Sabor De Minas

Dicas | Recomendações | Comentários

DiktatR Ne Demek?

Diktatör insan ne demek?

Tanım – Diktatör kelimesi, Latincede “dictātor” kelimesinden türetilmiştir. Bu kelime, “dictare” (diktat kelimesinin kökü) fiilinin ajan ismi olan “dictāt-” (dictāre fiilinin geçmiş zaman kökü) ile “-or” (işaretleyici ek) ekinin birleşmesiyle oluşmuştur.

Latincede kullanıldığı şekliyle, bir diktatör Roma Cumhuriyeti’nde geçici olarak mutlak güce sahip olan bir yargıçtı, Genellikle diktatörlük rejiminde, ülkenin lideri diktatör unvanıyla tanımlanır; ancak, resmi unvanları daha çok lider gibi bir tanıma benzeyebilir. Başlangıçta Roma Cumhuriyeti ve Etrüsk kültüründe acil durumda yapılan bir yasal atama olan Diktatör terimi, şu anda sahip olduğu olumsuz anlamı taşımamaktaydı.

Bir Diktatör, sınırlı bir süre için tek başına yetki verilen bir magistrattı. Görev süresi sonunda, Diktatörün yetkisi normale döner ve Konsüler yönetim yeniden devralınır, ancak tüm diktatörler güç paylaşımına geri dönmeyi kabul etmemiştir. Terim, Cornelius Sulla’nın iç savaşı takiben diktatörlüğe yükselmesiyle modern olumsuz anlamını almaya başladı.

  1. Sulla, Roma’da bir yüzyıldan fazla bir süre boyunca (resmen kaldırıldığı süre boyunca) ilk Diktatör olarak kendini ilan ederek, Senato onayına ve zaman sınırlamasına ihtiyaç duymadan işleri yürütmüştü.
  2. Büyük bir anayasal krizi önlemek için yaklaşık bir yıl sonra görevinden istifa etti ve birkaç yıl sonra öldü.

Julius Caesar, Sulla’nın örneğini 49 yılında takip etti ve Şubat 44 yılında “Sonsuza dek Diktatör” olarak ilan edildi, resmen gücündeki herhangi bir sınırlamayı kaldırarak, iktidarını sonraki ayın suikastına kadar korudu. Sezar’ın suikastının ardından, varisi Augustus’a diktatör unvanı teklif edildi, ancak o bunu reddetti. Freedom House ‘un “Freedom in the World 2017” raporuna göre 2016 yılına ait ülke değerlendirmeleri. Özgür (86) Kısıtlı özgürlük (59) Özgür değil (50) The Economist tarafından yapılan 2017 “Demokrasi İndeksi”ne göre, farklı kırmızı tonlarında gösterilen ülkeler demokratik olmayan ülkeler olarak kabul edilir ve birçoğu diktatoryal rejimlere sahiptir. Ekvator Ginesi’nden Teodoro Obiang Nguema Mbasogo, Afrika’nın en uzun süre görev yapan diktatörüdür.

Diktatör devlet ne demek?

DİKTATÖRLÜK Ansiklopediler – TÜBİTAK Devleti oluşturan erklerin yani yasama, yürütme ve yargı erklerinin tek bir kişi, parti veya grubun uhdesinde toplandığı ve yürütüldüğü yönetim biçimidir. Erkleri tek başına elinde toplamak yönetimde kayıtsız şartsız bir yetkiyi kullanabilmeyi sağlar.

Bu durumda diktatörlüğü denetleyebilecek, ondan hesap sorabilecek bir hukuk sistemi veya başka bir erk de yoktur. Denetime tabi olmayan böyle bir yönetim şeklinin ortaya çıkmasının bazı sosyolojik koşulları vardır. Barrington Moore (ö.2005) Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri isimli eserinde hangi sosyolojik koşulların diktatörlüğe hangilerinin de demokrasiye götürdüğünü tarihsel örnekleri üzerinden göstermeye çalışır.

Eski Roma’da olağanüstü durumlarda, kriz şartlarında durumu toparlamak üzere bir tür olağanüstü hâl gereği hasıl olduğunda, yine olağanüstü yetkili birinin tayin edilmesi suretiyle krizden çıkma yoluna başvurulurdu. Bu durumda diktatörlük kriz şartlarında, kaos durumunda, erklerin toplum düzenini tesis etmede koordine olamadığı durumlarda bir çözüm olarak toplumun meşru güçlerince talep edilmekteydi.

  • Diktatörlüğün bu şekilde toplum tarafından geçici olarak talep edildiği durumlar tarihsel süreçte söz konusu olmaya devam etmiştir.
  • Ancak tesis edildiği andan itibaren bu sefer onun istibdadı ayrı bir sorun olmuştur.
  • Erkleri bir elde toplayarak tesis edilen diktatörlük bir tek şahısla temsil edilebildiği gibi bir parti veya bir oligarşik yapı tarafından da temsil edilebilir.

Tek bir şahsın diktatörlüğü bazen geleneksel bir otorite ile meşrulaştırılabilir. Monarşik yapıların sıkça ortaya çıkardığı diktatörlüğün halk nezdinde bir meşruiyeti vardır ama bu durumlarda her zaman bütün erkleri uhdesinde toplaması kaçınılmaz bir durum değildir.

  • Birçok durumda monarşik yapının devamlılığı bile belli bir hukukî düzen ve geleneksel teamüller hatta anayasal koşullar tarafından denetlenir ve bütün otoritesine rağmen monark, bu düzene tabi olmak durumunda kalır.
  • Bu geleneksel yönetim biçimlerinin dışında modern dünyada ortaya çıkan diktatörlüklerin önemli bir kısmı toplumdaki düzen talebinin neticesinde ortaya çıkan liderliklerin gelişiminin bir aşamasına denk düşer ve çoğu zaman demokrasi yoluyla, yani seçimler yoluyla işbaşına gelen kült liderlerin sergiledikleri pratikle somutlaşır.

Adolf Hitler (ö.1945), Benito Mussolini (ö.1945), Vladimir Lenin (ö.1924) gibi geçmiş yüzyılın liderleri Nazizm, Faşizm ve Sosyalizmin ideallerinin uygulanma sürecinde sahnede olan diktatörlerdir. İnsanlık için büyük idealler uğruna geçici de olsa bir diktatörlüğü tesis etme yoluna girmenin tipik örneği ise proleterya diktatörlüğüdür.

  1. Aslında bunun altında yatan temel fikir halkın kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmemesidir.
  2. Halk bir defa proleterya yönetimini seçmişse bile bir sonraki seçimde onu seçeceğinin bir garantisi yoktur.
  3. Bu süreçte iktidar ele geçirildiğinde halka neyin iyi neyin kötü olduğu bilgisini vermekle kalmayıp bilincinin de aşılanması gerekir ki bu da son derece katı bir diktatörlük gerektirmektedir.

Bu yönetim yasama veya yargı denetimi olmaksızın görevini rahatça yürütebilecek, siyasal ve toplumsal dönüşümü gerçekleştirecektir. Halka rağmen yürütülecek olan bu görev nihayetinde halk için olacağından halkın başta bunu bilmemesi çok önemli olmayacaktır.

  1. Bu tarz bir parti diktatörlüğü kaçınılmaz olarak totaliter de olmak durumundadır.
  2. Çünkü hayatın her anını ve her yanını belirlemeye çalışmakta ve bireye hiçbir varoluş alanı bırakmamaktadır.
  3. Bütün siyasi liderlerde iktidar alanını daha fazla genişletme eğilimi vardır.
  4. Bu eğilim liderlerde çoğu kez erklerin tamamına hükmetme arzusunu körüklemektedir.

Diktatörlüğe uzanan süreçte, demokrasi de liderler için amaçlarına ulaşabilmek adına kullandıkları basit bir araç, bir yol hâline gelebilir. Bu aracı/yolu kullanan diktatörler için bilahare demokrasi bir ayak bağına dönüşür, toplumda ideal düzenlerini tesis etmenin önünde bir engel olarak görülür.

Ancak diktatörlük her zaman seçimlerin ardından bir sapma olarak gelişmez. Bazen hatta belki de çoğu kez ihtilaller veya askeri darbeler neticesinde gelir ve geldikten sonra anayasayı askıya alır, bütün yetkileri kendinde toplar. Ortadoğu rejimlerinin çoğu bu şekilde tesis edilmiştir. Mısır, Suriye, Irak, Yemen gibi ülkeler bu konuda tipik örneklerdir.

Yasin Aktay Kaynakça Moore, Barrington. Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri, Çev. Şirin Tekeli ve Alaattin Şenel. Ankara: İmge Yayınları, 2003. Poulantzas, Nicolas. Faşizm ve Diktatörlük. Çev. Ahmet İnsel. İstanbul: İletişim Yayınları, 2004. : DİKTATÖRLÜK Ansiklopediler – TÜBİTAK

En büyük diktatör kimdir?

1. Mao Zedong. Çin Komünist Devrim’i lideri, iktidara geldiği ilk beş yılında 5 Milyondan fazla insanı idam ederek veya işçi kamplarına göndererek öldürdü. ‘İleri Büyük Atılım’ ve ‘Kültür Devrimi’ adını verdiği iki adet sosyal programı vardı.

Büyük Diktatör hangi ülke?

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Büyük Diktatör

The Great Dictator
Yönetmen Charles Chaplin Wheeler Dryden
Yapımcı Charles Chaplin
Senarist Charles Chaplin
Oyuncular Charles Chaplin Paulette Goddard Jack Oakie
Müzik Charles Chaplin
Kurgu Willard Nico
Stüdyo Charles Chaplin Productions
Dağıtıcı United Artists
Cinsi Sinema filmi
Renk Siyah-beyaz
Yapım yılı 15 Ekim 1940, ABD
Süre 124 dakika
Dil İngilizce
Bütçe $2,000,000

Büyük Diktatör, Charlie Chaplin ‘in yönettiği ve başrolü Paulette Goddard ile paylaştığı, 1940, ABD yapımı politik komedi filmidir. Aynı zamanda Chaplin’in ilk sesli filmidir. Filmde Nazizm ve Chaplin tarafından canlandırılan Adolf Hitler oldukça sert bir şekilde eleştirilmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri ‘nin resmî olarak Nazi Almanyası ile hâlâ barış içinde olduğu ve savaşa henüz girmediği bir dönemde çekilen filmin, kendi dönemi içinde sıra dışı bir yeri vardır. Hitler ve emrindeki Nazilerin işgal ettikleri bölgelerde yaptıklarının henüz tam olarak açığa çıkmadığı bir dönemde, Chaplin yaptığı film ile Hitler’in Yahudi mallarını kamulaştırması, antisemitizm, faşizm konularını Nazileri yerden yere vurarak işlemiş; hatta filmde Nazileri beyinleri ve kalpleri makineden yapılma insanlar olarak tanımlamıştır.

Büyük Diktatör izleyiciler arasında da popülarite kazandı ve Chaplin’in ticari açıdan en başarılı filmi oldu. Modern eleştirmenler filme tarihsel olarak önemli bir film, şimdiye kadar yapılmış en büyük komedi filmlerinden biri ve önemli bir hiciv eseri gibi övgülerde bulundu.

Film ayrıca, yaklaşık 4 dakika süren bitiş konuşması ile ünlüdür. Chaplin, 1964 tarihli otobiyografisinde, Nazi toplama kamplarının o zamanki dehşetinin gerçek boyutunu bilse filmi yapamayacağını belirtmiştir. “Büyük Diktatör”, 1997 yılında Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi ‘nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.

See also:  Leao Puxa Qual Bicho?

Film, gösterime girdiği yıllarda Almanya’da yasaklanmıştır.

Diktatör erkek ne demek?

Diktatör, zorba olan kişilere kullanılan bir kelimedir. Zorbalık yapan bireylere genellikle diktatör deniliyor. Bütün siyasi yetkileri eline almış kimselere de, diktatör deniliyor.

Diktatör ve totaliter nedir?

Totalitarizm – Vikipedi ile karıştırılmamalıdır.

Bu maddedeki üslubun, ansiklopedik bir yazıdan beklenen resmî ve ciddi üsluba uygun olmadığı düşünülmektedir, Maddeyi geliştirerek ya da konuyla ilgili katılarak Vikipedi’ye katkıda bulunabilirsiniz.

table>

bir parçası biçimleri İktidar kaynağı

(çoğunluğun yönetimi)
(azınlığın yönetimi)
(bir kişinin yönetimi)
(kimse tarafından yönetilmeme)

/td> İktidar ideolojisi

(sosyo-politik ideolojiler)

(sosyo-ekonomik ideolojiler)

  • Dinî
  • Seküler

(jeo-kültürel ideolojiler)

/td> Güç yapısı

Üniterlik
İlgili

/td>

Hükümet şekli genellikle totaliter olarak tanımlanan devlet başkanları. Soldan sağa, sonra yukarıdan aşağıya:,, cunta hükümeti başkanı, Başkanı, si ve Totalitarizm, tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, ve yöneticilerine de mutlak itaat beklendiği yönetim.

Diktatör hangi dilde?

Diktatör – Nişanyan Sözlük. Fransızca dictateur ‘1. demokrasilerde geçici bir süre için olağanüstü yetkilerle donatılan yönetici, 2. her türlü zorba yönetici’ sözcüğünden alıntıdır.

Diktatör ne demek Roma?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Roma diktatörlerinden Lucius Cornelius Sulla Diktatör, Roma Cumhuriyeti ‘nde siyasi bir makamdı. Diktatör kelimesi Latincede emir veren, dikte eden anlamına gelir. Roma Cumhuriyeti’ne özgü bir siyasi kurum olan bu makam normal magistraların yetkisinin üzerinde olağandışı görevler üstlenen olağandışı bir magistralıktı ( magistratus extraordinarius ).

Ilk faşist diktatör kimdir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Duce Benito Mussolini
İtalya Başbakanı
Görev süresi 31 Ekim 1922 – 25 Temmuz 1943
Hükümdar III. Vittorio Emanuele
Yerine geldiği Luigi Facta
Yerine gelen Pietro Badoglio
İtalyan Sosyal Cumhuriyeti Ducesi
Görev süresi 23 Eylül 1943 – 25 Nisan 1945
Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı Lideri
Görev süresi 23 Mart 1919 – 9 Kasım 1921
Ulusal Faşist Parti Lideri
Görev süresi 9 Kasım 1921 – 27 Temmuz 1943
Cumhuriyetçi Faşist Parti Lideri
Görev süresi 13 Eylül 1943 – 28 Nisan 1945
Kişisel bilgiler
Doğum 29 Temmuz 1883 Predappio, Forli, İtalya
Ölüm 28 Nisan 1945 (61 yaşında) Giulino di Mezzegra, Como, İtalya
Vatandaşlığı İtalya Krallığı (1883-1943) İtalyan Sosyal Cumhuriyeti (1943-1945)
Milliyeti İtalyan
Partisi Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı (1919-1921) ‎ Ulusal Faşist Parti (1921-1943) Cumhuriyetçi Faşist Parti (1943-1945)
Diğer siyasi bağlantıları İtalyan Sosyalist Partisi (1901-1914)
Evlilik(ler) Rachele Mussolini
İlişkiler Ida Dalser Margherita Sarfatti Clara Petacci
Çocuk(lar) Benito Albino Mussolini Edda Mussolini Vittorio Mussolini Bruno Mussolini Romano Mussolini Anna Maria Mussolini
Bitirdiği okul Lozan Üniversitesi
Mesleği Siyasetçi, gazeteci, öğretmen
İmzası
Askerî hizmeti
Bağlılığı İtalya Kraliyet Ordusu
Branşı Piyade
Hizmet yılları 1915-1917
Rütbesi İtalya Mareşali
Birimi 11. Bersaglieri Alayı
Çatışma/savaşları I. Dünya Savaşı

Benito Amilcare Andrea Mussolini (29 Temmuz 1883, Predappio – 28 Nisan 1945, Giulino di Mezzegra), Ulusal Faşist Partinin lideri olan İtalyan politikacı ve gazeteci. Kendini faşist olarak tanımlayan Mussolini, iktidara geldikten sonra Duce (Lider) olarak tanındı.

Mussolini, faşizm ideolojisinin ilk örneği olan İtalyan faşizminin kurucusudur, bu sebepten dolayı faşizmin kurucusu olarak da kabul edilmektedir.31 Ekim 1922 ve 25 Temmuz 1943 tarihleri arasında İtalya Krallığı ‘nın başbakanı, 23 Eylül 1943 ve 25 Nisan 1945 tarihleri arasında ise İtalyan Sosyal Cumhuriyeti ‘nin Duce si olarak görev yaptı.

II. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında İtalyan siyasetinde önemli bir rol oynadı. Nisan 1945’te, Luftwaffe miğferi takıp bir Nazi konvoyu ile İsviçre’ye kaçmaya çalışırken, komünist İtalyan partizanlar tarafından fark edildi ve sevgilisi ile beraber kurşuna dizilerek infaz edildi.

Hitlerin kaç çocuğu var?

İkinci Dünya Savaşı – Hitler savaşa hazırlanırken ailesinden uzaklaştı. Angela ve Adolf, Adolf’un Eva Braun ile olan ilişkisini onaylamaması üzerine yabancılaştı, ancak sonunda savaş sırasında iletişimi yeniden kurdu. Angela, ailenin geri kalanı için onun aracısıydı, çünkü Adolf onlarla iletişim kurmak istemiyordu.1941’de, Hitler ile yaşadığı yıllara ait anılarını, 20.000 Reichsmark ödeyen Eher Verlag’a sattı.

  1. Bu arada Alois Jr., savaş süresince restoranını yönetmeye devam etti.
  2. Daha sonra İngilizler tarafından tutuklandı, ancak kardeşinin rejiminde hiçbir rolü olmadığı ortaya çıktığında serbest bırakıldı.
  3. Adolf’un birkaç akrabası savaş sırasında Nazi Almanya’sında görev yaptı.
  4. Adolf’un yeğeni Heinz, Nazi Partisi’nin bir üyesiydi.

Seçkin bir askeri akademi olan, Ballenstedt/Saksonya-Anhalt’taki Nasyonal Siyasal Eğitim Enstitülerine (Napola) katıldı. Subay olmayı hedefleyen Heinz, 1941’de 23. Potsdamer Topçu Alayı ile bir astsubay olarak Heer’e (ordu) katıldı ve SSCB’nin işgali olan Barbarossa Operasyonuna katıldı.10 Ocak 1942’de Sovyet güçleri tarafından yakalandı ve sorgu ve işkenceden sonra 21 yaşında öldüğü Moskova askeri hapishanesi Butyrka’ya yollandı.

  • Hiç evlenmedi ve çocuğu olmadı.
  • Adolf’un diğer yeğeni Leo Rudolf Raubal, Luftwaffe’ye alındı.
  • Ocak 1943’te Stalingrad Savaşı sırasında yaralandı ve Friedrich Paulus, Hitler’den Raubal’ı Almanya’ya tahliye etmek için bir uçak istedi.
  • Hitler bunu reddetti ve Raubal 31 Ocak 1943’te Sovyetler tarafından ele geçirildi.

Hitler, 16 Temmuz 1941’den beri Alman esaretinde olan Stalin’in oğlu Yakov Cugaşvili için Sovyetlerle esir değişimi olasılığını kontrol etme emri verdi. Stalin, onu Raubal veya Friedrich Paulus ile değiştirmeyi reddetti ve “savaş savaştır” dedi.1945 baharında, 13/14 Şubat’taki büyük bombalı saldırıda Dresden’in yıkılmasından sonra Adolf, Sovyetler tarafından yakalanmasını önlemek için Angela’yı Berchtesgaden’e gönderdi.

  1. Ayrıca, onun ve küçük kız kardeşi Paula’nın 100.000’den fazla Reichsmark’a sahip olmasına izin verdi.
  2. Paula, savaş sırasında kardeşini zar zor görebildi.
  3. Paula’nın erkek kardeşinin güçlü Alman milliyetçi inançlarını paylaştığına dair bazı kanıtlar bulunmaktadır, ancak o siyasi olarak aktif değildi ve hiçbir zaman Nazi Partisi’ne katılmadı.

Savaşın bitiş günlerinde, 49 yaşında, görünüşe göre Martin Bormann’ın emriyle Almanya, Berchtesgaden’e götürüldü.28-29 Nisan 1945 gecesi gece yarısından sonra Adolf ve Eva Braun, Berlin’deki Führerbunker’de küçük bir resmi törenle evlendiler. Aynı yerde, 30 Nisan’ın ertesi günü çift intihar etti.

En büyük faşist kimdir?

1922-1945 yıllarında Faşizm ideolojisinin hâkim olduğu Faşist İtalya’da da, Benito Mussolini yoğun bir propaganda faaliyeti sonucunda İtalyan kamuoyunda kült lider olarak inşa edilmiştir.

Adolf Hitlerin son sözü nedir?

Diktatörlerin ölmeden önceki son sözleri

DiktatR Ne Demek Kimi faşist, kimi diktatör ama hepsi de liderdi. Kimi asılarak, kimi kurşuna dizilerek kimi ise eceli ile öldü. Ölmeden önce son sözleri ise şunlar oldu. Dünya, Kaddafi’nin öldürülmesini ve medyanın bu ölümü ele alışını tartışıyor. Tarihe damga vuran diğer diktatörlerin de sonu farklı olmamıştı. Halkları tarafından istenmeyen adam ilan edilen diktatörlerin çoğu ecelleriyle değil kurşuna dizilerek, intihar ederek ya da idam edilerek ölüyor. En büyük ortak noktaları ise son sözlerinde saklı: ‘Sahiplik duygusu’. Diktatörler genellikle son nefeslerini vermeden hemen önce ülkelerinin ‘kendilerine ait’ olduğunu vurgularken üzerlerinde yaşayan insanları da kendi çocukları olarak betimlemiş. Tıpkı Kaddafi’nin 42 yıllık iktidarının ve 69 yıllık yaşamının ardından memleketi Sirte’de halkı tarafından linç edilirken “Ben sizin babanızım, evlatlarım; beni öldürmeyin, haramdır” sözlerinde yansıttığı gibi. Benito Mussolini-İtalya ‘Beni göğsümden vurun’ İtalya’nın faşist lideri Mussolini, İkinci Dünya Savaşı’yla halk desteğini de kaybetti. İspanya’ya kaçma teklifini reddeden 23 yıllık diktatör, 28 Nisan 1945’te Alman üniformasıyla kaçarken yakalandı. İtalya Kurtuluş Komitesi’nin da hakkında aldığı idam kararı hemen uygulandı. Son sözleri “Beni göğsümden vurun” oldu.Cesedi Milano’da ayaklarından asılarak sergilendi. Saddam Hüseyin-Irak ‘Birlik içinde kalın’ ABD’nin Irak’a 2003 yılındaki müdahalesinin ardından 9 ay aranan Saddam Hüseyin, memleketi Tikrit’te bir çukurda bulundu. 26 Aralık 2006’da idama mahkum edilen 24 yıllık diktatör, 4 gün sonra asıldı. İdamından hemen önce halkına: ‘Birlik içinde kalın ve İran’a güvenmeyin’ diyerek seslendi. Zeynel Abidin Bin Ali-Tunus ‘Kandırıldım, görevdeyim’ Tunus’un 24 yıllık Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali, 2010 yılının aralık ayında üniversite mezunu bir işsiz gencin kendisini ateşe vermesi ile tetiklenen halk isyanının ardından 14 Ocak 2011’de yönetimi bırakarak eşiyle birlikte Suudi Arabistan’a kaçtı. Haziran ayında, ‘Kandırılarak buraya getirildim, görevimin başındayım” açıklamasını yaptı ama kimse itibar etmedi. Adolf Hitler-Almanya ‘Cesedimi Ruslara vermeyin’ Milyonlarca kişinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Hitler, 30 Nisan 1945’te intihar etti. Almanya’nın ‘Führer’i, II. Dünya Savaşı sırasında Rusların Berlin’e girdiği haberini alınca, 12 yıllık iktidarının bittiği gerçeğiyle yüzleşti. Hitler’in intihar kararını, Mussolini’nin düştüğü durumdan korkarak verdiği belirtiliyor. Son sözleri “Cesedimi Rusların eline asla vermemelisiniz, beni Moskova’da heykel yaparlar” oldu. Francisco Franco-İspanya ‘Nereye gidiyorlar’ Ülkesi İspanya’yı iç savaşa sürükleyen ve ardından 36 yıl boyunca iktidarda kalan Franco hiç bir zaman ‘devrik lider’ konumuna düşmedi. İktidardayken hastalandı. Ziyaretine gelenler için ‘Neden geldiler’ diye sorarken ‘Hoşçakal demek için’ yanıtı verildiğinde ‘Nereye gidiyorlar’ demesi yanındakileri şaşırtmıştı.20 Kasım 1975’te öldü. Tüm heykelleri söküldü. Nikolay-Elena Çavuşesku-Romanya ‘Romanya sonsuza kadar yaşayacak’ 24 yıl iktidarda kalan komünist lider Nikolay Çavuşesku baskı ve zulüm rejiminin ardından idama mahkum edildi. Devrim Meydanı’ndaki konuşması yuhalanınca eşi Elena ile parti binasına sığınan Çavuşesku helikopterle kaçmaya çalıştı ama yakalandı. 25 Aralık 1989’da kurşuna dizildi. Elena Çavuşesku’nun son sözleri, “Ben sizin annenizim” oldu. Nikolay Çavuşesku ise “Romanya sonsuza kadar yaşayacak” dedi. Ziya ül Hak-Pakistan Şüpheli uçak kazasında öldü 1977’de Pakistan’da seçimle başa gelmiş olan Zülfikar Ali Butto’yu devirdi ve idam ettirdi.11 yıllık diktatörlüğünün ardından 17 Ağustos 1988’de ABD büyükelçisinin ve kurmaylarının da bulunduğu uçağın düşürülmesi sonucu hayatını kaybetti. Ölümünün ardından seçimleri açık farkla kazanan Zülfikar Ali Butto’nun kızı Benazir Butto başbakan oldu. Hüsnü Mübarek-Mısır Demir kafes arkasında Mısır’da bu yıl ocak ayında başlayan yönetim karşıtı protestolara direnemeyerek 30 yıl süren iktidarını 11 Şubat’ta bırakan 83 yaşındaki Mübarek, bir ay sonra tutuklandı. Sağlık sorunları nedeniyle Kahire’de bir hastanede tedavi gören devrik lider, ilk duruşmaya 3 Ağustos’ta sedye ile getirildi ve duruşma salonunda demir kafes ardından yatarak ifade verdi. Pol Pot-Kamboçya ‘Tek başıma yapmadım’ 1975-79 arasında Kamboçya’nın başbakanı olan Pol Pot, kurduğu baskı rejiminde bir milyon kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor. Kendi destekçileri tarafından ömür boyu ev hapsine mahkum edilen Pol Pot, 18 Nisan 1998’de kalp krizinden öldü. Ölmeden önce ölümlerden dolayı vicdanının rahat olduğunu söyleyerek “tek başıma yapmadım” dedi

: Diktatörlerin ölmeden önceki son sözleri

Lenin kaç kişiyi katletti?

Yirminci yüzyılda proletarya diktatörlüğünü uygulayan rejimler altında katliamlar yapılmıştır. Tahmin etmekte kullanılan yönteme göre katliamlarda ölenlerin sayısı oldukça büyük farklılıklar göstermektedir. Akademik araştırmalar tek bir toplum içinde katliamların nedeni üzerine odaklaşır ancak katliamların bazı ortak sebepleri olduğuna dair iddialar da bulunmaktadır.

Atliamlarda ölenlerin sayısının yüksek olduğu tahminler yalnızca siyasi rakiplerin yok edilmesi, iç savaşlar, terör seferberlikleri ve toprak reformları sırasında gerçekleşen katliam ve idamları değil aynı zamanda savaş, kıtlık, hastalık ve çalışma kamplarında tükenme sonucu olan ölümleri de hesaplamalarına dahil etmektedir.

Bu facialara hükûmet politikalarının ve idarede yapılan yanlışlıkların neden olduğuna inanan ve dolayısıyla da çeşitli terimlerle tanımlanan farklı ölüm nedenlerini de bir arada değerlendiren akademisyenler vardır. Bu akademisyenlere göre tanımlandığında toplam ölü sayısı onlarca milyonu aşar ancak bu yaklaşımın geçerliliğini kabul etmeyen akademisyenler de bulunmaktadır.

Omünizmin Kara Kitabı ‘nda yer alan tahminlerin özetinde Martin Malia ölü sayısını 85 ila 100 milyon olarak önerir.2011 yılı itibarıyla aralarında proletarya diktatörlüğü rejimiyle yönetilen devletler de olmak üzere, devletler tarafından yapılan büyük katliamların nedenleri üzerinde akademik bir görüşbirliği sağlanamamıştır.

Özellikle nedenler üzerine yapılmış karşılaştırmalı araştırmaların sayısı azdır. Proletarya diktatörlüğünün hüküm sürdüğü ülkelerde en yüksek ölüm sayıları Josef Stalin idaresindeki Sovyetler Birliği ‘nde, Mao Zedong idaresindeki Çin ‘de ve Kızıl Kmerler idaresindeki Kamboçya ‘da kaydedilmiştir.

Faşist liderler kimlerdir?

Bu maddenin veya maddenin bir bölümünün gelişebilmesi için siyaset konusunda uzman kişilere gereksinim duyulmaktadır. Ayrıntılar için lütfen ilgili tartışmaya bakınız. Konu hakkında uzman birini bulmaya yardımcı olarak ya da maddeye gerekli bilgileri ekleyerek Vikipedi’ye katkıda bulunabilirsiniz. ( Mayıs 2020 )

İtalya’da kurulan ideolojinin orijinal versiyonu için İtalyan faşizmi sayfasına bakınız. Benito Mussolini (solda) ve Adolf Hitler (sağda), sırasıyla Faşist İtalya ve Nazi Almanyası ‘nın liderleri. Faşizm, ilk olarak İtalya ‘da Benito Mussolini tarafından oluşturulan, otoriter devlet üzerine kurulu radikal bir aşırı milliyetçi politik ideolojidir.

İlkeleri ve öğretileri, La dottrina del fascismo adı altında Giovanni Gentile tarafından yazılmıştır. Benito Mussolini ‘nin kurucusu olduğu Ulusal Faşist Parti ‘nin İtalya’da iktidara gelmesinin ardından, faşizm birçok milliyetçi ideolojiye örnek olmuştur. Hitler ‘in nasyonal sosyalizmi ve Franko ‘nun falanjizmi, faşizmden çok etkilenmişlerdir.

Milliyetçi işçi hareketlerinden ilham alan ilk faşist hareketler, İtalya’da I. Dünya Savaşı sıralarında; sol düşünceleri, sağcı ve milliyetçi unsurlarla birleştirerek; komünizme, marksist sosyalizme, liberalizme, demokrasiye ve geleneksel sağcı muhafazakârlığa karşı olarak ortaya çıkmıştır.

  • Faşizm, geleneksel siyasal yelpazede genelde aşırı sağa konulsa da, siyaset bilimciler tarafından bu tanımın yeterli olmadığı tartışılmaktadır.
  • Faşistler kendi uluslarını, ulusal camianın kitlesel seferberliğini teşvik eden totaliter bir devlet yoluyla bütünleştirmeyi amaçlarlar ve faşist ideolojiye uygun ilkelerle birlikte ulusu örgütlemeyi hedefleyen devrimci siyasal harekete önayak olan bir öncü partiye sahip olmayla nitelenirler.

Liberalizme, demokrasiye, marksist sosyalizme ve komünizme muhalif faşist hareketler; devlete ihtiram, güçlü bir lidere bağlılık ve aşırı milliyetçilik ile militarizme verilen önem gibi ortak özelliklere sahiptir. Faşizm, siyasal şiddeti, savaşı ve emperyalizmi ; ulusal ihyaya ulaşmak için bir araç olarak görür ve güçlü ulusların, daha güçsüz ulusların yerine geçerek topraklarını genişletmeye hakkı olduğunu ileri sürer.

Faşizmi bir dünya görüşü olarak benimseyen İtalyan lider Benito Mussolini ‘nin 1922’de İtalya ‘da iktidara gelmesinin ardından, onun iktidarı döneminde, İtalya’da resmi ideoloji olarak yürütülmüştür. Kısa süre içerisinde genel anlamıyla otoriter rejim anlayışını betimler bir nitelemeye dönüşmüş ve nasyonal sosyalizm başta olmak üzere, anti-demokratik ve otoriter ideoloji ve yönetim sistemlerinin tamamına halk tarafından verilen genel bir isim halini almıştır.

Kavramın kökeni Antik Roma yöneticilerinin geniş hükûmet yetkisini sembolize eden, ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince fasces sözcüğünden ileri gelir. Aynı simge daha sonraları Fransız Devrimi sırasında Aydınlanma anlamında, halkın elindeki devlet gücünü temsil etmek üzere kullanılmıştır.

Söz konusu sembol birtakım değişikliklerle 1926 yılından itibaren İtalya’nın resmi devlet sembolü olmuştur. Sembolün üçlü anlamı, yani devlet gücü, halk mülkiyeti ve birliktelik Mussolini’nin propagandasında kullanılmıştır. Faşizm, baskıcı rejimleri tanımlamak için kullanılan genel bir terim olmadan önce, asıl olarak İtalyan milliyetçiliğini temsil eden bir ideoloji olarak ortaya atılmıştır.

Ancak kendisiyle eş zamanlı olarak ortaya çıkan nasyonal sosyalizm ve falanjizm gibi akımlar da amaç ve uygulamalar bakımından bir İtalyan ideolojisi olan faşizme yakın oldukları için faşizme bağlı siyasi hareketler olarak tanınmışlardır. Aşırı milliyetçi ve anti-komünist bir hareketin İtalya dışında “faşist” olarak nitelenmesinin ilk örneği Avusturya’da görülmüştür.

  • Avusturyalı anti-komünist aşırı milliyetçilerin ideolojisi Avusturya faşizmi ( Austrofaschismus ) olarak isimlendirilmiştir.
  • Aynı zamanda, Almanya’da komünistler, nasyonal sosyalistleri kendi propagandaları gereğince “faşistler” ( die Faschisten ) olarak isimlendirmişlerdi.
  • Bir rejimin faşist olarak nitelendirilebilmesi için, o rejimin ideolojisinin milliyetçi olması ve milletin varlık ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutması gereklidir.

Bu yönüyle halkçılığı da içermeli ve sadece zenginlerin veya işçilerin değil, milletin bütün fertlerinin refahını sağlamayı hedeflemelidir. Bu hedefe ulaşmak için ise ekonomi üzerinde sıkı bir devlet kontrolü uygulamak, işçi ücretlerinin yeterli olmasını sağlamak, keyfi işten çıkarmaları önlemek, hayat pahalılığının önüne geçmek için fiyat kontrolü uygulamak gibi önlemler uygulamak faşizmin politikalarındandır.

  • Faşizm, sınıflar arasındaki çelişkileri ortadan kaldırmayı öngörür.
  • Bu yönde devlet eliyle korporatif sendikalar kurulur ve işçi ile işveren arasında anlaşma sağlanır.
  • Toplumdaki yoksul ve orta sınıfın ihtiyaçları devlet tarafından karşılanır; örneğin Almanya’da çıkan toprak yasasıyla köylülerin topraklarının ipotek yoluyla ellerinden alınmasının önüne geçilmiş ve fırsatçı sermayenin köylüyü sömürmesi engellenmiştir.

Faşizmin amacı bir toplumu birlik-beraberlik, ulusal değerler, tarih bilinci, vatan-bayrak-devlet üçlemesi, halkçılık ve devletçilik gibi anlayışların altında bütünleştirmektir. Saldırgan milliyetçi olmakla birlikte -özellikle de nasyonal sosyalizmde- ırkçı boyutlara varabilmektedir.

  • Milliyetçi veya ırkçı fikirlerin benimsenmesi ülkelere göre değişmektedir; örneğin İtalyan faşizminde “İtalyan vatandaşlığı” kavramı ön plandayken, Alman nasyonal sosyalizminde ise “Alman kanı taşıma” düşüncesi ön plandadır.
  • Mussolini’nin doktrininde vatandaşlık kavramı vurgulanırken, Hitler’in doktrininde ise kan bağı vurgulanmaktadır.

İtalyan faşizmi milliyetçidir, Alman nasyonal sosyalizmi ise ırkçıdır. Faşist yönetimlerin başa geçmesi Almanya’da demokrasiyle, İtalya’da hükümdarı tehdit etmekle ( Roma’ya Yürüyüş ), İspanya’da ise iç savaşın kazanılmasıyla gerçekleşmiştir. Tarihe baskıcı rejimler olarak geçen bu yönetimler, o yıllarda mevcut oldukları ülke halkının çoğu tarafından, özellikle de Almanya’da desteklenmişlerdir.1922’de Benito Mussolini İtalya Kralı tarafından başbakan olarak atanmış, 1924 seçimleri sonucunda ise % 61.3 oy alarak Faşist Parti ‘nin iktidarda kalması kesinleşmiştir.

20 yüzyılın en büyük diktatörü kimdir?

Adolf Hitler

Führer ve Şansölye Adolf Hitler
Askerî hizmeti
Bağlılığı Alman İmparatorluğu Weimar Cumhuriyeti Nazi Almanyası
Branşı Bayerische Armee Reichswehr Wehrmacht
Hizmet yılları 1914–1920 1933–1945

Fransa diktatörü kimdir?

Francisco Franco

Generalissimo Francisco Franco
Kişisel bilgiler
Doğum Francisco Franco Bahamonde 4 Aralık 1892 Ferrol, Galiçya, İspanya
Ölüm 20 Kasım 1975 (82 yaşında) Madrid, İspanya
Evlilik(ler) Carmen Polo

Despot diktatör ne demek?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Siyaset biliminde, despotizm tek bir varlığın mutlak güçle hükmettiği bir yönetim biçimidir. Genellikle bu varlık birey, yani despot’tur; ancak (bir otoriter rejimde olduğu gibi) saygı ve gücü belirli gruplara sınırlayan toplumlar da despotik olarak adlandırılmıştır.

Iktidar erkek nedir?

İktidarsızlık, erektil disfonksiyon veya impotans; erkeklerde sertleşmenin cinsel birleşmeye izin verecek şekilde sağlanamaması veya ereksiyonun yeterince korunamaması durumudur.

Otoriter erkek ne demek?

Otoriter karakterin yalnızlığı – Diken

ALPER HASANOĞLU Otoriter kişilik denince akla hemen ötekine hakim olmaya, baskı kurmaya ve onu kontrol etmeye çalışan insan gelir.

Diğer uçta ise boyun eğen, itaat eden, baskıya hayır demeye cesaret edemeyen kişi ya da kişiler vardır. Analitik sosyal psikolojinin kurucusu olan sosyolog ve psikanalist Erich Fromm, hakim olan ve hakim olunan tarafların birbirlerine olan bağımlılığına dikkat çeker ve her ikisini de otoriter karakter olarak tanımlar; aralarındaki tek olmasa da en önemli fark, Fromm’a göre, aktif ve pasif olmalarıdır.

  1. Her iki tarafın, aktif ve pasif olarak sınıflandırılan otoriter kişiliklerin öncelikli ve en derindeki ortak noktaları bir yeti eksikliğidir: Kendine hakim olabilme yetileri yoktur, bağımsız değillerdir, başka bir şekilde ifade etmek gerekirse özgürlüğe tahammül yetileri gelişmemiştir.
  2. Bu anlamda otoriter karakterin karşı kutbunda olgun insan bulunur.

Ötekine sıkı sıkı tutunmak zorunda değildir olgun insan, çünkü dünyayı, insanları aktif bir biçimde kavrar. Ne demektir bu? Çocuk henüz tutunmak zorunda olan canlıdır. Anne karnında, henüz bedensel düzlemde, anneyle birdir. Doğumdan sonra, aylarca bakıma muhtaç olması anlamında uzun bir süre annenin bir parçası olarak kalır.

Idamın kimdir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Idi Amin
Amin, BM Genel Kuruluna hitap etmeden kısa bir süre önce, 1975
3. Uganda Devlet Başkanı
Görev süresi 25 Ocak 1971 – 11 Nisan 1979
Başkan Yardımcısı Mustafa Adrisi
Yerine geldiği Milton Obote
Yerine gelen Yusufu Lule
Kişisel bilgiler
Doğum 17 Mayıs 1925 Koboko veya Kampala
Ölüm 16 Ağustos 2003 (78 yaşında) Cidde, Suudi Arabistan
Evlilik(ler) Malyamu Amin (boşanmış) Kay Amin (boşanmış) Nora Amin (boşanmış) Madina Amin Sarah Amin
Çocuk(lar) 43 (tahminî)
Dini Sünni İslam
Askerî hizmeti
Branşı Kara ve Hava Kuvvetleri
Hizmet yılları 1946-1979
Rütbesi Mareşal

Idi Amin Dada Oumee, (d.17 Mayıs 1925 – ö.16 Ağustos 2003), 1971-1979 arasında devlet başkanlığı da yapmış olan Ugandalı asker ve diktatördür. Dünya tarihinin en acımasız despotlarından biri olarak kabul edilir. Idi Amin’in yönetimi sırasında politik baskı, etnik ayrımcılığın yanı sıra insan hakları ihlalleri yoğun şekilde gözlemlendi. Idi Amin, Ağustos 1973

Diktatör ve totaliter ne demek?

Totalitarizm ile karıştırılmamalıdır.

Bu maddedeki üslubun, ansiklopedik bir yazıdan beklenen resmî ve ciddi üsluba uygun olmadığı düşünülmektedir, Maddeyi geliştirerek ya da konuyla ilgili katılarak Vikipedi’ye katkıda bulunabilirsiniz.

table>

bir parçası biçimleri İktidar kaynağı

(çoğunluğun yönetimi)
(azınlığın yönetimi)
(bir kişinin yönetimi)
(kimse tarafından yönetilmeme)

/td> İktidar ideolojisi

(sosyo-politik ideolojiler)

(sosyo-ekonomik ideolojiler)

  • Dinî
  • Seküler

(jeo-kültürel ideolojiler)

/td> Güç yapısı

Üniterlik
İlgili

/td>

Hükümet şekli genellikle totaliter olarak tanımlanan devlet başkanları. Soldan sağa, sonra yukarıdan aşağıya:,, cunta hükümeti başkanı, Başkanı, si ve Totalitarizm, tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, ve yöneticilerine de mutlak itaat beklendiği yönetim.

Ilk faşist diktatör kimdir?

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Duce Benito Mussolini
İtalya Başbakanı
Görev süresi 31 Ekim 1922 – 25 Temmuz 1943
Hükümdar III. Vittorio Emanuele
Yerine geldiği Luigi Facta
Yerine gelen Pietro Badoglio
İtalyan Sosyal Cumhuriyeti Ducesi
Görev süresi 23 Eylül 1943 – 25 Nisan 1945
Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı Lideri
Görev süresi 23 Mart 1919 – 9 Kasım 1921
Ulusal Faşist Parti Lideri
Görev süresi 9 Kasım 1921 – 27 Temmuz 1943
Cumhuriyetçi Faşist Parti Lideri
Görev süresi 13 Eylül 1943 – 28 Nisan 1945
Kişisel bilgiler
Doğum 29 Temmuz 1883 Predappio, Forli, İtalya
Ölüm 28 Nisan 1945 (61 yaşında) Giulino di Mezzegra, Como, İtalya
Vatandaşlığı İtalya Krallığı (1883-1943) İtalyan Sosyal Cumhuriyeti (1943-1945)
Milliyeti İtalyan
Partisi Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı (1919-1921) ‎ Ulusal Faşist Parti (1921-1943) Cumhuriyetçi Faşist Parti (1943-1945)
Diğer siyasi bağlantıları İtalyan Sosyalist Partisi (1901-1914)
Evlilik(ler) Rachele Mussolini
İlişkiler Ida Dalser Margherita Sarfatti Clara Petacci
Çocuk(lar) Benito Albino Mussolini Edda Mussolini Vittorio Mussolini Bruno Mussolini Romano Mussolini Anna Maria Mussolini
Bitirdiği okul Lozan Üniversitesi
Mesleği Siyasetçi, gazeteci, öğretmen
İmzası
Askerî hizmeti
Bağlılığı İtalya Kraliyet Ordusu
Branşı Piyade
Hizmet yılları 1915-1917
Rütbesi İtalya Mareşali
Birimi 11. Bersaglieri Alayı
Çatışma/savaşları I. Dünya Savaşı

Benito Amilcare Andrea Mussolini (29 Temmuz 1883, Predappio – 28 Nisan 1945, Giulino di Mezzegra), Ulusal Faşist Partinin lideri olan İtalyan politikacı ve gazeteci. Kendini faşist olarak tanımlayan Mussolini, iktidara geldikten sonra Duce (Lider) olarak tanındı.

Mussolini, faşizm ideolojisinin ilk örneği olan İtalyan faşizminin kurucusudur, bu sebepten dolayı faşizmin kurucusu olarak da kabul edilmektedir.31 Ekim 1922 ve 25 Temmuz 1943 tarihleri arasında İtalya Krallığı ‘nın başbakanı, 23 Eylül 1943 ve 25 Nisan 1945 tarihleri arasında ise İtalyan Sosyal Cumhuriyeti ‘nin Duce si olarak görev yaptı.

II. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında İtalyan siyasetinde önemli bir rol oynadı. Nisan 1945’te, Luftwaffe miğferi takıp bir Nazi konvoyu ile İsviçre’ye kaçmaya çalışırken, komünist İtalyan partizanlar tarafından fark edildi ve sevgilisi ile beraber kurşuna dizilerek infaz edildi.

Indikatörlü ne demek?

İndikatör Ne Demek? – Dilimize Fransızcadan geçmiş olan indikatör sözcüğü, Türkçe’de gösterge anlamına gelmektedir. Teknik analiz terimi olarak indikatör, trendin yönü veya gücüyle ilgili fikir sunan bir dizi matematiksel işlemler bütünüdür. Bir başka tanım yapmak gerekirse; mevcut piyasa koşullarını analiz ederek finansal veya ekonomik eğilimleri tahmin etmek için kullanılan teknik göstergelere indikatör adı verilir.

Dikte etmek ne anlama gelir?

Deyimler günlük hayatta sıklıkla kullanılan ve günlük hayatta yaşanılan bazı durumları ifade etmeye yarayan söz gruplarıdır. Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Genel olarak mecaz anlamda kullanılır. Dikte etmek de bunlardan biridir. Dikte etmek ne demek? Dikte etmek deyiminin anlamı ve cümle içinde kullanımı nasıldır ve benzeri bilgileri derledik.

  1. Dikte etmek deyimi bir insanın karşısındaki insana bir düşünceyi zorla ve baskıyla kabul ettirmesi halidir.
  2. Dikte Etmek Ne Demektir? Dikte etmek genel olarak bir durum ifadesi anlamında kullanılmaktadır.
  3. Dikte etmek deyiminin anlamı şu şekildedir: Bir insanın karşısındakiyle bir düşünceyi, ideolojiyi veya bir durumu zorla kabul ettirmesi, aşılamasıdır.

Dikte Etmek Deyiminin Anlamı (TDK) Nedir? Dikte etmek deyiminin Türk Dil Kurumu tarafından tanımlanmıştır. Bu tanım şu şekildedir: Birine isteklerini zorla kabul ettirmek, yazdırmak için söylemek. Dikte Etmek Deyiminin Örnek Cümle İçinde Kullanımı Dikte etmek deyimi günlük hayatta varlık gösteren sohbetler içerisinde sıklıkla kullanım alanı bulmaktadır.