Sabor De Minas

Dicas | Recomendações | Comentários

Eril Ne Demek?

Eril ifade ne demek?

Eril nedir, ne demek? TDK eril kelimesinin anlamı ne? Eril Ne Demek Türk Dil Kurumu sözlüğü içerisinde kelimelerin anlamlarına ilişkin bilgiler paylaşılıyor. TDK sözlüğü içerisinde yer alan ve anlamı paylaşılan kelimelerden biri de “eril” sözcüğü. Peki, bu sözlük hangi anlamı taşıyor? ERİL NEDİR, NE DEMEK? TDK ERİL ANLAMI Türk Dil Kurumu sözlüğü içerisinde yer alan bilgilere göre eril “bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker” anlamına geliyor.

Eril kelimesiyle ilgili örnekler;Bana söylediklerin eril anlamlar içeriyor, bunu kabul edemem.Bana kalırsa eril ifadelere yer veriyor olmamız uygun olmayabilir.

: Eril nedir, ne demek? TDK eril kelimesinin anlamı ne?

Eril birşey ne demek?

Eril Ne Demek? Tdk’ya Göre Erillik Kelimesinin Anlamı Nedir? dönemlerde merak edilen kelimelerden biri olarak Eril sözcüğü öne çıkıyor. Türk Dil Kurumu açısından bu kelimenin anlamı ‘cins’ biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Tabii açıdan ve dil kapsamında da farklı anlamları geldiğini söylemek mümkün.

Eril Ne Demek? TDK’ya Göre Erillik Kelimesinin Anlamı Nedir? ‘’Eril bir kimliğe sahip.”

Türk Dil Kurumu eril kelimesini farklı anlamlar üzerinden ele almış durumda. – Cins, – Bazı dillerde erkek cinsten sayılan, – Müzekker, Bu farklı anlamları üzerinden Türkçede cümle içerisinde veya tek başına kullanmak mümkün. Özellikle yazılı kaynaklarda sıkça karşılaşılan bir kelime olmasının yanı sıra, gündelik yaşamda pek fazla bilinmez.

TDK’ya göre erillik kelimesinin anlamı ‘Bazı dillerde, sözcüklerin eril olması durumu.’ olarak tanımlandığını dile getirmek mümkün. Peki, bu ne anlama geliyor? Yani kelime anlamında herhangi bir durum ya da olgunun cins veya erkek cinsten sayılan şeklinde tabir edilebilmektedir. Bunu bir örnekle anlatmak gerekirse; Hem eril kelimesini hem de erillik sözcüğünü cümle içerisinde Türkçede amaca uygun olarak değerlendirmek mümkün.

Her ne kadar gündelik yaşamda çok fazla değerlendirilmesi bile, yazılı kaynaklarda karşınıza çıktığı zaman anlamı üzerinden cümleyi idrak edebilirsiniz. Ayrıca farklı çalışmalar için de değerlendirilebilir. : Eril Ne Demek? Tdk’ya Göre Erillik Kelimesinin Anlamı Nedir?

Eril dili ne demek?

Eril dil, erkeği norm olarak alır ve bu da kadını görünmez kılar. Buradan tüm dünyanın gerçekliğinin erkekler üzerinden kurulduğu anlamı çıkar. Dilde yerini bulamayan kadının kimlik oluşumu ve öznelliği olumsuz etkilenir ve böylelikle kadının kimliği erkeğin kimliğine ilintili olarak var olur.

Eril erkil ne demek?

Erillik – Vikipedi Yunan mitolojisinde, erkekliği ile eşanlamlıdır. Erkeksilik veya maskülenlik, genellikle olmakla ilişkilendirilen roller, davranışlar ve nitelikler dizisi. Erkeklik hem sosyal tanımlı hem de biyolojik etmenlerden oluşur.

ile ilgili bu madde seviyesindedir. Madde içeriğini Vikipedi’ye katkı sağlayabilirsiniz.

” sayfasından alınmıştır : Erillik – Vikipedi

Eril burç ne demek?

Güneş burçları ve bilinmeyen özellikleri

  • Öncü burçlar
  • Liderim, cesur ve yöneticiyim.
  • Koç, Yengeç, Terazi, Oğlak

Özellikleri: Yöneticilik yönleri oldukça kuvvetlidir. Yönetici burçlar olarak tanımlayabiliriz. Bu grup içinde doğanlar iş hayatlarında son derece disiplinli, sorumluluklarının bilincinde, olumlu enerjilerini iş hayatına yansıtan, yeteneklerinin bilincinde kişilerdir. İçinde bulundukları zor şartlarda çok etkili kararlar alarak başkalarına da yön verebilirler.

  1. Sabit burçlar
  2. Kararlıyım, güvenilirim, değişimi sevmem.
  3. Boğa, Aslan, Akrep, Kova

Özellikleri: Güvenilir, yetenekli, tutarlı davranışlarıyla insanları kendine hayran bırakan gerçek dostlardır. Kutsal değerleri olan değişmez kurallarına sıkı sıkı bağlı, alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemeyen kişilerdir. Otokontrolü kuvvetli, fikirlerinin değişimine yanaşmayan, eleştiriden hoşlanmayan yapıdadırlar.

  • Değişken burçlar
  • Değişimi severim, hareketli ve neşeli yapımı severim.
  • İkizler, Başak, Yay, Balık

Özellikleri: Girdikleri her ortama ayak uydurabilen, neşeli, uyumlu, girişken, duygusal kişilerdir. Aynı anda birden fazla konuyla ilgilenerek zorlanmadan başarı sağlayabilirler, aynı anda da sıkılarak kararsız kalır ve ilgisiz kalarak uzaklaşabilirler.

  • Duygusal konularda, değişken ruh halleri yanlış kararlar alıp, pişmanlıklar yaşamalarına neden olabilir.
  • Eril ve Dişil burçlar Koç, İkizler, Aslan, Terazi, Yay ve Kova “Eril” burçlardır.
  • Ateş ve hava grubu Eril erkek burçlardır.
  • Bu grupta doğanlar içlerinden geldiği gibi davranan, atak, kendi hayatlarına hakim kişilerdir.

Boğa, Yengeç, Başak, Akrep, Oğlak ve Balık su ve toprak grubu burçları Dişil burçlarıdır. Çevrelerini bir hayli önemseyen, dış etkilerden kolay etkilenen kişilerdir. Kendilerini ortaya koymakta çekimser davranır ve ilk adımın her zaman karşılarındaki insanlardan gelmelerini beklerler.

  1. Evcimen, güvenilir, uyumlu, hassas ve dürüst kişilerdir.
  2. Gece ve gündüz burçları Gündüz burçları: Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak Özellikleri: Zodyak kuşağının, ilkbahar ekinoksundan başlayan, ilk yarıda bulunan burçlardır.
  3. Gündüz burçlarında doğan kişiler düzenli, sabahları güne erken başlayan, gün boyunca verimli çalışan, geceleri dinlenerek aile ve sevdikleri ile geçirmeyi seven kişilerdir.

Gece burçları: Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık Özellikleri: Zodyak kuşağının ikinci yarısında kalan burçlarıdır. Sabahları erken uyanmaktan hoşlanmayan, gündüze göre gece daha verimli ve üretken çalışabilen, gece hayatından hoşlanan, gecenin gizeminde ruhlarını dinlendiren ve geliştiren kişilerdir.

  • Geceleri gündüze göre daha iyi konsantre olabilen, çözümsüz kaldıkları konularda fikir üreten yapıdadırlar.
  • Burçların verimliliği Verimli burçlar: Su grubunda yer alan burçlar verimli burçlar olarak adlandırılır.
  • Yengeç, Akrep, Balık verimli burçlardır.
  • Horoskopta 5.
  • Ev doğal olarak Aslan burcunun evidir.

Yaratıcılık, yaratıcı kişiliğin sergilenmesi; sanat, aşk, eğlence ve çocuklar ile ilişkilidir. Kişinin çocuk sahibi olup olamayacağı hakkında çok önemli bilgileri bu ev verir. Verimli burçlardan biri bu eve yerleştiğinde, kişi rahatlıkla çocuk sahibi olabilir.

  1. Ayrıca, haritada Venüs, Ay ve Jüpiter’in konumu da oldukça önemlidir.
  2. Aksi durumda verimsiz olarak adlandırılan burçlar, bu eve yerleştiğinde kişi çocuk sahibi olmakta oldukça zorlanabilir.
  3. Orta verimlilikte burçlar: Boğa,Terazi, Oğlak Verimsiz burçlar: Koç, İkizler, Aslan, Başak, Yay ve Kova verimsiz burçlar olarak adlandırılır.

Buradaki yorumlardan yanlış bir düşünce oluşmamalıdır. Horoskop bir bütündür ve bütünüyle değerlendirilmelidir.

  1. Kuzey ve Güney burçlar
  2. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan ve Başak Kuzey burçlarıdır.
  3. Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık ise Güney burçlarıdır.
  4. Pozitif ve Negatif burçlar
  5. Pozitif burçlar:
  6. Koç, İkizler, Aslan, Terazi, Yay ve Kova
  7. Özellikleri:

Diğer burçlara nazaran sosyal hayatı daha çok seven, anı iyi değerlendiren, yaşama sevinci yüksek, bireysel olarak kendine değer veren kişilerdir. Yaşadıkları zorlukları yaşama sevinciyle yenebilen yapıdadırlar. Negatif burçlar: Boğa, Yengeç, Başak, Akrep, Oğlak ve Balık Özellikleri: Duyguları ile yaşayan, olay ve kişilerden gördükleri zararlar karşısında ağır yara alan burçlardır.

Yaşamış oldukları haksızlığı kolay kolay unutamayan, duygusal olarak diğer burçlara göre daha fazla etkilenen hassas kişilerdir. Duygularını kolay ifade edemeyen, sevgiye aşırı derecede değer veren, duyguları ile mantıkları arasındaki dengeyi kurmakta zorluk çeken yapıdadırlar. Kaynaklar: A’dan Z’ye Astroloji Joan McEvers, Marion D.

March Göklerin kutsal ışıkları daima yaşamınızı aydınlatsın. Yıldızınız ve şansınız bol olsun. : Güneş burçları ve bilinmeyen özellikleri

Eril erkek ismi mi?

.: Ana Sayfa » Dergiler ve Kitaplar » Türkiye Klinikleri Çocuk Psikiyatrisi – Özel Konular » Cinsiyet Yelpazesine Çok Yönlü Bakış – Eril Olmak-Dişil Olmak Being Male-Being Female Koray KARABEKİROĞLU a a Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD, Samsun, Türkiye Karabekiroğlu K. Eril olmak-dişil olmak. Özbaran B, editör. Cinsiyet Yelpazesine Çok Yönlü Bakış.1. Baskı. Ankara: Türkiye Klinikleri; 2023.p.8-13. Makale Dili: TR Ücretsiz Erişim ÖZET ”Eril” sözcüğü, ”erkek olmaya özgü öğe” ve ‘dişil’ sözcüğü ise ”kadın olmaya özgü öğe” olarak tanımlanabilir. Cinsiyet, cinsel kimlik ve cinsel yönelim birbirlerine sıkça karıştırılan farklı kavramlardır. Biyolojik/ genetik cinsiyetin aksine, cinsel kimlik ve yönelim, sosyal, kültürel, psikodinamik pek çok unsurdan etkilenir.

Son yıllarda cinsel roller ve cinsiyet kimliği üzerinde yoğunlaşan tartışmalar, insan cinselliğini eril ve dişil olarak ikiye ayırmak yerine bu iki rengin çok farklı karışımlarından oluşan bir yelpaze olarak da görme eğilimini hızlandırmıştır. Öte yandan, semboller biliminde erkek ve erkeğe ait öğelerin (eril ilke) bilincin taşıyıcısı olduğu, annenin ve kadına ait öğelerin (dişil ilke) ise bilinçsiz’i, bilinç dışı’nı ifade ettiği söylenebilir.

Anne/dişil ilke ‘hiç’ten vareder. Anneden ayrışan -kız ya da erkekçocuk, bilinçsiz’den ayrışan bilinç, doğadan ayrışan kültür hep eril’in işaretini taşır. Eril’in tanımı burada, dişil’e göre/dişile atıfla yapılmaktadır. Asl’olan dişildir. Dişil olmayan her şey eril’dir.

  1. Anahtar Kelimeler : Eril; dişil; maskülen; feminen ABSTRACT The word ”masculine”can be defined as the ”male element” and the word ”feminine” as the ”female element”.
  2. Gender, sexual identity and sexual orientation are different concepts that are often confused with each other.
  3. In contrary to biological/genetic gender, sexual identity and orientation are affected by many social, cultural and psychodynamic factors.

The debates that have focused on sexual roles and gender identity in recent years have accelerated the tendency to see human sexuality as a spectrum consisting of very different mixtures of these two colors instead of dividing them into two as masculine and feminine.

On the other hand, in the science of symbols, it can be said that male and masculine elements (masculine principle) are the carriers of consciousness, while mother and female elements (female principle) express the unconscious. The maternal/feminine principle gives birth from ”nothing”. The child -girl or boy- separated from the mother, the consciousness detached from the unconscious, the culture separating from nature always bears the sign of the masculine.

The definition of the masculine is here made with reference to the feminine. The original is feminine. Anything that is not feminine is masculine. Keywords : Male; female; masculine; feminine 1. KULLANIM KOŞULLARI 1.1. http://www.turkiyeklinikleri.com alan adından veya bu alan adına bağlı alt alan adlarından ulaşılan internet sayfalarını (Hepsi birden kısaca ” SİTE ” olarak anılacaktır) kullanmak için lütfen aşağıda yazılı koşulları okuyunuz.

  • Bu koşulları kabul etmediğiniz takdirde ” SİTE “yi kullanmaktan vazgeçiniz.
  • SİTE ” sahibi bu ” SİTE “de yer alan veya alacak olan bilgileri, formları, içeriği, ” SİTE “‘yi, ” SİTE ” kullanma koşullarını dilediği zaman değiştirme hakkını saklı tutmaktadır.1.2.
  • Bu ” SİTE “‘nin sahibi Türkocağı cad.
  • No:30, 06520 Balgat Ankara adresinde ikamet eden Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’dir (bundan böyle kısaca “Türkiye Klinikleri” olarak anılacaktır).

” SİTE “‘de sunulan hizmetler “Türkiye Klinikleri” tarafından sağlanmaktadır.1.3. Bu ” SİTE “‘de sunulan hizmetlerden belirli bir bedel ödeyerek ya da bedelsiz olarak yararlananlar veya herhangi bir şekilde ” SİTE “ye erişim sağlayan her gerçek ve tüzel kişi aşağıdaki kullanım koşullarını kabul etmiş sayılmaktadır.

İşbu sözleşme içinde belirtilen koşulları “Türkiye Klinikleri” dilediği zaman değiştirebilir. Bu değişiklikler periyodik olarak ” SİTE “‘da yayınlanacak ve yayınlandığı tarihte geçerli olacaktır. “Türkiye Klinikleri” tarafından işbu sözleşme hükümlerinde yapılan her değişikliği ” SİTE ” hizmetlerinden yararlanan ve ” SİTE “ye erişim sağlayan her gerçek ve tüzel kişi önceden kabul etmiş sayılmaktadır.1.4.

İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları” 30.03.2014 tarihinde en son değişiklik yapılarak ve web sitesi üzerinden yayınlanarak; ” SİTE “yi kullanan her kişi tarafından erişimi mümkün kılınıp yürürlülüğe konmuştur. İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları” ayrıca, “Türkiye Klinikleri” hizmetlerinden belli bir bedel ödeyerek veya ödemeden yararlanacak olan kullanıcılarla yapılmış ve/veya yapılacak olan her türlü ” KULLANICI Sözleşmesi”nin de ayrılmaz bir parçasıdır.2.

  • TANIMLAR 2.1.
  • SİTE ” : “Türkiye Klinikleri” tarafından belirlenen çerçeve içerisinde çeşitli hizmetlerin ve içeriklerin sunulduğu çevrimiçi (on-line) ortamdan http://www.turkiyeklinikleri.com alan adından ve/veya bu alan adına bağlı alt alan adlarından erişimi mümkün olan web sitesi.2.2.
  • ULLANICI : ” SİTE “ye çevrimiçi (on-line) ortamdan erişen her gerçek ve tüzel kişi.2.3.

LİNK : ” SİTE ” üzerinden bir başka web sitesine, dosyalara, içeriğe veya başka bir web sitesinden ” SİTE “ye, dosyalara ve içeriğe erişimi mümkün kılan bağlantı.2.4. İÇERİK : “Türkiye Klinikleri” ” SİTE “yi ve /veya herhangi bir web sitesinden yayınlanan veya erişimi mümkün olan her türlü bilgi, dosya, resim, rakam, fiyat v.b görsel, yazınsal ve işitsel imgeler.2.5.

  1. ULLANICI SÖZLEŞMESİ ” : “Türkiye Klinikleri”nin sunacağı özel nitelikteki hizmetlerden yararlanacak olan gerçek ve/veya tüzel kişilerle “Türkiye Klinikleri” arasında elektronik ortamda akdedilen sözleşme.3.
  2. HİZMETLERİN KAPSAMI 3.1.
  3. Türkiye Klinikleri”, ” SİTE ” üzerinden sunacağı hizmetlerin kapsamını ve niteliğini belirlemekte tamamen serbesttir.3.2.

“Türkiye Klinikleri” ” SİTE ” bünyesinde sunulacak servislerden yararlanabilmek için, ” KULLANICI “nın “Türkiye Klinikleri” tarafından belirlenecek özellikleri taşıması gereklidir. “Türkiye Klinikleri”, bu gerekliliği tek taraflı olarak dilediği zaman değiştirebilir.3.3.

Türkiye Klinikleri”nin ” SİTE ” üzerinden belirli bir ücret karşılığı veya ücretsiz olarak vereceği hizmetler sınırlı sayıda olmamak üzere; – Sağlık sektörüne yönelik bilimsel makaleler, kitaplar ve bilgilendirici yayınları sağlamak. – – Bilimsel dergilere yönelik makale hazırlama aşamasında biçimsel, istatistikî ve editöryal destek sağlamak.4.

GENEL HÜKÜMLER 4.1. “Türkiye Klinikleri”, ” SİTE ” dâhilinde erişime açtığı hizmetler ve içeriklerden hangisinin ücrete tabi olacağını belirlemekte tamamen serbesttir.4.2. ” Türkiye Klinikleri”‘nin sunduğu hizmetlerden yararlananlar ve siteyi kullananlar, yalnızca hukuka uygun ve şahsi amaçlarla ” SİTE ” üzerinde işlem yapabilirler.

  • Ullanıcıların, ” SİTE ” dâhilinde yaptığı her işlem ve eylemdeki hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir.
  • Her KULLANICI, “Türkiye Klinikleri”nin ve/veya başka bir üçüncü şahsın haklarına tecavüz teşkil edecek nitelikteki herhangi bir iş ve eylemde bulunmayacağını; yazılı, görsel ve işitsel bilgileri açıklamayacağını, “Türkiye Klinikleri”ne açıkladığı ve/veya ” SİTE “ye gönderdiği her türlü yazılı, görsel ve işitsel bilginin “Türkiye Klinikleri”ne açıkladığı ve/veya ” SİTE “ye gönderdiği sırada her türlü biçimde kullanılması, işlenmesi, saklanması, açıklanması ve üçüncü kişilere karşı ifşa edilmesi konusunda münhasır hak sahibi olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.

” KULLANICI ” ” SİTE ” dâhilinde bulunan resimleri, metinleri, görsel ve işitsel imgeleri, video klipleri, dosyaları, veritabanları, katalogları ve listeleri çoğaltmayacağı, kopyalamayacağı, dağıtmayacağı, işlemeyeceğini, gerek bu eylemleri ile gerekse de başka yollarla “Türkiye Klinikleri” ile doğrudan ve/veya dolaylı olarak rekabete girmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir.4.3.

SİTE ” dâhilinde üçüncü kişiler tarafından sağlanan hizmetlerden ve yayınlanan içeriklerden dolayı “Türkiye Klinikleri”nin, işbirliği içinde bulunduğu kurumların, “Türkiye Klinikleri” çalışanlarının ve yöneticilerinin, “Türkiye Klinikleri” yetkili satıcılarının sorumluluğu bulunmamaktadır. Herhangi bir üçüncü kişi tarafından sağlanan ve yayınlanan bilgilerin, içeriklerin, görsel ve işitsel imgelerin doğruluğu ve hukuka uygunluğunun taahhüdü bütünüyle bu eylemleri gerçekleştiren üçüncü kişilerin sorumluluğundadır.

“Türkiye Klinikleri”, üçüncü kişiler tarafından sağlanan hizmetlerin ve içeriklerin güvenliğini, doğruluğunu ve hukuka uygunluğunu taahhüt ve garanti etmemektedir.4.4. ” KULLANICI “lar, ” SİTE “yi kullanarak, “Türkiye Klinikleri”nin, diğer ” KULLANICI “ların ve üçüncü kişilerin aleyhine hiçbir faaliyette bulunamazlar.

  • ULLANICI “ların işbu ” SİTE Kullanım Koşulları” hükümlerine ve hukuka aykırı olarak gerçekleştirdikleri ” SİTE ” üzerindeki faaliyetler nedeniyle üçüncü kişilerin uğradıkları veya uğrayabilecekleri zararlardan dolayı “Türkiye Klinikleri”nin doğrudan ve/veya dolaylı hiçbir sorumluluğu yoktur.4.5.
  • ULLANICI “lar, ” SİTE ” dâhilinde kendileri tarafından sağlanan bilgilerin ve içeriklerin doğru ve hukuka uygun olduğunu kabul ve taahhüt etmektedirler.

“Türkiye Klinikleri”, ” KULLANICI “lar tarafından “Türkiye Klinikleri”ne iletilen veya ” SİTE ” üzerinden kendileri tarafından yüklenen, değiştirilen ve sağlanan bilgilerin ve içeriklerin doğruluğunu araştırma; bu bilgi ve içeriklerin güvenli, doğru ve hukuka uygun olduğunu taahhüt ve garanti etmekle yükümlü ve sorumlu değildir.4.6.

ULLANICI “lar, ” SİTE ” dâhilinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca haksız rekabete yol açacak faaliyetlerde bulunmayacağını, “Türkiye Klinikleri”nin ve üçüncü kişilerin şahsi ve ticari itibarı sarsacak, kişilik haklarına tecavüz ve taarruz edecek fiilleri gerçekleştirmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir.4.7.

“Türkiye Klinikleri”, ” SİTE ” dâhilinde sunulan hizmetleri ve içerikleri her zaman değiştirebilme hakkını saklı tutmaktadır. “Türkiye Klinikleri”, bu hakkını hiçbir bildirimde bulunmadan ve önel vermeden kullanabilir. ” KULLANICI “lar, “Türkiye Klinikleri”nin talep ettiği değişiklik ve/veya düzeltmeleri ivedi olarak yerine getirmek zorundadırlar.

“Türkiye Klinikleri” tarafından talep edilen değişiklik ve/veya düzeltme istekleri gerekli görüldüğü takdirde “Türkiye Klinikleri” tarafından yapılabilir. “Türkiye Klinikleri” tarafından talep edilen değişiklik ve/veya düzeltme taleplerinin, ” KULLANICI “lar tarafından zamanında yerine getirilmemesi sebebiyle doğan veya doğabilecek zararlar, hukuki ve cezai sorumluluklar tamamen kullanıcılara aittir.4.8.

” SİTE ” üzerinden, “Türkiye Klinikleri”nin kendi kontrolünde olmayan ve başkaca üçüncü kişilerin sahip olduğu ve işlettiği başka web sitelerine ve/veya “İÇERİK”lere ve/veya dosyalara link verebilir. Bu link’ler sadece referans kolaylığı nedeniyle sağlanmış olup ilgili web sitesini veya işleten kişiyi desteklemek amacıyla veya web sitesi veya içerdiği bilgilere yönelik herhangi bir türde bir beyan veya garanti niteliği taşımamaktadır.

” SİTE ” üzerindeki linkler vasıtasıyla erişilen web siteleri, dosyalar ve içerikler, bu linkler vasıtasıyla erişilen web sitelerinden sunulan hizmetler veya ürünler veya bunların içeriği hakkında “Türkiye Klinikleri”nin herhangi bir sorumluluğu yoktur.4.9. “Türkiye Klinikleri”, ” SİTE ” üzerinden ” KULLANICILAR ” tarafından kendisine iletilen bilgileri “Gizlilik Politikası” ve ” KULLANICI Sözleşmesi” hükümleri doğrultusunda kullanabilir.

Bu bilgileri işleyebilir, bir veritabanı üzerinde tasnif edip muhafaza edebilir. “Türkiye Klinikleri” aynı zamanda; KULLANICI veya ziyaret edenin kimliği, adresi, elektronik posta adresi, telefonu, IP adresi, ” SİTE “nin hangi bölümlerini ziyaret ettiği, domain tipi, tarayıcı (browser) tipi, tarih ve saat gibi bilgileri de istatistiki değerlendirme ve kişiye yönelik hizmetler sunma gibi amaçlarla kullanabilir.5.

  • FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI 5.1.
  • Bu ” SİTE ” dâhilinde erişilen veya hukuka uygun olarak kullanıcılar tarafından sağlanan bilgiler ve bu ” SİTE “nin (sınırlı olmamak kaydıyla tasarım, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar) tüm elemanları (Hepsi birden “Türkiye Klinikleri”nin telif haklarına tabi çalışmaları olarak anılacaktır) “Türkiye Klinikleri”ne aittir.
See also:  BoAz TahrişIne Ne Iyi Gelir?

Kullanıcılar, “Türkiye Klinikleri” hizmetlerini, “Türkiye Klinikleri” bilgilerini ve “Türkiye Klinikleri”nin telif haklarına tabi çalışmalarını yeniden satmak, işlemek, paylaşmak, dağıtmak, sergilemek veya başkasının “Türkiye Klinikleri”nin hizmetlerine erişmesi veya kullanmasına izin vermek hakkına sahip değildirler.

İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları” dâhilinde “Türkiye Klinikleri” tarafından sarahaten izin verilen durumlar haricinde “Türkiye Klinikleri”nin telif haklarına tabi çalışmalarını çoğaltamaz, işleyemez, dağıtamaz veya bunlardan türemiş çalışmalar yapamaz veya hazırlayamaz.5.2. İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları” dâhilinde “Türkiye Klinikleri” tarafından sarahaten yetki verilmediği hallerde “Türkiye Klinikleri”; “Türkiye Klinikleri” hizmetleri, “Türkiye Klinikleri” bilgileri, “Türkiye Klinikleri” telif haklarına tabi çalışmaları, “Türkiye Klinikleri” ticari markaları, “Türkiye Klinikleri” ticari görünümü veya bu SİTE vasıtasıyla sağladığı başkaca varlık ve bilgilere yönelik tüm haklarını saklı tutmaktadır.6.

SİTE KULLANIM KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİKLER “Türkiye Klinikleri”, tamamen kendi takdirine bağlı olarak işbu ” SİTE Kullanım Koşulları”nı herhangi bir zamanda ” SİTE “‘da ilan ederek değiştirebilir. İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları”nın değişen hükümleri, ilan edildikleri tarihte geçerlilik kazanacaktır.

  • İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları” kullanıcının tek taraflı beyanları ile değiştirilemez.7.
  • MUCBİR SEBEPLER Hukuken mücbir sebep sayılan tüm durumlarda, “Türkiye Klinikleri” işbu ” SİTE Kullanım Koşulları”, gizlilik politikası ve ” KULLANICI Sözleşmesi”nden herhangi birini geç ifa etme veya ifa etmeme nedeniyle yükümlü değildir.

Bu ve bunun gibi durumlar, “Türkiye Klinikleri” açısından, gecikme veya ifa etmeme veya temerrüt addedilmeyecek veya bu durumlar için “Türkiye Klinikleri”nin herhangi bir tazminat yükümlülüğü doğmayacaktır. “Mücbir sebep” terimi, ilgili tarafın makul kontrolü haricinde ve “Türkiye Klinikleri”nin gerekli özeni göstermesine rağmen önleyemediği olaylar olarak yorumlanacaktır.

  • Bunu yanında sınırlı olmamak koşuluyla, doğal afet, isyan, savaş, grev, iletişim sorunları, altyapı ve internet arızaları, elektrik kesintisi ve kötü hava koşulları gibi durumlar mücbir sebep olaylarına dâhildir.8.
  • UYGULANACAK HUKUK VE YETKİ İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları” uygulanmasında, yorumlanmasında ve bu ” SİTE Kullanım Koşulları” dâhilinde doğan hukuki ilişkilerin yönetiminde yabancılık unsuru bulunması durumunda Türk kanunlar ihtilafı kuralları hariç olmak üzere Türk Hukuku uygulanacaktır.

İşbu sözleşmeden dolayı doğan veya doğabilecek her türlü ihtilafın hallinde Ankara Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.9. YÜRÜRLÜLÜK VE KABUL İşbu ” SİTE Kullanım Koşulları” “Türkiye Klinikleri” tarafından ” SİTE ” içersinde ilan edildiği tarihte yürürlülük kazanır.

Kullanıcılar, işbu sözleşme hükümlerini ” SİTE “yi kullanmakla kabul etmiş olmaktadırlar. “Türkiye Klinikleri”, dilediği zaman iş bu sözleşme hükümlerinde değişikliğe gidebilir ve değişiklikler sürüm numarası ve değişiklik tarihi belirtilerek ” SİTE ” üzerinde yayınlandığı tarihte yürürlülüğe girer.30.03.2014 Gizlilik Bildirimi → Sitemizi ziyaret etmeden önce aşağıda yazılı kullanım ilkelerini mutlaka okumanızı öneririz.

Bu şartları kabul etmeniz halinde sitemizden faydalanırken kurallarımıza uymanız yararınıza olacaktır. Lütfen Kullanım İlkelerimizin tamamını okuyunuz. → www.turkiyeklinikleri.com Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait hekimleri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış bir web sitesidir.

  • Www.turkiyeklinikleri.com kullanıcılarının kimliklerine, adreslerine, hizmet sağlayıcılarına ve benzeri bilgilerine erişemez.
  • Bu bilgileri kullanıcılar isterse formlar yoluyla siteye gönderebilirler.
  • Ancak, www.turkiyeklinikleri.com donanım ve yazılım bilgilerinizi toplayabilir.
  • Bu bilgiler arasında şunlar yer alır: IP adresiniz, tarayıcı türü, işletim sistemi, etki alan adı, erişim süreleri ve ilgili web adresleri.

www.turkiyeklinikleri.com kullanıcılardan aldığı kişisel bilgileri (isminiz, elektronik posta adresiniz, ev ve iş adresiniz, telefon numaranız, vb.) üçüncü bir kuruma satamaz, kamuoyuna yayınlayamaz, site içinde tutamaz. Alınan bilgiler sitenin ziyaretçi profili, raporlama ve hizmetlerin tanıtımına kaynak olması için yönlendirici özellik taşır.

→ www.turkiyeklinikleri.com sizden aldığı bilgileri şu amaçlar için kullanır: -Web sitesini iyileştirmek,geliştirmek ve kaliteyi korumak, -Ziyaretçi profili ve genel istatistik veriler oluşturmak, -Ziyaretçilerin sitemizi nasıl kullandığı ile ilgili eğilimlerini belirlemek, -Asılı yayınlar/yazışmalar göndermek, -Elektronik posta yoluyla basın bültenleri veya bildirimler göndermek, -Etkinlik ya da yarışma için liste oluşturmak.

→ www.turkiyeklinikleri.com adresini kullanmakla; -Herhangi bir kullanıcının yasal ve ahlaki olmayan davranışlarından Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin sorumlu tutulamayacağını, -Kullanım ilkelerinin zaman zaman değiştirebileceğini, -Diğer bağlantı sağladığı ama denetleyemediği sitelerin içeriklerinden veya bilgisayarınıza verecek zararlardan sorumlu olmadığını kabul etmiş sayılırsınız.

Aşağıda belirtilen durumlarda Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. sitesini kullanıcılara kapatabilir: -Yanlış, eksik, yanıltıcı ve genel ahlak kurallarına uygun olmayan ifadeleri içeren bilgilerin siteye kaydedilmesi durumunda, -İstenilen bilgilerin içine ilan, reklam, duyuru, özel veya tüzel kişiliklere hakaret içeren ifadeler kullanıldığında, -Çeşitli yollarla siteye yapılan saldırılar sırasında -Virüs nedeniyle sitenin yapısının bozulması durumunda.

→ Kod ve yazılım da dahil, sitede yer alan yazılı, görüntülü ve sesli fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca güvence altındadır. → Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.in yazılı izni olmadığı sürece sitede yer alan bilgiler; başka bir bilgisayara yüklenemez, değiştirilemez, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yeniden yayınlanamaz, postalanamaz, dağıtılamaz.

  1. Sitede bulunan yazılım ve tasarımların her hakkı Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye aittir.
  2. Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
  3. Kullanım ilkelerimizle ilgili yorumlarınızı almaktan memnuniyet duyacaktır.
  4. Sitemizi zenginleştirebileceğini düşündüğünüz konuları ya da sitemizle ilgili yaşadığınız bir problem olursa lütfen bizimle paylaşın.

[email protected] 04.04.2014

Eril tersi ne demek?

Eril enerji ve dişil enerji nedir? – Öncelikle eril ve dişil enerjiyi biraz daha detaylı olarak anlatacak olursak; Her iki enerji de hem kadın hem de erkek bedeninde varoluşun bir parçası Yin dişil enerjiyi temsil eder. Yang ise eril enerjiyi Eril enerji, zihinsel gücü, mantığı, sol beyin işlevini, savaşçılığı, konuşmayı temsil eder.

  • Eril enerji, atak, kontrolcü, rekabet eden tarafımızdır.
  • Dişil enerji ise tam tersi, kabulde olan ve izin verendir.
  • Eril enerji nüfuz eder, dişil ise alıcıdır ve yumuşaktır.
  • Eril enerji aklı, mantığı üstün tutar.
  • Yargılayıcı, cezalandırıcı, suçlayan tutumu yansıtır.
  • Dişil enerji, duyguların ve sezgilerin yansımasıdır.

Hoşgörü ve affedicilik hâkimdir. Eril enerjide detaylarla tek tek algılayış vardır. Dişilde ise bütünsel bir fark ediş. Eril enerji, kâr zarar hesabı yapar, sebep sonuç ilişkisi kurar. Dişil ise hesap yapmadan, yaşamı, doğal bir akış içinde olduğu bilinciyle kabul eder.

  1. Eril enerji kuralcı, dişil enerji özgürlükçüdür.
  2. Eril enerji, düşünmek, tartmak ister; dişil ise sezgilerini, hislerini dinler.
  3. Eril enerji, ahlak, töre, namus kavramlarıyla karar verir, davranır.
  4. Dişil ise sevgi bazlı, şefkat duyarak karar verir, davranır.
  5. Eril daha çok hüzün, ciddiyet ve çilecilikten beslenir.

Dişil kutlama, coşku, sevinçle besler ve beslenir. Gündüz, güneş eril; gece, ay dişildir. Ve ikisi de gereklidir. Eril enerjide çalışarak zorlayarak elde etme varken, dişil enerji niyetin gücüyle tezahür ettirir. Eril enerji hareketi olayları başlatır. İlk adımı atar.

İnisiyatif ve sorumluluk alır, ataktır. Sol beyni yöneten eril enerji “AN”da kalmak yerine sürekli analiz ederek, hesap yaparak farkındalığı kaçırabilir. Genelde çoğu şeye karşı çıkar, güç odaklıdır. Suçu hep başkalarında arar, esnekliği yoktur. Değişimi, duyguları ifade etmeyi, sevgiyi zayıflık olarak görür.

Eril enerji baskılandığında agresiflik sergiler. Eril enerjinin en büyük özelliği kadın ya da erkek fark etmez, harekete geçirmektir. Dişil enerji daha edilgendir, uyum sağlar. Kolay inanır, harekete geçmek için motivasyona ihtiyaç duyar. İzleyen ve gözleyendir.

  1. Dişil enerji sağ beyni etkiler.
  2. Yaratıcı, özgürlüğe düşkün yönümüzdür.
  3. Tutkuların, hislerin, sanatın, estetiğin, yaratıcı enerjinin kaynağı dişil enerjidir.
  4. Bilge ve derin tarafımızdır.
  5. Dişil enerjisi yoğun olan kişiler sevgi odaklıdır.
  6. Hırstan kaçar.
  7. Dişil enerji baskılandığında yaratıcılık dengesini kaybeder.

Savaş, terör ve kaos olur. Eril Ne Demek Kadın erkek hepimizin içinde bu özellikleri sergilememize neden olan eril ve dişil enerji bulunuyor. İkisi birbirini harekete geçiriyor. Örneğin, bu yazıda okuduklarınıza ilham olan duygular, hisler, farkındalıklar dişil enerjimden kaynaklı. Bu yazıyı yazmamı sağlayan, gelen ilhamı sözlere döktüren ve beni harekete geçiren ise eril enerjim.

  • Adın olun, erkek olun önemli olan; enerjinizin dengede ve uyumlu olmasıdır.
  • Biri diğerinden asla üstün ya da kötü değildir.
  • Her iki enerjinin de güçlü yönlerini beslemek, yaşamda daha dengeli olmamızı sağlar.
  • Her iki enerjinin de dengesizliği hem kendimize hem de bütüne olumsuz etki eder.
  • Adın Olmak kitabımda detaylı anlattığım danışan hikayelerimde bu iki enerjinin yaşamlara, ilişkilere nasıl etki ettiğini fark edebilirsiniz.

Dişil enerjimizi ve bu enerjinin prensiplerini yadsıdığımız ve uzaklaştığımız görülüyor. Ancak; bunun sebebi sadece iş hayatıyla, anne olmakla ilgili değil. Çağlardan beri namus, ayıp, günah gibi kavramların hipnozuyla kadınların baskılandığını görüyoruz.

Burada aslında ataerkil kültürlerin, geleneklerin, din adı altında dayatılan evrensel gerçeklikle uyuşmayan hipnozların ve korkuların etkisi var. Lütfen hep hatırlayın korktuğunuz şeyi yok etmeye ve baskılamaya çalışırsınız. İnsan ancak; korkutulduğunda kontrol edilebilir. Tarihte cadı avlarını, kadınların diri diri yakıldığını, namus kavramıyla, iffetsizlikle suçlanarak taşlandığını, kız çocuklarının doğar doğmaz gömüldüğünü görüyoruz.

Günümüzde kadının mal gibi alınıp satıldığı, çocuk gelinlerin hala ülkemizde de var olduğu bir gerçek. Yapılan hipnozların gücü korku kültürüyle, kadın erkek herkesin bilinçaltına çağlardan beri o kadar güçlü yerleştirilmiş ki bu zamanda kadınlar kendi dişil güçlerini yadsıyorlar.

  • Farkında bile değiller.
  • Hipnozlar doğrultusunda özellikle anne tarafından yetiştirilen kız ve erkek çocukları dişil enerji prensiplerinden duygularını ifade etmeyi, hislerini hissetmeyi öğrenemiyor.
  • Çünkü model olarak gördüğü ilk bağlantıyı kurduğu kadın annesi, duygularını yok sayıyor, bastırıyor, içine atıyor, “elalem ne der?” korkusuyla benliğini yok sayıyor.

Potansiyelini bastırıyor. Özünden uzaklaşıyor. Robotlaşan eril dişil enerji dengesi şaşmış bireyler mutsuz olarak yaşamlarını sürdürürken başarının, kariyer yapmanın, para kazanmanın, evler, arabalar almanın, maddi gücün, evlenmenin bir statü olduğu ve mutluluk sağlayacağı illüzyonu ile kendini mutsuzluğa mahkum ediyor.

  1. Duygularımızı bilinçli ya da bilinçsiz bastırıyoruz.
  2. Duyguları ifade etmenin zayıflık olduğu inancıyla, duygularımızı hissetmemek üzere ya antidepresanlara sarılıyoruz ya da bağımlılıklar yaratıyoruz.
  3. Her bağımlılığımızın ardında doyurulmamış duygusal ihtiyaçlarımızın olduğunun farkında değiliz.
  4. En basiti sigaranın öldürdüğünü biliyoruz ve bağımlı olmaya devam ediyoruz.

Bu halde iken eril-dişil enerji dengesinden söz edemeyiz. Çünkü; dişil enerji prensiplerinden, öz şefkat, öz sevgi kavramlarından çok uzaktayız. Bunun sonucu; hoşgörüden affedicilikten de uzak yetişiyor ve çocukları da bu şekilde yetiştiriyoruz. Ve eril enerji prensibi olarak genelde sonuca odaklıyız, sürece değil.

Eril bakış ne demek?

Eril bakış/nazar (male gaze) bakışın cinsel politikayla bağını görünür kılan bir kavramdır. Kadınlarla erkekler arasında duygusal, düşünsel ve maddi düzlemlerde eşitsizliği kuran ve ayakta tutan bir bakış biçimini anlatır. Bu bakış biçimi kadınları görsel ve duygusal olarak heteroseksüel erkek arzusunun bir nesnesi olarak konumlandırırken, kadınların duygularını, düşüncelerini, zevklerini, eril bakış tarafından onaylanmaktan daha az önemli, hatta çoğu zaman önemsiz hale getirir; kadınların kendilerini değersiz hissetmelerine neden olan onay arayışını sürekli kılacak rızayı örgütler.

Feminist film kuramının temel kavramlarından biri olan eril bakış kavramının ortaya çıkışı ve tartışılması, akademisyen Laura Mulvey’nin ünlü makalesi “Görsel Haz ve Anlatı Sineması” ile başlatılabilir.1975’te Screen dergisinde yayımlanan bu çığır açıcı makale, feminist teoriyle kesişen psikanalitik film kuramı dalgasıyla birlikte düşünülmelidir.

Psikanalizle sosyal teorinin karşılaştığı bu dönemde benzer ve bağlantılı bir karşılaşma psikanalizle film çalışmaları arasında da yaşanır. Sinemanın ideolojik bir aygıt oluşunun, kameranın politikliğinin tartışıldığı bu dönemin belki de bugüne kadar gelen ve gücünü koruyan keşfi bakışın, görme biçimlerinin kültürel, toplumsal, tarihsel ve maddi olarak yapılandırılmışlığıdır.

Bu tartışma ortamı içinde Mulvey’nin eril bakış kavramı Hollywood filmlerinin ve klasik anlatı sinemasının bütün biçimsel alışkanlıklarının -kamera açıları, ışıklandırma, kurgu, bütün bir kesme ve katlama işleri- seyirciye eril bir bakış açısını nasıl dayattığını görmemizi sağlamıştı. Mulvey, patriyarkal bilinçdışının işleyişini tanımaya imkân vereceği düşüncesiyle psikanalizi politik bir silah olarak kullanmayı öneriyor, klasik anlatı sinemasının bakmanın içerdiği hazza yanıt verdiğini savunuyordu.

Popüler filmler eril röntgenciliği tatmin eden ve bunun sorgulanmasına imkân vermeyen bir bakma-bakılma ilişkisi kuruyordu. Bakışın taşıyıcısı olan, bakma kudreti ve ayrıcalığına sahip olan erkek iken kadın seyirlik bir nesneye dönüştürülüyordu. Cinsel eşitsizlikle düzenlenmiş bir dünyada bakma zevki ve gücü erkeğe verilmişti.

Toplumlarımızın heteropatriyarkal kültür tarafından ve onun yararına yapılandırılmışlığı eril bakışla üretilmiş temsilleri sürekli tekrar ederek bu temsil evrenini yerleşik, bildik ve tanıdık kılıyor, onları gerçek ve doğalmış gibi algılamamızı sağlıyordu. Bu evrenlerde erkekler dünyanın aktif inşa edicileri, anlamın yaratıcısı olarak kabul edilirken, kadınların erkekleri ve/veya erkeklerin hedeflerini destekleyen pasif roller üstlenmeleri, anlamın taşıyıcısı olmaları bekleniyordu.

Filmleri yazan erkeklerdi, filmleri yapan erkeklerdi, kahraman olanlar da yine onlardı ve dahası farz edilen seyirciler de erkeklerdi. Seyirciler olarak hepimiz bu eril bakışı benimsemeye zorlanıyor, patriyarkal ideolojilere ve söylemlere derinden kök salmış erkek seyircinin zevki perdeyi kuşatıyordu.

Adınların bedenleri erkek zevkince çerçeveleniyor, kurbanlaştırılmış, kurtarılması gereken bedenler olmaya mahkûm ediliyordu. Kadınlara koruma, onay, var olma vaat eden eril bakış, kadınların bu tabiyeti arzulamasını sağlarken görünmezleşiyordu. Bakışın heteropatriyarkal toplum tarafından bu yapılandırılmışlığı, kadın karakterleri erkeğin hikâyesinin, sahnesinin, diyebiliriz ki eril mizansenin nesneleri olarak sunup, onlara karmaşık geçmiş hikâyeler, güçlü motivasyonlar ve hikâyelerinin seyrinde aktif bir rol verebilme imkânın önüne de bir perde çeker.

Kavramın açıklayıcı gücü burada bir katman daha kazanır. Derdimiz sadece kadınların ve bedenlerinin eril fantezilerin hükümranlığına girmesi değil, aynı zamanda bu bakışın kadınların kendilerini görme, kendilerini sunma ve kendilerini hissetme biçimlerine de nüfuz etmiş olmasıdır.

  1. Öyleyse öncelikle filmlerdeki kadın karakterlerin temsil edilme ve görülme biçimleriyle bağlantılı olarak tartışılsa da sonrasında eril bakışın, kadınların görme ve görülme biçimlerinin ve tecrübelerinin işlediği bütün toplumsal ve öznel uzamlara yayılmışlığıyla ele alındığı söylenebilir.
  2. Bu yönüyle sadece film çalışmalarında değil aynı zamanda beşerî bilimler ve sanat alanında da ses getirdi.

Bugün artık eril bakışı sadece görsel değil aynı zamanda psişik ve tarihsel bir kategori gibi de düşünmekteyiz. Nasıl görüyor olduğumuzun, niçin böyle görüyor olduğumuzun, kendi görünürlüğümüzü nasıl yaşadığımızın epistemolojik kaynaklarının, bakışla epistemolojik efendilik konumu arasındaki ilişkinin sorgulanışı feminist metodolojinin kurucu unsuru halini almıştır.

Ezilmişliğimizin kaynaklarını tanımaya yaklaşmak, görünürlük alanını kurarak kendini sorgulanamaz kılan her tür egemen bakış konumunun ürettiği muazzam şiddeti tanımaya imkân verir. Eril bakış kadınların kendilerini görme, kendilerini yargılama ve değerlendirme biçimlerine de sızmıştır. Kadınlar eril bakışla üretilmiş imgelerin içine çekilmeye zorlanır, bu eril çerçevenin içini doldurmaya koşullandırılırlar.

Bu patriyarkal bakışa uyma ya da basitçe kabul etme, onun tarafından kabul ve onay görme ya da bu şekilde görülmeye tahammül etme baskısı, kadınların kendi bedenleri, kabiliyetleri ve dünyadaki yerleri hakkında düşünme ve bilme biçimlerini de şekillendirir.

Eril bakış, kadınların kendilerini değersizleştirmelerini, erkeklere, patriyarkaya ve onun ürettiği değerlere saygı duymalarını teşvik ederken kadınların güçlenmesini, eril bakışın iktidarından ve kontrolünden çıkabilme kabiliyetlerini kazanmalarını ve kendilerini savunmalarını engeller. Dolayısıyla eril bakışlar altında yaşamak, erkeklerin kadınlara nasıl baktığını, kadınların kendilerine ve diğer kadınlara nasıl baktıklarını belirleyen bakma gücünü içermesiyle; kadınların bu bakışla kendilerini ve diğer kadınları görme ve yargılamaları, bu bakıştan onay alarak kendi değerlerini oluşturmaya çalışmaları nedeniyle son derece yaralayıcı, değersizleştirici ve harap edicidir.

Temsil uzamından, temsillerin üretildiği maddi uzama, yapım ve üretim alanına, oradan ise bütün bir toplumsal uzama, kadınların eşit aktörler olarak yer almadığı bir dünyada, görme ve görülme ilişkileri beyaz ve heteroseksüel erkeğin kontrolü altında.

  • Öyleyse eril bakışı yıkabilmek için öncelikle onu tanımamız gerekir.
  • Eril bakışın etkisine dair farkındalık, basitçe yaygınlığını ve etkisini düşünmek, kendimizi onun gücünden kurtarmanın, kendimizi onu destekleyici rollere sürüklenmekten kurtarmaya, bu akıntıya karşı durabilmeye başlamanın yollarından biri.
See also:  Qual A DiferenA Entre Atacado E Varejo?

Eril bakışla üretilmiş bildik ve tanıdık imgelere ters düşen temsillere odaklanmak ve onları aramak da onun kolektif psişemiz üzerindeki etkisini kırmamıza yardımcı olabilir. Eril bakışla mücadelenin hem yapım ve üretimle hem de etrafımızı saran dünyada üretilen bütün bir temsil ve anlatı repertuvarıyla ilişkili olduğunu vurgulamak gerekir.

Erkek egemenliği ve üstünlükçülüğüyle mücadele hem yapım ve üretim koşullarını hem de görme biçimlerini dönüştürmekle bağlantılıdır. Çok iyi bir örnek olduğu için hatırlamakta yarar var. Chantal Akerman Jeanne Dielman (Jeanne Dielman, 23 Quai du Commerce, 1080 Bruxelles, 1975) filmi için söylemişti. Bu film feminist bir filmdi; çünkü neredeyse hiçbir zaman görünmeyen, bu biçimde görünmeyen şeylere yer açıyordu: Ev içinde çalışan bir kadının günlük eylemleri.

Bu tür eylemler, film imajları hiyerarşisi içinde en aşağıdaydı. Bir filmde eylem dediğimizde aklımıza gelecek en alt sıralarda. Öyleyse bu en alttan başlamak, bu sıradan eylemlere tutunarak anlatmak gerekiyordu. Şunu da mutlaka eklemek gerekir: Bu filmin yapımında da kadın ağırlıklı bir film ekibi kurulmuştu.

Görüntü yönetmeni ( cinematographer/director of photography/camerawoman ) Babette Mangolte ve kurguyu yapan Patricia Camino, kadın bakışı ( female gaze ) diyebileceğimiz, eril bakıştan başka bir görme ve işitme biçimi kurmanın kolektif boyutunu, bizatihi film yapımı dediğimiz şeyin üretiminin kolektif bir emek ve üretim süreci olduğunu tanımamıza imkân verir.

Laura Mulvey’nin eril bakış kavramı açıklayıcı gücüyle birlikte katlanmış bir kavramdır. Kat yerlerini açarak da düşünmek zorunda olduğumuz bir kavram. Mulvey’nin ikili karşıtlıklarla ördüğü tartışma heteroseksüel, beyaz erkekler ve kadınlar arasındaki eşitsizlikten yola çıkmıştı sadece.

  • Görsel alanı kuran ve kendisi görünmez olan eril bakış perdeyi bütünüyle kuşatacak mutlak bir güçle donatılmıştı.
  • Şayet eril bakış kavramı, güç ilişkileriyle yapılandırılmış bir toplumdaki görme ve zevk alma biçimlerini anlamaya itiyorsa bizi, egemen bakış açısından bakmaya zorlanmanın baskısı ve şiddeti demekse yani, eşitsizliğin birden fazla yüzeyi olduğu için eril bakışı tanımaya çalışırken sınıf, ırk, etnisite, cinsel kimlik konumlarının iç içe geçtiği, birbirine kilitlendiği kesişimsellikleri düşünmek zorunda kalırız.

Eril bakış kavramının kat yerlerini açan Kaja Silverman’ın kültürel perde ( cultural screen ) kavramsallaştırması görüş alanına toplumsal ve tarihsel farkların girdiği yer olarak tasavvur edilir. Kültürel perde, kültür tarafından üretilen ve öznelerin sadece oluşturulmasına değil aynı zamanda sınıf, ırk, cinsiyet, yaş ve etnisite bakımından farklılaştırılmasına da vasıta olan temsiller repertuvarıdır.

Bir toplumun görme ve görülme biçimlerini belirleyen bu repertuvarın içerdiği psikopolitik şiddeti fark etmek ve dönüştürmenin araçları üzerine düşünmek özgürleştirici politik mücadeleler için son derece önemlidir. Söz konusu tartışmalardan yola çıkarak Türkiye’nin temsil ve imge repertuvarındaki eril bakışı da başka eşitsizliklerle birlikte işleyen bir kültür perdesine doğru taşımak yerinde olur.

Bu perdenin kimin, nasıl görüleceğini belirleyen egemen, normatif benlikler üretmekteki maharetlerine ve baskılayıcı gücüne dikkat çekmek üzere, bu kültürel perdeyi “Türklük perdesi” olarak kavramsallaştırıyorum. Seyirciler olarak kurmacaların kurduğu dünyalara bütünüyle tabi kurbanlar değiliz.

Onları seyrederken eril, beyaz, heteroseksüel görsel normlara direnen karşıt bakışlar üretebiliyoruz. bell hooks’un Black Looks kitabında tartıştığı karşıt/ihlalci bakış ( oppositional gaze ) bu yüzden eril bakış kavramındaki katlardan birini geri dönüşsüz biçimde açıyor. Siyah kadınların klasik sinemada ya tamamen yok olması ya da öznelliklerini reddeden rollere yerleştirilmiş olmaları siyah kadınlığı karşıt bakışı üretecek/üreten potansiyel özne konumu yapar.

Eril bakıştan karşıt bakışa uzanan yol, kadınları ve tecrübelerini sahneleyen görsel ve işitsel düzeneklerin ırksallaştırılmış, biyolojik cinsiyete sıkıştırılmış özcü çerçevelerden çıkarılmasının, kadınlar arası ortaklıkların ve ortak olmayanların bir arada düşünülmesinin, bakışlarımızın ve seslerimizin dekolonize edilmesinin de mücadelesidir.

  • Hülasa, özgürleştirici bir mücadele olarak feminizmin bakışı, feminist bakış, “biz de çerçevede yer almak istiyoruz” diyen bakış değil, “çerçeveyi değiştirmemiz gerekir” diyen bakış olarak düşünülebilir.
  • Egemen ve eril çerçevenin içine kadınları dahil etmek değil, başka bir çerçeve hayal etmek, çerçeveyi, sahnelemeyi, yerleşik görme ve işitme düzeneğini dönüştürmek, kendimize ve birbirimize dair eril bakıştan farklı bakışlar inşa etmek feminist mücadelenin bizzat kendisidir.

Kaynakça De Lauretis, T. (1985). Aesthetic and Feminist Theory: Rethinking Women’s Cinema. New German Critique: An Interdisciplinary Journal of German Studies, 34, 154-175. Gaines, J. (1988). White Privilege and Looking Relations: Race and Gender in Feminist Film Theory.

  1. Screen, 29 (4), 12-27. hooks, b. (1992).
  2. Black Looks: Race and Representation.
  3. Boston: South End Press.
  4. Mulvey, L. (1975).
  5. Visual pleasure and narrative cinema,
  6. Screen, 16 (3), 6-18.
  7. Ponterotto, D.
  8. 2016), Resisting the Male Gaze: Feminist responses to the “normatization” of the female body in Western culture,

Journal of International Women’s Studies, 17 (1), 133-151. Silverman, K. (2006). Görünür Dünyanın Eşiği (A. Onacak, Çev.). İstanbul: Ayrıntı. Zupančič, A. (2020). Sex in the Cut (Transcript of a talk at the school authorized by Alenka Zupančič ). Identities: Journal for Politics, Gender and Culture, 17 (2-3), 20-26.

Https://doi.org/10.51151/identities.v17i2-3.465 Kenneth Clark’ın The Nude: A Study in Ideal Form (Bollingen Series 35.2, 1956, New York: Pantheon Books) ve John Berger’ın BBC 2’de yayımlanan ve daha sonra kitaba da dönüştürülen Görme Biçimleri ( Way of Seeing, 1972) serisi bu tartışmanın sanat tarihindeki kaynakları gibi düşünülebilir.

Yayınlanma Tarihi: 18.02.2022

Eril davranış nedir?

Eril davranış, kadınların günlük hayatında erkeklik tarafından sistematik bir şekilde maruz kaldığı, patriarkal sistemin sonuçları olarak karşımıza çıkan davranış bütünüdür.

Eril toplum ne demek?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Ataerkillik ya da patriyarki, erkek otoritesine dayanan bir tür toplumsal örgütlenme düzenidir. Bu düzenin temelini erkeğin üstünlüğü fikri oluşturur; soy erkekler tarafından belirlenir, hakimiyet erkeklerindir. Bu toplumlarda erkeklere kadınlardan daha çok saygı gösterilir.

  • Bu erkek üstünlüğü ilkesi etrafında, toplumun kültürü, adetleri, inancı ve mitolojisi, anaerkil düzenli toplumunkinden farklı bir biçim oluşturur.
  • Ataerkillik sözcüğü Türkçe kökenlidir.
  • Türkçeye Fransızcadan geçmiş olan ve batı dillerinde Ataerkillik manasında kullanılan patriarka sözcüğü ise Latince patria (baba) ve Yunanca achein (hükmetmek) kelimelerinden türemiştir.

Ataerkilliğe dayanan, ata erki temelli olan oluşumlara “ataerkil” veya “patriarkal” denir. Ataerkil olduğu söylenen toplumlar arasında büyük farklılıklar göze çarpmaktadır. Ataerkillik, maço kültürün yaygınlaşmasına da zemin hazırlamıştır. Bazı tarihçilere göre ataerkillik (patriyarka) dünya toplumlarına egemen olmadan önce bazı toplumlar anaerkil bir düzene sahipti, bazılarında da cinsiyet egemenliği bulunmamaktaydı.

Eril varlık ne demek?

Vikipedi, özgür ansiklopedi Bu maddede eril tanrı kavramını temsil eden, politeistik yani çok tanrıcı bir tanrı anlayışı incelenmiştir. Monoteistik yani tek tanrıcı tanrı anlayışı için Tanrı maddesine bakınız. Eril bir ilahi varlık olarak tanrı, en azından cinsi anlamda, dişil bir ilahî varlık olan ‘ tanrıça ‘nın karşıtı olarak tanımlanabilir.

Tanrıça terimi sadece dişil ilahlara verilirken, tanrı terimi dişil veya eril veya cinsiyetsiz veya monoteistik Tanrı anlayışlarının hepsinde kullanılabilir. Yani belirli olarak eril tanrıları tanımlamaz. Genellikle birden fazla tanrı veya tanrıçanın bulunduğu dinlerde, eril olan tanrılar neredeyse her zaman daha önemli rollere sahiptir.

Örnek olarak Hinduizm ‘in Trimurti ‘si (ki burada üç tanrı da tek bir tanrının farklı yönlerinin temsilidir) verilebilir; Trimurti’deki üç tanrı yani tanrının üç yönü de çoğunlukla eril olarak ( Brahma, Şiva ve Vişnu ) betimlenmiştir. Yunan ve Roma panteonları Zeus veya Jüpiter tarafından yönetilirdi ki bunlar eril tanrılardı.

Cermen dininde de Votan benzeri bir role sahiptir. Eril tanrılara iktidar kavramı üzerinde verilen bu hak ve özdeşleştirme bir başka kavramda daha verilmekteydi: savaş. Panteonların yöneticileri gibi savaş ilahları da genellikle (eril) tanrılardı. Bunun bazı ünlü örnekleri: Ares / Mars ve Toutatis, Wodan da hem tanrıların kralı hem de savaş tanrısı konumundaydı.

Bu konuda belirgin bir istisna Yunan’daki Athena ‘dır, bir tanrıça olsa da savaş ve strateji ile özdeşleştirilmiştir.

Eril güç ne demek?

Eril enerji – Beynin sol tarafını temsil eden eril enerjinin ilgi alanında ise analitik düşünce, pratik zeka, başarı tutkusu, rekabet, üretim ve organizasyon gibi kavramlar yer alır. Eril enerji, dişil enerjinin sağladığı duygu bütünlüğü olmadığında bir robottan farksızdır.

Eril dişil hangi dil?

Dilbilgisel cinsiyet belirtkesi dizgesine göre Almanca isimler üç gruba ayrılır: eril (Maskulinum) dişil (Femininum) ve yansız (Neutrum).

Erkekte eril enerji nedir?

Eril Enerji Nedir? – Beynin sol tarafını temsil eden eril enerji, mantık üzerine kurulu bir yapıya sahiptir. Bu nedenle eril enerjisi baskın kişiler için analitik düşünce, pratik zeka, başarı tutkusu, üretim ve organizasyon gibi kavramlar çok daha ön plandadır.

  • Maskülen enerji tipi ayrıca kişideki rekabet duygusunu da körükler.
  • Dolayısıyla böyle kişilerin, her daim hazırda bekletilen, belirli hedeflere yoğunlaşılmış bir planları bulunması son derece doğaldır.
  • Eril enerjinin özü niteliğindeki kavramlara yatkınlık, belirli durumlarda kaybetme korkusunun tetiklenmesine yol açabilir.

Bu enerji tipinin baskın olduğu kişilerde, eğer dişil enerji ile denge söz konusu değilse, tavırlar ve davranışlar son derece yapay haldedir. Duygu bütünlüğünün yoksunluğundan ötürü karşılaştıkları olaylara karşı otomatik tepkiler verebilirler. Hatta çoğu zaman, ego savaşlarının içerisine sürüklenmeleri kaçınılmazdır.

Yengeç Burcu eril mi dişil mi?

Dişil Enerji Nedir? Dişil Enerji Nasıl Yükseltilir? Dişil enerji özellikleri kişinin iç dünyasına ve burçlarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Hangi burçlar dişil enerjiye sahiptir? Astrolojide burçlar eril burçlar ve dişil burçlar olarak ikiye ayrılırlar.

  • Oç, ikizler, aslan, terazi, yay ve kova burçları eril burçlardır.
  • Su ve toprak grubu burçları yani boğa, yengeç, başak,, oğlak ve balık burçları da dişil burçlardır.
  • Dişil burçların dişil enerjisi daha yüksektir.
  • Dişil burçlar genellikle arkadaşlarına karşı koruyucu bir tavır sergilerler, kendileri dışında gelişen olaylara karşı çok hassas olurlar.

Eril burçların ise eril enerjileri daha yüksek olur. Daha maskülen bir duygu hali olan bu kişiler genellikle içlerinden geldiği gibi davranır ve kendilerini hayatlarının merkezine koyarlar. Dışarıda gelişen olaylar onları çok etkilemezler. Onlar için kendi hayatları daha önemlidir.

Ay eril mi dişil mi?

Pek çok medeniyette Ay ve Güneş için bir cinsiyet atfı yapıldığını görebiliyoruz. Özellikle isimleri eril ve dişil olarak ayıran dillerde bu atfı daha iyi anlayabiliyoruz. Günümüz Batı medeniyetini şekillendiren diller olan Latince’de ve Yunanca’da Ay dişil olarak tanımlanırken, Güneş ise eril olarak tanımlanmaktadır.

Hangi taraf eril?

Çağla Yüksel – Bedenin sağ tarafı eril, sol tarafı dişil, | Facebook.

Eril enerji ne yapar?

Dişi ENERJiDE MiSiN, ERiL ENERJiDE MiSiN? Dişi ve erkek enerjisi, hem kadında hem erkekte var olan bir enerjidir. Günümüzde kadın, güçlü olmak adına eril enerjisini daha fazla kullanarak, kendi doğal bünyesine ters olan durumları kendine çekmektedir. Ya da ezilmişlik, değersizlik hissi gibi duygularla kendini “kurban” kabul ederek, mükemmel yaratıcı enerjisini atıl duruma getirmiştir.

  • sezgiseldir.
  • içe dönük, duyguların farkındalığı vardır.
  • süreç odaklıdır.
  • yapıcı, üretken, yaratıcıdır.
  • estetik ve akıcıdır.

Dişi enerji, bedenin sol tarafındadır ve içeriye çeken bir akışı vardır. Eril enerji ise dışarıya akan bir enerjidir. Eril akar, koşar, avlar; bu arada dişil çeken, içe alan enerjisi olan kadına ulaşır. Kadın, eril enerjisini çok aktive etmişse onun da enerjisi dışa doğru akar ve eril enerji ona akamaz.

  • Çakışma olur.
  • Işte, bu yüzden bazı kadınların etrafında hep erkekler vardır, her zaman talibi olur.
  • Hatta bir kadına hiç güzel gözükmeyen başka bir kadın, erkekler arasında popülerliğini korur ve siz şaşırırsınız.
  • Nasıl oluyor da bu kadını erkekler beğeniyor diye düşünürsünüz.
  • Işte, o güzellikle değil o kişinin çok fazla dişi enerji taşımasıyla ilgilidir.

Dişi enerji kullanmak dişiliğini, seksapaliteyi kullanmakla aynı şey değildir. Kendi merkezini bilen, kendi yaratıcılığını, üretkenliğini kullanan, merkezinde durup kendisine geleni seçen, kabul eden ve sevgiyle kabul eden, onore eden, takdir edendir.

Savaşmak, mücadele etmek, direnmek, maddiyata bağlanmak, sertleşmek kadının eril enerjisini yükseltirken dişi enerjisini zayıflatır. Esneklik, hoşgörü, sevgi, yaratmak, üretmek dişi enerjiyi arttırır. Kadın olmanın zorluklarına odaklanmak, cinselliği reddetmek de dişi enerjiyi bloke eder. Artık tüm dünyanın kadın enerjisinin yükselmesine ihtiyacı vardır.

Barış için, sevgi için, doğa için, aşk için Kadın olmak, erkek olmak bir üstünlük değildir. Bir bütünlüktür. şimdi, dişi enerjiyi fark etme ve onu kullanma zamanıdır. Hem kendiniz için hem dünya için. Kendinize daima dişi enerjinizi hatırlatın. insanlığın üreme şekline baktığınızda durum size ne konumda olduğunuzu hatırlatsın.

Adında bir yumurta çatlar ve bekler, kendini 24 saatliğine ortaya koyar ve bu sürede milyonlarca sperm yarışarak tek bir yumurtaya talip olur. 🙂 Bunu her zaman hatırlayın, dışarıda da durum böyle olmalıdır aslında. Kadın, kendi merkezinde durmalı ve ona yönelen eril enerjilerden kendi için en güçlü olanın kazanması için beklemeli.

Sonra da kazananı onurlandırabilirsiniz. Burada yarış gibi gözüken durum erkeğin sizin için bir şeyler yapmasına izin vermenizidir. Eğer “Arzu Hanım kimsenin bir şey yaptığı yok” diyorsanız, demek ki eril enerjiniz çok yüksek. 🙂 Hemen çalışmaya başlayın.

  1. Sevgi ve sağlıkla ilerleyin
  2. Arzu Bıyıklıoğlu
  3. NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

: Dişi ENERJiDE MiSiN, ERiL ENERJiDE MiSiN?

Su eril mi?

Elementler: Dişil ve Eril Prensipler Elementlerin ikisi (hava ve ateş) eril, ikisi (su ve toprak) dişil enerjiler barındırıyor.

Esil erkek ismi mi?

Esil isminin anlamı nedir? Esil ne demek? Esil adının özellikleri, analizi ve kökeni Esil adının tam 5 tane anlamı bulunmaktadır. Nadir ve popüler isimlerden olan Esil adı bir kız bebek ismidir. Esil İsminin Anlamı Nedir? Esil Ne Demek?

  • Esil isminin anlamları şu şekildedir;
  • – Şerefli insan
  • – Doğru olan kişi
  • – Otoriteye sahip olan kişi
  • – Parlak ve temiz yüz
  • – Şanlı ve namı yüksek olan
  • Esil İsminin Özellikleri

Esil doğruluğa önem veren kimsedir. Her zaman hayatta doğruluktan yana olurlar. Doğruyu savunur ve doğrunun hayatın bir gerçeği olduğunu bilirler. Yalan söyleyen kişilerden uzak dururlar. Bu kişiler toplumda liderlik yapan kimselerdir. Her zaman mantıksal ve akılcı düşünürler.

  1. Esil Adının Kökeni
  2. Esil adının kökeni Osmanlıca’dır.
  3. Esil İsminin Yanına Yakışan İsimler
  4. – Elif
  5. – Ebru
  6. Esil İsmi Kur’an’da Geçiyor mu?
  7. Esil ismi Kur’an’da geçmiyor.

: Esil isminin anlamı nedir? Esil ne demek? Esil adının özellikleri, analizi ve kökeni

ELEZ isminin anlamı nedir?

(ﺍﻟﺬّ) sıf. (Ar. leẕāẕet ‘lezzetli olmak’tan eleẕẕ) Çok (daha, en, pek) lezzetli : Savt-ı mutribden elez olmuş iken bang-i ezan / Zânûlar ta’b-ı terâvih ile hep lerze-künan (Enderunlu Fâzıl).

Eril enerji yüksek olunca ne olur?

Eril enerji ve dişil enerji nedir? – Öncelikle eril ve dişil enerjiyi biraz daha detaylı olarak anlatacak olursak; Her iki enerji de hem kadın hem de erkek bedeninde varoluşun bir parçası Yin dişil enerjiyi temsil eder. Yang ise eril enerjiyi Eril enerji, zihinsel gücü, mantığı, sol beyin işlevini, savaşçılığı, konuşmayı temsil eder.

See also:  Qual O Valor Do Pis 2023?

Eril enerji, atak, kontrolcü, rekabet eden tarafımızdır. Dişil enerji ise tam tersi, kabulde olan ve izin verendir. Eril enerji nüfuz eder, dişil ise alıcıdır ve yumuşaktır. Eril enerji aklı, mantığı üstün tutar. Yargılayıcı, cezalandırıcı, suçlayan tutumu yansıtır. Dişil enerji, duyguların ve sezgilerin yansımasıdır.

Hoşgörü ve affedicilik hâkimdir. Eril enerjide detaylarla tek tek algılayış vardır. Dişilde ise bütünsel bir fark ediş. Eril enerji, kâr zarar hesabı yapar, sebep sonuç ilişkisi kurar. Dişil ise hesap yapmadan, yaşamı, doğal bir akış içinde olduğu bilinciyle kabul eder.

  1. Eril enerji kuralcı, dişil enerji özgürlükçüdür.
  2. Eril enerji, düşünmek, tartmak ister; dişil ise sezgilerini, hislerini dinler.
  3. Eril enerji, ahlak, töre, namus kavramlarıyla karar verir, davranır.
  4. Dişil ise sevgi bazlı, şefkat duyarak karar verir, davranır.
  5. Eril daha çok hüzün, ciddiyet ve çilecilikten beslenir.

Dişil kutlama, coşku, sevinçle besler ve beslenir. Gündüz, güneş eril; gece, ay dişildir. Ve ikisi de gereklidir. Eril enerjide çalışarak zorlayarak elde etme varken, dişil enerji niyetin gücüyle tezahür ettirir. Eril enerji hareketi olayları başlatır. İlk adımı atar.

  1. İnisiyatif ve sorumluluk alır, ataktır.
  2. Sol beyni yöneten eril enerji “AN”da kalmak yerine sürekli analiz ederek, hesap yaparak farkındalığı kaçırabilir.
  3. Genelde çoğu şeye karşı çıkar, güç odaklıdır.
  4. Suçu hep başkalarında arar, esnekliği yoktur.
  5. Değişimi, duyguları ifade etmeyi, sevgiyi zayıflık olarak görür.

Eril enerji baskılandığında agresiflik sergiler. Eril enerjinin en büyük özelliği kadın ya da erkek fark etmez, harekete geçirmektir. Dişil enerji daha edilgendir, uyum sağlar. Kolay inanır, harekete geçmek için motivasyona ihtiyaç duyar. İzleyen ve gözleyendir.

  • Dişil enerji sağ beyni etkiler.
  • Yaratıcı, özgürlüğe düşkün yönümüzdür.
  • Tutkuların, hislerin, sanatın, estetiğin, yaratıcı enerjinin kaynağı dişil enerjidir.
  • Bilge ve derin tarafımızdır.
  • Dişil enerjisi yoğun olan kişiler sevgi odaklıdır.
  • Hırstan kaçar.
  • Dişil enerji baskılandığında yaratıcılık dengesini kaybeder.

Savaş, terör ve kaos olur. Eril Ne Demek Kadın erkek hepimizin içinde bu özellikleri sergilememize neden olan eril ve dişil enerji bulunuyor. İkisi birbirini harekete geçiriyor. Örneğin, bu yazıda okuduklarınıza ilham olan duygular, hisler, farkındalıklar dişil enerjimden kaynaklı. Bu yazıyı yazmamı sağlayan, gelen ilhamı sözlere döktüren ve beni harekete geçiren ise eril enerjim.

Kadın olun, erkek olun önemli olan; enerjinizin dengede ve uyumlu olmasıdır. Biri diğerinden asla üstün ya da kötü değildir. Her iki enerjinin de güçlü yönlerini beslemek, yaşamda daha dengeli olmamızı sağlar. Her iki enerjinin de dengesizliği hem kendimize hem de bütüne olumsuz etki eder. Kadın Olmak kitabımda detaylı anlattığım danışan hikayelerimde bu iki enerjinin yaşamlara, ilişkilere nasıl etki ettiğini fark edebilirsiniz.

Dişil enerjimizi ve bu enerjinin prensiplerini yadsıdığımız ve uzaklaştığımız görülüyor. Ancak; bunun sebebi sadece iş hayatıyla, anne olmakla ilgili değil. Çağlardan beri namus, ayıp, günah gibi kavramların hipnozuyla kadınların baskılandığını görüyoruz.

Burada aslında ataerkil kültürlerin, geleneklerin, din adı altında dayatılan evrensel gerçeklikle uyuşmayan hipnozların ve korkuların etkisi var. Lütfen hep hatırlayın korktuğunuz şeyi yok etmeye ve baskılamaya çalışırsınız. İnsan ancak; korkutulduğunda kontrol edilebilir. Tarihte cadı avlarını, kadınların diri diri yakıldığını, namus kavramıyla, iffetsizlikle suçlanarak taşlandığını, kız çocuklarının doğar doğmaz gömüldüğünü görüyoruz.

Günümüzde kadının mal gibi alınıp satıldığı, çocuk gelinlerin hala ülkemizde de var olduğu bir gerçek. Yapılan hipnozların gücü korku kültürüyle, kadın erkek herkesin bilinçaltına çağlardan beri o kadar güçlü yerleştirilmiş ki bu zamanda kadınlar kendi dişil güçlerini yadsıyorlar.

Farkında bile değiller. Hipnozlar doğrultusunda özellikle anne tarafından yetiştirilen kız ve erkek çocukları dişil enerji prensiplerinden duygularını ifade etmeyi, hislerini hissetmeyi öğrenemiyor. Çünkü model olarak gördüğü ilk bağlantıyı kurduğu kadın annesi, duygularını yok sayıyor, bastırıyor, içine atıyor, “elalem ne der?” korkusuyla benliğini yok sayıyor.

Potansiyelini bastırıyor. Özünden uzaklaşıyor. Robotlaşan eril dişil enerji dengesi şaşmış bireyler mutsuz olarak yaşamlarını sürdürürken başarının, kariyer yapmanın, para kazanmanın, evler, arabalar almanın, maddi gücün, evlenmenin bir statü olduğu ve mutluluk sağlayacağı illüzyonu ile kendini mutsuzluğa mahkum ediyor.

  • Duygularımızı bilinçli ya da bilinçsiz bastırıyoruz.
  • Duyguları ifade etmenin zayıflık olduğu inancıyla, duygularımızı hissetmemek üzere ya antidepresanlara sarılıyoruz ya da bağımlılıklar yaratıyoruz.
  • Her bağımlılığımızın ardında doyurulmamış duygusal ihtiyaçlarımızın olduğunun farkında değiliz.
  • En basiti sigaranın öldürdüğünü biliyoruz ve bağımlı olmaya devam ediyoruz.

Bu halde iken eril-dişil enerji dengesinden söz edemeyiz. Çünkü; dişil enerji prensiplerinden, öz şefkat, öz sevgi kavramlarından çok uzaktayız. Bunun sonucu; hoşgörüden affedicilikten de uzak yetişiyor ve çocukları da bu şekilde yetiştiriyoruz. Ve eril enerji prensibi olarak genelde sonuca odaklıyız, sürece değil.

Eril enerji neyi temsil eder?

Eril enerji – Beynin sol tarafını temsil eden eril enerjinin ilgi alanında ise analitik düşünce, pratik zeka, başarı tutkusu, rekabet, üretim ve organizasyon gibi kavramlar yer alır. Eril enerji, dişil enerjinin sağladığı duygu bütünlüğü olmadığında bir robottan farksızdır.

Eril karakter ne demek?

Eril bakış/nazar (male gaze) bakışın cinsel politikayla bağını görünür kılan bir kavramdır. Kadınlarla erkekler arasında duygusal, düşünsel ve maddi düzlemlerde eşitsizliği kuran ve ayakta tutan bir bakış biçimini anlatır. Bu bakış biçimi kadınları görsel ve duygusal olarak heteroseksüel erkek arzusunun bir nesnesi olarak konumlandırırken, kadınların duygularını, düşüncelerini, zevklerini, eril bakış tarafından onaylanmaktan daha az önemli, hatta çoğu zaman önemsiz hale getirir; kadınların kendilerini değersiz hissetmelerine neden olan onay arayışını sürekli kılacak rızayı örgütler.

Feminist film kuramının temel kavramlarından biri olan eril bakış kavramının ortaya çıkışı ve tartışılması, akademisyen Laura Mulvey’nin ünlü makalesi “Görsel Haz ve Anlatı Sineması” ile başlatılabilir.1975’te Screen dergisinde yayımlanan bu çığır açıcı makale, feminist teoriyle kesişen psikanalitik film kuramı dalgasıyla birlikte düşünülmelidir.

Psikanalizle sosyal teorinin karşılaştığı bu dönemde benzer ve bağlantılı bir karşılaşma psikanalizle film çalışmaları arasında da yaşanır. Sinemanın ideolojik bir aygıt oluşunun, kameranın politikliğinin tartışıldığı bu dönemin belki de bugüne kadar gelen ve gücünü koruyan keşfi bakışın, görme biçimlerinin kültürel, toplumsal, tarihsel ve maddi olarak yapılandırılmışlığıdır.

Bu tartışma ortamı içinde Mulvey’nin eril bakış kavramı Hollywood filmlerinin ve klasik anlatı sinemasının bütün biçimsel alışkanlıklarının -kamera açıları, ışıklandırma, kurgu, bütün bir kesme ve katlama işleri- seyirciye eril bir bakış açısını nasıl dayattığını görmemizi sağlamıştı. Mulvey, patriyarkal bilinçdışının işleyişini tanımaya imkân vereceği düşüncesiyle psikanalizi politik bir silah olarak kullanmayı öneriyor, klasik anlatı sinemasının bakmanın içerdiği hazza yanıt verdiğini savunuyordu.

Popüler filmler eril röntgenciliği tatmin eden ve bunun sorgulanmasına imkân vermeyen bir bakma-bakılma ilişkisi kuruyordu. Bakışın taşıyıcısı olan, bakma kudreti ve ayrıcalığına sahip olan erkek iken kadın seyirlik bir nesneye dönüştürülüyordu. Cinsel eşitsizlikle düzenlenmiş bir dünyada bakma zevki ve gücü erkeğe verilmişti.

  • Toplumlarımızın heteropatriyarkal kültür tarafından ve onun yararına yapılandırılmışlığı eril bakışla üretilmiş temsilleri sürekli tekrar ederek bu temsil evrenini yerleşik, bildik ve tanıdık kılıyor, onları gerçek ve doğalmış gibi algılamamızı sağlıyordu.
  • Bu evrenlerde erkekler dünyanın aktif inşa edicileri, anlamın yaratıcısı olarak kabul edilirken, kadınların erkekleri ve/veya erkeklerin hedeflerini destekleyen pasif roller üstlenmeleri, anlamın taşıyıcısı olmaları bekleniyordu.

Filmleri yazan erkeklerdi, filmleri yapan erkeklerdi, kahraman olanlar da yine onlardı ve dahası farz edilen seyirciler de erkeklerdi. Seyirciler olarak hepimiz bu eril bakışı benimsemeye zorlanıyor, patriyarkal ideolojilere ve söylemlere derinden kök salmış erkek seyircinin zevki perdeyi kuşatıyordu.

  1. Adınların bedenleri erkek zevkince çerçeveleniyor, kurbanlaştırılmış, kurtarılması gereken bedenler olmaya mahkûm ediliyordu.
  2. Adınlara koruma, onay, var olma vaat eden eril bakış, kadınların bu tabiyeti arzulamasını sağlarken görünmezleşiyordu.
  3. Bakışın heteropatriyarkal toplum tarafından bu yapılandırılmışlığı, kadın karakterleri erkeğin hikâyesinin, sahnesinin, diyebiliriz ki eril mizansenin nesneleri olarak sunup, onlara karmaşık geçmiş hikâyeler, güçlü motivasyonlar ve hikâyelerinin seyrinde aktif bir rol verebilme imkânın önüne de bir perde çeker.

Kavramın açıklayıcı gücü burada bir katman daha kazanır. Derdimiz sadece kadınların ve bedenlerinin eril fantezilerin hükümranlığına girmesi değil, aynı zamanda bu bakışın kadınların kendilerini görme, kendilerini sunma ve kendilerini hissetme biçimlerine de nüfuz etmiş olmasıdır.

  1. Öyleyse öncelikle filmlerdeki kadın karakterlerin temsil edilme ve görülme biçimleriyle bağlantılı olarak tartışılsa da sonrasında eril bakışın, kadınların görme ve görülme biçimlerinin ve tecrübelerinin işlediği bütün toplumsal ve öznel uzamlara yayılmışlığıyla ele alındığı söylenebilir.
  2. Bu yönüyle sadece film çalışmalarında değil aynı zamanda beşerî bilimler ve sanat alanında da ses getirdi.

Bugün artık eril bakışı sadece görsel değil aynı zamanda psişik ve tarihsel bir kategori gibi de düşünmekteyiz. Nasıl görüyor olduğumuzun, niçin böyle görüyor olduğumuzun, kendi görünürlüğümüzü nasıl yaşadığımızın epistemolojik kaynaklarının, bakışla epistemolojik efendilik konumu arasındaki ilişkinin sorgulanışı feminist metodolojinin kurucu unsuru halini almıştır.

Ezilmişliğimizin kaynaklarını tanımaya yaklaşmak, görünürlük alanını kurarak kendini sorgulanamaz kılan her tür egemen bakış konumunun ürettiği muazzam şiddeti tanımaya imkân verir. Eril bakış kadınların kendilerini görme, kendilerini yargılama ve değerlendirme biçimlerine de sızmıştır. Kadınlar eril bakışla üretilmiş imgelerin içine çekilmeye zorlanır, bu eril çerçevenin içini doldurmaya koşullandırılırlar.

Bu patriyarkal bakışa uyma ya da basitçe kabul etme, onun tarafından kabul ve onay görme ya da bu şekilde görülmeye tahammül etme baskısı, kadınların kendi bedenleri, kabiliyetleri ve dünyadaki yerleri hakkında düşünme ve bilme biçimlerini de şekillendirir.

Eril bakış, kadınların kendilerini değersizleştirmelerini, erkeklere, patriyarkaya ve onun ürettiği değerlere saygı duymalarını teşvik ederken kadınların güçlenmesini, eril bakışın iktidarından ve kontrolünden çıkabilme kabiliyetlerini kazanmalarını ve kendilerini savunmalarını engeller. Dolayısıyla eril bakışlar altında yaşamak, erkeklerin kadınlara nasıl baktığını, kadınların kendilerine ve diğer kadınlara nasıl baktıklarını belirleyen bakma gücünü içermesiyle; kadınların bu bakışla kendilerini ve diğer kadınları görme ve yargılamaları, bu bakıştan onay alarak kendi değerlerini oluşturmaya çalışmaları nedeniyle son derece yaralayıcı, değersizleştirici ve harap edicidir.

Temsil uzamından, temsillerin üretildiği maddi uzama, yapım ve üretim alanına, oradan ise bütün bir toplumsal uzama, kadınların eşit aktörler olarak yer almadığı bir dünyada, görme ve görülme ilişkileri beyaz ve heteroseksüel erkeğin kontrolü altında.

Öyleyse eril bakışı yıkabilmek için öncelikle onu tanımamız gerekir. Eril bakışın etkisine dair farkındalık, basitçe yaygınlığını ve etkisini düşünmek, kendimizi onun gücünden kurtarmanın, kendimizi onu destekleyici rollere sürüklenmekten kurtarmaya, bu akıntıya karşı durabilmeye başlamanın yollarından biri.

Eril bakışla üretilmiş bildik ve tanıdık imgelere ters düşen temsillere odaklanmak ve onları aramak da onun kolektif psişemiz üzerindeki etkisini kırmamıza yardımcı olabilir. Eril bakışla mücadelenin hem yapım ve üretimle hem de etrafımızı saran dünyada üretilen bütün bir temsil ve anlatı repertuvarıyla ilişkili olduğunu vurgulamak gerekir.

  1. Erkek egemenliği ve üstünlükçülüğüyle mücadele hem yapım ve üretim koşullarını hem de görme biçimlerini dönüştürmekle bağlantılıdır.
  2. Çok iyi bir örnek olduğu için hatırlamakta yarar var.
  3. Chantal Akerman Jeanne Dielman (Jeanne Dielman, 23 Quai du Commerce, 1080 Bruxelles, 1975) filmi için söylemişti.
  4. Bu film feminist bir filmdi; çünkü neredeyse hiçbir zaman görünmeyen, bu biçimde görünmeyen şeylere yer açıyordu: Ev içinde çalışan bir kadının günlük eylemleri.

Bu tür eylemler, film imajları hiyerarşisi içinde en aşağıdaydı. Bir filmde eylem dediğimizde aklımıza gelecek en alt sıralarda. Öyleyse bu en alttan başlamak, bu sıradan eylemlere tutunarak anlatmak gerekiyordu. Şunu da mutlaka eklemek gerekir: Bu filmin yapımında da kadın ağırlıklı bir film ekibi kurulmuştu.

Görüntü yönetmeni ( cinematographer/director of photography/camerawoman ) Babette Mangolte ve kurguyu yapan Patricia Camino, kadın bakışı ( female gaze ) diyebileceğimiz, eril bakıştan başka bir görme ve işitme biçimi kurmanın kolektif boyutunu, bizatihi film yapımı dediğimiz şeyin üretiminin kolektif bir emek ve üretim süreci olduğunu tanımamıza imkân verir.

Laura Mulvey’nin eril bakış kavramı açıklayıcı gücüyle birlikte katlanmış bir kavramdır. Kat yerlerini açarak da düşünmek zorunda olduğumuz bir kavram. Mulvey’nin ikili karşıtlıklarla ördüğü tartışma heteroseksüel, beyaz erkekler ve kadınlar arasındaki eşitsizlikten yola çıkmıştı sadece.

  • Görsel alanı kuran ve kendisi görünmez olan eril bakış perdeyi bütünüyle kuşatacak mutlak bir güçle donatılmıştı.
  • Şayet eril bakış kavramı, güç ilişkileriyle yapılandırılmış bir toplumdaki görme ve zevk alma biçimlerini anlamaya itiyorsa bizi, egemen bakış açısından bakmaya zorlanmanın baskısı ve şiddeti demekse yani, eşitsizliğin birden fazla yüzeyi olduğu için eril bakışı tanımaya çalışırken sınıf, ırk, etnisite, cinsel kimlik konumlarının iç içe geçtiği, birbirine kilitlendiği kesişimsellikleri düşünmek zorunda kalırız.

Eril bakış kavramının kat yerlerini açan Kaja Silverman’ın kültürel perde ( cultural screen ) kavramsallaştırması görüş alanına toplumsal ve tarihsel farkların girdiği yer olarak tasavvur edilir. Kültürel perde, kültür tarafından üretilen ve öznelerin sadece oluşturulmasına değil aynı zamanda sınıf, ırk, cinsiyet, yaş ve etnisite bakımından farklılaştırılmasına da vasıta olan temsiller repertuvarıdır.

Bir toplumun görme ve görülme biçimlerini belirleyen bu repertuvarın içerdiği psikopolitik şiddeti fark etmek ve dönüştürmenin araçları üzerine düşünmek özgürleştirici politik mücadeleler için son derece önemlidir. Söz konusu tartışmalardan yola çıkarak Türkiye’nin temsil ve imge repertuvarındaki eril bakışı da başka eşitsizliklerle birlikte işleyen bir kültür perdesine doğru taşımak yerinde olur.

Bu perdenin kimin, nasıl görüleceğini belirleyen egemen, normatif benlikler üretmekteki maharetlerine ve baskılayıcı gücüne dikkat çekmek üzere, bu kültürel perdeyi “Türklük perdesi” olarak kavramsallaştırıyorum. Seyirciler olarak kurmacaların kurduğu dünyalara bütünüyle tabi kurbanlar değiliz.

  1. Onları seyrederken eril, beyaz, heteroseksüel görsel normlara direnen karşıt bakışlar üretebiliyoruz.
  2. Bell hooks’un Black Looks kitabında tartıştığı karşıt/ihlalci bakış ( oppositional gaze ) bu yüzden eril bakış kavramındaki katlardan birini geri dönüşsüz biçimde açıyor.
  3. Siyah kadınların klasik sinemada ya tamamen yok olması ya da öznelliklerini reddeden rollere yerleştirilmiş olmaları siyah kadınlığı karşıt bakışı üretecek/üreten potansiyel özne konumu yapar.

Eril bakıştan karşıt bakışa uzanan yol, kadınları ve tecrübelerini sahneleyen görsel ve işitsel düzeneklerin ırksallaştırılmış, biyolojik cinsiyete sıkıştırılmış özcü çerçevelerden çıkarılmasının, kadınlar arası ortaklıkların ve ortak olmayanların bir arada düşünülmesinin, bakışlarımızın ve seslerimizin dekolonize edilmesinin de mücadelesidir.

Hülasa, özgürleştirici bir mücadele olarak feminizmin bakışı, feminist bakış, “biz de çerçevede yer almak istiyoruz” diyen bakış değil, “çerçeveyi değiştirmemiz gerekir” diyen bakış olarak düşünülebilir. Egemen ve eril çerçevenin içine kadınları dahil etmek değil, başka bir çerçeve hayal etmek, çerçeveyi, sahnelemeyi, yerleşik görme ve işitme düzeneğini dönüştürmek, kendimize ve birbirimize dair eril bakıştan farklı bakışlar inşa etmek feminist mücadelenin bizzat kendisidir.

Kaynakça De Lauretis, T. (1985). Aesthetic and Feminist Theory: Rethinking Women’s Cinema. New German Critique: An Interdisciplinary Journal of German Studies, 34, 154-175. Gaines, J. (1988). White Privilege and Looking Relations: Race and Gender in Feminist Film Theory.

Screen, 29 (4), 12-27. hooks, b. (1992). Black Looks: Race and Representation. Boston: South End Press. Mulvey, L. (1975). Visual pleasure and narrative cinema, Screen, 16 (3), 6-18. Ponterotto, D. (2016), Resisting the Male Gaze: Feminist responses to the “normatization” of the female body in Western culture,

Journal of International Women’s Studies, 17 (1), 133-151. Silverman, K. (2006). Görünür Dünyanın Eşiği (A. Onacak, Çev.). İstanbul: Ayrıntı. Zupančič, A. (2020). Sex in the Cut (Transcript of a talk at the school authorized by Alenka Zupančič ). Identities: Journal for Politics, Gender and Culture, 17 (2-3), 20-26.

https://doi.org/10.51151/identities.v17i2-3.465 Kenneth Clark’ın The Nude: A Study in Ideal Form (Bollingen Series 35.2, 1956, New York: Pantheon Books) ve John Berger’ın BBC 2’de yayımlanan ve daha sonra kitaba da dönüştürülen Görme Biçimleri ( Way of Seeing, 1972) serisi bu tartışmanın sanat tarihindeki kaynakları gibi düşünülebilir.

Yayınlanma Tarihi: 18.02.2022

Eril davranış ne demek?

Eril davranış, kadınların günlük hayatında erkeklik tarafından sistematik bir şekilde maruz kaldığı, patriarkal sistemin sonuçları olarak karşımıza çıkan davranış bütünüdür.