Sabor De Minas

Dicas | Recomendações | Comentários

Sakso Ne Demek?

Soksa ne demek?

Şiksa (Yidiş: שיקסע) veya şikse, Yidiş dilinde Yahudi olmayan (Goy) kadınlar için kullanılan hakaret içeren sözcük. Şiksa, iğrenç, kirli, tiksinilen şey anlamına gelen İbranice שייגעץ (şekets) sözcüğünden türemiştir. Yahudi olmayan kadınlara yönelik bir lekeleme amacı taşır.

Saksafon argo ne demek?

Müzik aleti olarak Türkçede ilk kullanımı 1933’te bir gazete haberinde gerçekleşmiştir. Kelime ayrıca 1970’lerden beri kısaltılmış ‘sakso’ hâliyle halk dilinde argo olarak fellatio manasında da kullanılmaktadır.

Yılan sokar mı ısırır mı?

Yılan ısırığı
Kobra Naja naja
Uzmanlık Acil tıp

Yılan ısırığı veya yılan sokması, yılanın dişleri ile sebep olduğu yaralanmadır. Yılanlar çoğu zaman avlarını ısırırlar, ancak sık görülmese de, genellikle savunma amaçlı olarak insanları ısırdıkları da olur. Çoğu yılan zehirsizdir ve avlarını genellikle zehir kullanmadan boğarak öldürürler.

Bununla birlikte zehirli yılanlar – Antarktika haricinde- her kıtada bulunur. Isırıklar için önerilen ilk yardım yöntemleri yılanın yaşadığı bölgeye göre değişir. Bazı türlerin ısırığında etkili olan bir tedavi başka bir türün ısırığında etkisiz kalabilir. Yılanların fiziksel görünüşleri farklı olabileceği için genellikle bir türü tanımlamanın pratik bir yolu yoktur ve böyle durumlarda profesyonel tıbbi yardım aranmalıdır.

Isırığın sonucu; yılanın türü ve yaşı, ısırığın vücuttaki yeri ve derinliği, enjekte olan zehir miktarı, ısırılanın yaşı, sağlığı ve büyüklüğü gibi birçok etkene bağlı olarak değişir. Bütün ısırıklarda, ısırılanın yaşadığı panikten kaynaklanan ve psikolojik olan dehşet ve taşikardi gibi semptomlar belirir.

Zehirli olmayan yılanların ısırıkları da sıklıkla dişin sebep olduğu yırtılma veya sonuçta oluşan enfeksiyon yüzünden hasar verebilir. Isırık öldürme potansiyeline sahip anaflaktik reaksiyonu da tetikleyebilir. Yılanlara atfedilen ölümlerin sayısı bölgelere göre değişiklik gösterir. Avrupa ve Kuzey Amerika ‘da ölüm oranı göreli olarak düşük olsa da yılan ısırıkları ile birlikte gelen morbidite ve mortalite dünyanın pek çok bölgesi ve özellikle sağlık tesislerinin kısıtlı olduğu kırsal kesimler için ciddi bir sağlık problemidir.

Güney Asya, Güneydoğu Asya ve Sahraaltı Afrikası ısırığın en çok göründüğü yerlerdir. Ayrıca neotropikal ve diğer ekvatoryal ve subtropikal bölgelerde de vaka sayısı yüksektir. Her yıl on binlerce insan yılan ısırıkları sebebiyle ölmektedir. Ancak, koruyucu ayakkabılar giymek, tehlikeli yılanların yaşadığı bilinen yerlerden uzak durmak gibi alınabilecek çok sayıda tedbir bulunmaktadır.

Saksafon neden tahta üflemeli?

Saksafon, metalden yapılan bir enstruman olmasına rağmen, yapısı ve kökeni gereği, bakır üflemeli değil, tahta üflemeli çalgılar arasında sayılır.

Saksafon kim icat etti?

Adolphe Sax Adolphe Sax Bugünkü haliyle icat eden mucit Doğum6 Kasım 1814 ( 1814-11-06 ), Ölüm7 Şubat 1894 (79 yaşında), Antoine-Joseph “Adolphe” Sax (6 Kasım 1814 – 7 Şubat 1894) günümüzde kullanılan haliyle icat eden ve ilk kullanan mucit. ‘nın şehrinde doğmuştur.

Babası Charles-Joseph Sax da bir müzik aletleri yapımcısıydı. Adolphe genç yaşlarında enstrüman üretmeye başlamıştır. İki flütü ve bir klarnetiyle on beş yaşında bir yarışmaya katılmıştır. Sonradan bu iki enstrümanı öğrenmek için Brüksel’deki Royal School of Singing’e gitmiştir. Okulu bıraktıktan sonra, babası ürettiği enstrümanlarla eve para getirirken, Adolphe’da enstrüman tasarımlarıyla gündeme gelmiştir.

Adolpe’un ilk önemli icadı tasarım değişikliğidir.20 yaşında ürettiği enstrümanın patenti Adolf’a aittir. Dinant şehrinin halen saksofon üretiminde önemli merkezlerden biri olması, Adolphe Sax’ın yerleştirdiği üretim biçiminden kaynaklanmaktadır.

Saksafon nereden çıktı?

Saksafonun Tarihçesi – Saksafon, 1840 yılında Belçikalı Adolphe Sax isimli bir klarnet ustası tarafından icat edilmiştir.79 yaşında hayatını kaybeden Adolphe Sax, 1814 yılında Belçikada doğmuş ve 1893 yılında Fransada hayatını kaybetmiştir. Bu değerli mucit, saksafonun yanı sıra basklarnetin tasarımında da önemli değişiklikler gerçekleştirmiştir.

Yılan neyden korkar neye gelmez?

Yılanlar genellikle keskn kokulardan hoşlanmazlar bu nedenle bulunduğu bölgelere kükürt ve kireç koymak onları bulundukları ortamdan tamamen uzaklaştıracaktır. Ayrıca yılanı uzaklaştırmak için bulunduğu bölgeye naftalin koymakta bir diğer etkili yöntemdir.

Yılan sokunca emilir mi?

Yılanın ısırdığı yer vücudun neresinde olursa olsun kesinlikle zehrin emerek boşaltılmaması gerekir. İlk yarım saat içinde emme harici mekanik bir yolla boşaltılan zehir, vücuda verilen hasarın azaltılmasına da yardımcı olacaktır.

Yılan durduk yere sokar mı?

Hiçbir yılan durduk yere insana saldırmaz ve ısırmaz. Yılanların duyma özelliği yoktur. Ama yerdeki titreşimleri algılayabildiklerinden dolayı kendisine yaklaşmakta olan bir insanı çok öncesinden hissederek bulundukları noktadan uzaklaşmaya çalışırlar.

Kara yılan neden öldürülmez?

Baharın gelmesiyle birlikte kış uykusundan uyandıkları için kendilerini göstermeye başladılar. Yılanları görenlerin sakin kalması ve onları rahatsız etmemeleri çok önemli. Zehirsiz oldukları için insanlara zarar vermeleri mümkün değil. Bu nedenle kesinlikle öldürmeyin.

Kral kobra sokarsa ne olur?

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kral kobra
Bilimsel sınıflandırma
Üst âlem: Eukaryota
Âlem: Animalia
Alt âlem: Eumetazoa
(Grup) Bilateria
Üst şube: Deuterostomia
Şube: Chordata
Alt şube: Vertebrata
İnfa şube: Gnathostomata
Üst sınıf: Tetrapoda
Sınıf: Reptilia
Alt sınıf: Diapsida
İnfra sınıf: Lepidosauromorpha
Üst takım: Lepidosauria
Takım: Squamata
Alt takım: Serpentes
Familya: Elapidae
Cins: Ophiophagus
Tür: O. hannah

/td> İkili adlandırma Ophiophagus hannah Cantor, 1836 Dağılım haritası

Kral kobra ( Ophiophagus hannah, Naja bungarus olarak da bilinir), dünyanın en uzun zehirli yılanı,Uzunluğu ortalama 3.5-4 metreye gelebilir ancak 5.5-6 metreye gelenler olmuştur. Ağırlığı da 9 kilograma kadar çıkabilir. Bu tür Güneydoğu Asya’dan Hindistan ‘a kadar çok geniş bir yaşam alanına sahiptir.

  • Ayrıca doğada farklı renk ve desenlerde Kral Kobralar vardır.
  • Örneğin Tayland’daki Kral Kobralar zeytin yeşili bir renge sahipken, Çin’dekiler daha koyu renge ve altın sarısı desenlere sahiptir.
  • Ral kobranın cins ismi olan Ophiophagus “yılan yiyici” anlamına gelir.
  • Bu yılanların diyetinde diğer yılanlar da bulunur.

Özellikle pitonlar, sıçan yılanları ve hatta kendi türünün daha küçük üyeleri başta gelir. bulunduğu bölgedeki diğer yılanları yer. Kral kobra, gerçek bir kobra değildir. İlk keşfedildiği zaman öyle sanılmış ancak sonrasında ayrı bir aileye özgü bir yılan olarak kabul edilmiştir.

  1. Ayrıca dişi bireyler yumurtlamadan önce, tıpkı kuşlar gibi etraftaki nesneleri kullanıp yuva hazırlar.
  2. Bunu yapan tek yılandır.
  3. Dişiler yuva başında 80-90 gün nöbet tutar ve zamanı gelince oradan ayrılırlar.
  4. Ral kobralar Hinduizmde yok oluşun ve yeniden oluşumun tanrısı Shiva ‘nın habercisi olarak görülür.

Bu yılanlar 15-20 yıl civarı yaşayabilir. Esaret altında bu süre daha fazla olabilir. Kral kobranın zehiri nörotoksiktir ve tek bir ısırıkta bulunan miktarı ile 20 insanı öldürebilecek güçtedir. Öldürücülük oranı %75’e kadar çıkabilir ancak ısırıkların büyük çoğunluğu öldürücü olmayan dozda zehir içerir.

Yılan görünce nereyi aramalıyız?

Yılanı gördüklerinde müdahale etme konusunda çekiniyorlarsa hayvanın türünü bilmiyorlarsa o zaman itfaiyeden destek isteyebilirler. Özellikle evin içine girmiş yılansa en hızlı şekilde itfaiye aranmalı’ diye konuştu.

Saksafon öğrenmek zor mu?

Saksafon Çalmak Çok Zor mudur? –

yazarı kategorisi Blog açık Şubat 11, 2021

0 Sakso Ne Demek Saksafon diğer çalgıları da ele aldığımız zaman daha az tercih edilen ve çalınan bir enstrüman olduğu için bir çok kişi açısından çalması zor olan bir enstrüman olarak düşünülmektedir. Oysa saksafon çalmak diğer enstrümanlar gibi düzenli ve disiplinli bir çalışmayla elbette kolayca öğrenilebilir.

Doğru ders programı ve doğru çalışmalarla süreci iyi bir şekilde değerlendirmek öğrenmeniz için yeterlidir. Adım adım gidip sıkılmadan ilerlemek saksafon öğrenmenin önemli noktalarından biridir. Her enstrüman gibi saksafon da sabırla ve zamanla öğrenilecek bir çalgıdır. Saksafon üzerine yazılmış çok fazla Türkçe kaynak bulunmaması da bu çalgının zor ya da öğrenilmesi güç bir çalgı olarak düşünülmesine neden olmaktadır.

Yapmanız gereken yalnızca doğru ders programıyla düzenli ve doğru bir şekilde çalışmalarınızı sürdürmektir. Genelde saksafona yeni başlayanlar alto ya da tenor saksafon tercih etmektedirler. En yaygın saksafon türü de tenor saksafondur. Saksafon eğitiminin temeli doğru ses tonunu elde etmektir.

  • Çıkan ses tonu çok önemlidir ve ilk çalışmalar bunun üzerine ilerler.
  • Bu çalışmalar için de kesinlikle diyaframı doğru kullanmak, nefes hakimiyeti sağlamak ve doğru ağız pozisyonu çok önemlidir.
  • Saksafon kursuna yeni başlayanların kafasında çokça soru işareti vardır.
  • Bunlardan biri de saksafon çalabilir miyim? Cevap evetse ne kadar sürede çalmayı öğrenirim sorusuna cevap almak için de bir saksafon edinmeniz şarttır.

Eğer ilk aşamada saksafon almak istemiyor ya da alamıyorsanız bu kesinlikle size engel değildir. Özel Fırat Cantekin Müzik Kursu olarak kurumumuzda her enstrüman olduğu gibi saksafon da bulunmaktadır ve öğrencimiz olan her kursiyerimiz için her zaman ücretsiz kullanım olanağı sağlamaktayız.

  1. Ders sırasında ister alto ister toner saksafon alanınız hangisi ise ücretsiz olarak kullanabilir ders sonrası etüd de yapabilirsiniz., Saksafon fiyatları hakkında bir bilgi sahibi değilseniz biz sizin için en ideal ve en uygun saksafonu almanız konusunda yardımcı olabiliriz.
  2. Ön görüşme ve çalgı ile ilgili detaylı bilgiler için İzmir Saksafon Kursu sekmesinden ya da birebir görüşme sağlayarak bilgi sahibi olabilirsiniz.

Saksafon kursu ve saksafon kursu fiyatları ile ilgili aklınızdaki tüm soru işaretlerini gidermek için ücretsiz deneme derslerinden faydalanın. Yeni başlayanlar için saksafon dersleri ve program içeriğimiz internet sitemiz ve bloglarımızda mevcuttur. Saksafon ile ilgili daha bir çok bilgi ve paylaşım hakkında fikir sahibi olmak isterseniz Saksafon Dersi İzmir olarak web sitemizde tüm bilgiler yer almaktadır.

Saksofon mu saksafon mu?

SAKSAFON KELİMESİNİN ANLAMI – Pirinç malzemeden yapılan, metal tuşları bulunan ve bu tuşlara basılarak çalınan bir çalgıdır. Çoğunlukla bandolarda ve caz konserlerinde kullanılır. Saksafon kelimesi çoğu kişi tarafından yanlış yazılır. Bu kelime genellikle saksofon şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı saksafon şeklinde olmalıdır.

Kaç çeşit saksafon var?

Saksafon – Müzik tarihinin en kendine has enstrümanlarından biri olan saksafon günümüzde birçok tecrübesiz ve deneyimli müzikseveri bir araya getirmeye devam ediyor. Hem sesi hem etkisi hem de şekliyle diğer enstrümanlar arasından sıyrılan saksafon bakır ve pirinçten yapıldığı için de ayrı bir öneme sahiptir.

Tonu ve sesi tahtadan yapılmış gibi duyulan ve hissedilen saksafonlar, pirinçten yapılmış olduğu için ise çok daha kuvvetli ve etkili bir enstrümandır. Saksafon Çalmak Kolay Mı? Bütün müzik enstrümanlarında olduğu gibi saksafondan da anlamlı sesler çıkarmak uzun bir çalışma ve pratiğin teorik bilgi ile birleşmesi gerekiyor.

Özellikle üflemeli bir çalgı olması sebebiyle sağlıklı ve güçlü ciğerlere ihtiyaç duyan saksafonu çalarken aynı zamanda el ve göz koordinasyonuna da dikkat etmek gerekmektedir. Zira saksafon çalan kişi parmaklarıyla istediği akoru basarken, gözleriyle de notaları takip etmek zorundadır.

Dolayısıyla saksafon çalmak kapsamlı bir eğitim ve çalışma sonucunda istenilen seviyeye gelebilir. Elbette öncelikle saksafon çalmak derken tam olarak ne istediğinizi belirlemeniz sizin için faydalı olacaktır. Pembe Panter filminin ikonik jenerik müziğini kusursuz çalmak da saksafon çalmak, saksafondan ses çıkarmayı başarmak da saksafon çalmak olarak tanımlanabilir.

Fakat istikrarlı ve düzenli bir çalışma sayesinde ortalama bir müzik dinleyicisinin bir yıl içerisinde saksafon ile müzik icra edebilecek seviyeye geldiği kayıtlara geçti. Saksafon Kursları Saksafon çalmak için başvurulacak ilk yerlerden biri saksafon kursları.

Özellikle büyük şehirlerde müzik eğitimi veren kurslarda saksafon eğitimi de verilmektedir. Saksafon kursu almak için internet üzerinden arama yapabileceğiniz gibi belediye ve yerel yönetimlerin kurs merkezlerine de başvurabilirsiniz. Eğer saksafon kursu almak yerine birebir eğitim almayı tercih ederseniz saksafon eğitimi veren özel eğitimciler aranıp bulunabilir.

Özellikle konservatuar öğrencileri ve eğitimcilerinin farklı bütçelere göre birebir saksafon dersi verdiği biliniyor. Bunun yanı sıra yine sosyal medyadan ya da internet sitesi üzerinden saksafon dersi veren konservatuar ve güzel sanatlar fakültesi öğrencisi ya da eğitimcilerine ulaşılabilir.

  1. Saksafon dersini haftada 1 veya 2 saat almakta fayda vardır.
  2. Fakat uzmanlar saksafon dersi almanın tek başına yeterli olmayacağını söyleyerek, evde de sık sık pratik yapılması ve saksafonun kullanıldığı şarkı ve eserleri dinlemek gerektiğini dile getiriyor.
  3. Uzmanlar saksafon çalma konusunda kendisini geliştirmek isteyenlerin minimum 10.000 saatlik bir çalışma sonucunda saksafon ile istenilen hedefe erişilebileceği kanaatinde.

Online Saksafon Dersi Günümüzde corona virüsü salgını dolayısıyla birçok kurs kapanırken, özel dersler de sağlık gerekçeleriyle askıya alındı. Bu süreçte saksafon çalmak isteyenlerin tercih edeceği alanların başında internet siteleri ve internet üzerinden eğitim geliyor.

  • Birçok müzisyen Zoom, Skype ve FaceTime gibi uygulamalar aracılığıyla ücretli olarak öğrencilerine saksafon dersi verebiliyor.
  • Bu tür platformlar aracılığıyla yapılan eğitimler aynı yüz yüze olduğu gibi bir özel ders ya da kurs formatında oluyor.
  • Saksafon ile ilgili merak ettiğiniz her konuyu burada paylaşabilir, saksafon eğitimini tamamlayabilirsiniz.

Bunun yanı sıra gerek YouTube ve Vimeo gibi video paylaşım platformlarında gerekse de Facebook ve Instagram gibi görsel paylaşım sitelerinde saksafon konusunda virtüözlük seviyesine ulaşmış bireyleri bulabilir, onların çalma şekil ve tarzlarını mercek altına alabilirsiniz.

Bu sayede para harcamadan saksafon ile ilgili detayları öğrenebilir ve saksafon çalmak için önemli ipuçlarını öğrenebilirsiniz. Uzmanlar, saksafon çalmadan önce icrasında saksafonun olduğu şarkıların ve eserlerin dinlenmesini tavsiye ediyor. Böylelikle ritim ve saksafonun müzik içerisindeki rolünün çok daha derinlemesine anlaşılacağı tahmin ediliyor.

Saksafonun Üzerindeki Delikler Nedir? Saksafonlar uzun, metal ve aşağı doğru genişleyen enstrümanlardır. Üzerinde farklı noktalarda delikler olan saksafondan bu delikler ve deliklerin kapanması ile sesler çıkar. Saksafon üzerinde bulunan delikler farklı kombinasyonlarla farklı notalar elde etmenizi sağlar.

  • Belirli notaları elde etmek için delikleri zamanında ve eşgüdümlü olarak kapatmak gerekir.
  • Saksafon bütün tuşları kapalıyken üflendiği zaman düz bir ses çıkarır fakat bazı delikler açıldığında üretilen ses değişir.
  • Saksafon üzerindeki delikler eş zamanlı olarak kapandığı zaman istenilen ses ve tona ulaşılırken, akor kaçırmanın da önüne geçilebilir.

Saksafonun farklı türleri olduğu için her saksafon üzerindeki kombinasyon farklı ses çıkarabilir. Saksafon Fiyatları Ne Kadar? Günümüzde her üründe olduğu gibi saksafonda da fiyat aralığı bir hayli geniş. Saksafon üretiminin fabrikalarda seri üretime geçmesi daha çok insanın bu çekici müzik aletine erişmesine imkan tanıyor.

  1. Saksafon fiyatları türüne, kullanılan malzemeye, işçiliğe göre değişkenlik gösteriyor.
  2. Saksafon çalmaya yeni başlamak isteyenler için ortalama olarak 2.000 TL ile 4.000 TL arasında fiyatlarlara saksafon bulmak mümkün.
  3. Fakat saksafon satın almadan önce bir uzmana ve enstrümanı bilen birine danışmalı ve saksafonda uzmanlaşmak istediğini müzik türüne göre bir enstrüman seçmelisiniz.

Saksafon fiyatları saksafon çeşitleri ile ilgilidir. Saksafon seçmek müziğe olan ilginiz ile doğrudan bağlantılı zira altodan tenora, sopranodan baritona çok geniş bir ses yelpazesinden seçim yapabilirsiniz. Genellikle en bütçe dostu saksafon türü tenor ve bariton versiyonlarıdır.

Hem diğer türlere göre daha ufak ve hafif olması hem de uygun fiyatlı olduğu için saksafon çalmaya meraklı çocuklara bu tür enstrümanlar satın almaları tavsiye ediliyor. Saksafon satın alırken dikkat etmeniz gereken bazı özellikler vardır ve bu özellikler de satın alacağınız enstrümanın fiyatını etkiler.

Öncelikle satın alacağınız saksafon türü ile alakalı olarak yaygınlık durumu çok büyük bir kriterdir. Günümüzde daha çok üretilen ve dolayısıyla daha çok kullanılan alto ve tenor saksafon modelleri konserlerde ve orkestralarda daha sık görülüyor. Soprano saksafon ise özellikle caz ve pop müzik icrasında kullanılır.

  • Dolayısıyla daha yaygın üretilen saksafon modelleri genelde daha uygun fiyatlıdır.
  • Saksafon üretiminde kullanılan malzeme de saksafonun fiyatını belirleyen faktörlerden biridir.
  • Uygun hesaplı ve öğrencilerin kullanabileceği saksafonlar genelde dayanıklılığa önem verirken, enstrümandan çıkan sesin kalitesi arka planda kalır.

Fakat ne olursa olsun hemen hemen bütün saksafonlarda metal resonator kullanılır. Bunun yanı sıra malzemenin el yapımı olması ve tuş takımlarının da ergonomik olması saksafon fiyatlarını değiştiren unsurlardan biridir. Saksafon Fiyatları Neye Göre Değişiyor? Marka ve üretici sayısının artmasıyla birlikte tüketicinin karşısında çok geniş bir yelpaze bulunuyor.

  1. Bazı üreticiler premium malzemelerle geliştirilen saksafonları piyasaya sürerken bazı üreticilerin uzmanlık alanı ise saksafon çalmaya yeni başlayanlar için geliştirilen saksafonlar oluyor.
  2. Saksafon satın almaya karar verdiniz ve bir bütçe oluşturdunuz ama bu bütçenin içine koruyucu çantayı da eklediniz mi? Günümüzde birçok marka satılan saksafonları için kaliteli bir saksafon çantası ve koruyucu kılıf tasarlıyor.

Birçok marka geliştirilen bu kılıf ve çantaları saksafonun yanında hediye ederken bazı markalar bu ürünleri saksafonlardan ayrı tutarak ayrı bir şekilde satıyor. Bazı markalar da saksafon ve taşıma/koruyucu çantanın fiyatını saksafon fiyatına ekliyorlar.

Saksafonun en önemli parçası olan ağızlık, saksafon fiyatlarının değişmesindeki en kritik detaydır. Öğrenciler ve yeni başlayanlar için geliştirilen saksafon ağızlıkları genelde plastik olurken bunun amacı da daha büyük bir hava geçişi oluşturmasıdır. Sertleştirilmiş plastikten yapılan saksafon ağızlıkları ise genelde yarı amatör ve profesyonel saksafoncular tarafından kullanılır.

Bu tür ağızlıklara sahip saksafonlardan daha profesyonel, doğru ve istikrarlı sesler çıkar. Özellikle caz ve pop müzik alanında uzmanlaşmak isteyen saksafon meraklıları metal ağızlık da tercih edebilir. Metal ağızlıklara sahip saksafonların fiyatları da plastik ağızlık kullanılan saksafonlara göre daha yüksek olabilir.

Bu durum tamamen tercih ve çalmak istenilen türe göre değişir. Saksafon Türleri Nelerdir? Tüketicinin farklı saksafon türlerine ihtiyacı olduğunu ve herkese uygun tek bir saksafon türü olmadığını fark eden Sax kısa bir süre içerisinde saksafon çeşitlerini artırdı. Saksafonun mucidi Adolphe Sax, ilk saksafonu geliştirdikten sonra ürün yelpazesini kısa sürede genişletti.

Öyle ki farklı boylarda ve tonlarda tam 14 çeşit saksafon üretti. Bu 14 saksafonun büyük çoğunluğu günümüzde hem taşınması hem bakımı hem de ses tonu dolayısıyla kullanılmıyor. Günümüzde öne çıkan saksafon türleri soprano, alto, tenor ve bariton olarak sıralanıyor.

  • Günümüzde müzisyenler tarafından nadiren de olsa kullanılan bir diğer saksafon modeli ise bas saksafondur.
  • Bu saksafon türleri ve kullanım kolaylıkları ile ilgili detayları yazının devamında paylaşacağız.
  • Alto Saksafon Yeni başlayanların genellikle tercihi alto saksafonlar oluyor.
  • Mi bemol Majör olan alto özellikle kompakt yapısı ve çalmaya kolay imkan tanıyan düzeni ile dikkat çekiyor.

Küçük olması sebebiyle büyük enstrümanlara oranla daha az havaya ihtiyaç duyan ve böylelikle müzisyenlerin daha kolay çaldığı alto saksafon, temel teknik öğrenmek ve bunları geliştirerek çalışmak için kritik bir öneme sahiptir. Alto saksafonun bir diğer avantajı da birçok repertuar için kullanıma uygun olmasıdır.

Birçok klasik müzik eseri alto saksafonda çalınabilirken, Charlie Parker gibi ikonik bir isim de alto saksafon kullanarak caz müzik ile bebop müziği bir araya getirmeyi başardı. TENOR SAKSAFON Caz enstrümanları arasında en klasik ve simgesel olanı hiç kuşkusuz tenor saksafonlar. Si bemol Majör olarak akorlanan tenor saksafon, alto ile bariton arasında bir yerde konumlanır.

Tenor saksafon altodan daha kalın sesler çıkarmaktadır. Az önce bahsettiğimiz altodan daha büyük olmasına rağmen yeni başlayanların kullanabileceği kadar da kompakt olması sebebiyle hem amatörlerin hem de profesyonellerin tercihidir. Altoya nazaran daha sağlam bir caz tınısı elde etmek istiyorsanız tenor saksafon aradığınız enstrüman olacaktır.

  • Soprano Saksafon Saksafon türleri arasında altodan daha ince ses çıkaran soprano, boyutu dolayısıyla daha hesaplı olabilir.
  • Fakat yeni başlayanların bu enstrümanı satın almadan önce düşünmesi gereken bir detay vardır: Yukarıda bahsettiğimiz tenor ve altodan çok daha ince olduğu için soprano saksafonda doğru sesleri çıkarmak ve istenilen hedefe ulaşmak çok daha meşakkatli bir hal alabilir.

Uzmanlar soprano saksafonu yeni başlayanlardan ziyade, bu enstrüman üzerinde uzmanlaşmak ve bu aleti çalmaya odaklanmak isteyen kişilerin kullanması gerektiğini söylüyor. John Coltrane gibi müzisyenler sayesinde bilinirliği artan soprano saksafonlar yapısı gereği daha küçük bir formattadır.

  • Normalde kıvrımlı hatlara sahip olan saksafonların aksine, soprano saksafon genelde bu kıvrımlara sahip değildir.
  • Lasik müzik ve caz müzikteki kullanımının yanı sıra soprano saksafonu gündelik yaşam içerisinde sıklıkla duyarız.
  • Asansörlerde, otellerde, AVM’lerde ve süpermarketlerde çalan ‘arka plan müziği’ genelde soprano saksafon ile icra edilir.

Bariton Saksafon Saksafon ailesindeki dört esas seçenek arasında yer alan bir diğer seçenek de bariton saksafondur, Mi bemol Majör olan bariton saksafon, ağırlıklı olarak klasik müzikte kendine yer bulurken, caz müzik de de karşımıza çıkar. Özellikle solo yapmak isteyen için tasarlanan bariton saksafonun sesini en iyi taşıyabilen müzik türleri arasında R&B ve klasik rock’n’roll öne çıkar.

  1. Baritonun zengin ve dolu ses aralığı bu müzik türlerine ayrı bir tat katar.
  2. Yukarıda bahsettiğimiz diğer saksafon türlerinden daha büyük olduğu için yeni başlayanların zorlanabileceği bir enstrüman olan bariton saksafonu taşıması da bir hayli zor olabilir.
  3. Bazı müzisyenler oturarak bariton saksafon çalarken enstrümanın altına dengede durması için yastık yerleştiriyor.

Bariton saksafon, üretiminde kullanılan malzeme, tasarım ve şekli ile farklı ağırlıklarda üretilir. Bariton saksafonlar genelde 5 ile 9 kilogram arasında değişen ağırlıkta piyasaya çıkar. Bariton saksafon satın almayı düşünüyorsanız, diğer saksafon ailesi üyelerinden daha büyük olduğu için daha çok sağa sola çarpabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.

Dolayısıyla satın alacağınız bariton saksafonun cilalı bakırdan üretilmiş olması büyük bir önem arz ediyor. Bas Saksafon Bariton saksafondan çok daha az görülen bir enstrüman varsa o da bas saksafondur. Si bemol Majör akorlu bas saksafonu çalmak boyutu itibariyle yeni başlayanlar için bir hayli zordur.

Genelde oturarak çalınan bas saksafonlar klasik müzik konserlerinde ya da saksafon ailesini merkezine alan oda orkestralarında görmek olasıdır. Boyutu ve derin tınısı dolayısıyla müzik dünyasında çok sık rastlanmayan bas saksafon, müziğe yeni başlayanların tercih etmediği bir enstrüman.

Fakat diğer saksafonlarda uzmanlaştıktan sonra, bas saksafonu kullanmak enstrüman yelpazesinin genişlemesi için kritik bir öneme sahiptir. Bas saksafonlara klasik müzik türünde rastlamak çok mümkün değildir. Bas saksafon düşünülerek yazılan eserler genelde 1950’den önce üretildiği için o dönem eserlerinin icrasında kullanılır.1950’lerden sonra yazılan klasik müzik repertuarlarında bas saksafon çok sık karşımıza çıkmaz.

İkinci El Yerine Sıfır Tercih Edin İkinci el saksafon satın almak da bir seçenek, fakat yeni başlayanlar için pek önerilmiyor. Zira saksafon çalmaya hevesli bir kişi, piyasa fiyatından çok daha ucuza bir saksafon satın aldıktan sonra hayal kırıklığına uğrayabilir.

İkinci el piyasasında kırık, bozuk veya parçası eksik saksafonların satıldığını hatırlamakta fayda var. Dolayısıyla enstrüman çalmaya yeni başlayanların ikinci el piyasasından uzak durmaları tavsiye ediliyor. Enstrüman çalmaya yeni başlayanlar için birkaç yıl sonra saksafonlarını daha ‘iyi’ modellerle değiştirmesi olası.

Dolayısıyla enstrümana hakimiyet sağlandıktan sonra saksafon seçenekleri de artıyor, fiyat etiketi de artış gösteriyor. En Çok Kullanılan Saksafon Türü Hangisidir? Alto ve Tenor saksafonlar en çok tercih edilen modellerin başında gelir. Daha ufak ebatlı olmaları, üzerlerinde uzmanlaşmanın daha kolay olması ve fiyat olarak görece daha uygun olmaları Alto ve Tenor saksafonları ön plana çıkarır.

  1. Bas Saksafon Nerelerde Kullanılır? Tıpkı diğer bas enstrümanlar gibi tek başına kullanmak için daha uzun uzmanlık süreleri gerektiren bas saksafon, genellikle orkestralarda kullanılır.
  2. Derin ve tınılı sesi ile bas saksafonları solo olarak kullanmak için belirli bir uzmanlık seviyesine ulaşmak gerekir.

Saksonların Temizliği Nasıl Yapılır? Saksafonlar gösterişli yapıları gereği hassas temizlik süreçlerine ihtiyaç duyar. Parlak yüzeylerin üzerinde kalıcı çizikler bırakmamak için daha önce kirli işlerde kullanılmamış bezler, temizleme sıvıları, ip ve harbi kullanarak saksafon temizliği gerçekleştirilir.

    Saksafon kaç delikli?

    Saksafon Özellikleri – Saksafon özellikleri bakımından klarnet ile benzer özellikler içerir. Üflemeli çalgılar arasında yer alan özellikleri arasında tek kamışlı ağızlık yer alır. Üzerinde yer alan 12 adet delik farklı notaların ortaya çıkmasını sağlar.

    • Flüt ve klarnet gibi üflemeli çalgılar saksafon ile karşılaştırıldığında benzer ayrı özelliklere rastlanır.
    • Şekil olarak koni yapısı andırır.
    • Larnetten ayrılan noktası ucunun yukarıya doğru bükülmesidir.
    • Genel olarak pirinç ve metal malzemelerden üretilirler.
    • Üzerine altın ya da gümüş kaplama atılabilir.

    Üretim aşamasının sonunda vernik uygulanır. Hem ses kalitesini hem de aletin yüzeyini koruyan vernik her saksafon modelinde bulunur. Pürüzsüz yüzeyi parmakların rahatça hareket etmesini sağlayan tuşlar ile tamamlanır. Tuş basımları yumuşaktır. İcat edildiği tarihten bugüne birçok orkestrada yer alır.

    • Benzersiz ses özelliği her müzik türünde kullanılmasını sağlar.
    • Ahşap üflemeli çalgılar arasında yer almasına rağmen yapılarında ahşap malzemeleri içermezler.
    • Üflemeli çalgılar arasında yer aldığı için diyafram nefesi pratikleri yapılır.
    • Nefesin kontrol edilmesi ses notlarının net bir şekilde çıkabilmesi için önemlidir.

    Profesyonel öğretmenler tarafından verilen kurslar hem müzik aletini öğrenmek hem de nefes pratikleri yapmak için tercih edilebilir. Farklı türleri olan enstrümanda boyutlar ve ses kaliteleri farklılık gösterir. En küçük boyutu Soprano saksafon oluştururken en büyüğü Bass saksafon oluşturur.

    Saksafonun özelliği nedir?

    Saksafonun Yapısı – Saksafonun yapısı genellikle klarnete benzemektedir. Tıpkı klarnette olduğu gibi iç yüzeyi dört köşe ya da yuvarlak biçimde tek kamışa sahip olan bek yani ağızlığa sahiptir. Tuş sistemi daha çok flütle yakınlık göstermektedir. Saksafon her ne kadar genellikle metalden yapılsa da köken olarak tahta yani ahşap üflemeli çalgı aleti olarak kabul görmektedir.

    Günümüzde ise saksafon genellikle pirinçten üretilmektedir. Dış yüzeyi ise tamamı ile özelleştirilmeye uygun olup genellikle saydam vernik, gümüş veya altın kaplama olabilmektedir. Bu vernik, gümüş veya altın kaplamalar aynı zamanda ürünü koruyarak paslanmayı önlemekle birlikte ses kalitesini arttırmakta ve son olarak müzik aletinin görsel açıdan da daha ilgi çekici olmasını sağlamaktadır.

    Saksafon bölümleri ya da saksafon kısımları olarak değerlendirmek isterseniz temel olarak iki parçadan oluşan bu müzik aletinin birçok çeşidi bulunmaktadır. Sıkça tercih edilen saksafon türlerini yazımın devamında inceleyebilirsiniz.

    Alto saksafon kaç oktav?

    Saksafon Çeşitleri Nelerdir? –

    Sopranissimo Saksafon

    Dünyanın en minik ebatlara sahip saksafon türü olan bu saksafon, ‘soprillo’ adı ile de bilinmektedir. Saksafon çeşitleri arasında çok nadir bulunan bir yapıda olmakla birlikte, boyutları neredeyse pikolo flüt ile aynıdır. En küçük saksafon olmasına rağmen bilinen saksafon türleri arasında en çok perde sayısı yine bu enstrümanda bulunmaktadır.

    • Ağızlıklı boyu 32,5 cm olan sopranissimonun ağızlıksız boyu ise 30 cm’dir.
    • Ebatlarının çok küçük olmasından dolayı üzerinde hakimiyet sağlaması oldukça zordur, hatta ileri derece soprano ya da sopranino saksafon çalan icracılar bile bu enstrümandaki ince sesleri tam doğru şekilde çıkarabilmek için üzerinde bir kaç hafta pratik yapmak durumunda kalmaktadır.

    Yine üzerindeki alanın kısıtlı olmasından dolayı diğer saksafon çeşitleri ile farklı olarak üst oktav perdesi ağızlık bölümünde yer almaktadır, Toplu müzik gruplarında tonlarından ve ses yüksekliğinden dolayı tercih edilen bir enstrüman olsa da solo olarak kullanımı da mevcuttur.

    Sopranino Saksafon

    Saksafon çeşitleri arasında yer alan en küçük 2. saksafon türüdür. Boyutları küçük olsa da üzerinde bulunan ince detaylardan dolayı üretimi ve çalması oldukça meşakkatli dir. Üretim aşamasının zorlu olmasından dolayı çok pahalı bir müzik aleti olsa da çıkardığı tonlar ile harika bir müzik aletidir, karar perdesi Eb harfine karşılık gelen ‘mi bemol’ notasıdır.

    Alto saksafonun ses genişliğine göre 1 oktav (8 ses) daha ince ses aralığına sahiptir. Geçmişte çok fazla kendini gösterememiş bu saksafon türü, günümüz müziklerinde yavaş yavaş yer alarak kendini göstermeye başlamıştır. Çoğu sopranino saksafon düz bir şekle sahip olsa da, nadiren eğri, ‘s’ harfi şeklinde de türleri bulunmaktadır.

    Küçük müzik ekiplerinde yaygın olarak kullanılmasa da orkestralarda ve özellikle saksafon gruplarında hem soloyu çalmak için hem de eşlik göreviyle sıkça kullanılmaktadır. Bestecisinin Ravel olduğu bilinen meşhur Bolero eserinde sopranino belirgin şekilde kullanılmaktadır.

    Soprano Saksafon

    Sakso Ne Demek Tenor saksafonun ses genişliğinden 1 oktav daha tiz olan bu soprano saksafon, ülkemizde kullanımı en yaygın olan 4 saksafon çeşitlerinden 1 tanesi dir. Genellikle klarnet şekline benzer şekilde (düz) üretimi yaygın olsa da, alto gibi ‘s’ şeklinde üretilen soprano saksafonlarda mevcuttur.

    1. Ayrıca bazı düz üretilen saksafonların gövde ve kafa bölümlerinde ayrı ayrı ya da her ikisinde de hafif eğim görülebilmektedir.
    2. Caz müzikteki aktif saksafonlardan bir tanesi olan soprano saksafon, bu popülerliğini 1960’lı yıllardan sonra kazanmaya başlamış tır.
    3. Arar sesi (tonu) Bb ‘si bemol’ olmasına rağmen, bazen C ‘do’ tonunda üretilen soprano saksafon çeşitleri de bulunmaktadır.

    Kullanımı zor ve profesyonellik gerektiren bir enstrüman olarak bilinen bu saksafon türünün en önemli temsilcileri şunlardır; – Wayne Shorter – Joe Farrell – Dave Koz – Sidney Bechet

    Alto Saksafon

    Sakso Ne Demek Genellikle saksafon çalmaya yeni başlayan kişilere önerilen ilk saksafon türü dür ve tek kamışlı bir yapıya sahiptir. İlk olarak alto saksafonun önerilmesi tamamen boyutlarından ve perde diziliminden kaynaklanmaktadır, siz hangi saksafon türleri ne ilgi duyuyor ya da sesini beğeniyorsanız o saksafon çeşitleri ile saksafon çalmaya başlayabilirsiniz.65 cm uzunluğunda bir boyut a sahip olan bu enstrümanın notaları sol anahtarı üzerine yazılmaktadır.

    Perde sisteminin müsaitliğinden gibi süsleme içeren çalışmalar (trill, çarpma vb.) çok rahat bir şekilde yapılabilmektedir. Alto saksafon harika bir solo enstrüman olmasının dışında aynı zamanda bir çok müzik aleti ile uyum yakalayabilen bir eşlik enstrümanıdır. Ülkemizde klasik ve caz müziğin dışında Türk Müziği’nde de alto saksafon sıkça kullanılmaktadır.

    Puslu bir ses aralığına sahip bu enstrüman, bariton saksafonun ses aralığına kıyasla 8 ses (1 oktav) daha tizdir. Çoğu saksafon icracısı alto saksafon öğrendikten sonra tenor saksafon geçiş yapmaktadır. Bundan dolayı herkes tarafından alto saksafon çalan, iyi şekilde tenor saksafon da çalabilir düşüncesi oluşmuştur.

    Tenor Saksafon

    Sakso Ne Demek Tenor saksafonun üretimi standart olarak ‘s’ şeklinde, standart saksafon görüntüsünde yapılmaktadır.81 cm uzunluğuna sahip bu saksafon türü, saksafon çeşitleri ailesinin boyut olarak büyükten küçüğe sıralamasında 5. sırada bulunmaktadır. Alto saksafon biraz daha büyük olsa da alto saksafon ile parmak pozisyonları ve çalım stilleri aynıdır.

    1. Alto saksafon çalan kişilerin sonrasında tenor saksafona geçiş yapmaları bu yüzdendir.
    2. Günümüzün en popüler saksafon çeşitleri arasında yer alan bu saksafon, çoğunlukla orkestralarda ve balkan müzik gruplarında eşlik olarak kullanılır.
    3. Eğer klarnet ve diğer saksafon türleri ile bulunduğu bir grupta yer alıyorsa solo görevi de bu enstrümana verilmektedir.

    Ses tonu olarak tok bir ses yapısına sahip olup, karar sesi (tonu) Bb ‘si bemol’ frekansıdır. Tenor saksafonun bilinen popüler temsilcileri şu şekildedir; – Coleman Hawkins – Sonny Rollins – Lester Young – John Coltrane

    Bariton Saksafon

    Sakso Ne Demek Saksafon çeşitleri arasında büyüklük olarak 4. sırada yer alan bariton saksafon, en popüler 4 saksafon türünden bir tanesidir, ancak boyutlarının büyüklüğünden dolayı tenor ve alto saksafona oranla daha az tercih edilmektedir. Parmak düzeni bakımından obua ile oldukça benzer bir yapıdadır.

    1. Solo kullanımına rastlansa da genellikle eşlik bir enstrüman olarak daha fazla bilinirliğe sahiptir.
    2. Sesinin karakteristik özelliği tok ve ağır başlıdır.
    3. Lasik müzikten ziyade askeri müzik yapılan bando ve mızıkalarda oldukça sık kullanılmakta olup, karar tonu Eb ‘mi bemol’ frekansıdır.
    4. Alto saksafon gibi tek kamışlı olan bariton saksafonun notaları, bir çok saksafon türünde olduğu gibi sol anahtarına yazılır.

    Alto saksafon ile aynı ton aralığına sahip bu enstrümanın önde gelen icracıları şunlardır; – John Surman – Gerry Mulligan – Joe Temperley – Harry Carney

    Bas Saksafon

    Sakso Ne Demek Bas saksafon, diğer saksafon türleri ne göre daha az tercih edilen bir türdür. Saksafonun ortaya çıkışını ilk olarak gerçekleştiren Adolphe Sax’ın ürettiği ilk saksafon türü olarak bilinmektedir, bu yüzden saksafonlar arasında özel bir yere sahiptir. Enstrümanın işleyişi, görüntüsü ve pozisyonları bariton saksafon ile oldukça benzerlik taşımaktadır.

    Kontrbas Saksafon

    Sakso Ne Demek Saksafon çeşitleri arasında olmasa da nefesli müzik aletleri arasındaki en büyük enstrüman dır. Ağırlığı ve büyüklüğü kontrbas saksafonun oldukça zor kontrol edilmesini sağlar ve çalan kişi sayısı oldukça azdır. Uzunlamasına gelen borusu, baritonun tam 2 katı kadardır, bu yüzden çalacak kişinin gerçekten kuvvetli olması önemli bir etkendir.

    Klasik müzikte çok az kullanılsa da asıl tercih edildiği alan cazdır. Günümüzde üretimi devam etse de ülkemizde üretilen kontrbas saksafon maalesef bulunmamaktadır, fiyatlarıyla dudak uçuklatan bu müzik aletinin zaten dünyada da üretimi oldukça azdır. Caz müzikte genellikle solo olarak yararlanılan bu enstrümanın en önemli icracıları şu şekilde sıralanabilir; – Daniel Gordon – Paul Kohen – Jay C.

    Easton – Daniel Kientzny

    Subkontrbas Saksafon

    Saksafon türleri arasında yer alan en devasa büyüklüğü sahip saksafondur. Bu müzik aleti tamamen şov amaçlı üretilmiştir ve müzikal olarak çalındığı bir alan bulunmamaktadır. Boyutlarının bu denli devasa olmasından dolayı bu büyüklükteki bir saksafonu taşıyabilecek ve icra edebilecek bir sanatçı bulunmamaktadır.

    Yılan ısırdığında kaç diş izi olur?

    İki adet zehirli diş izi tipiktir. Zehirsiz yılan ısırıklarında ise çift sıra dizili izler görülür.

    Skoba ne demek?

    ‘Škoda’ Çekçede ‘ hasar ‘ anlamına gelmektedir.

    Arı sokması kaç gün sürer?

    Arı sokmalarında küçük kaşıntılar olabilir. Bunlar genellikle 24 saat içinde kaybolurlar. Bazen de 2 gün içinde ortaya çıkan kızarıklık ve kabartılar olabilir. Bunlar 2 ile 7 gün arasında kaybolur.

    Yılan köpeği ısırdı ne yapmalıyım?

    Pet İlk Yardım – Hayatın içinde bazen yaşamı tehlikeye sokan acil durumlarla karşılaşabiliriz. Böyle acil durumlarda yaşam ve ölüm arasındaki zaman bazen bir kaç dakikayla ölçülür. Bu bir kaç dakikalık zaman diliminde yapılabilecek ufak tefek bazı müdahaleler çoğu zaman hayat kurtarıcıdır.

    Veterinerinize ulaşıncaya kadar veya veterinerinize ulaşamayacağınız bir durumda bu küçük detaylar ve ilk müdahale sayesinde hayati tehlike yaratabilecek bazı durumlara engel olabilir ve küçük dostunuzun hayatını kurtarabilirsiniz. Öncelikle tüm pet sahiplerinin bir ilk yardım çantası bulundurması gerekir.

    Eğer mümkünse ilk yardım çantasından iki tane hazırlayarak birisini arabada diğerini de evinizde bulundurun. İlk yardım çantasının içinde olması gerekenler; Enjektör (gerektiğinde ilaç içirmek için) Makas, cımbız veya pens, Turnike, tampon, sargı bezi, pamuk, flaster Dijital bir termometre Antiseptik bir solüsyon (Biokadin, Zefiran vb.) Antibiyotikli bir merhem (Terramycin merhem, Furacin pomad vb.) Antihistaminik pomad veya tablet Amonyak İlk yardım sırasında en temel kural sakin ve soğukkanlı olmaktır.

    • Aksi halde çok fazla zaman kaybedip, telaş ve heyecandan yanlış veya eksik uygulamalarla fayda yerine zarar verebilirsiniz.
    • Unutmamalısınız ki sizin yapacağınız ilk yardımdaki amaç hastayı tedavi etmek değil, ilk andaki hayati tehlikeyi önlemeye çalışmaktır.
    • Bu ilk bir kaç dakikalık müdahaleden sonra ne olursa olsun mutlaka ve mutlaka veteriner hekim müdahalesi gereklidir.

    İkinci temel kural ise müdahale ettiğiniz petten gerektiğinde kendinizi korumaktır. Çünkü müdahale gerektiren durum sırasında hasta bilinçsiz davranışlarda bulunabilir ve siz sahibi bile olsanız sizi tanımayabilir. Gerektiğinde çevrenizden veya veteriner hekiminizden yardım isteyin ya da ağzını bağlamayı ihmal etmeyin.

    Petinizin Başına Gelebilecek Kazalar ve Yardım Önerileri; Arı Sokması En çok rastlanılan böcek sokmalarından birisi arı sokmasıdır. Görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık ve sağa sola çılgın gibi koşuşturmadır. Isırılan bölgede kısa sürede bir şişkinlik olur. Aynı zamanda kaşıntı ve kızarıklık da gözlenebilir.

    Bir pamuğa biraz amonyak damlatarak ısırılan bölgeye uygularsanız şişkinliğin kısa sürede azaldığını göreceksiniz. Arı sokmalarında riskin boyutu ısırılan bölgeye veya arı sayısının çokluğuna bağlı olarak değişiklik gösterir. En önemlisi boğaz ve burun bölgesindeki arı sokmalarıdır.

    Bu bölgelerde oluşacak şişkinlik solunuma engel olabileceğinden çok hızlı bir müdahale gerektirir. Bunun gibi daha fazla sayıda arı sokması durumunda zehirlenme riski yüksek olduğundan dolayı acilen veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime ulaşmaya çalışmalısınız. Eğer ulaşamayacak durumdaysanız telefonla görüşerek uygun bir antihistamik ismi almalı veya acil durum çantasındaki antihistamik ilacı kullanmalısınız.

    Ayrıca petinizin arı sokmasına karşı genel bir alerjisi varsa bu durumda çok tehlikeli olabileceğinden hiç vakit kaybetmeden veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime gitmelisiniz. Yılan Isırması Yılan ısırması gibi bir durumda görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık, sokulan bölgede kaşıntı ve sağa sola sürtmedir.

    • Genelde zehirli yılanlar tarafından ısırılan kedi ve köpeklerde alınan zehirin miktarına ve ısırılan bölgeye bağlı olarak görülen semptomlar değişiklik gösterir.
    • Eğer zehir miktarı fazlaysa genel durum çok hızlı kötüleşebilir.
    • Eğer mümkünse ısırılan bölgenin hemen üzerinden bir turnike uygulayarak zehirin dolaşıma girmesi önlenmeli ve acilen veteriner hekim aranarak yılan antiserumu temin edebilmek için zaman kazanılmalıdır.

    Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği kangren tehlikesini de göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız. Isırılan bölgeye antiseptik sürülmesi genelde pek fayda sağlamaz.

    • Bu nedenle vakit kaybedilmemelidir.
    • Akrep Sokması Akrep sokmalarında görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık, sağa sola koşuşturma, sokulan bölgede kaşıntı ve ödemdir.
    • Zehirsiz akrep sokmalarında genellikle sokulan bölgede sadece ağrı ve ödem oluşur.
    • Sonuç olarak büyük bir problem yaratmamakla birlikte veteriner hekime danışılması gerekir.

    Lokal veya oral yolla uygulanacak antihistaminik ilaçlarla tedavisi mümkündür. Zehirli akrep ısırmalarında telaşlı bir koşuşturma, çok kısa sürede solunum güçlüğü, kas titremeleri ve felç hali görülebilir. Isırılan bölgenin hemen üzerinden eğer uygunsa turnike uygulayarak en kısa sürede veteriner hekime ulaşılmalıdır.

    Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği kangren tehlikesini de göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız. Trafik Kazalarında Yaralanma Trafik kazası petinizin başına gelebilecek en kötü olaylardan biridir.

    Böyle bir durumda olabildiğince sakin ve soğukkanlı davranmalı ve onun da sakinleşmesini sağlamalısınız. Bilinç dışı davranışlarda bulunabileceğini unutmamalı temkinli davranmalısınız. Eğer bir solunum güçlüğü yoksa gerektiğinde ağzını bir parça sargı bezi ile bağlayarak size zarar vermesine engel olabilirsiniz.

    Anayan bir yarasının var olup olmadığını kontrol etmeli eğer varsa tampon veya turnike uygulayarak kanamayı durdurmalısınız. Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği kangren tehlikesini de göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız.

    Solunumu ve kalp atışlarını kontrol etmeli, rahat soluk alabileceği bir pozisyona getirmeli, boynunda bir tasma varsa gevşetmelisiniz. Kırık veya çıkık olma ihtimaline karşı yavaş hareket ettirmek kaydı ile bir battaniye veya sedye üzerine alarak en kısa sürede veterinerinize götürmelisiniz.

    Mümkün olabilen en kısa sürede veteriner hekime ulaştırarak iç kanama veya şok olasılığına karşı erken müdahale yapılmasını sağlamalısınız. Veterinerinize haber vererek gelişinizi bildirmeli ve gerekli hazırlıkların yapılabilmesi için zaman kazandırmalısınız. Böylece acil müdahalenin daha hızlı ve eksiksiz olması sağlanabilir.

    Düşme Sonucu Yaralanmalar Düşme sonucu yaralanmalar trafik kazalarında olduğu gibi tehlikeli durumlara neden olabilir. Bu tür kazalarda özellikle kırıklar çok oluştuğu için hastanın yerden kaldırılması sırasında çok dikkatli olunmalıdır. Hemen yerden kaldırmak yerine eğer anlayabiliyorsanız kırık ve yaralar açısından incelemeli ve hastanın yerden kaldırılması ondan sonra yapılmalıdır.

    Bunun içinde bir battaniye veya kalın bir kartonun üzerine yerden kaldırmadan kaydırarak aktarılmalıdır. Eğer bir kanama varsa tampon veya uygulanabilirse turnike yaparak kanamayı durdurmalısınız. Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği kangren tehlikesini de göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız.

    Ağız ve burun çevresinde birikinti (kan, salya vb.) temizlenmeli ve solunum rahatlatılmalıdır. Bu tür düşmelerde özellikle iç kanama riski çok fazla olduğundan hemen veteriner hekime ulaşılmalıdır. Veteriner hekimin oraya gelmesi genellikle bir acil müdahale için yetersiz kalabileceğinden onu çağırmak yerine siz ona ulaşmaya çalışmalısınız.

    Böylece müdahale çok daha geniş imkanlarla yapılabilir. Düşme sonucu özellikle kedilerde çene kırıkları çok fazla görüldüğünden kedinizde hiç bir problem yok gibi görünse de muhakkak veteriner hekiminize göstererek her hangi bir problem olup olmadığını teyit ettirin. Hastanın şokta olabileceğini düşünerek ani hareketlerden ve yüksek seslerden kaçınmalısınız.

    Ayrıca şoktaki hayvanlar bilinçsiz hareket edebileceğinden kendinizi de ısırık veya tırmalamalardan korumalısınız. Veterinerinize haber vererek gelişinizi bildirmeli ve olay hakkında bilgilendirmelisiniz. Böylece acil müdahalenin daha hızlı ve eksiksiz olması sağlanabilir.

    Kavga Sonucu Yaralanmalar Genellikle büyük köpeklerin saldırısına maruz kalan küçük ırk köpeklerde ve kedilerde bel ve boyun kırılmalarına oldukça sık rastlanır. Bu tür saldırıya maruz kalan kedi ve köpeklerin yerden kaldırılması ve veterinere ulaştırılması sırasında çok dikkatli olunması ve hastanın ani hareketlerden uzak tutulması gerekir.

    Derin ısırık yaralarından dolayı oluşan kanamaların tamponlanarak veteriner hekime ulaştırılması zorunludur. Çoğunlukla aynı boy ve kilodaki köpek karşılaşmalarında oluşan ısırık yaraları hayati tehlike yaratmamakla birlikte oluşabilecek komplikasyonlar açısından önemlidir.

    Çünkü bu tür ısırık yaralarında ısırılan bölgedeki tüyler ve ısıran hayvanın ağzındaki bakteriler deri altı ve kas dokusuna inerek enfeksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle kesinlikle veteriner hekim müdahalesi gereklidir. Kavga sonucu oluşan doku ezilmeleri çok fazla olmamak kaydıyla bir kaç günlük dinlenme sonrasında kendiliğinden iyileşebilir.

    Kavga sonucu oluşan derine inmeyen yaralanmalarda yani yüzeysel sıyrıklarda biokadin veya benzer bir antiseptikle bölgeyi temizlemek ve buna bir kaç gün devam etmek tedavi için çoğunlukla yeterlidir. Kavgaya karışmış köpek veya kedi olayın şokundan olduğu gibi, ağrı ve acı nedeniyle de saldırgan davranışlarda bulunabilir.

    • Bu nedenle müdahale ederken size bir zarar gelmemesi açısından dikkatli olunmalıdır.
    • Esik ve Batma Yaralanmaları Kesik ve batma yaraları genellikle gezintiler sırasında cam, kıymık, metal parçaları gibi cisimlerin vücudun çeşitli bölgelerine özellikle ayak tabanlarına batması veya kesmesi sonucu oluşur.

    Bunun dışında düşme vakalarında yerdeki sivri cisimlerin vücuda saplanmasıyla da oluşabilir. Kesik yaralarında kesilen bölgeye göre çok şiddetli kanamalar ya da hafif kanamalar oluşabilir. Buradaki ilk müdahale kanamanın durdurulmasına yönelik olmalıdır.

    Bu amaçla kanayan bölgenin biraz üzerinden turnike uygulamak (eğer turnike uygularsanız yaklaşık 10 dakikada bir gevşeterek tekrar sıkmayı unutmayın) veya bir tamponla yara üzerine sıkıca bastırmak gerekir. Yapılan bu ilk müdahalenin ardından veteriner hekime acilen ulaşmalısınız. Bu konu özellikle şiddetli kanamalarda çok önemlidir.

    Veteriner hekiminiz kanamayı durduracak ve kesik bölgesinde herhangi bir yabancı cisim olup olmadığını kontrol edecektir. Batma yaralanmaları kesik yaralanmalarına göre daha önemlidir. Çünkü cismin battığı bölgede derinlemesine bir hasar oluşturur ve bu da iç organların zarar görmesine neden olabilir.

    Bu tür batma yaralanmalarında yapılacak müdahalede dikkat edilmesi gereken şey batan cismin hemen çekilmemesidir. Öncelikle cismin battığı bölge incelenmeli ve altta zarar görebilecek bir organ olup olmadığı araştırılmalıdır. Örneğin karın boşluğuna batan cisimlerde cismi kesinlikle çıkarmaya çalışmayın ve eğer mümkünse yaklaşık 6-7 cm kadar üstünden keserek küçültün.

    Hemen veteriner hekiminize doğru yola çıkın ve bu arada cismin daha fazla batmasını veya hareket etmesini önlemeye çalışın. Patilere batan ufak tefek kıymık ve dikenleri görebiliyorsanız, acil durum çantasındaki cımbızı kullanarak çekip alabilirsiniz.

    Burada dikkat etmeniz gereken çektiğiniz kıymığın veya dikenin hiç bir parçasının içerde kalmadığından emin olmaktır. Daha sonra bol antiseptikle bölge temizlenir ve bir sargı beziyle kapatılır. Eğer enfeksiyon gelişirse veteriner hekiminize danışarak uygun bir antibiyotik kullanabilirsiniz. Yüzeysel kesikler veya fazla derin olmayan kıymık batmaları sizin müdahalenizle veteriner hekime ihtiyaç duymadan iyileşebilir.

    Her ihtimale karşı hastanızı gözleyerek batma veya kesik bölgesinde şişme veya kızarıklık olursa hekiminize danışınız. Boğulmalar Köpek ve kediler çok iyi yüzücüler oldukları için suda boğulma genellikle çok nadir görülmekle birlikte bazen çok akıntılı sulara kapılarak ya da dar bir su kanalında sıkışarak tehlikeye düşebilirler.

    Böyle bir durumda hekime gidene kadar ki süre içinde yapabileceklerinizi şöyle sıralayabiliriz. Boğulma durumu söz konusu olduğunda yapılacak ilk işlem akciğerlere kaçan suyun çıkarılmasıdır. Bunun için hemen baş aşağı gelecek şekilde eğim verilmeli ve hasta hafifçe sallanarak suyun çıkışı sağlanmalıdır.

    Eğer solunum durmuşsa suni teneffüs yapılarak akciğerlere hava girişi sağlanmalıdır. Bu amaçla petinizin ağzını kapatın, kafasını hafifçe ileri çekerek boynunu düz bir konuma getirin ve burnuna bir parça tülbent yayarak burnundan hava üfleyin. Göğsün her üfleyişte kalkıp inmesi yaptığınız işin doğru olduğunu gösterir.

    Eğer petiniz küçük ırk bir köpek veya bir kedi ise çok kuvvetli üfleyerek akciğerleri fazla şişirmeyin aksi takdirde akciğerlere zarar verebilirsiniz. Eğer bilginiz varsa kalp masajı yapılması da gerekebilir. Ancak öncelikle kalbin çalışıp çalışmadığını anlamalısınız. Çalışan bir kalbe kalp masajı yapmak çok tehlikelidir.

    Ayrıca bazen yutabileceklerinden daha büyük şeyleri yemeye çalışmalarından veya oyuncaklarını yutmaya çalışmalarından kaynaklanan boğulma olayları şekillenebilir. Böyle bir durumda sık sık ağzını açıp kapar ve patileriyle ağzından bir şey çıkarmaya çalışır.

    Çok tedirgin ve panik bir hali vardır. Soluk almak güçleşmiştir. Yapabileceğiniz en iyi şey ağzını açarak eğer ulaşabiliyorsanız cismi almak, başaramıyorsanız hemen veteriner hekiminize gitmektir. Isı Çarpmasında Kedi ve Köpeklerin direk güneşin etkilerine bağlı olarak veya çok sıcak havalarda hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu kapalı ortamlarda bırakılmaları sonucu görülür.

    Özellikle aşırı sıcak havalarda kapalı bir araç içinde bırakılmaları çok kısa sürede ölümle sonuçlanabilir. Bu tür hastalarda şekillenen solunum yetmezliği ve artan vücut ısısı nedeniyle genel durum bir kaç dakikada bozulur ve ani ölümler şekillenebilir.

    Eğer böyle bir durum söz konusu ise petinizi hemen arabadan çıkarın, gölge bir yere taşıyarak solunumun rahatlamasını sağlayın ve imkân varsa hemen soğuk su ile duş aldırın. Direk güneş ve artan ısının etkisi ile ağızda aşırı salya veya köpük birikimi olacağından bunların temizlenmesi ve solunumun rahatlatılması gerekir.

    Eğer içebilecekse bir miktar su vermek yerinde olacaktır. Bu önlemlere rağmen hastanızın genel durumu iyi görünmüyorsa ve solunumdaki bozukluk devam ediyorsa daha etkin bir tedavi için veteriner hekiminize başvurmalısınız. Tekrar araca binmek zorunluluğu varsa araçtaki hava sirkülasyonunun yeterli olmasını sağlayın.

    • Donmalarda Bu tür vakalar çok soğuk ve ayaz havalarda özellikle köpeklerin bağlı olarak hareketsiz bırakılması veya çok kısa tüylü köpeklerin ve yavru kedilerin bahçede barındırılması nedeniyle oluşur.
    • Normalde serbest olan köpeklerde haraketlilikten dolayı vücut ısısı korunabildiğinden böyle bir durumun oluşması güçtür.

    Bu tür bir durumda kalan köpek veya kedide vücut ısısı aşırı düşer, çevreye karşı ilgi ortadan kalkar, dil ve diş etlerinde morarmalar vardır, eklemler sertleşmiştir ve hasta hareketsiz, uyuklar haldedir. Böyle hastalarda özellikle kulak uçları, kuyruk ucu, burun ve ayaklar gibi organlar ilk donan yerlerdir.

    1. Bu nedenle buralara bakarak daha rahat karar verebilirsiniz.
    2. Ani ısı değişimleri şoka neden olabileceği için hastayı ılık bir ortama alarak vücut ısının yavaş yavaş artmasını sağlamalısınız.
    3. Bu amaçla yapılacak masaj uygulamaları dolaşımı hızlandıracağından faydalıdır.
    4. Hemen bir ısı kaynağının yanına almak ani vücut ısının artışına ve buna bağlı olarak da dolaşım bozukluğuna neden olabileceğinden sakıncalıdır.

    Yapılan bu ilk işlemlerden sonra hemen veteriner hekiminizle görüşerek petinizin genel durumu hakkında bilgi vermeli ve gerekiyorsa götürmelisiniz. Zehirlenmelerde Zehirlenmeler kedi ve köpeğinizin başına gelebilecek en tehlikeli olaylardan birisidir.

    Zehirlenmenin türüne göre uygulanacak tedaviler farklılık gösterdiğinden mutlaka veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Örneğin kimyasal bir maddeyle zehirlenmede uygulanacak tedavi ile bozuk bir gıdanın alımı sonucu oluşan zehirlenmede uygulanacak tedavi aynı değildir. Ancak sizin yapabileceğiniz basit bir iki müdahale olayın riskini azaltması açısından önemlidir.

    Bozuk gıda alımlarında, temizlik maddelerinin yutulması durumunda, fazla miktarlarda ilaç yutulması gibi durumlarda toksik etki yapan maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için yapılacak en önemli ilk iş hastanın hemen kusturulmasıdır. Bu amaçla yarım çay bardağı ılık suya 2 çorba kaşığı tuz atıp bu karışımı içirmeniz onun kolayca kusmasını sağlayacaktır.

    1. Eğer zehirlenmeye neden olan madde kostik etkiliyse yani yakıcı etkisi varsa (örneğin asitler veya alkaliler gibi) hastayı kusturmak sakıncalıdır.
    2. Bunun yerine hemen veteriner hekime başvurulmalıdır.
    3. O size alınan maddenin cinsine göre ne vermeniz gerektiğini söyleyecek veya çağıracaktır.
    4. Asit veya alkali maddeler olarak çamaşır suyu, tiner, deterjanların büyük bir kısmı örnek gösterilebilir.

    Zehirlenmeye neden olan maddeyi biliyorsanız özellikle kutusunu yanınıza alarak acilen veterinerinize gitmelisiniz. Bu ilaç zehirlenmelerinde son derece önemlidir çünkü zehirin ne olduğunun bilinmesi eğer varsa kullanılacak antidotun belirlenmesini kolaylaştırır.

    Eğer zehirlenme belirtileri (titreme ve kasılma, koma, güç solunum gibi gezme dönüşü başlamışsa muhtemelen kimyasal bazlı bir zehirdir ve çok kısa bir sürede etki gösterebileceğinden vakit geçirmeden hemen kusturulmalı ve veteriner hekime ulaşılmalıdır. Evde ki zehirlenme olaylarını en aza indirgeyebilmek için; temizlik maddelerini kapalı bir yerde saklamak, fare veya karıncalar için kullanılan zehirlerin ulaşılması mümkün olmayan yerlere bırakılması ve sayılarının bir yere not alınması (bir zehirlenme durumunda bunlar sayılarak ihtimal ortadan kaldırılabilir), kullanılan ilaçların bir dolapta saklanması ve evdeki çöp tenekelerinin açılamayacak şekilde kullanılması gibi önlemler sayılabilir.

    Elektrik Çarpmalarında Elektrik çarpmaları özellikle evlerde sıklıkla rastlanılan kazalardandır. Bunun nedenleri arasında evde yalnız kalan petlerin can sıkıntısından kabloları kemirirler, kaçak yapan aletlerle temas etmeleri sayılabilir. Bu tür bir durumla karşılaştığınızda öncelikle kendi güvenliğinizi sağlayın.

    Petiniz hala elektrikle temas halinde olabilir ve sizde elektrik akımına kapılabilirsiniz. Bu nedenle direk olarak dokunmak yerine bir tahta parçası veya kalın bir kumaşı 3-5 kat yaparak onunla tutun ve elektrik kaynağından uzaklaştırın ya da elektrik akımını kesmek için sigortaları kapatın. Elektrik akımından kurtulduktan sonra hastanızın nabız ve solunumunu kontrol edin.

    Genellikle elektrik çarpmalarında kalp durması gerçekleştiği için kalp masajı ve suni teneffüs yapmanız gerekebilir. Nabız ve solunum normale döndükten sonra hemen veteriner hekiminizi arayarak yardım isteyin. Eğer elektrik akımı sonrası sadece yanıklar oluşmuşsa soğuk suyla veya buzla kompres yapın ve veteriner hekiminizi arayın.

    1. Yanıklarda Genellikle yanık sebepleri arasında kostik etkili maddeler, ateş, ısı kaynakları ve kaynar sular sayılabilir.
    2. Eğer yanığa sebep olan madde kostik yani yakıcı etkili bir madde ise hemen o bölgeyi bol ve tazyikli suyla temizlemeye çalışın ve yıkama süresini uzun tutun.
    3. Yaklaşık 10 dakika bu işlemi yaptıktan sonra veteriner hekiminizle görüşün ve bilgi alın.

    Unutmayın; yanık yüzeyinin büyüklüğüne ve şiddetine bağlı olarak hastanız şoka girebilir. Bazen bu şoklar bir kaç gün sonra bile gelişebilir. Bu açıdan dikkatli olmalı ve veteriner hekiminizin tavsiyelerine uymalısınız. Kaynar sulardan veya ısı kaynaklarından kaynaklanan yanıklarda yanığın derecesi önemli olmakla birlikte yapılacak ilk müdahale genellikle soğuk su veya buz kompresidir.

    Bu dokuların daha fazla hasar görmesini önleyecektir. Kesinlikle yanık yere bir takım merhemler veya pomadlar sürmeyin. Ayrıca hastanızın şoka girebileceğini unutmayın. Bu nedenle veteriner hekiminizle muhakkak görüşün ve kendisinden yardım isteyin. Eğer yanık yüzeyi çok fazla ise ilk müdahalenin ardından hemen veteriner hekiminize ulaşın.

    Çünkü ileri derecede yanıklar ölüm tehlikesini de beraberinde getirir.