istirahati eklem sertliği ve kas güçsüzlüğüne sebep olarak ağrıyı azaltabilecek aktiviteler yapmanızı zorlaştıracaktır. Bu nedenle genel olarak bel ağrısı için iki gün ve bel fıtığı için bir haftadan fazla istirahat önerilmez. Doktorunuza tedavi süresince işe devam edip edemeyeceğinizi sorarak bilgi alın. Ağrı kesici ilaçlar : ‘İyileştirici’ etkisi bulunmayan ağrıyı kesmeye yarayan ilaçlardır. Bu ilaç grubuna analjezikler denir. Çoğu durumda bel ve bacak ağrısı aspirin veya asetaminofen gibi yaygın olarak kullanılan (reçetesiz satılabilen) ağrı kesicilere cevap verir. Eğer şiddetli ve sebat eden ağrınız varsa doktorunuz kısa bir süre için narkotik analjezikler de reçete edebilir. Bu ilaçlar yeşil reçete ile temin edilir. Yan etkiler arasında bulantı, kabızlık, sersemlik ve dengesizlik olabilir, ayrıca kullanımı bağımlılık yapabilir. Kas gevşeticiler : Bazı durumlarda tedaviye kas gevşeticiler eklenebilir. Anti-inflamatuar ilaçlar : Bu grupta yer alan ilaçların hem ‘iyileştirici’ hem de ağrı kesici etkinliği vardır. En sık kullanılan grup non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ ler) denen bazı analjezik-antiinflamatuar ilaçlardır.­ Antienflamatuarlar disk herniasyonu sonucu oluşan ve ağrının asıl kaynağı olan tahriş ve inflamasyonun kontrolü için etkilidir. Bunlar içinde ibuprofen, naproksen, diklofenak ve reçete ile satılan çeşitli ilaçlar vardır. Antiinflamatuvar ilaçlar kullanılırken mide rahatsızlığı veya kanaması gibi yan etkilere karşı dikkatli olmanız gerekir. Tedaviye mide koruyucu ilaçlar eklenebilir. Anti-inflamatuar etkileri olan başka ilaçlar da mevcuttur. Kortikosteroid (kortizon) ilaçlar (tablet veya iğne şeklinde) bazen çok şiddetli bel ve bacak ağrısı için kuvvetli anti-inflamatuar etkileri sebebi ile reçete edilirler. NSAID’ ler gibi kortikosteroidlerin de yan etkileri olabilir. Bu ilaçların faydaları ve risklerini doktorunuzla konuşmalısınız.­ Daha yüksek bir doz almak iyileşmenizi hızlandırmayacaktır ve muhtemelen yan etkileri artıracaktır. Tüm ilaçlar sadece tarif edildiği şekilde alınmalıdır. Reçeteli veya reçetesiz satılan ağrı kesici ve NSAID’lerin uzun süreli kullanımının doğurabileceği sorunlar açısından doktorunuz tarafından takip edilmelisiniz. Fizik tedavi : Doktorunuzun önerebileceği ilk tedaviler arasında ultrasonik ısıtma tedavisi, elektrik uyarıları, sıcak uygulama, soğuk uygulama ve elle (masaj) gibi tedaviler vardır ve uygulanmaları ağrıyı, inflamasyonu ve kas spazmını azaltabilir. Bu şekilde bir egzersiz programına başlanması da kolaylaşır.­ Traksiyon da (çekme, germe) bazı hastalarda ağrının bir nebze hafiflemesini sağlayabilir. Ancak bu tedavinin mutlaka bir fizik tedavi uzmanı ya da fizyoterapist tarafından yapılması gerekir. Bu işi yapmaya ehliyeti olmayan kişiler tarafından traksiyon tedavisi uygulatmanız geri dönüşü zor zararlar verebilir. Ehil olmayan kişilerce elle uygulanan (manüplasyon) tedaviler sebebi belirsiz bel ağrılarında kısa vadeli rahatlama sağlasa da disk hernilerinin çoğunda bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır.­ Egzersiz : Egzersiz programı genelde sırt ağrısını ve bacak şikayetlerini azaltmaya yönelik hafif esneme ve duruş değiştirme hareketleri ile başlar. Ağrınız azaldığı zaman esneklik, kuvvet, dayanıklılık artırıcı ve normal bir hayat tarzına dönmeye yönelik yoğun egzersizlere başlanabilir. Egzersizlere bir an önce başlanmalı ve tedavi ilerledikçe egzersiz programı buna uydurulmalıdır. Evde uygulanabilecek bir egzersiz ve esneme programı öğrenilerek uygulanması da tedavinin önemli bir parçasıdır. Korse : Bazı durumlarda doktorunuz, tedavinin başlangıcında ağrınızı azaltmak için bir bel (lumbal) korsesi (yumuşak ve bükülebilen bir sırt desteği) kullanmanızı önerebilir ancak bu korseler herniye diskin iyileşmesini sağlamazlar. İğne tedavisi : Epidural alana ve köke uygulanan steroid enjeksiyonlarıdır. Epidural enjeksiyonlar veya “bloklar”, çok şiddetli bacak ağrılarını rahatlatmak için kullanılabilir. Bunlar, epidural boşluğa (spinal sinirler etrafındaki boşluk), bu teknik konusunda eğitimli bir doktor tarafından yapılan kortikosteroid enjeksiyonlarıdır. İlk enjeksiyon ileriki tarihlerde bir veya iki enjeksiyonla desteklenebilir. Bunlar genelde katılımcı bir rehabilitasyon ve tedavi programı dahilinde yapılırlar. Tetikleyici (bastırınca ağrının ortaya çıktığı) noktalara yapılan enjeksiyonlar, omurga boyunca veya kalça kemiğinin arkasında yer alan, ağrılı yumuşak doku ve kaslara direk olarak yapılan lokal anestetik (bazen kortikosteroidler de eklenebilir) enjeksiyonlarıdır. Bazı durumlarda ağrı kontrolü için faydalı olmalarına rağmen tetikleyici noktalara yapılan enjeksiyonlar herniye olmuş diskin düzelmesini sağlamaz. Eğitim : Doktorunuz tedaviye başlamanın yanı sıra, bir hemşire ya da fizyoterapist yardımı ile belinize aşırı yük bindirmeden günlük aktivitelerinizi nasıl yapabileceğinizi öğreterek sizi eğitebilir.

Sinire baskı yapan fıtık geçer mi?

En sık L4-5 ve bunun bir altında bulunan L5-S1 mesafeleri arasında bel fıtığı oluşur.Daha az sıklıkla L3-4 veya nadiren L2-3 ve L1-2 mesafelerinde görülür. Bel fıtığını pratik olarak, a) Başlangıç halindeki bel fıtığı b) İlerlemiş safhadaki bel fıtığı olarak iki ayrı guruba ayırmak mümkündür. Her safhada uygulanması gereken tedavi ayrıdır.Bu yüzden yapılacak iyi bir teşhis tedavinin yarısı demektir. BAŞLANGIÇ HALİNDE Kİ BEL FITIĞI Başlangıç halindeki fıtıklarda kıkırdak henüz etrafındaki kapsülü yırtmamıştır.Dolayısıyla bir balon gibi sinire baskı yapar (Resim 3).

  1. Hastada sadece bacak ve bel ağrısı vardır.
  2. Refleks kaybı veya ayakta kuvvet kaybı gelişmemiştir.
  3. Bu safhada hastayı diğer tedavi yöntemlerini denemeden hemen açık ameliyata almak doğru bir davranış olmaz.
  4. Öncelikli tercihimiz MANUEL TEDAVİ ‘dir.
  5. Bu tedavi ile lomber traksiyon yani bel çekme işlemi yapılır.
See also:  Qual Valor Para Declarar Imposto De Renda 2023?

Şayet bu yöntem yetersiz kalırsa hastalarımıza Laserle bıçaksız bel fıtığı ameliyatını öneriyoruz. Dikkatimiz çeken husus, genelde Türk halkının başlangıç halinde hekime müracaatının az olduğu yönündedir. Sıklıkla evde kulaktan dolma ilaçlar kullanılarak veya mahalle aralarındaki “bel çekici hacı amcalara” gidilerek bu safha geçiştirilmektedir.

Hekimlere asıl müracaat hastalığın ilerlemiş safhasında olmaktadır. İLERLEMİŞ SAFHADA Kİ BEL FITIĞI Omurgalar arasındaki kıkırdak etrafındaki kapsülü yırtarak omurilik kanalına çıkmıştır. Yerinden çıkan bu parça bacaklara gelen sinirin altına girerek sinir üzerinde baskı yapar ve şiddetli ağrıya neden olur.

Bu safha da artık hastalığın geriye dönüşü yoktur. Çünkü; omurilik kanalına çıkan kıkırdak parçasını ilaç veya manuel tedavi ile ortadan kaldırmamız mümkün değildir. Özellikle ayakta kuvvet kaybı da varsa hastalarımıza vakit kaybetmeden mikro cerrahi ile iki dikişlik bir ameliyat öneriyoruz.

İlerlemiş bel fıtığın da omurilik kanalına doğru kayıp,bacağa gelen sinire baskı yapan kıkırdak parçasını görüyoruz. Bu duruma tıp dilinde “Extrude olmuş fıtık” denilmektedir. (MRG raporlarınızın sonuç kısmında extrude kelimesi varsa hastalığınızın ilerlemiş safhada olduğunu anlayabilirsiniz) TEŞHİS: Belirtiler: Hastalar belinden kalçasına ve bacağına doğru yayılan ağrıdan şikayet ederler.

Bu ağrı ayak topuğuna ve parmaklara kadar uzanabilir. Özellikle bel fıtığında ağrı şikayeti öksürmekle veya ıkınmakla artar.Bu bel fıtığı teşhisi için önemli bir bulgudur. Bazı hastalar bacağının arka kısmından bir iple çekildiğini söylerler. Hastanın beli bir tarafa doğru eğilebilir.

  • Ayakta uyuşma olabilir.Bazı vakalarda ayak bileğinde kuvvet kaybı gelişmeye başlar.Hastalar yol yürüdüklerinde önlerine çıkan küçük bir engelde ayak bileklerinin döndüğünden şikayet ederler.
  • İlerlemiş vakalarda idrar ve büyük abdestini yapmakta zorluklar veya tutamama oluşabilir.
  • Yine çok ilerlemiş vakalar da cinsel fonksiyonlar olumsuz yönde etkilenir.Özellikle erkeklerde penis sertleşmesinde sorunlar meydana gelebilir.

ÖNEMLİ NOT: Hastanın ayak bileğinde kısa sürede felç ve idrar yapamama durumu (idrar felci) meydana gelirse acilen ilk 6 saat içerisinde ameliyat edilmelidir. Bu 6 saatlik süreye ALTIN DÖNEM denir ve bu süre geçirilirse hastanın klinik bulguları düzelmez.

  • Ayak bileğindeki felç kalıcı olur, idrarını yapamaz.
  • Hayat boyu idrar sondası kullanmak zorunda kalabilir.
  • Bu nedenle böyle bir durumla karşılaşan hasta hiç vakit kaybetmeden beyin cerrahisi uzmanına müracaat etmelidir.
  • UNUTULMAMALIDIR Kİ; SİNİR SİSTEMİNDEKAYBEDİLEN GERİYE GELMEZ.
  • MUAYENE BULGULARI 1- Hasta muayene masasına sırt üstü yatırılır.

Ağrıyan ayağı dizi bükülmeden yukarı doğru kaldırılır. Bu muayeneye Lasek Testi veya BACAK KALDIRMA TESTİ (BKT) denir. Bacak yukarı kaldırıldığında hasta kalçasında ve bacağında şiddetli ağrı duyar. Buna BKT müspet denir.2- Hastanın diz ve topuk reflekslerine bakılır.

Doktor “refleks çekici” adı verilen bir alet ile hastanın diz ve topuk bölgesine vurarak, bu bölgelere gelen sinirlerin sağlam olup olmadığı hakkında bilgi alır. Şayet bel fıtığı sinire baskı yapmışsa diz veya topuktaki refleksler azalır veya kaybolur.3- Hastaya ayak parmaklarının ve topuklarının üzerinde yürümesi söylenir.

Bel fıtığı hastası parmaklarının veya topuğunun üzerine kalkamaz. Yani bu bölgelere gelen sinirlerin baskı altında kalması nedeniyle ayak bileğinde kuvvet kaybı oluşmuştur,Tedavi edilmezse ayak bileğinde felç meydana gelebilir.Ancak bu olay her bel fıtığı vakasında mutlaka olacaktır diye bir kural yoktur.4- Hastanın ağrı duyduğu bacağının ayak üstünde ve parmaklarında his kusuru (uyuşukluk) mevcuttur.

ÖZETLERSEK: Bel fıtığı diyebilmek için muayene sonucunda; 1- Bacak germe testi müspet olacak 2- Diz veya topukta refleks kaybı olacak 3- Ayak bileğinde kuvvet kaybı olacak 4- Ayak üstünde his kusuru (uyuşukluk) olacak Bu dört bulgunun hepsi veya en az ikisi bir arada olması halinde bel fıtığı teşhisi koyulmuş olur.

TEŞHİS İÇİN YAPILMASI GEREKEN TETKİKLER 1- Bel tomografisi: Gerek tomografi gerekse de MR tetkiklerinde; omuriliğin ve omurilik kanalının adeta haritası çıkarılır. Omurgalar arasındaki kıkırdağın durumunu ve sinirlere baskı yapıp yapmadığını anlamak mümkündür.

  • Günümüzde bel fıtığı teşhisinde tomografi yerine MRG tetkiki tercih edilmektedir.
  • Büyük şehirlerde tomografilerin yerini MR cihazları almıştır.Tomografi cihazları artık daha ziyade küçük merkezlerde,kasabalarda bulunmaktadır.
  • Mecbur kalmadıkça bel fıtığı teşhisi için tomografi tetkikini kullanmamak gerekir.

Son çıkan 3 boyutlu tomografiler kemik yapısının gösterilmesinde başarılı olmalarına rağmen,bel fıtığı tetkikin de MRG kadar başarılı değildirler. Ayrıca tomografi çekiminde x ışınları kullanıldığı için az da olsa hastanın radyasyon alması söz konusudur.

Radyasyon riskiolmaması nedeniyle MRG yine tercih nedeni olmaktadır. Her tomografi filmi de bel fıtığını net olarak göstermez. Çekilen filmin en az 600 miliamper gücünde olmasına dikkat edin. Hasta şişmansa 1200 miliampere çıkılabilinir. Bu nedenle film çektireceğiniz merkezden önceden bilgi alınız. Aksi taktirde yeterli görüntü alınamaz ve ödediğiniz para boşa gidebilir.2-Manyetik resonans filmi (MRG): Bel bölgesinin adeta fotoğraf kalitesinde görüntülenmesini sağlar.

Tetkik esnasında kapalı bir kabin içinde kalmayı gerektirir. Kapalı yerlerde kalma korkusu olanlar zorlanabilirler. Ancak son çıkan MRG cihazlarında çekim süresi oldukça kısaltılmıştır.Eski modellerde 15-20 dakika kapalı yerde kalmak hastaları zorlamaktaydı.

  1. Burada AÇIK MRG CİHAZI’ndan bahsetmek gerekir.Bu cihazda hasta kapalı kabine koyulmaz.Tamamen açıkta bulunur.Kapalı yerde kalma korkusu olan hastaların açık MR cihazını tercih etmeleri doğru olur.
  2. MRG’nin tomografiden farkı; omurganın ve omuriliğin hem yan hem de yatay kesitlerini inceleyebilmesidir.

tomografi sadece yatay kesitleri alır. ÖNEMLİ NOT : Manyetik rezonans cihazının gücü TESLA olarak belirtilir.Piyasada halen çalışan 0,5 Tesla gücünde eski jenerasyon cihazlar mevcuttur. Bel için en kaliteli görüntüyü 1,5 Tesla gücünde veya daha üst model cihazlardan alabilirsiniz.

  1. Bu nedenle film çektirdiğiniz cihazın gücünü önceden öğrenin.
  2. Böylece hem teşhiste yanılma olmaz, hem de ödediğiniz para boşa gitmez.
  3. ARAR: 1- Hastanın tek taraflı kalçasına veya bacağına ağrı vuruyorsa, 2- Muayene bulguları yeterliyse, 3- Tomografi veya Manyetik Rezonans filmlerinde kayan fıtık net olarak görülebiliyorsa TEŞHİS BELFITIĞI’ dır.

BEL FITIĞI BAZI HASTALIKLARLA KARIŞABİLİR.1-Brucella (Peynir Hastalığı): Halk arasındaki tabiriyle hayvan hastalığı da denir. Brucella hastalığına yakalanmış hayvanların sütünün içilmesi veya bu sütten yapılan taze,tuzsuz peynirin yenilmesi sonucu insanlara bulaşır.

  • Hastaların belinde şiddetli ağrılar olur.
  • Ağrı kalçalara doğru yayılabilir.Hastaların aşırı derecede gece terlemeleri vardır.
  • İç çamaşırlarını ıslatacak kadar bol terlerler.
  • Yapılacak kan tetkikleri ile bel fıtığından ayırt edilebilirler.
  • Çok sık olarak bel fıtığı ile karıştırılabilir.Hatta bel fıtığı zannedilerek ameliyat edilen hastalar vardır.Dikkatli bir sorgulama yapılırsa ağrının tüm vücutta olduğu ve aşırı terlemenin olduğu fark edilebilir.(Bel fıtığında ağrı tek taraflı bacağa vurur).Ayrıca salgın (Bulaşıcı) bir hastalık olduğundan hastanın çevresinde aynı şikayetleri olan başkalarının da bulunması ayırıcı teşhis de yardımcı olabilir.

Tedavisi antibiotik kullanımı ile yapılır.Ağır vakalar hastaneye yatırılarak tedavi edilir.2-Burger Hastalığı: Sigara içenlerde sık görülür. Bacağa gelen atardamarın tıkanması söz konusudur. Hasta yürüyünce bacağında ağrı oluşur. Birkaç dakika dinlenince geçer.

  • Yürüyünce tekrar başlar.Bu çok tipik bir bulgudur.Yürüyünce başlayan ağrı hasta durur durmaz birkaç dakika içinde geçer.Buna cladicatio intermittend denir.
  • Bel fıtığında ağrı bacakta ve sürekli olur, dinlenmekle geçmez.Özellikle gece yatarken çok ağrı oluşabilir) Ayırt etmek için damar cerrahisi uzmanlarınca muayene edilmelidir.

Tıkanma varsa damarı açmak için ameliyat yapılır. Konu tamamen damar cerrahisinin ilgi alanına girmektedir.3- Omurilik Kanalının Daralması: Kireçlenme nedeniyle omurilik kanalı daralmıştır.Daralan kanal da omurilik sıkışır.Özellikle hasta hareket edince omuriliğin kanal içinde sürtünmesine bağlı olarak belinde,bacaklarında ağrı ve her iki bacağa yayılan uyuşmalar olur.Yarım saat ve daha fazla dinlenince ağrı ve uyuşmalar azalır.

Genelde yaşlı insanların hastalığıdır.Hasta yüz metre veya daha az bir mesafe yürüdüğünde uyuşmaları başlıyorsa ve hastanın günlük aktivitesini kısıtlıyorsa ameliyat yapılabilir.Ameliyat sonuçları yüz güldürücüdür.Ancak mecbur kalmadıkça ameliyat yapılmamalıdır. Dar kanal ameliyatı zorluk derecesi bakımından bel fıtığından daha kolaydır.Omurgalar arasındaki kıkırdak genelde alınmaz.Bu nedenle ameliyat sonrası hasta daha kolay ayağa kalkar ve çabuk iyileşir.4- Omurilik kayması:(Spondilolistezis) Bel omurlarının yerinden kaymasıdır.

Omurlardan birisi yerinden kayarak diğerlerine göre öne veya arkaya birkaç milimetreden, 1-2 cm.ye kadar kayabilir. Bu esnada omurilik kanalı daralacağından burada bulunan omurilik ve bacaklara gelen sinirler baskı altında kalırlar. Hastalarda bel ağrısı ön plandadır.

Özellikle çok çalışıldığı veya ağır işler yapıldığı zamanlar şikayetleri artar. İstirahat halinde ağrılar azalır. İlerlemiş dönemlerde ağrı tek taraflı veya çift taraflı bacağa vurabilir. Teşhis için 2 yönlü Lumbosakral grafi (Halk deyimiyle “düz bel filmi” ) çekilir Kayan omurga tespit edilir. Omurga öne veya arkaya doğru olmak üzere iki türlü kayabilir.

Sıklıkla öne doğru kayma görülür. Ağır işlerde çalışanlarda ve obez kişilerde sık rastlanır. Ancak tamamen normal bir hayat süren zayıf insanlarda da görülebilir. Kaymanın miktarına göre Grade 1,Grade 2 ve Grade 3 olarak isimlendirilir.Grade 3 en son basamaktır.

  1. Tedavi: Grade 1 kayma da ameliyat gerekmez.Ağrı kesiciler, adele gevşeticiler verilir.
  2. Çelik balenli korse kullanımı uygundur.
  3. Özellikle çalışırken korse kullanmak gerekebilir.
  4. Hastaların ağır işlerde çalışması yasaklanır.Aşırı kilo alımı hastaya zarar verir.Hastaların özellikle zayıflaması ve omurga üzerine düşen yükün azaltılması şarttır.Düzenli egzersiz yapılarak karın ve sırt kaslarının güçlendirilmesi uygun olur.

Tüm bu tedaviler kayan omurgayı yerine getirmez.Tedavi de amaç hastanın ağrılarının azaltılması ve kaymanın ilerlemesinin durdurulmasıdır.Şayet hasta yukarı da sayılan tedavileri eksiksiz yerine getirirse ve özellikle de kilo almaz,ağır yük kaldırmazsa omurga kayması ilerlemeyebilir.

  1. Böylece hasta ömür boyu hafif ağrılarla idare edebilir.6 aylık aralıklarla bel filmi çektirilerek kontrol yapılması uygundur. Kayma 2.
  2. Veya 3.safhaya ulaşırsa ameliyat olması gerekir.Bu safhalarda ağrı bacaklara da vurmaya başlamıştır.
  3. Oldukça büyük bir ameliyattır.Hastanın omurgalarına platin çakılır ve vidalarla tutturulur.Bu sayede kayan omurga yerine getirilmeye çalışılır.

Ameliyat sonrası çok dikkatli bir bakım gerekir.Yine hastanın kilo alması ve ağır işlerde çalışması yasaklanır. En çok korkulan olay,çakılan platinlerin enfeksiyon kapma ihtimalidir. İlk 15 gün içinde risk yüksektir. Genelde ameliyathane şartlarının yetersiz olduğu hastanelerde yapılan ameliyatlarda rastlanır.

  1. Çok ızdırap verici bir durumdur.
  2. Hasta belinde çok şiddetli ağrı duyar.
  3. Hatta hastanın yatağına dahi dokunmanız bile şiddetli ağrı oluşmasına neden olur.Bu durumda çakılan platinler yeni bir ameliyatla sökülür.
  4. Enfeksiyon tamamen geçtikten sonra yeniden takılması gündeme gelebilir.
  5. Enfeksiyon riski nedeniyle,özellikle taşra hastanelerinin bu ameliyat için çok uygun olduğunu düşünmüyorum.Hatta ve hatta bazı büyük il hastanelerimizin de ameliyathane hijyeninin standartlara uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.Bu nedenle ameliyat olacak hastaların hastane seçiminde çok titiz olmalarını tavsiye ediyorum.

Bu ameliyatlarda her zaman başarılı sonuçlar da alınamayabilir.Bazı hastaların ağrısı ameliyat sonrası da devam edebilir.Bu yüzden bel kayması ameliyatının mecbur kalınmadıkça yapılmaması gerekir. Bazı kişiler ameliyatın her derde deva olduğunu ve hiçbir sakıncasının olmadığını düşünürler.

  • Oysa ki,ameliyat insan vücudunun mahremiyetine yapılan bir müdahaledir ve vücut bu işlemden hiç hoşlanmaz.
  • Bu nedenle ameliyat her zaman için son çare olmalıdır.Özellikle “bel kayması ameliyatı” için çok iyi düşünmek gerekir.
  • BEL FITIĞI TEDAVİSİ Kısaca hatırlarsak bel fıtığını 2 safhaya ayırmıştık a- Başlangıç halindeki bel fıtığı b- İlerlemiş bel fıtığı BAŞLANGIÇ HALİNDEKİ BEL FITIĞI’NIN TEDAVİSİ: Omurgalar arasındaki kıkırdak yerinden kaymış, ancak etrafındaki kapsülü yırtmamıştır.

Omuriliğe veya bacaklara gelen sinirlere hafif baskı söz konusudur. Hasta bel ağrısından şikayetçidir. Tek taraflı veya çift taraflı bacaklara vuran ağrı olabilir. Ayaklarda kuvvet kaybı,refleks kaybı söz konusu değildir. Hasta da sadece bacak ağrısı varsa ve diğer bulgular görülmüyorsa genelde açık ameliyat tercih edilmez.

  1. Diğer tedavi yöntemlerini tercih etmek doğru olur.
  2. Ancak ortalama 45 gün tedavi edilen hastanın ağrıları azalmıyorsa “sadece bacak ağrısı” nedeniyle ameliyat kararı da verilebilir.
  3. Önemli olan ameliyat olmadan hastanın olabilecek tüm tedavi imkanlarını kullanmaktır.
  4. Her şeye rağmen hasta düzelmiyorsa elbette ki ameliyat gerekecektir.

Bu safhada ameliyatsız tedavi yöntemleri ön plandadır. Mümkün olabildiğince yapılabilecek her türlü tedavi yöntemi uygulanarak bel fıtığını ameliyatsız olarak tedavi etmeye çalışıyoruz. MANUEL TEDAVİ Manuel tedavi “elle yapılan tedaviler” şeklinde Türkçeye tercüme edilebilir.

  • Manuel tedavi uzmanı Fizik Tedavi Uzmanlarının özel ilgi duyması halinde yapabilecekleri bir uzmanlık dalıdır.
  • Genelde ülkemizde yaygın değildir.
  • Ancak son yıllarda basından takip ettiğimiz kadarıyla konuya ilgi duyarak manuel tedavi uzmanlığını bitiren doktorlarımız var.
  • Sayıları henüz iki elin parmağı kadar olsa da ileride oldukça tercih edilen bir branş olacağını düşünüyorum.

Uluslararası Manuel Tıp Federasyonu maniplasyonu;postural denge içinde kas iskelet sisteminin maksimal ve ağrısız hareketini sağlamak amacıyla manevra ve talimatlar ile hastanın tedavisinde elleri kullanma yöntemi olarak tanımlamaktadır. Manuel tedavinin amacı; hareket kısıtlaması olan vücut bölgelerinde hareketin düzeltilmesi, ağrısız hareketin sağlanması ve eklem fonksiyonlarının ideal bir şekilde yapılabilmesidir.

  • Manuel tedavi özellikle 2-4 haftalık bel ağrısı olanlarda etkin olduğu belirtilmektedir.
  • Amerika’da halk sağlığı ile ilgili kuruluşlar tarafından çıkarılan rehberlerde bel ağrısı problemlerinde maniplasyon tedavisinin kullanımı da yer almaktadır.
  • Manuel tedavi elle yapılan bir takım manevraları içeren tedavi şeklidir.

Bu tedavide hastanın beline çeşitli manevralar yaptırılarak eklemlerin fonksiyonel hale gelmesine çalışılır. İtmeli teknikler veya itmesiz teknikler kullanılır. Bel fıtığı tedavisinde manuel tedavi uygulanırken temelini “lomber traksiyon” yani bel çekme işlemi teşkil eder.Bel çekme işlemi herkesin bildiği gibi bel fıtığı tedavisinde kullanılan tıbbi bir tedavi yöntemidir.Halen Türkiye’de fizik tedavi uzmanları tarafından elektrikli motorla çalışan bel çekme makineleri kullanılmak suretiyle uygulanmaktadır.Fizik tedavi uzmanlarının muayenehanelerinin çoğunda görmemiz mümkündür.

Asıl yaygın uygulama ise “hoca” veya Akdeniz bölgesinde kullanılan yaygı ismiyle “Orçum” lar tarafından yapılan bel çekme işlemidir.Bu kişiler kulaktan duyma bilgilerle veya balarından öğrendikleri bir takım tıbbi olmayan bilgilerle meslek icra etmektedirler.Gerek otomatik çekme makinelerinde uygulanan tedavi gerekse de orçumların uyguladığı tıp dışı uygulamalar Manuel tedavi değildir.

See also:  Qual O Numero Do Samu?

Manuel tedavi de direkt olarak doktor hastanın beline traksiyon uygular.Tedavi sadece bel traksiyonu ile sınırlı değildir.Bir manuel tedavi seansı ortalama 45 dakika ile 1 saat arasında sürmektedir.Bu süre içinde bel omurları eklemlerinin fizyolojik sınırları içerisinde hareketleri,kasların gevşetilmesi ve spazmların çözülmesi için gereken diğer yöntemler kullanılmaktadır.Ancak bu uygulanan tedaviler asla ve asla masaj değildirler.

Manuel tedavi ortalama 7 seans uygulanmaktadır.Bu süreç içinde hasta hastaneye yatırılmakta ve manuel tedaviden sonraki zamanda yatak istirahatını yapmakta ve tedavinin olmazsa olmazı olan medikal tedavisini yani ilaç tedavisini de almaktadır. İlaç olarak hastaya adele gevşetici ilaçlar,ağrı kesiciler,diazem (Düz kas spazmını çözmek için),lokal antienflamatuar kremler,depo steroidler verilmektedir.

Yapılan bu yoğun tedavi ile 4 hastanın 3 ünün iyileşmesi mümkündür.Yani % 75-80 başarı oranı vardır.Ancak takdir edersiniz ki,her hasta manuel tedavi ile düzelseydi, bel fıtığı ameliyatının icat edilmesine gerek kalmazdı.Bu tedavi iledüzelmeyen hastalar ameliyata kadar gidebilirler.

LASERLE BIÇAKSIZ BEL FITIĞI AMELİYATI Gerek ilaç tedavisine ve gerekse de manuel tedavi ve traksiyona cevap vermeyen hastalarda Laser’le Bıçaksız Bel fıtığı ameliyatı uygulamaktayız.Bir başka değişle öncelikle tıbbi tedavi uygulanır.Geçmezse manuel tedavi uygulanır.Bununla da geçmezse “laserle bıçaksız bel fıtığı ameliyatı” yapılabilir.

Önemli nokta şudur;Bu tedavi yine başlangıç halindeki fıtıklara uygulanır.Ancak bu işlemin uygulanması için yukarıda sayılan tüm tedavi yöntemlerinin uygulanmış olması ve hastanın şikayetlerinin devam etmiş olması gerekir.Ama asla fıtık omurilik kanalına çıkacak kadar büyük olmamalıdır.

ÖNEMLİ NOTLAR Laserle bıçaksız bel fıtığı ameliyatı her bel fıtığı vakasına uygulanmaz.Ancak başlangıç safhasında diye tarif ettiğimiz vakalara uygulanabilir.Omurgalar arasında ki kıkırdak omurilik kanalına doğru etrafında ki zarı yırtarak çıkmışsa artık laser uygulaması yapmak anlamsız olur. Bu tedaviye bel fıtığı hastalarının ancak % 10 u uygundur.Vaka seçiminde çok titiz olunursa başarılı sonuçlar elde edilmektedir.Tedavi uygulanan 3 bel fıtığı hastasından ikisi iyileşmektedir.

Ancak kliniğimize müracaat eden hastaların hemen tüme yakını laserle tedavi olmak istemektedirler.Bu durum laser ameliyatının büyük ölçüde suistimal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Laser tedavisi özellikle basın tarafından aşırı derecede abartılmış ve her derde deva,bütün sorunların çözümü gibi yansıtılmıştır.

Laser tedavisi uygulandığı halde iyileşmemiş bir çok vaka kliniğimizde mikrocerrahi yöntemi ile tedavi edilmiştir ve halen de bu tür vakalar gelmeye devam etmektedir.Kliniğimiz de laser ameliyatı olması gereken hastalar titizlikle seçilmektedir.Bu nedenle başarı oranımız yüksek olmaktadır. Bu konu da halkımızın daha gerçekci davranması kendi sağlıkları açısından önem arz etmektedir.Gereksiz yere yapılan bir müdahale hem zaman hem de para kaybı demektir.

İLERLEMİŞ BEL FITIĞININ TEDAVİSİ Omurilik kanalına doğru kayan kıkırdak etrafındaki kapsülü yırtarak parça halinde omurilik kanalına doğru çıkmışsa artık bel fıtığının ilerlemiş döneminden bahsedilir. Bu dönemde hastanın bacağına gelen sinire baskı artmıştır ve ayakta kuvvet kaybı, refleks kaybı, his kusuru gibi ilerlemiş bulgular mevcuttur.

Hasta aktif olarak tedavi edilmezse ayak bileği felç olabilir veya idrar ve büyük abdest sorunları,cinsel sorunlar gelişebilir. Bu safhada artık yerinden çıkan kıkırdağın ilaç tedavisi veya manuel tedavi ile yerine getirilmesi mümkün değildir.Yani geriye dönüş yoktur.Tek çare,omurilik kanalına çıkarak sinire baskı yapan kıkırdak parçasını cerrahi olarak çıkarmaktır.Bunun tıbbi adı “diskektomi” dir.

Ameliyat aşamasına gelmiş olan ve çeşitli nedenlerle ameliyatı geciktiren hastalarda yerinden kayan kıkırdak bulunduğu bölgede zaman içerisinde kireç tutarak kalsifiye olur.Yani kıkırdak sertleşir ve etraf dokuya yapışır.Bu durum yapılacak olan bir ameliyatın başarı şansını azaltmaktadır.Çünkü,ameliyat esnasında kireçlenen kıkırdağı kesip yerinden almak her zaman mümkün olamamaktadır.Bazı vakalarda kıkırdak sinirle kaynak yaptığından alınmak istendiğinde siniri saran zar da yırtılmalara sebep olabilmekte ve bu durum yine iyileşme şansını azaltmakta,başka sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

  • Isacası; ilerlemiş bel fıtığının tedavisini fazla geciktirmek cerrahın işini zorlaştırmakta ve ameliyatın başarı oranını azaltmaktadır.Bu nedenle ameliyattan değil geç kalmaktan korkmak gereklidir.Vaktinde yapılan ameliyatlarda % 98 başarı şansı mevcuttur.
  • Bel fıtığı ameliyatı iki türlüdür.1-KLASİK AMELİYAT Fıtığın bulunduğu bölgeye göre operasyon 5 ile 15 cm uzunluğunda cilt kesisinden yapılır.

Açılan yaranın büyüklüğü nedeniyle ameliyat sonrası oldukça ağır seyreder.Bu kadar büyük bir cilt kesisi bir o kadar da bel kasının yapışma yerinden ayrılmasına ve zedelenmesine sebep olacaktır.Çünkü omuriliğe ulaşabilmek için bu kasların yapışma yerinden ayrılmaları gerekmektedir.

  • Ameliyat sonrası her zaman için ameliyat yerinde enfeksiyon (İltihap kapma ) riski vardır.
  • Bu her ameliyat için geçerli bir kuraldır.
  • Bu nedenle ne kadar çok geniş bir cilt kesisi yaparsanız ve ne kadar çok sahayı açarsanız o oranda enfeksiyon riskiniz artacaktır.
  • Lasik ameliyatlar da ameliyat sahasının büyük olması ameliyat sonrası enfeksiyon riskini de arttırmaktadır.

Hastalar ameliyat sonrası (yara iyileşmesi zaman alacağından) uzun süre yatak istirahatı yapmak zorunda kalırlar.Normal hayata döndüklerinde bel adalelerinin büyük bir bölümü etkilendiği için hiçbir zaman eskisi gibi rahat olamayacaklar ve özellikle çalışma hayatında bunun etkisini hissedeceklerdir.

  1. Bunun için artık çok gerekmiyorsa klasik yöntemle açık ameliyat uygulanmasından kaçınmak gerekir.Bu özellikle hastanın ameliyat sonrası hayatı için çok önemlidir.2- MİKROCERRAHİ Mikro cerrahi özel bir takım aletler ve mikroskop kullanılırak yapılan bir ameliyat yöntemidir.
  2. İki veya üç dikişlik cilt kesisi yapılır.Dolayısıyla vücuttaen az tahribat yapılarak ameliyat gerçekleştirilmiş olur.

Mikro cerrahi de bel kasları yapışma yerlerinden kesilmez.Sıyrılarak aralarına girildiğinden ameliyat sonrası duyulan ağrı çok az olur.Bel kaslarında tahribat olmadığı için hastanın ileri ki çalışma hayatında sorun yaratmaz. Mikroskop ile yapıldığı için ameliyat sahası ve sinirler daha net seçilir.Ameliyat sahası 3-4 defa büyük görüldüğünden sinirin kesilme veya zarar görme ihtimali azalır.Ayrıca çevreye saklanmış küçük kıkırdak parçaları varsa bunlarında kolaylıkla seçilmesine ve alınmasına neden olduğundan ameliyatın başarısı oldukça yüksektir.

  • Ameliyat sonrası ertesi gün hasta ayağa kalkar ve taburcu olur.8 sat sonra hastayı taburcu edebiliriz.
  • Hafif işlerde çalışanlar 15 gün sonra işlerinin başına dönebilirler.Ağır iş yapanlar bir ay sonra çalışmaya başlayabilirler.
  • Bu ameliyatı olup halen inşaatlarda bedeni olarak çalışan bir çok hastamız vardır.

Mikro cerrahide omuriliğin üzeri çok az açılır. Bu nedenle ameliyat sonrası omuriliğin etrafa yapışması riski çok azdır.Yine çok az bir cilt kesisi yapıldığından ameliyat sahasında oluşabilecek yara enfeksiyon riski de en az düzeydedir. AMELİYAT SONRASI BEL FITIĞININ TEKRARLAMASI Klasik bel fıtığı ameliyatlarından sonra % 2 ile 6 oranında hastalığın tekrarlama riski vardır.

  1. Yani yüz kişiden 2 veya 6 kişide aynı yerden fıtık gelişebilir.
  2. Bu risk mikro cerrahi de en azdır.
  3. 1-2).Yani 100 kişiden 1 veya 2 kişide bel fıtığı tekrarlayabilir Ameliyat sonrası hastanın şikayetleri tamamen düzelmesine rağmen,belli bir aradan sonra aynı şikayetler tekrar başlar.Bu durumda bel fıtığının tekrarlamasından şüphe edilir.Hastalara KONTRASTLI MRG yani halk tabiriyle ilaçlı MRG tetkiki yapılır.Hastaya damardan özel bir ilaç verildikten sonra filmi çekilir.Film sonucunda bel fıtığının tekrarlaması teşhis edilebilir.

Tekrarlayan fıtık ikinci kez ameliyata alınır. Ancak ilk ameliyattan farklı olarak bazı riskler taşır.Birinci ameliyat sonrasında ameliyat yerinde bulunan dokular birbirlerine yapışırlar.Ve bu bölge doğal yapısını kaybetmiş olur.Bu nedenle ikinci kez açıldığında etrafa yapışık olan sinirlerin ameliyat esnasında yırtılma veya kopma riski olabilir.Bu yüzden ikinci ameliyatlar çok dikkatli bir şekilde ve tecrübeli hekimler tarafından yapılmalıdırlar.

BAŞARISIZ BEL FITIĞI AMELİYATLARI Bazen ameliyat sonrası hastanın şikayetleri geçmez.Bu durum da bel fıtığının tekrarlamasından bahsedilemez. Ameliyat sonrası hastanın bacak ağrısı (Bel ağrısı değil,sadece bacak ağrısı) hiç geçmemişse,muhtemelen ameliyatta bir sorun var demektir. Bunlardan birincisi ;hekim mesafe hatası yapmış olabilir.Yani yanlış bölge açıldığı için bel fıtığı çıkarılamamıştır ve hastanın tekrar ameliyatı gerekir.Nadir de olsa bu durumlarla karşılaşmak mümkündür.Ameliyathanelerinde C kollu scopi (Portatif röntgen cihazı) olan hastanelerde ameliyat öncesi mesafe tayini kesin olarak yapılabildiğinden,hekimin yanılması mümkün değildir.Röntgen cihazı yoksa mesafe tayinini hekim elle yapacaktır.Bu durum bazen yanılmalara ve hastanın ikinci kez ameliyata alınmasına neden olmaktadır.

İkincisi; ameliyat doğru mesafeye yapılmıştır.Ancak,kıkırdak dokusunun bir kısmı çıkarılamamıştır.Dolayısıyla hala sinire baskı yapmaktadır.Hasta narkozdan uyanır uyanmaz ayağındaki ağrıdan şikayet eder. Yapılacak işlem,hastanın vakit geçirmeden tomografi veya MR tetkikini yapmaktır.Böylece kalan kıkırdak parçası tespit edilir ve hasta tekrar ameliyata alınarak parça çıkarılır.Bu ikinci ameliyatı yara iyileşmesi tamamlanmadan yapmak gerekir.Şayet hekim hatayı kabul etmez ve “zamanla geçer” diye hastayı taburcu ederse, yara yerinde yapışıklıklar oluştuktan sonra ikinci ameliyat yine riskli olacaktır.Bu nedenle ameliyat sonrası iyileşmeyen hastanız olursa mutlaka hekiminize danışın ve aktif olarak teşhisinizi yaptırın.Hastanın MR filmi çekilsin ve kesin karar verilsin.

Bu konu da bir noktaya dikkatiniz çekmek istiyorum.Bir hekim asla ve asla böyle bir durumun olmasını ve hastasının acı çekmesini arzu etmez.Elde olmayan bir takım teknik nedenlerle ameliyat yerinde parça kalabilir.Bu konu da hekimi suçlar bir tavır içine girecek olursanız,hekim de savunma mekanizması psikolojisi ile hareket edebilir.

Ameliyat sonrası hastanızı bir başka hekime götürme şansınız çok az olduğundan,ameliyat sonrası oluşabilecek olumsuz durumlar da hekimi suçlamak yerine onunla ortak bir çalışma içinde soruna çözüm aramalısınız.Amacımız “bağcı dövmek değil,üzüm yemektir” AMELİYAT SONRASI GRANÜLASYON DOKUSU OLUŞUMU (YAPIŞIKLIK ) Her ameliyat sonrası ameliyat yapılan yani insan eli değen organlarda normal yapı bozulur.Ameliyat sahasındaki organlar birbirlerine yapışırlar.Bu yapışma normal sınırlar içerisinde kaldığı sürece bir zararı olmaz.Vücudumuz bu durumu tolere edebilir.Ancak bazı bünyeler aşırı hassas olmaları nedeniyle gerektiğinden fazla reaksiyon göstererek çevrelerindeki organların çalışmasına bir tehdit oluşturacak kadar granülasyon dokusu oluştururlar.

Bel fıtığı ameliyatlarından sonra da ameliyat yerinde yapışıklık (Granülasyon dokusu) oluşur.Bu granülasyon dokusu narmal sınırlarda kalırsa sorun olmaz.Ancak baskı oluşturacak bir kitle oluşturursa omuriliğe ve sinirlere baskı yapmaya başlar.Yani bel fıtığı yerine bu sefer oluşan granülasyon dokusu baskı yapmaktadır.

Granülasyon dokusu (Yapışıklık) hemen ameliyat sonrası oluşmaz.Belli bir sürenin geçmesi gerekir.Yine bu hastalar da ameliyat sonrası tamamen düzelirler ve şikayetleri kalmaz.Ancak granülasyon dokusu büyüdükçe ve baskı başlayınca yeniden bel fıtığı olmuş gibi şikayetleri başlar.

Bu hastalara kontrastlı (İlaçlı) MRG çekilir.Şayet hasta da granülasyon dokusu varsa bu doku kontrast tutacaktır.Yani röntgende görülecektir.Böylece ameliyattan uzun bir zaman sonra tekrar şikayetleri başlayan hastaların tekrarlayan bel fıtığı mı yoksa yapışıklık(Granülasyon dokusu mu? ) olduğu belli olacaktır.

Şayet vaka tekrarlayan bel fıtığı ise hemen ameliyata alınması gerekir.Olay yapışıklık ise çok düşünmek gerekecektir. Yapışıklık ameliyat edildiği takdirde yeniden oluşmaz diye bir kural yoktur.Vücut aynı granülasyon dokusunu oluşturabilir.Böylece yaptığımız ikinci ameliyatın hiçbir faydası olmaz.

Genelde hastanın şikayetleri çoksa ve nörolojik bulgusu varsa ikinci kez ameliyat denenebilir.Ameliyat sonrası tekrar yapışıklık yapacak olursa tekrar tekrar ameliat etmenin bir yararı yoktur. Meslek hayatım da 8 kez ameliyat edilen ve hala iyileşmeyip sedye ile getirilen hasta gördüm.Bu nedenle bu hastalara çok bilimsel ve dikkatli yaklaşmak gereklidir.Cerrahlar illa ki ameliyat yapmak zorunda değildirler.Ameliyat dışı bir takım tedavi yöntemlerini de bilmek ve uygulamak,dolayısıyla hastaya şans vermek de gerekir.

AMELİYAT SONRASI OMURİLİK ZARININ YIRTILMASI VEYA SİNİRİN KOPMASI Bel fıtığı ameliyatlarının % 1 veya 2 sinde omurilik zarı yaralanması görülebilir. Omuriliği saran zar cerrah tarafından yırtılabilir.Olay sadece yırtılma boyutunda kalırsa bir sorun oluşturmaz.Ama yırtılmadan sonra ameliyat sahasına giren sinir lifleri tahrip edilirse bazı sorunlar ortaya çıkabilir.

  1. Genelde omurilik zarı yırtılmalarında sinir zedelenmesine izin verilmez.Ameliyat yine başarı ile bitirilir.
  2. Ameliyat klasik yöntem yapılıyorsa,cerrahın önünde geniş bir saha vardır ve bu sahada yırtılan zarı dikmek mümkündür.Şayet mikro cerrahi yapılıyorsa çok küçük bir ameliyat sahası olduğu için zar dikilmeyebilir.

Her iki ameliyatta da omurilik zarı dikilmeden bırakılabilinir.Yapılması gereken tek şey,ameliyat sonrası hastanın 7-8 gün ayağa kaldırılmamasıdır.Bunun yanı sıra kabız olup ıkınmaması ve öksürmemesi içinde gerekli tedbirler alınır.Böylelikle bir haftalık yatak istirahatı ve tedavi sonunda vaka tamamen düzelir.

  1. Çok çok nadir olmakla beraber bazı vakalarda bacağa gelen sinir kopabilir.Bu tamamen cerrah hatasına bağlıdır.Ameliyat sonrası hastanınayak bileğinde felç (düşük ayak) oluşur.Tedavisi yoktur.
  2. BEL FITIĞINDAN KORUNMA Elbette ki aşağıda size önerdiğimiz bazı kurallara uymanız sizin bel sağlığınız açısından son derecede önemlidir.

Ancak bel fıtığı oluşumunda bir nokta çok önemlidir.Bel fıtığı oluşabilmesi için omurgalar arasındaki kıkırdakların etrafını saran kapsülün zayıf olması gerekmektedir.Şayet genetik yapı olarak bu kapsül zayıfsa,sizin bel fıtığı olma ihtimaliniz daha fazla olacaktır.Bir başka kişi hamallık yapmasına rağmen bel yönünden sorunu olmazken,siz yapısal olarak yatkınsanız bir kova suyu bile kaldırırken bel fıtığı hastası olabilirsiniz.

Bazı ailelerde yaygın olarak bel fıtığı hastalığına rastlıyoruz.Anne ve çocuğunu aynı gün ameliyat ettiğimiz vakalar olmuştur.Bir aile de baba ve bir kaç çocuğunda bel fıtığı olabilir.Bel fıtığında genetik geçiş söz konusu değildir.Ancak ailevi bir yatkınlık olduğunu söyleyebiliriz. Bel sağlığınız açısından: 1- Öne doğru eğilerek ağır yük kaldırmayın.2- Dik oturun.

Ancak uzun süreli oturmak gerektiğinde hafifce uzanıp, belinizin arkasına bir yastık koyun.Uzun süreli oturarak çalışanlar aralıklarla kalkıp dolaşmalıdırlar. Çünkü, oturduğunuz zaman belinize binen yük ayaktakinin %80 i kadar fazladır.3- Yatağınız çok yumuşak olmasın.

  1. Sert yataklar her zaman tercih edilmelidir.4- Karın adalelerinin ve bel kaslarının gevşemesi bele binen yükü arttırır.
  2. Bu nedenle karın ve bel bölgelerinin güçlenmesi için spor yapmalıyız.
  3. Her gün en az 45 dakika yürümek yararlıdır.
  4. Yüzmeye önem veriniz.Yüzme bel sağlığı açısından en yararlı spordur.Çünkü;yüzerken suyun kaldırma gücü sayesinde vücut ağırlığımız ortadan kalkmakta ve belimize herhangi bir yük binmemektedir.5- Aşırı kilo bel üzerine gereksiz yük olacağından şişmanlıktan korununuz.6- Uzun topuklu veya topuksuz ayakkabı giymeyiniz.

Normal topuk boyu tercih edin.7- Araba sürerken sırtınızı koltuğa tam yerleştirin. Uzun yola çıkarken ince bir yastıkla belinizi destekleyin. Molalarda mutlaka dolaşıp belinizi dinlendirin.8- Doktora danışmadan çelik korse kullanmayın, belinizi çektirmeyin,9- Yük taşırken vücudu dengede tutmaya özen gösterin

Gecmeyen bel ağrısı nedir?

3 aydan uzun süren bel ağrılarına kronik bel ağrısı denir. Bel ağrısı kronikleştiğinde altta yatan bel fıtığı gibi bir omurga patolojisi olabileceği akılda tutulmalı ve muhakkak doktor yardımı alınmalıdır. Bel ağrılarının %85 – 90’ının sebebi mekanik bel ağrısıdır.