Sabor De Minas

Dicas | Recomendações | Comentários

Mature Ne Demek?

Olgun demek ne anlama gelir?

Türk Dil Kurumu sözlüğü olgun kelimesini (meyveler için) yenecek duruma gelmiş, (insanlar için) bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, kâmil olarak tanımlamaktadır.

Matür tıpta ne demek?

Dermoid Kist (Teratom) Dermoid kist yani matür teratomun kaynağı dokuları ve organları oluşturmak üzere farklılaşmakta olan embriyonik hücrelerden oluşmaktadır. Teratomlar hücre yapısına göre matür, immatür ve malign olarak sınıflandırılır. En sık Matür Teratomlara rastlanmaktadır.

  • Bu kistin içeriğinde saç, kıkırdak, kemik, diş ve nöral elemanlar bulunabilmektedir.
  • İmmatür Teratomların içerisinde çoğunlukla nöral dokular bulunmaktadır.
  • Malign Teratomlar içerisinde kötü huylu germ hücre elemanları içermektedir.
  • Teratomlar germ hücre tabakalarından köken alan ve birden fazla hücre tipi barındıran tümörlerdir.

Teratomların iyi yada kötü huylu olmasını içerdikleri hücrelerin farklılaşma derecesine (Matür, immatür) bağlıdır. Matür Teratomlar iyi huylu, İmmatür Teratomlar ise kötü huyludur. Matür Kistik Teratomlar tüm over tümörlerinin -20 sini oluşturur.20 yaşından küçük hasta grubunda ise en sık görülen over tümörüdür.

Mature ne demek Tureng?

‘ olgun ‘ teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç mature s.

Olgun kadın kime denir?

9. Olgun kadınlar hayatın farklı yönlerini de keşfetmeye çalıştıkları için yeniliklere açıktırlar. Şımarık kızlar ise, bildikleri şeye kitlenirler ve yeniliklere asla adım atmazlar. – Olgun kadınlar hayat tecrübesine sahiptirler ve bu nedenle tecrübenin önemi hakkında bilinçlidirler.

Olgun kişilik özellikleri nedir?

Olgun insan kendini diğerlerinden ayıran sınırların farkındadır ve kendi benliğinin sınırlarını korumakta duyarlılık gösterir. Bu tür insan kendi ailesiyle iyi ilişkiler içindedir ve sürekli yardımlaşma davranışı gösterir. Başkalarının kendisini kullanmasına, isteği dışında kararlar alıp yönlendirmesine izin vermez.

Immatur ne demek tıp?

İMMATÜR: Tam gelişmemiş. İMMİNENT: Tehdit eden.

Medüller ne demek?

Medüler Sünger Böbrek Medüller sünger böbrek, kollektör kanallarda kistik dilatasyonun görüldüğü konjenital bir hastalıktır. Çoğu kez sporadik olarak görülür ve herediter olmadığı kabul edilir. Yine de, bazı ailelerde otozomal dominant geçiş olduğu düşünülmektedir.

Çoğu yazar tarafından bu hastalığın bir gelişim bozukluğu sonucu ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Bazı olgularda çeşitli üriner sistem anomalileri ve konjenital hemihipertrofi ile birlikte görülmesi, bu düşünceyi desteklemektedir. Ehlers-Danlos sendromu, Marfan sendromu ve Caroli hastalığı ile birlikte görülen olgular bildirilmektedir.

Medüller sünger böbrekte, medüller kollektör kanallardaki bir gelişim bozukluğu sonucu kistik dilatasyon söz konusudur. Bunun nedeni belli değildir. Medüller kistlerin intrauterin hayatta nefron içindeki obstrüksiyona bağlı olabileceğini ileri sürenler olmakla birlikte, bu kanıtlanabilmiş değildir.

  • Medüller sünger böbrek, çoğu kez selim bir seyir gösterir ve hastalar tüm yaşamları boyunca asemptomatik kalabilir.
  • Bu nedenle, gerçek insidansı tam olarak bilinmemektedir.
  • Yaklaşık 1/5000 ile 1/20000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.
  • Çeşitli nedenlerle intravenöz piyelografi çekilen hastaların yaklaşık %0.5’inde bu hastalıkla karşılaşılır.

Asemptomatik olguların dışında, nefrolitiazis, hematüri veya üriner infeksiyon ile komplike olan hastalar da vardır. Nefrolitiazis olgularında %20’ye varan oranlarda medüller sünger böbrek olduğu bildirilmektedir. Bunlara ek olarak, konsantrasyon defekti ve inkomplet distal renal tubuler asidoz gibi tubulus fonksiyon bozuklukları da saptanabilir.

  • Istik değişiklikler medullada, özellikle de papillanın iç kısmındadır.
  • Orteks etkilenmez.
  • Ollektör tubuluslardan kaynaklanan kistlerin çapı 1 mm ile 7.5 mm arasında değişir.
  • Çoğu kez kistlerin içinde kalsifikasyon gelişir.
  • Istlerin içindeki hücre artıkları, renal asidifikasyon bozukluğu sonucu yüksek idrar pH’ı, idrar stazı ve hiperkalsiüri gibi nedenlerden dolayı kalsiyum oksalat çökmesi sıktır.

Medüller sünger böbrekte %40-50 oranında hiperkalsiüri görülür. Hiperkalsiüri kadınlarda erkeklere göre daha sıktır. Tanı genellikle, renal kolik, hematüri veya idrar yolu infeksiyonlarının araştırılması sırasında konur. Tanının konulmasında en yararlı yöntem, intravenöz piyelografidir.

İntravenöz piyelografide, opak maddenin dilate olmuş kollektör kanalları doldurması sonucunda tipik olarak “çiçek buketi” görünümü ile karşılaşılır. Ayrıca, ultrasonografik incelemede, piramitler hiperekojen olarak görülür. Medüller sünger böbrekte idrar yolu infeksiyonları ve böbrek taşı ile mücadele edilmelidir.

Hastalara bol sıvı alımı önerilmelidir. Bu hastalığın prognozu iyidir ve böbrek yetersizliği gelişmesi beklenmez.

Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı
Von Hippel – Lindau Hastalığı
Tüberoz Skleroz Kompleksi
Otozomal Resesif Polikistik Böbrek Hastalığı
Juvenil Nefronofitizi – Medüler Kistik Hastalık Kompleksi
Medüler Sünger Böbrek
Glomerulakistik Böbrek Hastalığı
Böbreğin Basit Kistleri
Böbreğin Edinsel Kistik Hastalığı
Kaynaklar

Tissue tıp ne demek?

Biyoloji doku, nesiç.

Yaşlının ingilizcesi ne demektir?

Yaşlı old

Derinsu ingilizce ne demek?

Deep-sea i.

Küçülmenin ingilizcesi ne?

Küçülmek diminish

Kadınlar kaç yaşında olgun olur?

Dünya genelinde eski çağlardan bu yana menopozun başlama yaşının ırksal özelliklerle ve çevresel faktörlerle değişmediği kabul edilmekte ve 45- 55 yaş olarak bildirilmektedir. Buna karşılık ülkemizde yapılan çalışmalar, Türk kadının da menopoz başlangıç yaşının 46-48 arasında bulunduğunu göstermektedir.

Erkekler neden olgun kadınlardan hoşlanır?

Erkekler neden olgun kadınlardan hoşlanıyor? Bazı erkekler kendilerinden yaşça büyük ya da olgun düşünebilen ve davranabilen kadınlardan hoşlanıyor. Olgun kadınların yanında daha rahat ya da güvende hissedebiliyor. yıllarda ilişkilere karşı oluşturulan sosyal tabular da bu bağlamda gittikçe etkisini kaybediyor.

Artık sadece kadınlar değil, erkekler de kendilerinden yaşça büyük kişiler ile aşk yaşıyorlar.1. Olgun kadınlar daha özgüven sahibi olabiliyor Olgun kadınlar vücutları ile daha barışık. Olgun karakterdeki kadınlar yıllar boyunca birçok farklı tecrübe edinmiş ve hayatındaki önceliklerini uzun süre önce belirlemiş oluyor.

Bu neden ile kendileri ile çok daha barışık bir şekilde hedeflerine ilerliyorlar. Bu noktada vücutlarına karşı yaşadıkları ‘kötü görünüyor’ ya da ‘kilo vermeliyim’ takıntısı yerini kendilerine ve görünümlerine olan saygı nedeni ile bu düşüncelere çok takılmayan bir kadına bırakıyor.2.

Ne istediklerini bilirler Olgun kadınlar ilişkiden ne beklediklerini bilirler. Mutlu bir için ya da kendi hedefleri için gereken faktörlerin oldukça farkındadır. Aile hayatı isteyen olgun bir kadın, vaktini sadece eğlenceye ayıran bir erkek ile beraber olmayacaktır. Bu kararlı davranışları erkekleri oldukça etkiler ve olgun kadınları gözlerinde ulaşılmaz kılar.

Bu durum seks hayatı için de geçerlidir. Olgun kadınlar, gençliklerinde karşılaştıkları garip seksüel deneyim ya da girişimlerden bağımsız bir seks hayatı yaşamak isterler. Bu neden ile partnerlerini tatmin edip etmemeyi ya da o an nasıl gözüktükleri hakkında umursamak yerine kendilerine odaklanarak anın tadını çıkarırlar.

Çoğu olgun kadın hayatlarının bu dönemini seks açısından en iyi dönem olarak değerlendirir.3. Anne şefkati Bazı erkekler çocukluk travmalarını ilişki yaşadıkları kadınlar ile örtmek isterler. Çocukluk dönemlerinde anne şefkati eksik kalmış erkekler, ilişkilerinde olgun kadınları tercih ederek bu eksikliklerini gidermeye çalışır.

Bu neden ile çocukluklarında travmatik olaylar yaşamış erkekler olgun kadınlar ile olmayı daha çok ister.4. Tecrübelerinden yararlanırlar Kendilerini her anlamda eğitebilecek bir kadın isteyen erkekler genelde kendilerinden yaşça büyük kadınlar ile beraber olmak ister.

Olgun insan kime denir?

Olgun Ne Demek, Tdk Sözlük Anlamı Nedir? Olgun İnsan Kime Denir?

Olgun kelimesiyle eş ve yakın anlamlı olan sözcükler şu şekilde sıralanabilir: 1- Yetkin 2- Kamil 3- Bilgili 4- Deneyimli 5- Vakur 6- Ciddi 7- Ferasetli Olgun Ne Demek, TDK Sözlük Anlamı Nedir? Olgun İnsan Kime Denir?

TDK’ya göre olgun kelimesinin iki farklı anlamı vardır: İlk Anlamı: Ham olmayan, yenecek kıvama gelmiş meyve İkinci Anlamı: İlim ve marifet sahibi, yetkin ve ağırbaşlı kimse Olgun Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı ”Burak yaşına göre çok olgun ve ciddi bir insan.” Nerede nasıl davranması gerektiğini bilen, davranışları ölçülü olan kişilere olgun denir.

Olgun olmak nasıl olur?

Kendinize Olgun Demek İçin Sahip Olmanız Gereken 10 Özellik Mature Ne Demek 1. Kendi duygularınızı kontrol edebilmek Olgun bir insan yaptığı bir şey yüzünden başkasına kolayca kızmak yerine duygularını kontrol altında tutabilir. Olgun olmak, kendi duygularınızdan daha az etkileneceğiniz ve yıkıcı bir şekilde tepki vermeyeceğiniz anlamına gelir.2.

  1. Endiniz ve eylemleriniz için sorumluluk almak İnsanlar her gün seçimler yapar ve bu seçimlerin sonuçları olur.
  2. Olgun olan biri, eylemlerinden sorumlu olacaktır.
  3. Endinize, mutluluğunuza ve seçimleriniz nedeniyle önünüze çıkan şeyleri kabullendiğinizde olgunlaşırsınız.3.
  4. Sahip olduklarınız için minnettar hissetmek Olgun bir insanın bir başka özelliği de, sahip olmadıklarından şikayet etmek yerine, sahip olduğu şeyler için minnettar hissetmesidir.
See also:  Kanalize Ne Demek?

Olgun insanlar sahip olduklarını hafife almaz, onlarla mutlu olur çünkü herkesin o kadar şanslı olmadığını anlar.4. Kendinizi olduğunuz gibi kabul edebilirsiniz Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek kolay değildir. Özellikle başkaları size değişmeniz gerektiğini söyleyip durduğunda! Fakat olgun olduğunuzda kendinize güvenirsiniz ve olduğunuz gibi kabul edebilirsiniz.

Olmadığınız biri olarak başkalarını memnun etmek istemek yerine kendiniz olmakla gurur duyarsınız.5. ‘Bilmiyorum’ demekten utanmamak Bir insanın her şeyi bilmesi mümkün değildir. Bunu kabul eden insan sayısı ise şaşırtıcı derecede azdır. Kişinin bilmediği çok şey olduğunu fark etmesi olgunluk gerektirir.

Olgunsanız, gururunuzu bir kenara bırakabilir ve sizden daha genç birinden bile öğrenmeye istekli olabilirsiniz.6. Başkalarının farkında ve düşünceli olmak Merhamete sahip olmak, olgun olmanın bir parçasıdır. Her zaman ilgi alanlarınıza öncelik vermek yerine başka insanları düşünebilmelisiniz.

Başkaları için fedakarlık, kendi arzularınızın peşinden gitmeden önce gelir. Diğer insanlar başarılı olduğunda, onları kıskanmak yerine kutlama erdemine eriştiğinizde olgunlaşmış olursunuz.7. Mütevazı olmak Olgunluk, insanlara ne olursa olsun adil ve saygılı davranmayı gerektirir. Herkesin eşit olduğunu bilmek, kabul etmek ve kendini kimseden üstün görmemek en büyük olgunluk hareketidir.8.

Esnek ve çözüm odaklı olmak İşler her zaman planlandığı gibi gitmez. Çoğu insan planlarının suya düştüğü durumlarda inatçı, sert ve öfkeli tavır sergileyebilir. Olgun insanlar ise sükûnetini korur ve çözüm üretmeye çalışır.9. Açık fikirli olmak ve empati kurabilmek Olayları yeni bakış açılarından görmeye ve diğer insanların yerine geçmenin nasıl bir şey olduğunu anlamaya açık olmak sadece gerçekten olgunlaşmayı başarabilmiş insanların yapabildiği bir şeydir.

Sizden farklı olan insanları etiketlemek yerine, nereden geldiklerini görmeye ve sizinle onlar arasındaki boşluğu doldurmaya istekli olursunuz.10. Büyümenin yaşı olmadığını bilmek Olgun olmak, zaten mükemmel olduğunuzu veya büyümek için çok yaşlı olduğunuzu düşünmeyeceğiniz anlamına gelir. Hayat öğrenmekle ilgilidir ve her zaman kendinizin daha iyi bir versiyonu olmak için çabalayabilirsiniz.

False : Kendinize Olgun Demek İçin Sahip Olmanız Gereken 10 Özellik

Psikolojik olgunluk nedir?

Olgunluk Nedir? OLGUNLUK NEDİR? GÖSTERGELERİ NELERDİR? Türk Dil Kurumu sözlüğü olgun kelimesini (meyveler için) yenecek duruma gelmiş, (insanlar için) bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, kâmil olarak tanımlamaktadır.(Büyük Larousse,s.8824, Akt.Aydemir,2005) Olgunlaşma kavramı hem beden hem de zihin için kullanılsa da bedenen olgunluk kişinin yaşlanması, yetişmesi erginliğe erişmesi manasındadır ve bu insanın çabalamadan zaman içerisinde elde ettiği bir durumdur.Fiziksel anlamda gerçekleşen yaşlanma ve psikolojik anlamda gerçekleşen “olgunluk” arasında farklılıklar vardır.Kimi insan yaşlanmayı olgunluk olarak anlamlandırsa da yaşlanma bedensel bir durumdur.Herkes yaşlanabilir fakat her insan yaşlandığı bu süre zarfında psikolojik açıdan olgunluğa ulaşamamış olabilir.Yaşlanma bedensel, olgunluk ise manevi bir gelişimdir.(Osho,2005) Olgunluk hakkında birçok tanımlama yapılmıştır.Aydemir’e göre olgunluk; insanların duygu, düşünce açısından yetkinliğe ulaşması ve bu sayede olayları daha geniş açıdan değerlendirebilmesi ve buna bağlı birçok meziyeti edinebilmiş olmasıdır.(2005) Candan(2018) ise;olgunluğu;kendini, kim olduğunu yada olmadığını bilmek,güçlü ve zayıf yanlarını kavrayabilmek,başkalarının duygu ve düşüncelerine değer vermek olarak açıklamıştır.Ayrıca psikolojik olgunluk düzeyi yüksek insanların duygu ve düşüncelerini saklamadığını,davranış ve düşüncelerinin uyum içinde olduğunu, kendini büyük görmediği gibi başkalarını da küçümsemediğini yazısında paylaşmıştır.Olgunluğu ele aldığı yazısında Candan, Hz.

Şeyh Sadi’nin şu sözüyle sonlandırarak olgunluğun insanları ve kendini anlamak, saygı göstermek ve paylaşmak ile gerçekleşebileceğini vurgulamıştır: “Gerçekten yücelik makamı, yukarılarda, küçük ya da büyük dağların zirvesinde değil, diğerleri ile benzer ya da farklı duyguların anlaşılıp paylaşılması ve alçak gönüllülükten geçmektedir.” Peki size göre olgunluğun göstergeleri nelerdir? Bu soru sanal ortamda insanlara yöneltilmiş ve kazanan cevap; olgunluğun hatalardan ders çıkarmak ve hataları tekrarlamamak olduğunu ve kendisinin çocuksu bir mizacı olduğunu, ancak bunun olgun olmasına engel olmadığını belirtmiştir.Cevabını ise şöyle sonlandırıyor: “İçinizdeki çocuk, siz onu koruduğunuz müddetçe sizi bırakmaz, olgunlaşmanıza da engel olmaz.

Bunlar benim kişisel fikirlerim, paylaşmak istedim” Bir başka cevap ise bizi olgunlaştıran şeyin tecrübeler olduğunu fakat bu tecrübelerin sıklığı ve onları değerlendirme biçimimizin de etkili olduğunu bildirmiştir.Ve ek olarak çocuksu yada ciddi bir mizaç değil; ortama göre davranabilmenin olgunluk olduğu düşüncesini paylaşmıştır.

  1. Olgun bir kişi uzun vadeli taahhütlerini tutabilir.
  2. Olgun bir insan, yağcılık veya eleştiriyle sarsılmaz.
  3. Olgun bir kişi alçakgönüllü bir ruha sahiptir.
  4. Olgun bir insanın kararları duygularına değil karakterine göre verilir.
  5. Olgun bir kişi sürekli olarak ifade eder
  6. Olgun bir insan, başkalarına kendilerinden önce nasıl öncelik vereceğini bilir
  7. Olgun bir insan harekete geçmeden önce

Osho’ya göre olgunluğu hayatına insan kendisi kazandırır ve bu farkındalık sağlamak ile mümkündür.Osho bir insanın salt yaşlanma ile olgun olamayacağını, insanın hiçbir çaba göstermeksizin zamanla yaşlanması ile değil; tam bir farkındalık ile yaşayarak yaşlanmanın insanı olgunlaştıracağını savunur.Yani yaşlanma artı farkındalık eşittir olgunluk,Eğer deneyime farkındalık getirirsen, deneyim olgunluğa dönüşür.Örneğin;bir deneyim hata ise bu deneyimi asla tekrar etmezsin.Olgun insanların bir özelliği farkındalıklı yaşamaktan dolayı elde ettikleri;hatalarından ders çıkarmak ve hataları tekrarlamamaktır.(2005)Oysa yaşlı bir insan da yaptığı hatadan ders çıkarmamış ve tekrarlamış olabilir.Bu da bize gösteriyor ki;yaşlılık ve olgunluk aynı şey değildir Acı çekmeden olgunlaşmanın bir yolu yok mu? Bu sorunun cevabı aslında yazımızda daha evvel belirtilmişti.

  • Her insanın küçük ya da büyük acıları ve mücadeleleri vardır.
  • Ancak önemli olan ne yaşadığımız değil; nasıl düşündüğümüz ve nasıl davrandığımızdır.Olgunluğu yaşadıklarımız değil;onları değerlendirme biçimimiz belirler.Takdir edersiniz ki birçok yaşadıklarımız bizim elimizde olmayabilir.Ancak güzel haber; yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlam tamamen bizim elimizdedir.

Duygularımız, düşüncelerimiz, değerlendirmelerimiz bizim elimizde.Eğer farkındalıklı bir yaşam sürersek bu da bizim olgunluğumuzdur. KAYNAKÇA Alkal, A,Kök, M,(2016),Ahlaki Olgunluğun Yordanmasında Kişilik Özelliklerinin ve Bazı Değişkenlerin Etkisinin İncekenmesi,Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi,22(2),509-529 Büyük Larousse, İstanbul, Baskı Yılı yok, cilt 17, s.8824, Türk Dil Kurumu, (erişim tarihi:18.06.2004, Akt.Aydemir,S.R.,(2005),Olgunluk-Yetkinlik, cilt yok,sayı(90),s.1,

  • Candan, K.,(2018),Psikolojik Olgunluk,Eğitim Her Yerde,
  • Osho,(2005),Olgunluk:Kendin Olma Sorumluluğu,İstanbul,Ganj yayınevi
  • PsychologyToday, Wikihow, NASIL OLGUN OLUNUR
  • AYŞE ARSLANBAŞ

: Olgunluk Nedir?

Olgun düşünce ne demek?

Olgun İnsanın Düşüncesi Nasıl Olmalıdır? Metin MERCİMEK “KENDİ NEFESİNDEN EKSİKLİKLERİ FARK EDEN İNSAN, OLGUNLAŞMAYA KIRK ATLA KOŞAR.” (Büyük Düşünür Hazreti Mevlana) “Olgun insan nedir?” sorusuna “yeterlilik” diyebiliriz. Zaten olgun kelimesinin kökü ‘olmaktan’ gelmektedir.

Peki, olgun insanı bir meyvenin olgunlaşmasına benzetebilir miyiz? Nasıl ki, bir meyve kendi özünü gerçekleştirdiğinde olgunlaşmış hale gelirse, insan da kendi potansiyelini yaşamaya başlar başlamaz, yavaş yavaş olgunlaşma sürecine girmiş olur. Ancak insanoğlu, yaşamını sürdürürken bir meyvenin olgunlaşması gibi hemen olgunlaşamaz.

Çünkü toplum içinde olgunluğa adım atmak hiç de kolay değildir. Özellikle sabır ve mücadelenin en ağırını yerine getirmek gerekir. Olgun insan, kendisiyle ve yaşadığı anlamlı hayatla barışık, dolayısıyla kendini bilen, sınırlarını, zaafını, meziyetlerini bilen demektir.

  • Başka bir değişle olgun insan, duygularını dışa vurmayan, az konuşan ve konuştuğu zaman önemli şeylerden söz eden kişilerde olgun olarak nitelendirilir.
  • Ayrıca, insanları mevkiine göre değil, ona insani açıdan değer veren, olgun olmanın yaşa bağlı olmadığını bilen insanlar olgun insanlardır.
  • Bir de olgunlaşmaya doğru adım atan insanlar vardır.

Eğer bunlar gülümsüyorsa ve bizlere güzel bakıyorsa, o insan olgunlaşmaya doğru yol almış demektir. Diğer taraftan, olgun insanların sevilir, sayılır yönlerinin yanı sıra, kısmetleri açık, bereketlerinin de bol olduğunu görürüz. Çünkü onlar almayı değil, vermeyi düşündükleri için, Yaradan’da onları düşünür ve tahmin edemedikleri kadar verir.

Ayrıca geçirmiş oldukları zaman dilimi içinde hep bilinçli bir tatminkâr duygusunu yaşarlar. Yani tok gözlü bir davranış sergilerler. Hayatlarında yokluk değil, bolluk ve şükür duygusunu hiç eksik etmezler. Olgun insan hangi meziyetlere sahiptir? Olgun insanlarda, insan ayırımı olmamaksızın büyük, küçük, huylu, huysuz her durumdakilerle uyuşur ve anlaşırlar.

Duruşları dimdik, sözleri olumlu ve vermiş oldukları kararlar ise adildir. Yüzlerinde nur, bakışlarında bir şefkat sezilir. Hatta yüreklerinden etrafa yayılan olumlu enerjiyi adeta görür, yaratmış olduğu olumlu ortayı fark ederek yaşarlar. Bir de bu kişiler, sevgilerini ulu orta ifade etmezler, yüreklerinde saklar, ama yine de sevgilerini bakışlarıyla belli etmeden duramazlar.

See also:  KRaat Ne Demek?

Çevremize bir göz attığımız zaman, ara ara olgun insanlara rastlamak mümkün. Bu insanlar kötü bir olayla karşılaşmış olsalar da, sorun yokmuş gibi hayatlarını devam ettirirler. Örneğin, zengin bir ailenin kumarbaz olan oğlu, kendini kumara vererek bütün serveti batırdığını düşünelim. Evin reisi durumda olan baba, bu olayı bir sükûnet içinde geçirerek büyük bir çaba göstermiştir.

Hatta zaman zaman da rahatsızlıklar geçiren aile reisi, bu konuda olgunluk tutumuyla, “insanlar her zaman hata yapabilir, ancak bu hatalara karşı yeni hatalar yapılması gerekmemektedir” diyerek ailesine kol kanat germiştir. Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere, ağır sorumlulukları sükûnet içinde ve büyük bir sabırla geçiren hem de dağılmakta olan ailesini yeniden toparlayabilen böylesine bir insan, olgun insandır.

Immobilite ne demek tıp?

Kanserin Vücut Sistemlerine Etkileri Nelerdir? – Tedavinin erken döneminde genellikle uzun süredir devam eden sistemik hastalığa bağlı etkiler görülür. İmmobilite (hareketsizlik), yetersiz beslenme, immün fonksiyonlarda (bağışıklık sistemi) azalma ve psikolojik faktörler hastanın genel kondisyonunu etkiler.

  • Birçok kanser tedavisi genel olarak hücre bölünmesini etkiler ve bağırsak sisteminde bu etki ile bulantı, kusma ve diareye neden olur.
  • Anser hastalarında engellilik genellikle dokulardaki yayılıma ve ağrıya bağlıdır.
  • Ağrı en önemli problemlerden bir tanesidir.
  • İmmobilite (hareketsizlik) ve ilgili problemler Yatak istirahati kanser hastalarında çeşitli metabolik ve fizyolojik değişikliklere yol açar.

Kemik kaybı sıktır ve hiperkalsemiye neden olur. Kas lifi tipinde ve eklem fizyolojisinde değişiklikler olur. Tüm bu faktörler bası yaraları, mononöropati (sinir tutulumu) ve kontraktürlere (eklemlerde katılık) neden olur, derin ven trombozu ve pulmoner emboli riski artar.

  1. Yatak istirahatindeki hastalara yerçekimine karşı veya elastik bant kullanılarak hafif dirence karşı egzersizler yapılabilir.
  2. Yatağa bağımlılarda ise alt ve üst ekstremitelere normal eklem hareketleri yaptırılması omuz, dirsek, kalça, diz ve ayak bileklerindeki kontraktürleri önler, kuvvet ve enduransın korunmasını sağlar.

Bası yaralarının önlenmesi için hastanın yatak pozisyonunun sık olarak değiştirilmesi, yastıklar ile desteklenmesi, havalı yatak kullanılması, cilt lezyonlarının yakın takibi, nemlendirici kremlerin kullanılması uygundur. Uzun süre kullanılmadığında tendon, ligament ve kaslarda kısalma ile eklem hareketleri kısıtlanmaktadır.

Radyasyon fibrozisi kontraktür gelişimini kolaylaştırır. Özellikle eklem bölgesini de içine alacak şekilde radyoterapi programı uygulanıyor ise hasta mutlaka koruyucu germe egzersizi programına alınmalıdır. Yatağa bağımlı hastalarda aktif veya pasif eklem hareketleri egzersizleri erken dönemde başlanmalıdır Santral sinir sistemi tutulumu SSS tutulumu primer sistem tutulumuna veya metastatik olabilir.

Beyin metastazının en sık görüldüğü kanser türleri akciğer, meme, gastrointestinal karsinomalar (bağırsak sistemi) ve melanomalardır. Erken belirtiler baş ağrısı, nöbet ve kognitif (zihinsel) fonksiyonlarda bozulmadır. Lezyonun yeri ve derinliği defisitin şiddet ve formunu belirler.

  • Rehabilitasyon girişimleri belirlenen defisite yönelik olmalıdır.
  • Spinal kordda (omurilik) da benzer şekilde primer veya metastatik tümör görülebilir.
  • Radyasyon miyeliti direkt olarak radyasyon dozu ile ilişkilidir.
  • Spinal kord tutulumunda rehabilitasyon travmatik spinal kord lezyonunda olduğu gibidir.

Kanser hastasının izlemi sırasında geç dönemde ortaya çıkan bel ağrısı ve nörolojik defisit (kaslarda güçsüzlük,yürüyememe,kollarda güçsüzlük) tanı problemi oluşturmaktadır. Her ne kadar kanser hastasında mekanik bel ağrısı görülebilse de spinal kolon tutulumu olabileceği akılda tutulmalıdır.

Periferik sinir sistemi tutulumu Kemoterapiye bağlı nöropati genellikle distal (kol ve bacakların uç kısımlarda) ve simetriktir. Radyoterapi alan hastalarda nadir olmakla birlikte brakial pleksopatiler olabilir. Direkt tümör yayılımı da olabilir.Radyasyon pleksitinde lenfödem genellikle tabloya eşlik eder.

Lumbosakral pleksopatinin radyasyon, intraarteriyel kemoterapi, metastatik tutulum ve pelvisteki primer tümörler ile ilişkisi bildirilmiştir. Bu olgularda nöropatik ağrı tedavisi gereklidir. Ayrıca hastanın adaptif cihazlar, ortezler ve yürümeye yardımcı cihazlar ile desteklenmesi uygundur Miyopatiler (kas tutulumu) Karsinomatöz miyopati ise daha çok metastatik hastalıkla birlikte görülür ve destekleyici tedavi uygulanır.

  1. Steroide bağlı kas kuvvetsizliği daha çok proksimal kaslardaki tip II liflerin atrofisine bağlıdır.
  2. İzometrik egzersizler kas metabolizmasını artırarak iyileşmeyi hızlandırırlar Kemik tutulumu Kanser tedavisi sırasında kemik metastazlarına rastlanmaktadır.
  3. Daha çok meme, akciğer, böbrek, kolon, prostat, mesane, over ve uterus karsinomalarında görülür.

Omurga ve proksimal ekstremiteler daha sık tutulur. Osteojenik ve Ewing sarkoma gibi primer kemik tümörleri de görülebilir. Kemik tutulumunda en önemli belirti ağrıdır; lokalize, künt tiptedir ve gece belirgindir. Yük vermekle ekstremitede ağrı oluşması patolojik kırığı düşündürür.

Kaşeksi Kaşeksi “geleneksel beslenme desteği ile tamamen tersine çevrilemeyen ve protein yıkımına ve sonuçta kas kütlesi kaybına, fonksiyonel olarak gerilemeye neden olan iskelet kası kütlesi kaybı olarak tanımlanmaktadır. Dünyadaki kanser ölümlerinin% 50’sinden fazlasını oluşturan ve ileri kanserli tüm hastaların yarısından fazlasını etkileyen solid tümörlerde yaygındır.

Kaşeksi vücut fonksiyonlarını ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Tedavilere yanıtın az olmasına, yan etkilerin fazla olmasına neden olabilir.Kaşeksi istemsiz kilo kaybı ve oral alımın azalması (ağız yoluyla beslenme), vücut metabolizmasındaki değişiklikler ve enflamasyon ile oluşan negatif enerji dengesi ile karakterizedir.

  1. Ansere bağlı kaşeksinin tersine çevrilmesinde yüksek enerji tüketimi, aşırı katabolizma ve enflamasyonun olması nedeniyle diyet müdahaleleri tek başına etkili değildir.
  2. Egzersiz, iskelet kaslarını uyarak kas kitlesinin ve gücünün artmasını sağlar.
  3. Bu hasta grubunda beslenme desteği olmadan egzersize başlamak negatif enerji dengesini şiddetlendirebilir.

Bu nedenle bireye göre planlanmış diyet ve egzersiz programı ile takip etmek çok önemlidir.Kalp kası etkilenimine bağlı kardiyak kaşeksi gelişebilir ve kalp fonksiyonları olumsuz etkilenebilir.Bu nedenle kardiyak (kalp) açıdan değerlendirmek ve destekleyici programlar ile takip etmek önemlidir.

Lenfödem Ekstremitede şişlik, lenfatik veya venöz drenajın etkilenmesi, derin ven trombozu (toplardamarlarda pıhtı oluşumu) veya lenfödeme bağlı olabilir. Lenfödem değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Mastektomi (meme cerrahisi sonrası) ve primer lenf nodu diseksiyonu gibi cerrahi girişimlerden sonra bir hafta içinde başlayan ve genellikle kısa sürede düzelen akut, hafif, geçici ödem olabilir.

İkinci tipi cerrahiden 4-6 hafta sonra ortaya çıkan, ağrılı, antiinflamatuvar ilaçlara yanıt veren, lenfanjit veya flebit ile ilişkili tablodur. En sık görülen formu ise kronik, yavaş ilerleyen, ağrısız lenfödemdir ve cerrahiden 18-24 ay sonra ortaya çıkar.

Geç dönemde radyasyon tedavisi sonucu oluşan fibröz dokuya bağlı ödem görülebilir. Bacaklarda görülen lenfödem özellikle jinekolojik kanser tedavisi sonrasında görülebilmektedir. Ödem kontrolünde ilk basamak elevasyondur (kolun veyay bacağın kaldırılması), omuz askısı önerilebilir. İzometrik egzersizler kas tonusunu arttırarak lenfödemi azaltabilir.

Uzun süreli ödemde kompresif sargılar ve çoraplar uygulanabilir. Birey lenfödem tedavi programına alınabilir. Psikososyal sorunlar Kanser hastalarında psikososyal problemler görülebilmekte, tedaviden sonra veya fiziksel belirtiler düzeldikten sonra dahi devam edebilmektedir.

Oluşan stres hasta kadar ailesini de etkilemekte, bu nedenle başarılı bir psikososyal rehabilitasyon için ailenin de programa dahil edilmesi gerekmektedir. Kanser hastaları ölüm olasılığı ile karşı karşıya kalmakta, ciddi yan etkileri olan tedaviler görmekte ve hastalığın tekrarlaması korkusunu yaşamaktadırlar.

Tedavi sırasında uzun süre okul, iş ve aile yaşantısından uzak kalmakta, fiziksel, emosyonel ve ekonomik olarak bağımlı olmaktadırlar. Yapılan çalışmalar kanser tanısından sonra hastaların %20-38’inde iş ve aile ilişkilerinde problemleri olduğu saptanmıştır.

  1. Bu hastalarda depresyonun enerji kaybı ve çalışma saatleri ile ilişkili olduğu gözlenmiştir.
  2. Depresyon, sosyal izolasyon duygusu, umutsuzluk ve sosyal fonksiyonlarda azalma hastalığın ve tedavinin erken evrelerinde görülmektedir.
  3. Hastalığın ve tedavinin değişik dönemlerinde depresyon varlığının araştırılması sorunların çözülmesine yardımcı olacaktır.

Genellikle kişisel veya grup terapileri bu doğal yanıtın en aza inmesini sağlayacaktır Seksüel sorunlar Seksüel problemler kanser hastalarında hastalığın lokalizasyonu ve tedaviye göre değişiklik göstermektedir. Genital kanser tanısı olan ve pelvik radyoterapi uygulanan hastalarda bu sorunlar yoğunlaşmakla birlikte, her tür kanserde görülebilmekte ve hastalık veya tedavi ile ilgili olabilmektedir.

Özellikle rehabilitasyonun koruyucu evresinde seksüel öykü alınmalı ve tedavi planı yapılmalıdır.Kadın hastalarda cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi sonrasında ağrı, anksiyete, depresyon ve korku ile birlikte seksüel fonksiyonlar etkilenmektedir. Seksüel rehabilitasyon preoperatif (cerrahi öncesi) evrede başlamalı ve eşlerin birlikte bulunmaları sağlanmalıdır.

Kanser hastalarında grup tedavileri de oluşturulmaktadır. Bu tedavilerde amaç korku, depresyon, anksiyete, kızgınlık, belirsizlik, suçluluk gibi duyguları hakkında hastalara serbestçe konuşma şansı vermek, benzer sorunları olan kişiler ile karşılaşarak deneyimlerini paylaşmak, bu tür hastalara hizmet veren yerel kuruluşlara ulaşabilmek, hastalığın medikal yönü hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaktır.

  1. Yumuşak Doku Tümörleri Yumuşak doku malign tümörleri konnektif doku, damarlar, lenfatik sistem, kas, yağ dokusu, fasya ve sinoviyal dokuyu etkileyebilir.
  2. Tedavi lezyonun büyüklüğü, derinliği ve anatomik lokalizasyonuna göre değişir ve basit eksizyondan (o dokunun çıkartılması) ampütasyona (uzuvların kaybı) kadar gidebilir.
See also:  Qual O Jogo Mais Jogado Do Mundo?

Rehabilitasyon programının belirlenmesinde cerrahi kadar kemoterapi ve radyoterapinin de rolü vardır. Alt ekstremitede bir eksizyon yapıldığında ayak bileğinin 90° dorsifleksiyonda tutularak aşil tendonunda kısalmanın önlenmesi gerektiği unutulmamalıdır.

  • Oldaki bir cerrahiden sonra omuz ve dirseğin uygun pozisyonda tutulması, önkoldaki bir eksizyondan sonra bilek ve parmakların nötral pozisyonda tutulması ve normal eklem hareket açıklığında egzersizler verilmesi gereklidir.
  • Bu önlemler ile hastanın günlük yaşam aktiviteleri ve ambulasyonu (yürümesi) kolaylaşacaktır.

Kas transferi yapıldığında bu kasın reedükasyonu yapılır. Kemik Tümörleri Tedavi lezyonun lokalizasyon, tipi ve yayılımına göre değişir. Kanser hastalarında amputasyon daha yüksek seviyededir. Özellikle genç hastalarda hasta operasyondan çıkarken geçici bir protez takılması önerilmektedir.

  • Fonksiyonel protez kullanamayanlarda kozmetik protez önerilebilir.
  • Protez uyumu ve eğitimi kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapinin tedaviye eşlik etmesi nedeniyle daha komplikedir Meme Kanseri Meme karsinomu kadınlarda en sık görülen malignensidir ve 10 kadında birini etkilediği tahmin edilmektedir.

Tümörün tipi ve büyüklüğüne bağlı olarak lumpektomi (meme lobunun alınması) veya modifiye radikal mastektomi (memenin tamamen alınması) ile radyoterapi uygulanır. Lenf nodu diseksiyonu ve radyoterapi sık olarak lenfödeme ve omuz ekleminde kısıtlılığa yol açabilir.

  1. Geç dönemde lenfödemi önlemek için hasta opere olan taraftaki kolunu kesiklerden, iğne batmasından, böcek ısırmasından, yanıklardan ve aşırı güneş ışığından koruması konusunda uyarılmalıdır.
  2. Daha nadir olmakla birlikte brakial pleksopatiler (sinir tutulumu) olabilir.
  3. Mastektomi hastalarında mobilizasyon cerrahi sonrası 1.

veya 2. günde başlamalıdır. Bir haftalık bir gecikme omuz hareketinde kısıtlılığa neden olabilir. Bu programda cerrahi sonrası 2. gün hastanın yemek yemek, saçını taramak ve dişini fırçalamak gibi aktivitelerine izin verilir. Post operatif 3. günde egzersizlere başlanır.

Baş ve Boyun Tümörleri Baş boyun tümörlerinin tedavisinde sıklıkla fonksiyonel ve kozmetik bozukluklar oluşur. Bu hastada psikolojik travmaya neden olur ve rekonstrüktif cerrahi veya protezler ile mümkün olduğunca düzeltilmesi gereklidir. Baş boyun tümörlerinin tedavisi sırasında fasial sinir, aksesuar sinir, mandibula (çene kemiği), göz ve kulak risk altındadır.

Postoperatif rehabilitasyon programında yüz kaslarını çalıştıran egzersizleri, çiğneme ve yutma egzersizleri, boyun, omuz kasları ve trapezius kası kuvvetlendirme egzersizleri ve konuşma terapisi yer almalıdır. Özellikle larinjektomi (gırtlağın çıkarılması) veya diğer baş boyun cerrahilerinde konuşma terapistinin rolü büyüktür.

Immatür ne demek psikoloji?

Olgun Olmayan Savunmalar (Immature)

Induction ne demek tıp?

Doğum eylemi kendiliğinden başlamadan önce, bilinçli olarak ve bazı yöntemler kullanılarak başlatılması doğum eyleminin indüksiyonu ya da kısaca indüksiyon olarak adlandırılır. Bebeğin biran önce doğurtulması ve gebeliğin sonlandırılmasının anne ya da bebek hayatı için kaçınılmaz olduğu durumlarda yapılan indüksiyon ” endike indüksiyon “, tıbbi bir gereklilik olmayan durumlarda yapılması ise elektif indüksiyon olarak adlandırılır.

Olgun insana ne denir?

Tasavvufta olgun insanlar için insan-ı kamil kelimesi kullanılır. Günümüzde tecrübeli, ağırbaşlı ve görgülü kişiler olgun olarak nitelendirilir.

Olgun düşünce nedir?

Olgunluk Nedir? OLGUNLUK NEDİR? GÖSTERGELERİ NELERDİR? Türk Dil Kurumu sözlüğü olgun kelimesini (meyveler için) yenecek duruma gelmiş, (insanlar için) bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, kâmil olarak tanımlamaktadır.(Büyük Larousse,s.8824, Akt.Aydemir,2005) Olgunlaşma kavramı hem beden hem de zihin için kullanılsa da bedenen olgunluk kişinin yaşlanması, yetişmesi erginliğe erişmesi manasındadır ve bu insanın çabalamadan zaman içerisinde elde ettiği bir durumdur.Fiziksel anlamda gerçekleşen yaşlanma ve psikolojik anlamda gerçekleşen “olgunluk” arasında farklılıklar vardır.Kimi insan yaşlanmayı olgunluk olarak anlamlandırsa da yaşlanma bedensel bir durumdur.Herkes yaşlanabilir fakat her insan yaşlandığı bu süre zarfında psikolojik açıdan olgunluğa ulaşamamış olabilir.Yaşlanma bedensel, olgunluk ise manevi bir gelişimdir.(Osho,2005) Olgunluk hakkında birçok tanımlama yapılmıştır.Aydemir’e göre olgunluk; insanların duygu, düşünce açısından yetkinliğe ulaşması ve bu sayede olayları daha geniş açıdan değerlendirebilmesi ve buna bağlı birçok meziyeti edinebilmiş olmasıdır.(2005) Candan(2018) ise;olgunluğu;kendini, kim olduğunu yada olmadığını bilmek,güçlü ve zayıf yanlarını kavrayabilmek,başkalarının duygu ve düşüncelerine değer vermek olarak açıklamıştır.Ayrıca psikolojik olgunluk düzeyi yüksek insanların duygu ve düşüncelerini saklamadığını,davranış ve düşüncelerinin uyum içinde olduğunu, kendini büyük görmediği gibi başkalarını da küçümsemediğini yazısında paylaşmıştır.Olgunluğu ele aldığı yazısında Candan, Hz.

Şeyh Sadi’nin şu sözüyle sonlandırarak olgunluğun insanları ve kendini anlamak, saygı göstermek ve paylaşmak ile gerçekleşebileceğini vurgulamıştır: “Gerçekten yücelik makamı, yukarılarda, küçük ya da büyük dağların zirvesinde değil, diğerleri ile benzer ya da farklı duyguların anlaşılıp paylaşılması ve alçak gönüllülükten geçmektedir.” Peki size göre olgunluğun göstergeleri nelerdir? Bu soru sanal ortamda insanlara yöneltilmiş ve kazanan cevap; olgunluğun hatalardan ders çıkarmak ve hataları tekrarlamamak olduğunu ve kendisinin çocuksu bir mizacı olduğunu, ancak bunun olgun olmasına engel olmadığını belirtmiştir.Cevabını ise şöyle sonlandırıyor: “İçinizdeki çocuk, siz onu koruduğunuz müddetçe sizi bırakmaz, olgunlaşmanıza da engel olmaz.

Bunlar benim kişisel fikirlerim, paylaşmak istedim” Bir başka cevap ise bizi olgunlaştıran şeyin tecrübeler olduğunu fakat bu tecrübelerin sıklığı ve onları değerlendirme biçimimizin de etkili olduğunu bildirmiştir.Ve ek olarak çocuksu yada ciddi bir mizaç değil; ortama göre davranabilmenin olgunluk olduğu düşüncesini paylaşmıştır.

  1. Olgun bir kişi uzun vadeli taahhütlerini tutabilir.
  2. Olgun bir insan, yağcılık veya eleştiriyle sarsılmaz.
  3. Olgun bir kişi alçakgönüllü bir ruha sahiptir.
  4. Olgun bir insanın kararları duygularına değil karakterine göre verilir.
  5. Olgun bir kişi sürekli olarak ifade eder
  6. Olgun bir insan, başkalarına kendilerinden önce nasıl öncelik vereceğini bilir
  7. Olgun bir insan harekete geçmeden önce

Osho’ya göre olgunluğu hayatına insan kendisi kazandırır ve bu farkındalık sağlamak ile mümkündür.Osho bir insanın salt yaşlanma ile olgun olamayacağını, insanın hiçbir çaba göstermeksizin zamanla yaşlanması ile değil; tam bir farkındalık ile yaşayarak yaşlanmanın insanı olgunlaştıracağını savunur.Yani yaşlanma artı farkındalık eşittir olgunluk,Eğer deneyime farkındalık getirirsen, deneyim olgunluğa dönüşür.Örneğin;bir deneyim hata ise bu deneyimi asla tekrar etmezsin.Olgun insanların bir özelliği farkındalıklı yaşamaktan dolayı elde ettikleri;hatalarından ders çıkarmak ve hataları tekrarlamamaktır.(2005)Oysa yaşlı bir insan da yaptığı hatadan ders çıkarmamış ve tekrarlamış olabilir.Bu da bize gösteriyor ki;yaşlılık ve olgunluk aynı şey değildir Acı çekmeden olgunlaşmanın bir yolu yok mu? Bu sorunun cevabı aslında yazımızda daha evvel belirtilmişti.

  • Her insanın küçük ya da büyük acıları ve mücadeleleri vardır.
  • Ancak önemli olan ne yaşadığımız değil; nasıl düşündüğümüz ve nasıl davrandığımızdır.Olgunluğu yaşadıklarımız değil;onları değerlendirme biçimimiz belirler.Takdir edersiniz ki birçok yaşadıklarımız bizim elimizde olmayabilir.Ancak güzel haber; yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlam tamamen bizim elimizdedir.

Duygularımız, düşüncelerimiz, değerlendirmelerimiz bizim elimizde.Eğer farkındalıklı bir yaşam sürersek bu da bizim olgunluğumuzdur. KAYNAKÇA Alkal, A,Kök, M,(2016),Ahlaki Olgunluğun Yordanmasında Kişilik Özelliklerinin ve Bazı Değişkenlerin Etkisinin İncekenmesi,Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi,22(2),509-529 Büyük Larousse, İstanbul, Baskı Yılı yok, cilt 17, s.8824, Türk Dil Kurumu, (erişim tarihi:18.06.2004, Akt.Aydemir,S.R.,(2005),Olgunluk-Yetkinlik, cilt yok,sayı(90),s.1,

  • Candan, K.,(2018),Psikolojik Olgunluk,Eğitim Her Yerde,
  • Osho,(2005),Olgunluk:Kendin Olma Sorumluluğu,İstanbul,Ganj yayınevi
  • PsychologyToday, Wikihow, NASIL OLGUN OLUNUR
  • AYŞE ARSLANBAŞ

: Olgunluk Nedir?

Psikolojik olgunluk nedir?

Psikolojik olgunluk kavramı, kim olduğu ya da olmadığı veya duygu ve düşüncelerini ayırt edebilen, benmerkezci olmayan, güçlü ve zayıf yönlerinin farkında, en az kendisi kadar başkalarının duygu ve düşüncelerine de değer vermeyi ifade eder.

Olgun kelimesinin eş anlamlısı nedir?

Olgun kelimesinin eş anlamlıları da ergin, yetkin ve kamil sözcükleri olarak bilinir.